Kürt aileye saldırana tahliye ve koruma: Herkese adalet var Kürde yok mu?..!

Konya’nın Meram ilçesinde bulunan Bahçeşehir Mahallesi’nde yaşayan bir Kürt aile, 12 Mayıs’ta aynı mahallede yaşayan 60 kişilik ırkçı grubun saldırısına uğradı. “Biz ülkücüyüz, sizi burada yaşatmayacağız” diyerek 7 kişilik Karslı Dedeoğulları ailesinin evini basan saldırganlar, aile bireylerini bıçak, taş ve sopalarla darp etti. Saldırı sonucu aile bireylerinden Metin Dedeoğulları, beyin kanaması geçirdi, diğer aile üyeleri ise ağır yaralandı. Olaydan iki gün sonra gözaltına alınan 10 kişinde 6’sı tutuklandı. Haziran ayında yapılan tutukluluk incelemesinde Ayşe Keleş ve Şerife Çalık, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili açılan dava kapsamında 4 tutuklu kaldı.

Konya E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan saldırganlardan 2’si daha tahliye edildi. Konya 3’uncu Sulh Ceza Hakimliği tarafından 9 Temmuz’da yapılan duruşmalı tutukluluk incelemesinde, “Şüphelilerin yaralanmış olmaları nedeniyle mağduriyetleri, adli sicil kayıtlarının eski tarihli olduğu, çiftçilik işi ile iştikal etme nedeniyle gelen günlerin yaz günü hasat zamanı olması, üzerlerine atılan suçun vasıf ve mahiyetinin şüpheliler lehine değişme ihtimali bulunduğu, şüphelilerin tutuklulukta geçirdiği süre, tutuklama tedbiri ile sağlanmak istenen maksadın hasıl olduğu, aynı maksadın bu aşamada adli kontrol tedbiri ile de sağlanabileceği, hak, nesafet, ölçülülük ilkeleri gereğince ve vicdanı kanaat” gerekçesiyle, sanıklardan Yahya Çalık ve Veli Keleş hakkında adli kontrol tedbiri konularak tahliyesine kararı verildi.

2 kişi tutuklu kaldı

Mahkeme, sanıklardan Ali Keleş ve Lütfi Keleş hakkında ise “Şüphelilerin serbest bırakılması veya hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanması halinde bir başka suça karışmayacağı, müştekiler veya başkaları üzerinde baskı yaratmayacağı, delil karartmayacağı hususunda olumlu bir kanaatin oluşmadığı hak ve nesafet ile ölçülülük ilkeleri gereğince ve vicdani kanaat ile” tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Saldırganlara koruma

Dedeoğlulları’nın avukatı Abdurrahman Karabulut, dosyada sanık olan 10 kişi hakkında koruma kararı çıkarıldığı bilgisini verdi. Karabulut, tahliye ve koruma kararına ilişkin itirazda bulunacaklarını söyledi.

Saldırı devam ediyor

Mezopotamya Ajansı’ndan Berna Kişin’e konuşan aile fertlerinden Barış Dedeoğulları, fiziksel saldırının ‘sözlü tacize’ ve tehdide dönüştüğünü söyledi:

“Bizim evimiz basıldı, saldırıya uğradık, tehdit edildik. Fakat saldırganlar kendilerine ‘koruma kararı’ çıkarttılar. Gelip rahatça evimizin önünde küfür edip çıkıp gidiyorlar”

Kürde adalet yok mu?

Dedeoğulları, hukuk ve adaletin Kürtler söz konusu olduğunda işlemediğine vurgu yaparak, “Biz artık emniyetten de hukuktan da ümidimizi kestik. Adaletin Kürtlere işlemediğini artık çok daha iyi biliyorum. Kürtlere adalet yok. Ne yapacağımızı bilemez durumdayız. Benim kız kardeşimin kolu kırıldı, ömrünün sonuna kadar elini kullanamayacak. Adalet nerede? Herkese adalet var da Kürde yok mu?” ifadelerini kullandı.

Adıyaman

Adıyaman da tutuklanan 10 Tütün üreticilerin ifadeleri ortaya çıktı: ‘AKP’li başkan küfür etti’“..!

Yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapılmasının yasaklanarak 6 yıla kadar hapis cezasının gündeme gelmesini yolu kapatarak protesto ettikleri için Adıyaman’da gözaltına alınan 16 tütün üreticisinden 10’u tutuklandı.

