“Beni Hüseyin İnan (Dede) devrimci yaptı” diyen
Mustafa Yalçıner, #ODTÜ stadyumuna yazdıkları devrim yazısını şöyle anlatmıştı:
“Bir gün Hüseyin İnan elinde bir paketle çıkıp geldi. Böyle kutu gibi bir şey, poşet içinde. ‘Dede’ydi lakabı, ‘Nedir Dede?’ dedik. ‘Boya’ dedi. ‘Ne boyası?’ ‘Japon boyası.’ ‘Ne işe yarar?’ ‘Sağlam bir boya.’ ‘Ne yapalım?’ Orada konuştuk biraz, ‘Ne yapacağız, yazalım’ dedik. ‘Nereye yazalım? Böyle büyük bir şey olsun.’ Ama bunlar hep ayaküstü konuşuluyor ortalıkta yürürken. Alparslan, Taylan, Yusuf Aslan; beş kişiydik zaten. Kimseye haksızlık yapmak da istemem ama aklımda kalan öyle. Bir gece, sabaha kadar yazı yazmayı sürdürdük. Hüseyin İnan getirdi boyaları, yazalım dedik. Neyi yazacağımızı tartışmadık. Hem o işin doğallığının getirdiği gereklilik belliydi, hem de oraya sığacak yazı bakımından da belliydi. Buraya ‘DEVRİM’ değil de başka ne yazılabilir, dönemin ruhu – hani zamanın ruhu deniyor ya – devrimdi… Hava ışımadan işi bitirdik ve geçtik karşıdan şöyle bir seyrettik ama o zaman hiç böyle bir geleceği olacağını öngörmemiştik. Yıllar sonra üstünü kireçle boyadılar kustu, çimento döktüler kustu, mozaik çekiciyle betonu kırdılar olmadı. Beton o kadar emmiş ki bunu, ne yapılırsa yapılsın üstünü gideremedi… Tabii ben şimdi çok mutluyum çünkü orada sürekli ‘DEVRİM’ var. Hem bir dönemi sürekli hatırlatıyor hem de devrim ihtiyacını.”
Halkın Birliği Devrimci Halkın Birliği