İzmir’de sağlık emekçileri “Nefes alamıyoruz, geçinemiyoruz, artık yeter” dedi.!

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan sağlık emekçileri ekonominin kötü gidişatına tepki göstererek, “Nefes alamıyoruz, geçinemiyoruz, artık yeter” dedi.

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde örgütlü İzmir Tabip Odası, SES ve Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası “Geçinemiyoruz, tükendik, tüketildik” diyerek hastane Başhekimlik Relaks Kafe önünde basın açıklaması düzenledi.

Açıklamaya sağlık emekçilerinin yanı sıra Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak da katıldı. Sık sık, “Sermayeye değil emekçiye bütçe”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atan sağlık emekçileri adına basın açıklamasını Tülay Engin okudu.

“İNSANCA ÇALIŞMAK İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ”

Engin, “Sermayeye vergi indirimi yaparken toplam verginin yüzde 70’ini emekçiden yani bizden aldınız. Sermayeye kıyak, emekçiye vergi dilimi ile dayak attınız. Bizler, buradan tekrar sesleniyoruz; nefes alamıyoruz, geçinemiyoruz, artık yeter” dedi.

Ay sonunu getiremediklerini ve her ay ücretlerinden ne kadar vergi kesileceğini düşünmek istemediklerini dile getiren Engin, “İnsanca çalışmak insanca yaşamak istiyoruz” diye ekledi.

“HAKKIMIZI SONUNA KADAR ARAYACAĞIZ”

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık emekçilerinin eyleminden bir fotoğraf.

Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak, “davanız davamızdır, bizlere düşen haklarımızı almak için konfederasyon olarak son damlasına kadar mücadele etmektir. Asgari ücretin geçim ücreti olduğunu düşünmüyoruz, bu ücret taban ücreti. Bundan dolayı sağlık çalışanlarımızın durumu belli, 1 buçuk yıldır gece gündüz demeden mücadelesini sürdürüyoruz. Bizler her zaman onların yanındayız” dedi.

İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Nuri Seha Yüksel de “Geçinemiyoruz, baskı altındayız bunun mücadelesini veriyoruz. Vergi yükü çalışanlara yükleniyor, emekçilere yükleniyor. Buna hayır diyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi genel bütçenin ancak yüzde 7 sine denk geliyoruz, bu ülkenin sağlığa verdiği önem verdi. Biz hep işimizi yapacağız hem de hakkımızı arayacağız” diye konuştu.

“TALEPLERİMİZ KARŞILANMAZSA EYLEMLERİMİZ SÜRECEK”

Sağlık- İş Genel Merkez Yöneticisi Adem Sarıçoban ise, “Aslında pandemide bizi ayıranlar bugün ücrette de ayırıyorlar. Ocak ayında aldığımız maaşı Aralık ayında alamıyoruz. Hem vergi adaletsizliğine dur demek için hem de zamlara hayır demek için buradayız. Ülkemizde her gün zam yapılıyor, vergi tavan yapıyor. Biz geçinemiyoruz. Burada da gece zammı uygulanmıyor, pandemi koşullarında çalışan işçiler hem zam oranlarıyla hem vergiyle hem de uygulanmayan TİS’le mağdur ediliyorlar. Bizler derhal vergi sisteminin düzelmesini istiyoruz. Uygulanmayan gece zammı bir an önce uygulansın. Yoksa Türkiye’nin 81 ilinde eylem yapmaya devam edeceğiz” dedi.

gazetecilikten

Gazetecilikte kadın koalisyonu raporu | 790’dan fazla şiddet, 164’ten fazla yasal taciz..!

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu kadın gazetecilerin yaşadıklarını ortaya koyan bir rapor yayımladı. 790 kadın gazeteci şiddete uğradı, 164’ten fazla kadın gazeteci yasal tacizle karşı karşıya kaldı.

Elinde döviz tutan üç kadın gazeteci

CFWIJ Kadına Karşı Şiddetle Mücadele gününde kadın gazetecilere yönelik uygulanan şiddet unsurlarına dair bir rapor yayınladı. 2021’in başından itibaren toplam 790 gazeteci şiddet, tehdit ve taciz gibi vakalarla karşı karşıya kaldı.

“DÜNYAYI TURUNCUYA BOYAYIN”

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu (CFWIJ), Birleşmiş Milletlerin (BM) Kadına Yönelik Şiddete Karşı yürütmüş olduğu 16 günlük aktivizm kampanyası kapsamında kadın gazetecilere uygulanan her türlü şiddete son verilmesini talep ediyor. BM Kadın Biriminin düzenlediği, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde başlayan ve 10 Aralık İnsan Hakları Gününe kadar devam eden, “Cinsiyet Temelli Şiddete Karşı 16 Gün Aktivizm” kampanyası için bu yıl, “Dünyayı turuncuya boyayın: Kadına Şiddete Son Verilsin” teması seçildi. Gazetecilikte Kadın Koalisyonu dünyanın dört bir yanındaki kadın gazetecilere yönelik her türlü şiddete son verilmesini talep ediyor.

Koalisyon sadece 2021’de dünya çapında kadın gazetecilerin başına gelen 790’dan fazla şiddet unsurunu belgeledi. Belgelenen şiddet vakaları arasında 164 kadın gazeteci yasal yolla taciz edildi.

Bianet’te yer alan habere göre; CFWIJ, şimdiye kadar elde edilen veriler doğrultusunda her gün en az iki kadın gazetecinin saldırı veya tehditle karşı karşıya kaldığını tespit etti. Bu sayı 2020’ye oranla yüzde 38,11’lik bir artış gösteriyor.

TÜRKİYE EN ÇOK İHLAL YAŞANAN ÜLKELERDEN

Türkiye sene başından beri en çok ihlalin kaydettiği ülkeler arasında ilk sırada yer aldı. 226 ayrı şiddet vakası kaydeden CFWIJ, Türkiye’de kadın gazetecilerin en çok yasal yolla taciz edildiğini gözlemledi.

Kadın gazetecilere karşı sadece mesleğini yaptığı için birden fazla dava açıldığını kaydetti. Koalisyon, 2021’in başından beri Türkiye’de kadın gazetecilere yönelik 93 ayrı dava dosyasını takip etti. 46 kadın gazeteci sahada haber takibi yaparken polis tarafından darp edildi. 36’sı ise sahada haber takibi yaparken çeşitli engellemelere maruz kaldı.

CFWIJ’NIN RAPORU

Sadece bu yıl 11 kadın gazeteci öldürüldü.

127 kadın sahada haber takibi yaparken fiziksel saldırıya uğradı.

103 kadın gazeteci gözaltına alınırken, 88’i çevrimiçi karalama kampanyalarının hedefi oldu.

77 kadın gazeteci sahada türlü engellemelerle karşı karşıya kaldığını kaydetti.

57 kadın gazeteci çalıştıkları kurumlardan kovuldu.

49’u yaptığı haberlerden ötürü tehdit edilerek sindirilmeye çalışıldı.

26’sı iş yerinde çeşitli zorbalıklara maruz kalırken, 24 kadın cinsel tacize uğradı.

Toplamda 17 kadın sözlü tacize maruz kaldı.

11 kadın gazeteci devlet tarafından baskı gördü.

3 kadın gazetecinin akreditasyonu iptal edilirken diğer 3 ise kaçırıldı.

3 kadın gazeteci cinsiyetçi saldırıya maruz kalırken, 8’i de ırkçı saldırıların hedefinde.