Thomas Carlyle’ın “Bir papağana ‘arz ve talep’ terimlerini öğretin ve bir iktisatçı elde etmiş olursunuz,” betimlemesiyle karakterize bir hâlde, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı 2025’in ilk bütçe verilerine göre, 2025’in Ocak’ında toplanan vergilerin yüzde 69.5’ini dolaylı vergiler, yüzde 30.5’ini de dolaysız vergiler oluşturmuş.Yani verginin üçte ikisinden fazlası tüketim ve harcama üzerinden bizlerden alınırken ancak üçte biri zenginlerden alınmış. Üstelik dolaysız vergiler içindeki en önemli kalemi oluşturan gelir vergisinin yüzde 99’u, yani neredeyse tamamı stopaj yoluyla tahsil edilmiş bu da vergi gelirinin yüzde 19.5’ini oluşturmuş.Bu gelirin tamamına yakını da ücretlilerden yapılan vergi kesintileriyle bordroları üzerinden peşin olarak alınmış. Öte yandan kazancını beyanname ile bildirip vergi ödeyenler yani tüccarlar, esnaflar, serbest çalışanlar gelir vergisinin yüzde 1’ni ödemiş, kısaca hiç vergi vermemiş.Bir de şu var: 2025’in Ocak’ında toplanan 777 milyar 667 milyon TL verginin sadece 7 milyar 994 milyon lirası kurumlar vergisi olarak tahsil edilmiş. Kısaca TÜSİAD sözcülerinin övündüğü gibi örgütlerindeki 4000’in üstündeki şirket, vergi gelirlerinin sadece ve sadece yüzde 1’ini ödemiş.Kısaca bütçe gelirlerinin yüzde 69.5’ini oluşturan dolaylı vergilerin üzerine çalışanların ödediği yüzde 19.58’in gelir vergisini koyduğumuzda vergilerin yüzde 90’ı halktan, emekçiden, ücretlilerden tahsil edilmiş. Bankalar, holdingler, şirketler neredeyse hiç vergi ödememiş. Kısaca bilinçli sınıfsal bir tercihle tüm vergi yükü sermaye sınıfının değil, halkın sırtına bindirilmiş.[21]Özetle, emek gelirleri üzerindeki ağır vergi yükü daha da artıyorken;Ya coğrafyamızdaki servet dağılımı mı?!TÜİK’in gelir dağılımı verilerine göre, en üst gelir grubundaki yüzde 10’un gelirinin en düşük gelir grubundaki yüzde 10’a oranına bakılınca 12.9 çıkıyor. Kısaca en zengin yüzde 10’un ortalama geliri, en yoksul yüzde 10’un gelirinin ortalamasının yaklaşık 13 katı.Kolay anlaşılması için kişi başı gelir üzerinden örneklersek kişi başına düşen GSYH üzerinden, en yoksul yüzde 10’luk kesim 142 bin 440, en zengin kesimde olan yüzde 10’luk dilim de ortalamada 1 milyon 281 bin 960 TL kazanıyor.Devam edelim:• En zengin yüzde 20’lik kesim, toplam gelirin yüzde 48.1’ini alıyor…• En yoksul yüzde 20’lik kesim, toplam gelirin sadece yüzde 6.3’ünü elde ediyor…• En zengin yüzde 1’lik kesim, toplam servetin yüzde 42.04’üne sahip…• En zengin yüzde 5’lik kesim, toplam servetin yüzde 59.2’sini kontrol ediyor…• En zengin yüzde 10’luk kesim, toplam servetin yüzde 69.8’ine sahip…Yani yoksullar yok hükmündeyken; bunlara bir de A Haber’de konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürü Dr. Abdullah Emre Güner’in, “İstanbul sağlıkta dünyanın başkenti,” abartısı eklenmiş!Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda konuşmuş: “Sağlık alanında büyük bir devrime imza attığımız tartışmasız bir gerçektir. Bugün 1 milyon 470 bini aşan sağlık personeliyle 86 milyon vatandaşa birinci sınıf sağlık hizmeti sunuyoruz. Öyle ki güçlü sağlık altyapımız sayesinde artık pek çok branşta sadece bölgemizdeki ülkelerin vatandaşlarına değil, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık”!Sonra da Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu AKP Mersin İl Başkanlığı Danışma Meclisi toplantısında konuşmuş, “Dünyanın en iyi sağlık hizmeti bizde,” demiş!Hiçbiri doğru değil!OECD ülkelerinde doğumda beklenen yaşam süresi ortalama 81.1 yıl, bizde 77.3 yıl.OECD ülkelerinde 0-1 yaş arası bebek ölüm hızı bin canlı doğumda 3.6, bizde 9.8OECD ülkelerinde beş yaş altı ölüm hızı bin canlı doğumda ortalama 4.3, bizde 14.OECD ülkelerinde anne ölüm oranı 100 bin canlı doğumda ortalama 10.8, bizde 13.5OECD ülkelerinde önlenebilir ölüm oranı ortalama yüz binde 145, bizde yüz binde 168.OECD ülkelerinde tedavi edilebilir ölüm oranı ortalama yüz binde 77, bizde yüz binde 119.OECD ülkelerinde 15 yaş üzeri sigara içen nüfus oranı yüzde 14.8, bizde yüzde 28.3.OECD ülkelerinde 18 yaş üzeri nüfusta yeterli fiziksel aktivitede bulunamayan nüfus oranı yüzde otuz, bizde yüzde 44.OECD ülkelerinde obezite oranı ortalama yüzde 19, bizde yüzde 20.OECD ülkelerinde havada ince partikül madde PM2.5 oranı ortalama metrekarede 11 mikrogram, bizde metrekarede 22 mikrogram.OECD ülkelerinde sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı yüzde 64, bizde yüzde 41.OECD ülkelerinde 50-69 yaş arası kadınlarda mamografiyle kanser tarama oranı yüzde 55, bizde yüzde 37.OECD ülkelerinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıladan sağlığa ayrılan pay ortalama yüzde 9.3, bizde yüzde 4.7.OECD ülkelerinde yıllık kişi başı sağlık harcaması ortalama 5967 dolar, bizde 2309 dolar.OECD ülkelerinde bin kişi başına düşen hekim sayısı ortalama 3.9, bizde 2.4.OECD ülkelerinde yüz bin kişi başına düşen diş hekimi sayısı ortalama 78, bizde 54.OECD ülkelerinde yüz bin kişi başına düşen eczacı sayısı ortalama 86, bizde 48.OECD ülkelerinde bin kişi başına düşen hemşire sayısı ortalama 9.2, bizde 2.9.OECD ülkelerinde bin kişi başına düşen hastane yatağı sayısı ortalama 4.2, bizde 3.1.OECD ülkelerinde bir milyon kişi başına düşen BT, MR, PET cihazı sayısı ortalama 51, bizde 30.Ama elhak, şu doğru: Saç ektirme konusunda küresel pazarın yüzde 20 ila 25’ini elinde bulunduruyor! [26]Bunlara -tekrarlamak pahasına- birkaç şey daha ekleyerek ilerleyelim!i) İktidarın, ‘vergide adalet’ söyleminin kâğıt üzerinde kaldığı ortaya çıktı: 2013-2024 döneminde toplam 2 milyar 882 milyon 583 bin 737 TL vergi ve 6 milyar 27 milyon 157 bin 203 TL vergi cezasının silindiği belirlendi. Özetle toplam 8.9 milyar TL’lik vergi silindi![27]ii) TÜİK verilerine göre 16.5 milyon kişi evini dahi ısıtamıyorken 21 milyon kişi de beklenmedik harcamalarını dahi karşılayamaz hâlde![28]iii) Ülkede bir tarafta yurttaşlar yoksulluğun dibine itiliyor, bir tarafta ise bankalar servet katlıyor. Aşırı yoksul haneler açlıkla savaşırken lüks araç satışları uçuyor. Ziraat dahil 10 büyük banka 6 ayda 305 milyar lira kâr elde ederken yurttaşın kredi borçları 99.8 milyar liraya çıktı!iv) 2025’in ilk 9 ayında bireysel kredilerde takibe düşenler 1.5 milyon kişiyi aştı![30]v) Bankadan kredi alamayanlar çeke, senede sarıldı. 