LENİN’İN ÖLÜMÜ ÜZERİNE..!

21 Ocak 1924’tedünya proletaryasının büyük önderi ve öğretmeni, ilk sosyalist ülke SSCB’nin kurucusu Vladimir İlyiç Ulyanov (Lenin) öldü. Lenin’in ölümünün bu 98. yıldönümünde, Leninizmin baş savaşçısı Jozef Stalin’in II. Bütün Sovyetler Kongıesi’ndeki (26 Ocak 1924) söylevini aşağıda yayınlıyoruz: Arkadaşlar, biz sosyalistler özel bir kalıptan geçmiş insanlarız. Biz özel bir kumaştan yapılmışızdır. Biz büyük proleter stratejisinin ordusunu, Lenın yoldaşın ordusunu teşkil edenleriz. Bu ordunun bir ferdi olmaktan daha yüksek bir şey olamaz. Kurucu ve önderi Lenin yoldaşın olduğu Partinin üyesi ünvanından yüksek bir şey olamaz. Böyle bir partinin üyesi olmak herkesin kârı değildir. Böyle bir partinin üyeliği ile birlikte giden baskılara ve fırtınalara göğüs germek herkesin kârı değildir. Böyle bir partinin herkesten önce üyesi olması gerekenler işçi sınıfının çocukları, yoksulluğun ve mücadelenin çocukları, inanılmaz mahrumiyetlerin çocukları olmalıdırlar. İşte bunun için Leninistlerin Partisine, işçi sınıfının partisi de denir. Bizden ayrılırken Lenin yoldaş parti üyeliği yüce unvanının saflığını yüksek tutmamızı ve korumamızı bize görev olarak yükledi. Emrini başarıyla yerine getireceğimize önünde and içiyoruz Lenin yoldaş! 25 yıl boyunca Lenin yoldaş partimize şekil verdi ve sonunda bu partiyi bütün dünyadaki en güçlü ve en çelikleşmiş İşçi Partisi olmak üzere eğitti. Çarlığın ve onun hizmetindeki politikacıların darbeleri, burjuvazinin ve büyük toprak sahiplerinin öfkesi, Kolçak ve Denikin’in silâhlı saldırıları, İngiltere ve Fransa’nın silâhlı müdahalesi, yüz ağızlı burjuva basınının yalanları ve iftiraları bütün bu akrepler çeyrek yüzyıl boyunca partimizi durmadan kırbaçladılar. Ama Partimiz, düşmanın sayısız darbelerini defederek ve işçi sınıfını zafere doğru götürerek kaya gibi dimdik durmasını bildi. Partimiz saflarındaki birliği ve dayanışmayı çetin savaş şartlarında gerçekleştirmiştir. Ve işçi sınıfının düşmanlarını yenilgiye uğratması da bu birlik ve dayanışma sayesinde olmuştur. Bizden ayrılırken Lenin yoldaş. Partimizin birliğini gözümüzün bebeği gibi koruma görevini bize yükledi. Emrini başarıyla yerine getireceğimize önünde and içiyoruz Lenin yoldaş! İşçi sınıfının kaderi ağır ve dayanılmaz bir kader olmuştur. Çalışan insanların çektikleri acılar büyüktür. Köleler ve efendileri, seriler ve derebeyleri, köylüler ve büyük toprak sahipleri, işçiler ve kapitalistler, ezilenler ve ezenler-işte dünya, başı bilinmeyecek kadar eski zamanlardan beri böyle kuruludur ve bugün de ülkelerin çoğunluğunda böyle kurulu olarak kalmaktadır. Yüzyıllar boyunca emekçiler birçok defalar, bayır yüzlerce defalar, ezenlerin boyunduruğunu atmak ve kendi kaderlerinin hakimi olmak için savaştılar. Ama her seferinde yenilgiye uğrayarak, yüreklerinde açlık ve utanç, öfke ve umutsuzluk gerilemek zorunda kaldılar ve gözlerini, kurtuluşu bulmayı umdukları sırrı çözülmez göklere kaldırdılar. Kölelik zincirleri olduğu gibi kaldı, ya da eski zincirlerin yerini aynı ölçüde ağır ve aşağılatıcı yeni zincirler aldı. Bizim ülkemiz, ezilen ve sömürülen emekçi yığınların, büyük toprak sahiplerinin ve kapitalistlerin egemenliklerini devirebildikleri ve yerine işçi- köylü yönetimini kurdukları biricik ülkedir. Biliyorsunuz ki yoldaşlar ve bütün dünya şimdi