“Partiye ve Geleceğe Açık Mektup” Partizan Kitlesi “Bağlantısızlar Hareketi” Manifestosu

Partizan saflarındaki gelişmeleri anlamak bakımından haber değeri taşıdığı için, “Partizan Kitlesi “Bağlantısızlar Hareketi” başlıklı bildiriyi yayınlıyoruz.

“Geçmiş–Bugün-Gelecek!

“Bağlantısızlar Hareketi…”

14 Aralık 2016 Çarşamba

“Partiye ve Geleceğe Açık Mektup”

Partizan Kitlesi “Bağlantısızlar Hareketi” Manifestosu

14 Aralık 2016

1 No’lu bildiri

“Küçük beyinler kişileri,

orta beyinler olayları,

büyük beyinler fikirleri tartışır…”

Bilindiği gibi, sömürge ülkelerdeki bağımsızlık mücadeleleri ve Soğuk Savaş döneminin bir sonucu olarak ortaya çıkan “Bağlantısızlar Hareketi”, dönemin olağan akışı içinde ortaya çıkmıştır. Bugün ise, 1970’li yılların Kaypakkayasının devrimci fikirleri ekseninde bir araya gelip vücut bulan ve ‘Partizan kitlesi’ olan bizler, aynı isimle kendimizi ifade etmek zorunda kalmış bulunuyoruz. Bunun nedeni ise, Kaypakkaya’nın ve yoldaşlarının devrimci fikirleri ile oluşturulan TKP/ML içerisinde bitmek bilmeyen saflaşma, bölünme, tasfiye, darbe, klik ve hizip çalışmaları/“çatışmaları”dır! Yarım asırlık koca zaman içinde yaşanan “ayrılık” ve “bölünme” eksenli kopuşların önemli çoğunluğu bireysel çarpışmalar, koltuk kavgalarından ibarettir.

TKP/ML içinde, çeşitli zaman aralıklarında gündeme gelen gerek “hizip, klik” karakterli oluşumlar, gerekse bireysel temeldeki çatışmalar 45 yıldır “hayati” düzeyde “siyasi ve ideolojik ayrılıklar” olarak ifade edilip kitlelere yansıtılmaktadır. Gerçekte ise, hiçbir ayrılığın ve parçalanmanın, yansıtıldığı gibi “hayati” olmadığını tarih kanıtlamıştır.

Bugün yine “parti yöneticileri” tarafından bu kitleye bir ayrılık, bir düşmanlık, bir parçalanma dayatılmaktadır. Bu kitleye tonlarca bilgi kirliliği yayılarak bir taraf olma dayatılmaktadır. Biz Partizan kitlesi olarak kimsenin egolarının, küçük hesaplarının, cüce aklının tarafı olmayacağız. Böyle taraflar yaratmaya uğraşanlara da geçit vermeyeceğiz! Bölünüp, parçalanıp, tüketilmekten yorulduk artık!

Parti tarihinde en uzun zaman dilimi boyunca (10 yılı aşkın bir süredir) “önderlik” yaptığını söyleyenler, her kararı “oy birliği” ile imzalayanlar, uluslararası güçler tarafından Nisan 2015’de yapılan operasyonun ardından halı altına süpürdükleriyle karşımıza çıkıp “irade benim, koltuk benimdir” kavgasına girişmiş bulunuyorlar. Bu kavga Partizan Kitlesini iğrenç bir ayrıma sürüklemek, bir birine düşmanlaştırmaktan başka bir şey değildir. 10 yılı aşkındır aynı tabakta yemek yiyenlerin, bugün birbirlerini ne ile itham ettiği, kimin iddialarının ne olduğu, doğruluğu, yanlışlığı, kim haklı kim haksız bunlara girmeyeceğiz. Gerek bu kişilerin, gerekse bu sürece çanak tutup, taraf olup, ortamı gerip, partiyi bölüp, parçalayıp ölüm döşeğine yatırmak için kolları sıvayanlardan ise hesap soracağımızı açıkça ilan edelim.

45 yıldır, kendi parti kitlesini ve halkı açıktan yanıltıp/aldatan kimi parti yöneticileri hesap vermeden elini-kolunu sallayarak çekip gitmiş, sistemin en lezzetli sofralarında bağdaş kurmasını bilmiştir. Tarih buna tanıktır. Ama geride tüm acıları, bedelleri bu kitle ödemiş, dişinden tırnağından arttırıp yarattığı değerler ise “bölünme, ayrılık” diyerek “yöneticiler” tarafından paçavraya dönüştürülmüştür. Bu kitle tüm bunlara 45 yıl içerisinde onlarca defa tanıklık etmiştir. Bizler ‘Partizan kitlesi’ olarak ARTIK YETER! diyoruz. Ödediğimiz ağır bedeller, yitirdiğimiz canlar, kayıplarımız yetmezmiş gibi, bir de “parti yöneticisi” olan sizlerin tepişmeleri altında ezilmek, var olan umudumuzu da sizlerin ortalığa saçtığı tonlarca kirli bilgi arasında, koltuk kavgalarında yitirmek istemiyoruz.

