Korkmanın Zamanı değil..!

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, gazetemiz Özgür Gündem ile dayanışmak amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılması nedeniyle Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, yazar Ahmet Nesin ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin TİHV Genel Merkezi’ne ziyarette bulundu.

Işık göründü…

Burada gazetecilere açıklama yapan Demirtaş, “Evrensel standartlara aykırı bütün bu uygulamalar öyle gösteriyor ki Türkiye, AKP ve Saray sahsında dibe vurmak üzere. Bunu bir umutsuzluk, karamsarlık olarak ifade etmiyorum. Samimiyetle söylüyorum ki Türkiye’nin yeni bir çıkışa ihtiyacı var o çıkış artık yaklaşıyor. Tünelin ucunda ışığı görmeye başlayalım” dedi.

Ellerinde infaz listesi var

Tutuklama kararını verenlerin siyasetçiler ve başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu vurgulayan Demirtaş, “AKP’nin çekirdek takımı elindeki bir infaz listesi ile tutuklanması gereken belediye başkanları, milletvekilleri, gazeteciler, akademisyenleri tek tek tespit ediyorlar. Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu’nun saygın tanınmış pratikleriyle yaşamlarıyla kendi demokratik duruşunu ispatlamış kişilere kadar bu tutuklamaların varması artık Türkiye’nin bir çıkış noktasına geldiğini gösteriyor” diye konuştu.

‘Adalet diye bir duygu kalmadı’

Tutuklamalar ile Türkiye’de ilk defa bir hukuksuzluğun yaşanmadığını belirten Demirtaş, “Adalet diye bir duygunun bu ülkede kalmadığını net bir şekilde ortaya çıkaran ispatlayan bir facia yaşandı. Hiçbir hukuk insanı hakim, savcı böylesi bir dosyada böylesi şahıslara asla tutuklama vermez, veremez. O işlemin adı hukuki bir işlem olamaz” dedi.

Korkmanın zamanı değil…

Barışa inanarak dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapan Demirtaş, “HDP olarak Türkiye toplumundan şöyle bir istediğimiz olabilir; bunlar sizleri korkutmak, yıldırmak için yapılıyor olabilir, bunlara vereceğiniz en güçlü cevap dayanışma olmalıdır. Biz korkarsak çocuklarımız korku dolu yarınlara uyanacaktır. Korkmanın zamanı değil. Saray’daki zat artık vicdanını, siyasi etiği, adalet duygusunu yitirmiş elinde kibrit ülkenin her tarafına benzin dökmüş hepimizi tehdit ediyor olabilir fakat bir birimizi sevmek ve barışa inanarak dayanışma göstermek zorundayız” ifadelerinde bulundu

Ülkeyi kan gölüne çevirecekler…

Şebnem Korur Fincancı’nın cezaevinde bile görevini yapmaya devam ettiğini belirten Demirtaş, “Şebnem hoca halen cezaevinde bir günlük gözlemini rapor haline getirip dışarıya gönderiyor. Halen görevini yapmaya çalışan bir aktivist var. Dolayısıyla ne Şebnem hoca, şahsında onun insan hakları mücadelesini durdurabilirler ne de onun itibarını sarsabilirler. Onun gibi insanlar için bu gibi haksız hukuksuz suçlamalar ancak şeref madalyası olabilir. Bir kez daha AKP’nin bu haksız uygulamaları ile madalya sahibi oldu. Ya herkesi tutuklayacaklar ya da siyasi infazlarla ülkeyi kan gölüne çevirmeyi göze alacaklar.

Umudunuzu kesmeyin…

Karanlığı yenebilecek güçte olduklarını belirten Demirtaş, “Biz el ele verdikçe bu karanlığı yenebileceğimiz inanıyoruz. Bunu yürekten bir dayanışma duygusuyla ifade ediyoruz. Bizler TİHV gönüllü çalışanları olarak görüyoruz kendimizi. Aynı zamanda bizim genel başkanımız tutuklu. Umut ediyoruz ki Şebnem hoca şahsında tüm haksız, hukuksuz yere tutuklananlar serbest kalır. Adaletten değil ama toplumdan umudumuzu kesmeyelim” dedi.

Bu haberler yalandır…

Demirtaş, daha sonra güncel konulara dair gazetecilerin sorularını yanıtladı. Lübnan basınında çıkan “AKP-PKK anlaştı” şeklindeki iddialara ilişkin bir soruya “Tamamen spekülasyon” diyen Demirtaş, “Bu tür görüşmeler olursa merkezi Türkiye’dir. Olması da gerekir. Diyalog ve müzakere olması gerekiyor. Fakat AKP ve Saray zihniyetinin şu anda savaş dışında bir çözüm seçeneğine hazır olmadığını görüyoruz. Bu haberlerde hiçbir şekilde gerçekliği yansıtmıyor” diye konuştu.

Buyursunlar yerel seçimlere…

Demirtaş, Başbakan Binali Yıldırım’ın HDP’li belediyeleri hedef alan konuşmalarına dair ise, “Yalan söylüyorlar. Bir başbakan bir cumhurbaşkanı bütün toplumun gözünün içine baka baka yalan konuşuyor. Belediyelerimizle ilgili tümüyle bir iftira kampanyası yürütüyorlar ve öncülüğünü kendileri yapıyorlar. Kendilerine teklifim şu; gerçekten halkın belediyelerimizden şikayetçi olduklarına inançlarımız tamsa buyursunlar yerel seçimleri Türkiye’nin her yerinde yenileme kararı alalım. Fakat kendileri belediyeleri orada kazanmayacaklarına o kadar eminkiler ancak bu tür yasal düzenlemelerle, kayyum atayarak belediyeleri ele geçirmeye çalışıyorlar. Bu dikta rejiminin yerel uygulamasıdır” dedi.

Saraya kayyum atanmalı…

Demirtaş, şöyle devam etti: “Evet teröre yardım etmek, para göndermek ağır bir suçtur. TIR’larla Nusra’ya, IŞİD’e silah gönderdiler. Bunu ortaya çıkaran hakim savcı tutukludur. Eğer gerçekten teröristlere yardım gönderme, kayyum atama vesilesiyse Saray’a kayyum atanmalıdır. Ama kendi suçların örtmenin bir yolunu buldular. Başkasına ‘terörist, teröre yardım yapıyorlar’ deyip, kendi suçlarını kapatıyorlar. Kendi belediyelerindeki pisliğe bir baksınlar. Yolsuzluğa, hırsızlığa, ranta, rüşvete baksınlar. HDP’li belediyelerde halka hizmetten başka bir şey yoktur. Bize dönük iddialar ne kadar siyasiyse aynı şekilde belediyelere dönük iddialar da siyasidir.”