Kurban Bayramı Çeşitli Ulus ve Ulusal Azınlıklardan Emekçi Halklarımız İçin Eşitlik, ve Özgürlük Kavgasında İleriye Doğru Atılmış Bir Adım Olsun..!

Biliyoruz ki bayramlar halkların tarihinde genelde dostluktur, dayanışmadır, paylaşmadır, birliktir, kardeşliktir, yardımlaşmadır.

Ne yazık ki AKP-MHP faşizminin, iktidarı koşullarında, umudun ve özgürlüğün, eşitliğin ve adaleti kurşun yağmuruna tutulduğu Türkiye Kuzey Kürdistan’ın da emekçi halklarımızın, faşist baskı, zulüm, yokluklar ve yoksunluklar zinciri ile bağlanmış; anne karnındaki bebeklerin bile borçlandırıldığı ahlaksızca bir soygun mafya düzeninin kalıcılaştırmak için sınır tanımaz faşist şiddetin , yalanın ve talanın mümkün olan her biçimine başvurulduğu koşullarda bayrama girildi. 300 bin kişinin zindanlara kapatıldığı, 10 milyonu aşkın emekçinin işsizlikle boğuştuğu, sokaklarda faşist polis terörönün artarak sürdüğü, demokrasi adına faşizmin uygulandığı Türkiye koşularında bayram emekçilerin semtine uğramıyor. Her zaman olduğu gibi bir avuç sermaye sınıfı ve onun çıkar ortaklarına bayram , emekçiler sınıflar ise zulüm reva görülüyor.

Göğümüzde hiç bir yıldızın gülümsemesine tahammül edilmiyor, ezilir ve sömürülürken bile emekçilerin sesinin çıkması istenmiyorlar.

Yolsuzluğu, soysuzluğu, sömürüyü ve asalaklığı egemen kılmak üzere el ele veren insanlık karşıtı dinci faşist bilumum gerici güçlerin tüm iddialarının, niyetlerinin ve hokkabazlıklarının aksine; tüm değerleri yağmalanan, umudu karartılan, geleceğe dair tüm düşlerine kibrit suyu dökülmeye çalışılan çeşitli ulus ve ulusal azınlıklardan Türkiye halklarının gönlünde, eşitlik, özgürlük ve devrim çiçeklenmeye ve alttan alta patlama ögelerini biriktirmeye devam ediyor.

İstendiği kadar kara propaganda ile gönülleri ve beyinleri çelmeleyici adımlar atılsın; güzelliğin çirkinliğe, özgürlüğün tutsaklığa üstün gelmesi faşist baskı ve zulümle asla önlenemeyecek; insanlığı finale taşıyan kavga sesleri duvarları dövmeye devam edecektir.

Bu vesile ile sömürü ve yoksulluğun olmadığı, emekçilerin dini duygularının bireysel ve politik çıkar hesaplarıyla istismar edilmediği adalet, eşitlik, özgürlük, insan hakları ve barışın egemen olduğu, Panzerlerin çiçekleri suladığı; insanların etiketlerini bir kenara bırakıp birbirine sadece “insan” gözüyle baktığı; paranın, rekabetin ve bencilliğin değil paylaşmanın, emeğin, sevginin hüküm sürdüğü; beton yığınlarının arasında değil doğanın kucağında yerleşim yerlerinin olduğu; faşist ve gerici şiddetten arınmış daha özgür, daha adil bir ülkede çocukların açlıktan ölmediği ve devlet tarafından katledilmediği, kadın katliamlarının son bulduğu, anaların ve sevgililerin gözyaşı dökmediği, özlemlerin bittiği, aşkın ölesiye yaşandığı, işkencelerin tecritlerin baskınların yaşanmadığı, zindanların yıkıldığı, korkuyla üzüntüyle yaşamadığımız, savaşların olmadığı, en büyük acının sevgisizlik olduğu yeni bir dünyada türkülerimizin farklı coğrafyalardan, ayrı dillerden aynı amaç için hep birlikte söylendiği, Kadın, erkek, genç yaşlı demeden; din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi halklarımızın tek yürek olup halaya durduğu, İnsanlığın üzerine doğan en güzel devrim ve sosyalizm güneşini birlikte izlediği, yeryüzünün aşkın yüzü olduğu günleri yaratmak istemini büyütme coşkusuyla tüm emekçi halklarımızın kurban bayramı kutlu olsun. Faşist zulüm ve acılar yenilecek, çocuklarımız sokaklarda özgürce dolaşarak eşitlik ve kardeşleşmenin yakalandığı özgür bayramları kavgayla koparıp alacağız.

Eşitlik-özgürlük ve Devrim İçin Daha Çok Çalışarak Halklarımızın Özgür Olacağı Bayramları Kuracağız…!