Sesimizi duyun!

Hepimiz birbirimizi çok iyi tanıyor ve biliyoruz. Kimin halk-devrim-özgürlük derdi olduğunu, kimin olmadığını çok iyi biliyoruz. Halkın ve devrimin çıkarlarına olmayan/yaramayan, aksine sürekli güçten düşürüp, eriten, zarar veren, yok eden, sistemin işine yarayan anlamsız çarpışmalarınızdan, koltuk kavgalarınızdan, burjuva kariyerist egolarınızdan yorulduk. 45 yıldır bu hareketi besleyen, büyüten, yeşerten, kan-can veren toprağız biz. Bu toprağı 45 yıldır hoyratça kullandınız. Çocuklarımızı, kardeşlerimizi, sevdiklerimizi bu dava uğruna verdik. Ancak siz onlara layık bir duruş içerisinde olmadınız. Aksine onların bedelleri üzerinde kayıtsızca tepinmektesiniz.

Ezberlenmiş teorik tespitler ve çözümlemeler yaparak, art-arda dizilmiş içi boşalmış süslü sözler dizerek 45 yıl bu kitleyi oyaladınız, umutlarını, inanç ve hayallerini kullandınız. Devrim mücadelesinin zorlu bedelleri olduğunu bilsek ve kabul etsek de, fakat evlatlarımıza yanlış önderlik ederek kimilerinin ölümlerine kimilerinin ise on yıllarca hapsine neden oldunuz. Bundan sonra buna izin vermeyeceğiz. Ya bunca zaman yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz, yada bu kitleden bırakın artık çocuklarını, sevdiklerini, emeğini almayı, bir kürdan dahi alamayacaksınız. Bu kitle, kendi devrimci dinamiklerinden önderlerini yeniden doğurmasını ve hesap sormasını bilir!

TKP/ML tarihinde bu kadar uzun bir süre (10 yılı aşkındır) yönetimde kalan, bunun adına da “sürekliliği sağlanmış önderlik” diyen, mevcutta ki “yönetici”lerine, onlara bu uğraşlarında çanak tutanlara çağrımızdır. Üzerinde yaşam hakkı bulduğunuz kitlenize hesap verin! Partiyi kaosa sürüklemekte, bölüp parçalamaktan vaz geçin.

Tüm Partizan Kitlesine Çağrımızdır

– Partiyi bölüp parçalamaya çalışanlara ortak tavır alalım. Bizi bölüp parçalamalarına izin vermeyelim.

– Derneklerde, kurumlarda, her hangi alanda kim ki bir “taraf” adına çalışma yürütürse o kişi veya kişilere haddini bildirip tanımayalım.

– Başta bu parçalanmanın başını çekenler, sonra 10 yılı aşkındır bu işin başında olanlar, bu kitlenin örgütlü kesimi önünde kendilerini ve kaosa çevirdikleri sorunları kitlenin iradesine sunmalıdırlar.

– Birbirlerine karşı oynadıkları Osmanlı oyunlarından vaz geçmelidirler.

– Bu kişiler tüm bu çağrılarımıza uymazlar ise, tüm Partizan kitlesi olarak, gazete, dergi almayıp tavır koyalım.

– Kampanya faaliyeti yürütmeyelim.

– Üye aidatı vermeyelim.

– Toplantılarına katılmayıp sivil itaatsizlik eylemleri geliştirelim.

– Faaliyet yürüten tüm aktivistler bu talepler yerine gelmeyene kadar çalışmaları yürütmeyi bırakalım.

– Bulunduğumuz kurumlardan istifa edelim.

– 2017 Ocak sonuna kadar, bu iki tarafında ortaklaşa düzenleyeceği merkezi kitle toplantıları organize etmeleri için süre verelim. Bu merkezi kitle toplantılarında kitlelerin koyacağı ortak irade ile çözüme gidilmesini sağlayalım. Kapalı kapılar arkasında, oldu bittiye getirip emeklerimizi, bizi parçalamalarına izin vermeyelim.

– Bizi bölüp parçalamalarını istemiyorsak, emeklerimizin, yitirdiklerimizin bedellerine ve anılarına sahip çıkmak istiyorsak, ölülerimize, gazilerimize, bedellerimize sahip çıkmak istiyorsak, kendisine “ben Partizanım” diyen herkesi ciddiyetle tavır almaya çağırıyoruz.

Umut ediyoruz ki bu bildirinin muhatapları bu çağrımızı ciddiye alır ve gereğini yaparlar. Şayet ciddiye alınmak Partizan Kitlesi olarak bizlerin elindedir. Bizlerin tavrı belirleyici olacaktır. Ya öznesi olup müdahale edecek ve gidişatı değiştirip var olacağız, ya da edilgen olup durup izleyerek bizleri parçalamalarına izin verip yok olacağız!..

Partizan Kitlesi-“Bağlantısızlar Hareketi”

kaynak Sverdlov Yakov

http://tdh-nereyegidiyor.blogspot.ch/2016/12/partiye-ve-gelecege-ack-mektup.html