Korkunç Şeyler Olacak Dur Deyin..!

Ey günlerdir tüm kanıtlara, fotoğraflara, video kayıtlarına rağmen, katliamların, boğaz kesmelerin, cesetlerin üzerine işemelerin, ölü çocuk bedenlerini en galiz küfürlerle tekmelemelerin, katledilmiş zavallı erlerin cesetlerinin başında ülkücü işareti yaparak poz vermelerin üzerini akıl, vicdan almaz bir inkârcılıkla örtmeye çabalayan sözde iyi, sözde Allah korkusu olan inançlı insanlar!

Bu son derece vahşi ve sorumsuz gidişatınıza bir an önce dur demez ve içinizdeki insanı hatırlamazsanız, sokaklar kan gölüne dönecek! Binlerce insan yaşlı, kadın, çoluk-çocuk demeden kesilecek!

Buna ne hakkınız var!

Sizin ananız, babanız, çoluğunuz-çocuğunuz, yeğeniniz, kardeşiniz yok mu?

Ortada bir suç varsa, hukuk da var!

Ortada bir suç varsa, asıl suçluları bulur onlardan sorarsınız hesabını, her şeyden bihaber gencecik yoksul çocuklardan değil.

Ortada bir suç varsa, o hesabı sormak için suçluyu her türlü güvenlik önlemini alarak yakalar, yargılarsınız.

Onları kesemezsiniz!

Kesilmelerini görmezden gelemezsiniz!

Bu suçu bahane ederek her gece sokaklara dökülüp, sizin gibi düşünmeyen herkesi, olanlarla hiçbir ilgisi olmayan milyonlarca masum insanı olanca ilkelliğinizle tehdit edemez, içlerini korkuyla doldurup yaşama sevinçlerini çalamazsınız!

Siz Allah mısınız?

Oturduğunuz yerden kimi, neye göre yargılıyor ve katli vaciptir diyorsunuz?

Olanca kifayetsiz muhterisliğinizle kimin vatanından kimi kovuyor, bu vatanı aslında sizden bin kat fazla seven, canı pahasına ağacına, suyuna, dağına-taşına sahip çıkan insanları vatan haini ilan ediyorsunuz?

Nitekim her geçen saat biraz daha netleşiyor ki, ortada müthiş bir komplo var; ve bu komplodan, değil linç ettiğiniz erlerin, bazı subayların dahi haberi yok!

Sizde birazcık sağduyu, kalbinizde bir küçük merhamet kırıntısı dahi yok mu?

Düne kadar Mehmetçik en kıymetlinizdi! Bugün ne oldu? Mehmetçik yine aynı Mehmetçik!

HİÇBİRİNİN OLANLARDAN HABERİ YOKTU!

HİÇ KİMSE BENİM KADAR DARBE KARŞITI OLMASIN! 12 EYLÜL’Ü YAŞAMIŞ BİR İNSANIM BEN! SİZDEN ÇOK DAHA KARŞIYIM ASKERÎ DARBELERE!

GÜN GELİP MEHMETÇİĞİ SİZE KARŞI SAVUNACAĞIM, BİN YIL YAŞASAM AKLIMA GELMEZDİ!

DÜN GECE ANKARA’DA SURİYELİLERİN YAŞADIĞI BÖLGEYE SALDIRILDI! O ZAVALLI İNSANLARIN EVLERİ YAKILDI! BAZILARI VAHŞİCE KATLEDİLDİ!

GÜN GELİP SURİYELİLERİ SİZDEN KORUMAMIZ GEREKECEĞİNİ, BİN YIL YAŞASAM DÜŞÜNEMEZDİM!

BU KADAR MI İLKESİZ, ŞİRAZESİZ, BU KADAR MI VİCDANSIZ İNSANLARSINIZ?

SİZ NASIL İNSANLARSINIZ?

O gün orada tekbirlerle katledilen çocuklar sizin çocuklarınız da olabilirdi!

Kendine insanım diyen hangi insan kendini koruyamayan, “vurma abi, ben hiçbir şey bilmiyorum, tatbikat var dediler geldik!” diye yalvaran, üstünün verdiği her emri yerine getirmeye mecbur olan bu gariban çocuklara böylesine canavarca davranabilir, hayvanlar gibi üst üste yığıp kemerlerle dövebilir, sopalarla kafalarını kırıp, tekbirlerle gırtlağını kesebilir!..

