Hrant Dink Katledileli 15.Yıl Oldu Anısı Mücadelemizde Yaşayacak..!

Hrant Dink, bir ermeni devrimci aydındı. TC devleti Osmanlıdan almış olduğu kendinden olmayanı katletme geleneğini T..C devletinin kuruluşunun ardında da devam ettirdi. Katliama ve politik cinayetlerle örülü bir tarihe sahip olan T.C devleti tarih yaprakları 19 Ocak 2007 tarihi saat 15:00’i gösterirken Şişli Halaskargazi Caddesi üzerinde bulunan gazetesi Agos’un çıkışında ateşli silahla kont-gerilla tetikçilerince Hrant Dink katledildi. Başına ve boynuna isabet eden üç kurşun sonucunda hayatını kaybeden Hrant’ın yakınında 4 adet boş kovan bulundu.

Hrant’ı katleden “beyaz bereli” Ogün Samast, Trabzon’a gitmek üzere geldiği Samsun otogarında yakalandı. Fail Ogün Samat, Hrant’ı katlettiğini itiraf ettikten sonra emniyette çok çok rahat bir şekilde Türk bayrağı ile poz vererek fotoğraf çektirdi. Yani Hrant Dinkin devletin kontracı güçlerince katledildiği, polis-ordu iç içe cinayete şebekesini devrimci ve ilerici güçlere karşı tetikçi olarak kullandığı açığa çıktı.

Hrant’ın katledilmesi ülkedeki tüm halklar için bir haykırış oldu, binlerce insan katledildiği Agos’un önüne yürüdü. Yine binler, Hrant’ı son yolculuğunda da yalnız bırakmadı ve o günden beridir Ermeni, Kürt, Süryani, Laz, Çerkes, Türk, birçok halk her yıl 19 Ocak’ta Hrant’ın vurulduğu yerde bir araya gelerek “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz”, “Buradasın Ahparig” sloganlarıyla Hrant’ı anmaya devam ediyor.

Katliam sonrası Hrant hakkındaki davalar düştü fakat bu sefer de yıllarca sürecek olan davası başladı.

14 yıl sür(ün)en dava

20 Nisan 2007’de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘tetikçi’ Ogün Samast, azmettiriciler Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in de aralarında bulunduğu 12’si tutuklu 18 sanık hakkında dava açıldı. Soruşturmayı dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcıları Selim Berna Altay ve Fikret Seçen yürütmüştü.

Gerekçeli karar açıklandı

Hrant Dink’in katledilmesine ilişkin 14 yıldır süren davada kamu görevlileri olarak rolleri olduğu gerekçesiyle yargılanan eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu, 13’ü firari 76 sanıkla ilgili hüküm veren mahkeme, İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesince 26 Mart’ta görülen davanın 131’inci duruşmasında verilen kararın gerekçeli kararını açıkladı.

Katledildiği gün takip edildiği tespit edildi

Kararda Muharrem Demirkale’nin (İstanbul Jandarma İstihbarat Tim Komutanı) Hrant’ın ev ve işyerinde katliam öncesinde emri altındakilere keşif yaptırıldığı bilgisi yer aldı. Ali Fuat Yılmazer’in Demirkale ile irtibatlı olduğu da aktarıldı. Hrant’ın katledildiği gün takip edildiği, takibi yapan kişilerin de Demirkale’nin emir ve komutasındaki unsur elemanları olduğu tespit edildi.

Yasin Hayal’in eniştesi olan Coşkun İğci’nin ‘Hrant Dink’in Yasin Hayal tarafından öldürüleceği, bu eyleme ilişkin silah temini için uğraştığı’ bilgisini içeren istihbaratın, unsur elemanlarına verildiği, onların da bu bilgiyi sıralı amirlerine bildirdiği, ancak en üst amir tarafından bu hususu önce beklemeye alarak herhangi bir işlem yaptırmadığı da kararda yer aldı. Gerekçeli kararda yine FETÖ’nün jandarmayı cinayetle irtibatlandırılıp sorumlu gösterilmeye çalışarak itibarsızlaştırma amacı güttüğü ifade edildi.

“Trabzon’da istihbarat biliyordu”

Gerekçeli kararda ayrıca katliamın tüm tasarı sürecinin Trabzon’da gerçekleştiği ve tamamından Trabzon Emniyeti’nin istihbarat biriminin yanında Terörle Mücadele Şubesi’nin de haberdar olduğunun somut verilerle sabit olduğu aktarıldı.

Cinayeti önleyecek delil ve raporlar gizlendi”

Kararda, “FETÖ cinayeti tasarlayıp adım adım yürürlüğe koyup gerçekleştirdi” denildi. Bunun yanında gerekçeli kararda, “FETÖ’nün yıkıcı emelleri doğrultusunda cinayetin işlenmesini sağladılar”, “Örgütsel hedefe ulaşmak için cinayeti önleyecek delil ve raporlar gizlendi” ve “Cinayet sonrası deliller karartılarak FETÖ izleri temizlendi” ifadelerine yer verildi.

1900 yılların başlarında başlayan etnik temizlik harekatı TC devletinin ilanının ardında da sürdü. Önce Ermeniler, ardında Rumlar, Asuriler, Kürtler, devrimciler, sosyalistler, Aleviler kırım ve zulümden geçirildiler. Ne için Türk egemenliğini sağlamak ve 16. Türk devletini varlığını sürdürmek için.

Hrant Dink katliamıyla faşist TC devleti bir kez daha işçilere, emekçilere, Alevilere, Azınlık halklarına, Kürtlere gözdağı vermeye çalıştı. Ama halklar Hrant’ın her yılki anmalarında ” Hepimiz Ermeniyiz ” şiarıyla faşizmin yok etme ve halkları düşmanlaştırma politikalarına tutum aldılar. katledişinin 15. yılında Ermeni devrimci aydın Hranrt Dinki saygıyla anarken faşizmi birkez lanetliyoruz..

Hrant Dink Devrimci Kavgamızda Yaşıyor..!

Yaşasın Halkların eşitliği, Özgürlüğü ve Kardeşliği..!

Faşizm Döktüğü Kanda Boğulacaktır..!