artık teslim ediyor ki, bu dev mücadeleyi Lenin yoldaş ve onun Partisi yönetmiştir. Lenin’in büyüklüğü herşeyden önce şundandır ki, o, Sovyetler Cumhuriyetini kurmakla, bütün dünyanın ezilen yığınlarına kurtuluş umudunun yitirilmediğinin, toprak sahiplerinin ve kapitalistlerin tahakkümünün günleri sayılı olduğunu, emeğin krallığının emekçilerin kendilerinin çabalarıyla gerçekleştirilebileceğinin ve emeğm krallığının öteki dünyada değil, bu dünyada kurulmasının gerektiğinin pratik örneğini vermiştir. O, böylece, bütün dünyanın işçi ve Köylülerinin yüreklerini kurtuluş umuduyla alevlendirmiştir. Lenin adının çalışan ve sömürülen yığınların en çok sevdiği ad olmasının açıklaması buradadır. Bizden ayrılırken Lenin yoldaş proleterya iktidarını koruma ve güçlendirme görevini bize yükledi. Emrini başarıyla yerine getirmek için hiçbir gayreti esirgemeyeceğimize önünde ant içiyoruz Lenin yoldaş! Bizim yurdumuzda proletaryanın iktidarı, işçilerle köylüler arasındaki ittifak temeli üzerinde kurulmuştu. Sovyetler Cumhuriyetinin temel taşı budur. Böyle bir ittifak olmasaydı, işçiler ve köylüler kapitalistleri ve büyük toprak sahiplerini yenemezlerdi. Köylülerin desteği olmadan, işçiler kapitalistlerin üstesinden gelemezlerdi. İşçilerin öncülüğü olmadan, köylüler büyük toprak sahiplerini altedemezlerdi. Yurdumuzda iç savaşın bütün tarihi bunu doğrular. Ama Sovyet Cumhuriyetini güçlendirme uğruna mücadele sona ermiş olmaktan çok uzaktır – bu mücadele sadece yeni bir biçime bürünmüştür, ilkten işçilerin ve köylülerin ittifakı bir askeri ittifak biçimindeydi, çünkü, Kolçak’a ve Denikin’e karşı yönelmişti. Şimdi, işçilerle köylüler arasındaki ittifak şehirle köy arasındaki, işçilerle köylüler arasındaki iktisadi işbirliği biçimine bürünmelidir, çünkü bu ittifak tüccarlara ve kulaklara Karşı yönelmiştir ve amacı köylülerle işçilerin karşılıklı olarak muhtaç oldukları şeyleri birbirlerine sağlamalıdır. Biliyorsunuz ki, hiç kimse Lenin yoldaş kadar bunu gerçekleştirmek için çalışmıştır. Bizden ayrılırken Lenin yoldaş, işçi köylü ittifakını olanca gücümüzle kuvvetlendirme görevini bize yükledi. Bu emrini de başarıyla yerine getireceğime önünde ant içiyoruz Lenin Yoldaş! Sovyetler Cumhuriyetinin bir ikinci temeli de ülkemizin emekçi milliyetleri arasındaki ittifaktır. Ruslar ve Ukrayna’lılar, Başkırlar ve Beyaz RusyalIlar, Gürcüler ve Azeriler, Ermeniler ve Dağıstanlılar, Tatarlar ve Kırgızlar, Özbekler ve Türkmenler, proleter iktidarını güçlendirmede hepsinin aynı ölçüde çıkarları vardır. Proletarya iktidarı bu ulusları zincirlerden ve zulümden kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda bu uluslar da Sovyet Cumhuriyetine derin bağlılıklarıyla onun uğruna fedakarlıklarda bulunmaya hazır olmalarıyla, Sovyet Cumhuriyetimizi düşmanların entrikalarından ve saldırılarından korumaktadırlar. Onun için Lenin yoldaş ülkemizin ulusları arasındaki gönüllü birliği kurmamızın gereğini bu uluslar arasında Sovyet Cumhuriyetleri çerçevesi içinde kardeşçe işbirliğinin gereğini yorulmadan savundu. Bizden ayrılırken Lenin yoldaş. Cumhuriyetler Birliğini güçlendirmeyi ve genişletmeyi bize görev olarak yükledi. Bu emrini de başarıyla yerine getireceğimize önünde ant içiyoruz Lenin yoldaş! Proletarya iktidarının üçüncü temeli kızıl ordumuz ve kızıl deniz kuvvetlerimiz. Lenin