Leyla Güven Tecrite Karşı Açlık Grevinin 146.Gününde.!

DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için başlattığı açlık grevi eylemi 146. gününde. Güven’in ardından 66 cezaevinde 300’ün üzerinde tutuklunun başlatmış olduğu açlık grevi eylemleri 108. gününe girerken, 1 Mart’tan bu yana tüm cezaevlerinde yaklaşık 7 bin tutuklunun başlatmış olduğu açlık grevi eylemleri de devam ediyor. Açlık grevi eylemleri devam ederken şimdiye kadar 4’ü tutuklu olmak üzere 5 eylemci tecridi protesto etmek amacıyla yaşamına son verdi. Cezaevleriyle de sınırlı kalmayan açlık greci eylemleri dünyanın birçok yerinde yankı uyandırdı. Federe Kürdistan Bölgesi’ne bağlı Hewler’de HDP üyesi Nasır Yağız 133, Maxmur Mülteci Kampı’nda açlık grevi eylemine başlayan İştar Meclisi Koordinasyon Üyesi Fadile Tok’un eylemi, 73. gününde. Fransa’nın Strasbourg kentinde gazeteci ve siyasetçilerinde aralarında bulunduğu 14 kişinin ve Galler’de İmam Şiş’in başlattığı eylem ise 107. gününde devam ediyor. Eylemcilere destek veren bir çok kesim tarafından hükümete açlık grevlerine son vermesi yönünde çağrılar yapılmaya devam ediyor. Mezopotamya Ajansı’ndan Sadiye Eser’e konuşan sağlıkçılarda hükümete çağrı yaparak “Tecridi kaldırın insanların yaşam haklarından hepimiz sorumluyuz” dedi.

Vicdanla hareket edilmeli

SES Bakırköy Şube Yürütmesi’nden Mürsel Fırat eylemcilerin hayati riski çoktan aştığına dikkat çekere, “Açlık grevleri konusunda aslında insanın mesleki kimliğinden çok insani kimliğinin ön plana çıkması gerektiğini düşünüyorum. Aslında açlık grevinde olanların taleplerine baktığımızda taleplerinin makul olduğunu görüyoruz. Ölümler olmadan, kalıcı hasarlar olmadan bu sürecin karşılıklı diyalogla sona erdirilmesi gerekir. Eylemcilerin talepleri karşılanmalı ve sona erdirilmeli” diye konuştu.

‘Bu sürecin yakın takipçisiyiz’

Açlık grevi sorununun Türkiye’deki demokrasi ve özgürlükler sorunu olarak gördüklerini ifade eden SES Anadolu Şube Eş Başkanı Erdal Güzel de şunları söyledi: “Bu sürecin daha sağlıklı yürümesi için biz İHD, SES, TTB, THİV olarak ortak bir İzleme Heyeti oluşturduk. Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptık. Adalet Bakanlığı’yla bu görüşmeyi yapıp cezaevlerinde ve idareyle görüşüp bu çerçevede toplumu bilgilendirme için bir raporlaşma istedik. Ama Adalet Bakanlığı’nın bize verdiği cevap olumsuzdu. ‘Kendi işleyişimiz var, bunun dışında biz kimseyi kabul etmiyoruz’ dedi. Bu Türkiye’de hukukun olmadığını, adaletin olmadığını, toplumsal denetlemenin olmadığını, her şeyin kendi merkezinde oluşturan bir yaklaşım olduğunu gösteriyor.” Güzel izleme heyetinin duruşunu sonuna kadar savunacaklarını savunarak, “Bizlerin tutumu nettir. Ta ki karşılıklı sorunlar çözülene kadar bu sürecin içerisinde olacağız” diye belirtti.