Adıyaman 2. Sulh Ceza Hakimliği tütün üreticilerini; “suç işlemeye alenen tahrik, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama, kamu kurumu faaliyetini cebir ve şiddet kullanarak engelleme” iddialarıyla tutukladı. Mahkeme tutuklanma gerekçesinde 10 tütüncünün “kaçma şüphesi” olduğunu belirtti.

Haber Ajansı, tutuklanan tütüncülerin sulh ceza hakimliğindeki ve kolluktaki ifadesine ulaştı.

Tütüncülere, kollukta Adıyaman-Kahta Karayolu’nu iki yönlü olarak trafiğe kapatarak neden trafiğin akışına engel oldukları, 4 Temmuz 2021 tarihinde Adıyaman Kadın Doğum Hastanesi’ne giden ambulansın önünü kesip kesmedikleri soruldu. Tütüncüler, ambulansın geçişini engellemediklerini tam tersine geçişini kolaylaştırmaya çalıştıklarını ve ambulansın içinde doğum yapmakta olan bir kadının olduğunu bilmediklerini dile getirdi.

“OLAYIN İÇİNDE BULUNMAM BENİM SADECE EKMEĞİMİN PEŞİNDE OLMAMDIR”

Tütüncülerden T.Y. kolluktaki ifadesinde eylemlere katılma gerekçesini “Benim orada bulunma amacım ekmek davasıdır” diye açıkladı. Tütüncü M.N.A.’ya kamera kayıtlarına yansıyan “Vali baş tacıdır, alay komutanı baş tacıdır. Başta Süleyman Soylu buraya gelecek. Yoksa biz yolu açmıyoruz” sözleri soruldu.

M.N.A., Adıyaman İl Jandarma Komutanı ve İl Emniyet Müdürü’nün yolun açılması için eylem yerine geldiğini ve konuşma yaptığını söyledi. M.N.A, tek başına “Sahipsiz memleket” diye bağırmadığını ancak “Başta Süleyman Soylu buraya gelecek. Yoksa biz yolu açmıyoruz” dediğini kabul etti. M.N.A. kimseye zarar vermediklerini söyleyerek, “Söz konusu olayın içinde bulunmam benim sadece ekmeğimin peşinde olmamdır” dedi.

“KARGO ŞİRKETİYLE SATIŞ YAPAMAZ HALE GELDİK”

Tütüncülerden A.Ç., hakimlikteki ifadesinde; 1 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe giren “yetki belgesi” zorunluluğu nedeniyle il dışına satış yapmalarının yasaklandığını ve “kargo şirketleriyle satış yapamaz hale geldiklerini” belirtti. A.Ç., eylem sırasında kimseye saldırmadıklarını ve küfretmediklerini vurgulayarak, suçlamaları reddetti.

“BELEDİYE BAŞKANI KÜFRETTİ”

Tütüncü A.Ö., Çelikhan Belediye Başkanı AKP’li Mustafa Bulut’un eylem yapan arkadaşlarını “kışkırtıp sinkaflı küfrettiğini” ileri sürerek, “Ben de Çelikhan Belediye Başkanını böyle davranmaması hususunda uyardım. Ancak üzerime atılı suç işlemeye yönelik tahrik edici herhangi bir söz söylemedim” dedi.

Tütüncü M.S. ise eylem sırasında kolluk kayıtlarında yer alan “Arkadaşlar oturun erkekse bize vursunlar” sözünü emniyet görevlilerine karşı değil Belediye Başkanı Bulut ve yanındakilere söylediğini vurguladı.

Tütüncü A.Y. de mahkemedeki sorgusunda “Tütün Yasası Bilgilendirme” isimli Whatsapp grubuna sonradan dahil olduğunu, kimseyi provoke etmediğini ve emniyet güçlerine yardımcı olarak, yaralı bir vatandaş için 112’den ambulans çağırdığını dile getirdi.

Tütüncü C.İ., zirai ilaç almak için gittiği Çelikhan ilçesinde kalabalığı gördüklerini, onların “yetki belgesi zorunluluğunu” protesto eden tütün üreticileri olduğunun öğrenince eylemlere katıldığını belirtti. Tütüncü B.G. eylemlerde kimseyi tahrik etmediğini ancak “Sahipsiz memleket” diye grupla birlikte bağırdığını dile getirdi.