Şili’de işçiler ayakta: Dünyanın en büyük bakır üreticisinde faaliyetler durdu. Şili’de devlete bağlı madencilik şirketi Codelco’daki işçiler, ulusal çapta grev kararı aldı.!

Grev, aynı zamanda dünyanın en büyük bakır üreticisi olan Codelco’nun Ventanas dökümhanesini kapatma hamlesine karşı çarşamba günü başladı.

Ventanas tesisindeki çevresel kirlilik çok sayıda kişiyi olumsuz etkilediği için sendikalar, Codelco yönetim kuruluna tesisi yenilemesi için yatırım yapma çağrısında bulunmuştu.

Şirket ise yenileme çalışmaları yerine tesisi tamamen kapatmayı seçmişti.

Codelco’nun kararı, son olarak 9 Haziran’da çoğu okul çocuğu olan 115 kişinin kükürt dioksite maruz kalması ve bölgedeki okulların kirlilik nedeniyle kapanmasının ardından gelmişti.

Greenpeace, 2018’de tesis yakınlarında yaklaşık 600 kişinin kan kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, kol ve bacaklarda felç ve vücutta kırmızı lekeler gibi semptomlar nedeniyle tıbbi tedavi görmesinin ardından Ventanas tesisinin çevresini “Şili’nin Çernobili” diye nitelendirmişti.

Firmadaki yetkili sendikaları bir araya getiren Bakır İşçileri Federasyonu (FTC) ise tesisin kapatılması kararının ardından yayımladığı açıklamada grev ilan etti:

Bu dakikadan itibaren tüm Codelco birimlerinde ulusal grevi örgütlemeye başlayacağız. Hükümet ve Codelco Yönetim Kurulu, Ventanas’ın kapatılmasında ısrar ettiği ve tesislerin rekabetçi ve sürdürülebilir birimler olarak devam etmesi için gerekli kaynaklara yeşil ışık yakmadığı sürece eylemimiz devam edecek.

Sendika liderleri grevin Codelco’yu tamamen felç ettiğini savundu. Ancak Maliye Bakanı Mario Marcel, üretimin bütünüyle engellenmediğini öne sürdü.

FTC yetkilileri grevin dünyadaki bakırın yaklaşık yüzde 8’ini üreten ve Şili’nin GSYİH’sının yüzde 10-15’ini oluşturan Codelco’ya günde 20 milyon dolara mal olacağını bildirdi.

FTC, yaklaşık 14 bin Codelco çalışanını temsil ediyor.

Sendikalar, başkent Santiago’nun yaklaşık 140 kilometre batısında yer alan Ventanas dökümhanesinin kapatılmasını “keyfi” diye niteliyor ve hükümetin tesisi en yüksek çevre standartlarına göre düzenlemesi için 54 milyon dolar yatırım yapmasını talep etmeyi sürdürüyor.

Hükümet sözcüsü Camila Vallejo ise hükümetin diyaloğa açık olduğunu ama “daha sürdürülebilir bir kalkınma modeline” odaklandığını dile getirdi:

Standartlarımız çok düşük ve eğer çevresel taahhütlerimizi gerçekten yerine getirmek istiyorsak, Dünya Sağlık Örgütü standartlarını baz almamız gerekiyor.

Şilinin yeni solcu başkanı Gabriel Boric’in geçen hafta konuyla ilgili bir açıklamasında da şu ifadeler yer almıştı:

Şu anda ülkemizde yaşayan yüzbinlerce kişi, bizim kışkırttığımız veya izin verdiğimiz ciddi çevresel bozulmaya maruz kalıyor ve bir Şilili olarak bu beni utandırıyor.