Ölüm Adın Kalleş Olsun!

Ne yazılır ölümün ardından? Ne yazılır çok sevdiğiniz bir insan, bir dost, bir yoldaş, bir kavga insanı bir daha dönmemecesine bırakıp gittiğinde sizi? Ne söylenir ölüm denen son durak birini çekip aldığında aranızdan? Düne kadar birlikte gülüp, birlikte kavganın, yaşamın mücadelesini bir çok şeyi paylaştığınız bir insanı, güvenilir bir dostu, kardeşi, yoldaşı yitirdiğinizde. Bir şeyler düğümlenir boğazınızda. Belki bağırır, çağırır, belki ağlarsınız: Belki de bir istiridye gibi çekilirsiniz kabuğunuza, kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği bir köşeye sığınırsınız…

ÖLÜM ADIN KALLEŞ OLSUN!

Günler acılı haberlerle geçiyor, bir yanımız daha dün İSMAİL DOĞAN SOYSÜREN yoldaşımız, dostumuz, güzel insanin aramızdan ayrılmasının ateşi yüreklerde yanarken, diğer yanımızın acılı yüreğine sürgün, göçmen yasamın zorlukları inancı ve iradesiyle bir devrim emekçisi olan FAHRI´MİZİ ani bir kalp kriziyle kaybetmemiz oldu.

Yazarın deyimiyle “Her ölüm erken ölümdür” itirazına rağmen doğa aman, ölüm tanımıyor erken ölümlerin diğer yüzü ölümsüzlük oluyor, ölümü herkes tadıyor ama ölümsüzlüğü hak edenler yaşıyor, eylemleri, yaşamları, isimleri unutulmuyor, ışıklı bir ırmak gibi geleceğe akıyorlar.

Bu kuşağın öyküsü gariptir kendisi gibi. Yüreği orsalı kanadı yaralı bir kuşak, daha çocuk yaşlarda yüreklerini avuçlarına alıp sokaklara dökülen bir kuşak, ” falakalara tanışan, karakollarda sabahlayan zindanlara tıkılan sayıları yüz binleri aşan insanların trajik öyküsüdür bu kuşağın öyküsü.

Bir çoğu genç yaşta göç yollarına düştü, bunlardan biri de FAHRİ KAYA’YDI . Kendi yurdundan sürgün-göçmen isçi olarak yasayan FAHRİ’MİZ daha çocuk yaşlarda ülkesinin utancı ve lanetiyle hesaplaşmaya başladı. 12 Eylül Faşist darbesinde yoldaşları, ailesi, dostları gibi baskı, işkencelere tanık oldu, yaşadı. Bir çoğu içeri atılırken bir dönem sonra bir çok insan gibi FAHRİ KAYA yoldaşımız da sürgün yollarına düştü, dilerini bilmedikleri, yağmurunu tanımadıkları yerleri yurt edindiler. Hiç bir zaman sürgünü yurtdışı yaşamı kabullenmedi, sevmedi FAHRİ KAYA. Bir yandan Devrimci düşünceyi örgütlü yaşamla bütünleştirirken, kapsını, yüreğini devrim ve sosyalizm mücadelesine açtı, bir çok bölgeye devrimci çalışmasını, enerjisini taşıdı. Ayrılıklar, ağır koşullar, olanaksızlıklara rağmen geri adım atmadı, inandığı dava uğruna yürümeye, öğrenmeye, öğretmeye çabaladı, ayni zamanda asalak yasamayı değil ağır Kapitalist sömürü çalışma koşullarında yasama sarıldı çalıştı didindi.

Sırtındaki yükümlülükler, sorumluluklar onu genç yaşta ihtiyarlaştırdı, saçlardaki akları genç yasta gördü FAHRİ’MİZ, yüreği yorgun düştü o hep sesiz gülümsedi yaralı ağdalı bir şekilde. Yönünü kardeşlik ormanına dönüp o ormana doğru koştu. Devrim ve sosyalizm inancı hep yoldaşı oldu, yaralı ağdalı yüreğiyle gurbet elerde toprağı kucakladı.

O temiz dost gülüşüyle, yoldaş yüreğiyle ülkesin toprağıyla, dağlarıyla buluşacak, ONUN MEZARINDA HEP KUŞLAR UÇUŞACAK!

FAHRİ KAYA Devrimin bir Emekçisi bir hamalı olarak hep yüreklerde bir yoldaş olarak kalacaktır.

GÜLE GÜLE GÜZEL İNSAN. YOLDAŞ, KARDEŞ, BABA!
M. ÇELİKKAYA