Savaşın bile bir etiği vardır! Sıcak çatışmalar esnasında olan her şeyi bir yere kadar anlayabiliriz çok zorlarsak. Ne var ki, teslim olmuş, savunmasız çocuklara işkence edebilmek!… Hele ki düne kadar taptığınız çocuklara bunları yapabilmek!.. Bu boyut! Bu insanlık dışı boyut!.. Bunun tarifi yok!… Ellerim titriyor…

Bu ülke bir anda Ruanda’ya dönüp, sokaklar belki de aralarında sevdiklerinizin, dostlarınızın, akrabalarınızın da olacağı cesetlerle dolarsa, o vakit hangi Allaha sığınacaksınız?

Hadi bizi bırakın, Allah sizi affedecek mi?

Yeter artık!

Bu nefret ağzını, bu korkunç inkârcılığınızla direkt ya da dolaylı olarak destek verdiğiniz linç çağrısını bir an önce kesin!

Madem demokrasiyi kurtardığınızı iddia ediyorsunuz, demokrasi çoğunluğun azınlığı ezdiği, katlettiği bir yönetim biçimi değil, herkesin eşit temsil edildiği bir sistemdir

Demokrasi hukukla işler, linçle değil!

Demokrasi eşitlik, özgürlük, ve halkların kardeşliği demektir, faşizm değil.

Nerden bakarsak bakalım ortada korkunç bir aymazlık ve vahşet söz konusu.

Ve binlerce insan sokaklarda bu vahşeti kutluyor.

Hem de sanki bir gram muhakeme gücü yokmuş gibi, bu danışıklı dövüşte, bu hain kumpasta kendisinin vatanı kurtaran kahraman olduğunu zannederek kutluyor.

Ve o kahramanlığın coşkusuyla kendisinden olmayan herkesi katletme, herkese tecavüz etme hakkını görüyor kendinde.

Yurdun dört bir yanında insanlar taciz ediliyor.

Biraz açık giyinen her kadına sinkaflı sözcüklerle cinsel tehditler savruluyor.

Mekânlara saldırılıyor.

Sabahlara kadar uyuyan hasta, yaşlı, çocuk var mı diye gram umursanmadan ortalıkta mehter marşlarıyla, kornalar ve naralarla linç çığlıkları atılıyor.

Vakitli vakitsiz her yerde süren gövde gösterileriyle kendilerinden olmayan herkesi yok edebilecekleri hissini uyandırıyorlar.

Hükümet destekli vandallık ve katliamın boyutları tarifsizdir.

Cezasız kalırlık öylesine teşvik ve motive edici bir unsurdur ki, bir anda cesetlerin üzerine basmadan, saçınızın teline kadar kana boyanmadan yürüyemez hale gelirsiniz sokaklarda.

O kadar çok ölü görürsünüz ki, yaptıklarınızın azabından yaşayamaz hale gelir, kendinizi kendi ellerinizle öldürürsünüz.

Ruanda’da bir hafta içinde 800 bin insan kesildi!

Zannetmeyin ki dünya yardıma koşar!

Dünya hiçbir zaman katliamlara koşmadı. Daha henüz yirmi iki yıl önce gerçekleşen Ruanda Soykırımı’na bile!

Çok acı şeyler olacak! Ve en çok da siz neye uğradığınızı şaşıracaksınız!

BİR AN ÖNCE DUR DEYİN BU SÜRECE!

DUR DEYİN!

BU ÜLKE, BU GÜNEŞ, BU AY, BU ÇİÇEKLER, BU DENİZ, BU HAYAT SADECE SİZE AİT DEĞİL!

DÜNYA HAYVANIYLA, BÖRTÜ BÖCEĞİYLE, DOĞASIYLA, HER DİNDEN, HER MİLLETTEN, HER CİNSİYETTEN İNSANIYLA, HEPİMİZİN!

SANMAYIN Kİ ÖTEKİLEŞTİRDİĞİNİZ HERKESİN ÖLÜMÜYLE BU DÜNYA SİZE KALIR.

DUR DEYİN, KORKUNÇ ŞEYLER OLACAK!

Rabia-mine/

Direnişteyiz.