İnsan hakları savunucularına saldırı raporu..!

Hafıza Merkezi’nin 2015-2021 tarihleri arasında hak savunucularına yönelik saldırıları içeren raporu açıklandı, ardından Galata’daki Postane’de panel düzenlendi.

Hafıza Merkezi’nin 2015-2021 tarihleri arasında hak savunucularına yönelik saldırıları içeren raporu açıklandı, ardından Galata’daki Postane’de panel düzenlendi. 3 oturum şeklinde yapılan panelin ilk oturumu “İnsan Hakları Mücadelesinin Kriminalize Edilmesi” başlığına ayrıldı. Bu oturuma İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, Haydarpaşa Dayanışma’dan Tugay Kartal ve Kaos GL Derneği’nden Kerem Dikmen katıldı. Oturumun moderatörülüğünü ise Burcu Bingöllü üstlendi.

Oturumda ilk olarak söz alan Adalet Kaya, saldırıların sistematik hale dönüştüğünü dile getirdi. Kürt kadın hareketine dönük saldırılara değinen Kaya, buna karşı bir araya gelme ve dernek kurma süreçlerine işaret etti

Daha sonra Eren Keskin söz aldı. Geçmişte hak savunucularının radikal çıkışlar yaptığını, buna dair açılan soruşturma ve davalarda tutuklanmadıklarını, cezanın kesinleşmesi halinde hapse konulduğunu anımsatan Keskin şunları söyledi:

“Bugün ise fiziksel saldırılar eskisi kadar yok ama yine de var. Çok yakın zamanda Deniz Poyraz katledildi. Bu saldırı tehditleri hala devam ediyor. Şimdi de ise ifade özgürlüğü önünde inanılmaz bir engel var. Bundan daha zor bir şürec hatırlamıyorum. Eskiden bu tutuklama endişesi bu kadar olmadığı için insanlar sokağa daha kolay çıkıyordu. Bir de 90’larda olmayan yöntemler kullanıldı. İnsanlar KHK’larla işlerinden atıldı. İnsanlar işkence ve gözaltını göze alabilir. Ama ailesini ekmeksiz bırakmayı göze alamıyor. Bu devlet, insanların sofrasındaki ekmeği çaldı.”

İktidar ve muhalefet aynı

İktidarın ile muhalefetin aynı kaynaktan beslendiğini dile getiren Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu durum bizi çok yoruyor. Geçen gün gördük; bazılarının büyük umutlar beslediği ve cumhurbaşkanı olarak beklediği bir insan, nasıl bir eleştiri yağmuruna tutuldu. Bu da çok tuhaf! Nagihan Alçı’yı otobüsüne aldığı için eleştirilen bir insan Topal Osman’ı savunduğu için hiç eleştirilmedi. Çok acayip bir coğrafya. Ayrıca salt AKP karşıtlığı üzerinden yapılan muhalefetin bizi doğru bir yere götürmeyeceğine inanlardanım. Bize devleti unutturdular. Bir sol parti lideri, çıkıp şunu diyebiliyor; 20 yıllık AKP iktidarını yıkacağız ve eski güzel günlerimize döneceğiz. O eski günler bizim için hiç güzel değildi. O nedenle iktidar ve muhalefet birbirine benziyor.”

Suç örgütleri kurulmuş!

Son olarak söz alan Gezi Davası avukatlarından Tora Pekin ise, AKP şefi Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda ceza verildiğinin altını çizdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) yargının Erdoğan’ın etkisi altında kaldığına dair karar verdiğini söyleyen Pekin, buna rağmen cezanın verildiğini dile getirdi. Pekin, müvekkillerinin ayrıca havuz medyası tarafından da hedef gösterildiğini dile getirdi. Uzun zamandır savcıların “gazetecilere” belgeler verdiğini ve ilk olarak toplumda hedef gösterilmesi için mekanizmalar yaratıldığını dile getiren Pekin, “Dosyadan belge alıp gazetecilerle paylaşmak suç. Adliyelerde bu suçu işlemek için suç örgütleri kurulmuş resmen. Sistematik olarak siyasi dosyalardaki belgeleri çıkarıp sunuyor. Buna dair bir yaptırım da yok. Bu konuda serbestler” dedi.

Panel, yapılan konuşmalar ardından forum şeklinde devam etti. Panel soru ve yanıtların ardından son buldu.