2025 Nisan’ında 7 bin 109 kişi ilk kez çek kullandı. Ocak-Nisan döneminde karşılıksız çıkan çekler yüzde 50.8 arttı!vi) 2025’in tümünde, 2024’e kıyasla protesto edilen senet tutarı yüzde 92.1 artışla 92.3 milyar lira, karşılıksız çek tutarı da yüzde 49.5 artışla 259.3 milyar lira oldu!vii) Yurttaşın bireysel kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle sadece bankalara ödediği faiz katlandı. 2024’ün ilk 4 ayında faiz, 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 171 oranında artarak 237.8 milyar liraya kadar yükseldi!viii) 2025’in ilk 5 ayında toplam 2 bin 235 konkordato dosyası yargıya taşındı. 2021’de bin 914 firma konkordato ilan etmişken, 2022’de bu sayı bin 587’ye, 2023’te bin 516’ya düşmüştü!ix) Hazine, 2025’in ilk 4 ayında kamuya ait 5.4 milyar liralık taşınmaz sattı. Satılan taşınmazların yüzde 34’ünü arsa ve araziler oluşturdu![35]x) Kamunun işlettiği yol, köprü ve tüneller için yurttaşın cebinden çıkan para katlandı. 2025’in ilk çeyreğinde köprü ve yol geçişlerinden elde edilen tutar yüzde 101 arttı!xi) 2024’ü 4.7 milyar TL ile kapatan TCDD’nin borcu hız kesmedi. Ocak-Nisan 2025 döneminde 828.6 milyon TL daha borçlandı ve toplam borç 5.5 milyar TL’ye yükseldi!xii) Bütçe açığı 2025’in ilk 4 ayında 885.5 milyar lira oldu. Nisan’da merkezi yönetim bütçesinden yapılan her 100 liralık harcamanın 23 lirası faize gitti. Toplanan vergilerin yüzde 53’ünü ÖTV ve KDV oluşturdu!xiii) Hazine’nin 2025 Ocak-Haziran bütçe verileri, faize giden kaynakları ve kamu harcamalarındaki israfı ortaya koydu. İlk 6 ayda faiz ödemeleri 1 trilyon 111 milyar liraya ulaştı!xiv) Bütçede harcamalar kısılmayınca dengeyi sağlamak ceza ve vergilere kaldı. Dur ihtarına uymama cezası 2167 liradan 47 bin liraya yükseltiliyor!xv) Faiz 2023 Mayıs’ında yüzde 8.5 olan Merkez Bankası politika faizi, aşamalı olarak yükseltilerek 2024 Mart’ında yüzde 50’ye çıktı!xvi) 2025’in Ocak ayı bütçesinde yüksek enflasyona rağmen tarıma ayrılan kaynak azaldı. Milyonlarca yoksul olmasına rağmen vatandaşın sosyal desteklerinden kesinti yapıldı![42]xvii) Meclis Genel Kurulu’nda 11 Aralık 2025’de Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin 200 milyar liralık artışla 823 milyar TL’ye yükseltilmesi konuşuldu… Bu arada Türkiye, Avrupa’da asgari ücretli çalışan oranı sıralamasında birinci… En yüksek enflasyonda dünyada 6’ncı sırada… OECD’nin 2025 Raporu’na göre ücret üzerindeki vergi yükü sıralamasında da 19’uncu sırada… Buna karşın dünyanın en büyük 9’uncu ordusuna sahip… SIPRI raporuna göre silahlanmaya en çok para harcayan 17’nci ülke!Elbette başka artılarıyla durum(umuz) bu!
Halkın Birliği Devrimci Halkın Birliği