HER İKİ GENÇ KADINDAN BİRİ İŞSİZ..!

Birleşmiş Milletler’in (BM) “Dünya Mutluluk Raporu”na göre, geçen yıl 93. sırada olan Türkiye, 149 ülke içinden bu sene 104. oldu. Türkiye’de gençlerin yarıya yakını mutsuz. Son yıllarda yurt dışına göç edenlerin sayısında da yükseliş var. TÜİK verilerine göre, 2019 yılında 330 bin 289 kişi yurt dışına göç etti, göç sayısı yüzde 60’ın üzerine çıkmış durumda. Türkiye’nin en çok göç verdiği yaş grubu ise 25-29 yaş aralığı. Göçün ana sebebi ise işsizlik, belirsizlikler, gelecek kaygısı, maddi korkular…

Türkiye’de mezun olduğu işi yapamayan ya da istemediği işlerde çalışanların sayısı da genç işsizliği de arttı. Özellikle genç kadın işsizliği göze çarpıyor. DİSK/ Genel İş Sendikası tarafından hazırlanan genç işsizlik araştırmasına göre son bir yılda genç kadın işsiz sayısı yüzde 15.6 artarak yüzde 31.7’ye yükselirken, geniş tanımlı genç kadın işsizliği yüzde 52.4’ü buldu. Yani, her iki genç kadından biri işsiz. 2020 yılında 1 milyon 73 bin genç iş bulma ümidini yitirip iş aramayı da bıraktı.

Rapora göre, eğitim durumuna göre genç işsizlik oranları karşılaştırıldığında üniversite mezunu her 10 gençten 4’ü işsiz. Gençlerin yüzde 95.1’i sendikasız olarak çalışırken, salgın ile birlikte gençlerde kayıt dışı istihdam oranları da arttı. Hal böyleyken, kısa çalışma ödeneği uygulamasının ve işten çıkarma yasağının sona ermesinin yaratacağı tahribatın boyutları ise önümüzdeki aylarda netleşecek.

Öte yandan 1 milyonun üzerinde gencin kayıtlı olduğu İŞKUR, işsiz gençlerin sadece yüzde 3.3’ünü işe yerleştirebildi.

AKP DÖNEMİNDE GENÇ KADIN İŞSİZLİĞİ PİK YAPTI

2000’li yıllara kadar kadın işsizliği yüzde 6-10 aralığında seyretti. 2003’e gelindiğinde kadınların işsizlik oranı yüzde 10’un üzerine çıktı ve bir daha yüzde 10’un altına hiç düşmedi. 2008 krizinin etkileri nedeniyle kadın işsizliği 2009’da yüzde 14.3’e ulaştı. Kadınlarda işsizlik oranı bugün yüzde 33.7 düzeyinde. 2004’ten bu yana kadın işsizliği, erkek işsizliğinden hep daha yüksek. Üstelik kadın işsizliği erkek işsizliğinden daha hızlı artıyor. Aradaki makas pandemi döneminde iyice artmış durumda. Yüksek işsizlik ve kadın istihdamına yönelik doğru politikaların uygulanmaması bu makası daha da açacak gibi görünüyor.

KAYIT DIŞI ÇALIŞAN GENÇ SAYISI ARTTI,KADINLAR İÇİN SONUÇLARI DAHA DA AĞIR

Türkiye’de toplam genç istihdamında kayıt dışı çalıştırılma oranı resmi rakamlara göre 2021 yılı ilk çeyreğinde 1 milyon 290 bin kişi ile yüzde 36.6 oldu. Kayıt dışı çalışmanın kadınlar için sonuçları çok daha ağır:

■ Çalıştıkları halde sigortalı olmayan kadınların çoğu, eşleri ya da babaları üzerinden sosyal güvenlikten yararlanabiliyor. Böylece çalıştıkları halde yasal ifadeyle ‘bakmakla yükümlü olunan kişi’ olarak tanımlanan kadınlar, hanedeki erkeğe bağımlı hale geliyor.

■ Kayıt dışı çalışan kadınların bir kısmı, yakınları üzerinden sigortalı değilse, gelir testi yaptırmamışsa ve cebinden prim ödemiyorsa sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor.

■ Sigortasız çalışma, kadınları birçok temel haktan yoksun bırakıyor. Yaşlandıklarında emekli aylığı, işsiz kaldıklarında işsizlik ödeneği, hasta olduklarında geçici iş göremezlik ödeneği, annelik sürecinde annelik ödeneği, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle çalışamaz hale geldiklerinde sürekli iş göremezlik ödeneği, herhangi bir nedenle malul hale geldiklerinde malullük aylığı alamıyor.

■ Sigortasız kadın işçilerin önemli bir kısmı asgari ücretin altında çalıştırılıyor. Fazla mesai ve tatil günü ücreti alamıyor, çok daha kolay işten atılıyor. Sendika üyesi olamıyor.