birçok defalar kapitalist devletlerden elde ettiğimiz nefes alma molasının kısa süreli olabileceği üzerine dikkatimizi çekmiştir. Lenin birçok defalar Kızıl Ordunun güçlendirilmesinin ve şartlarının ıslahının Partimizin en önemli görevi olduğuna işaret etmiştir. Curzon ültümatomuyla ilgili olaylar ve Almanya’daki bunalım, Lenin’in, her zaman olduğu gib bu defa da haklı olduğunu doğrulamıştır. O halde arkadaşlar, Kızıl Ordumuzu ve Kızıl Deniz Kuvvetlerimizi güçlendirme yolunda hiçbir çabayı esirgemiyeceğimize söz verelim. Yurdumuz bir burjuva devletler okyanusu içinde koca bir kaya gibi dikilmektedir. Sular içinde boğmak isteyen ve parçalamak isteyen dalgalar birbirinin ardından bu kayayı dövmektedir. Ama kaya sapasağlam ve dimdik duruyor. Sağlamlığı nereden gelmektedir? Sadece yurdumuzun işçi, köylü ittifakına dayanmasından, özgür ulusların ittifakını temsil etmesinden, Kızıl Ordunun ve Kızıl Demiz Kuvvetlerinin güçlü kolu tarafından savunulmasından değil. Yurdumuzun gücü, sağlamlığı ve dayanıklılığı, bütün dünya işçilerinin ve köylülerinin kalplerinde bulduğu derin sevgi ve güvenilir destekten ileri gelmektedir. Bütün dünyanın «işçileri ve köylüleri, Sovyetler Cumhuriyetinin, Lenin yoldaşın şaşmaz eliyle düşman kampına atılmış bir ok olarak, zulüm ve sömürüden kurtuluş umutlarının bir dayanağı olarak, kurtuluş yolunu gösteren bir meşale olarak muhafaza edilmesini istiyorlar. Onlar ülkemizin korunmasını istiyorlar ve büyük toprak sahipleriyle kapitalistlerin bu ülkeyi yıkmaIarına izin vermeyecekler. İşte gücümüz buradadır. Bütün ülkelerin emekçilerinin gücü buradadır. Ve bütün dünyadaki burjuvazinin zaafı da buradadır. Lenin Sovyetler Cumhuriyetine hiç bir zaman kendi başına bir amaç olarak bakmadı. Sovyetler Cumhuriyeti onun için her zaman Batı ülkelerindeki devrimci hareketle Doğudaki hareketler arasındaki zinciri kuvvetlendirmek için gerekli bir halkaydı, bütün dünya emekçilerinin kapitalizme karşı zaferini kolaylaştırmak için gerekli bir halka. Lenin bunun, hem uluslararası bakımdan ve hem de Sovyet Cumhuriyetinin kendisini muhafaza etme bakımından biricik doğru anlayış olduğunu biliyordu. Lenin, ancak bunun dünya emekçilerini kurtuluşları uğruna kesin savaşlarda dövüşmeye şevklendireceğini biliyordu. Onun için bu proletarya liderlerinin en büyüğü, proleter iktidarının kuruluşunun ertesi günü bir işçi enternasyonalinin temelini attı. Onun için o yorulma bilmeden bütün dünya emekçilerinin birliğini, Üçüncü Enternasyonali güçlendirmek ve genişletmek için çalıştı. Son birkaç gün içinde Lenin yoldaşın naaşım yüzbinlerce emekçinin ziyaret ettiğini gördünüz. Pek yakında milyonlarca emekçinin temsilcilerinin Lenin yoldaşın mezarını ziyaret edişlerine tanık olacaksınız. Hiç şüpheniz olmasın ki, milyonlarca temsilcilerini dünyanın her köşesinden gelerek Lenin’in sadece Rus proletaryasının değil, sadece Avrupa işçilerinin değil, sadece sömürülen Doğunun değil, bütün yer yuvarlağının emekçilerinin lideri olduğuna tanıklık etmeye gelen yüz milyonların temsilcileri izleyecekti!. Bizden ayrılırken Lenin yoldaş. Üçüncü Enternasyonalin ilkelerine sadık kalma görevini bize yükledi. Bütün dünya emekçilerinin birliğini, Üçüncü Enternasyonali güçlendirmek ve genişletme için hayatımızı feda etmekte kusur etmeyeceğimize önünde ant içiyoruz Lenin yoldaş! 30 Ocak 1924STALiN