Gözaltına alınan Cumartesi Anneleri serbest bırakıldı..!

Cumartesi Anneleri/İnsanları, “Kayıplar bulunsun, kaybedenler yargılansın” şiarıyla 900’uncu hafta eylemini Galatasaray meydanında gerçekleştirmek istedi. Valilik tarafından yasaklanan meydana girişlere bir kez daha izin verilmedi. Polis, birçok kişiyi gözaltına aldı. Akşam saatlerine doğru gözaltına alınanlar serbest bırakıldı.

Cumartesi Anneleri/İnsanları kayıplarının akıbetini sormak için sabah saatlerinde Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Eyleme İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin ve Öztürk Türkdoğan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Züleyha Gülüm, Zeynel Özen, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ile çok sayıda kişi katıldı.

Bu sırada polis, kalkan kurarak açıklama yapılmasına izin vermedi. Milletvekilleri, polis saldırısıyla karşı karşıya kalan Cumartesi Anneleri/İnsanları ve gazetecilere destek için alanda yer aldı.

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın bu haftaki açıklaması şöyle:

“Biz dünyanın en barışçıl, en haklı mücadelesini yürüten anneleriz, evlatlarız, kardeşleriz, torunlarız, hak savunucularıyız… Galatasaray’da yaşlanan, Galatasaray’da büyüyen, Galatasaray’da doğanlarız. Devletin varlığını inkar ettiği sevdiklerimizi fotoğraflarıyla Galatasaray’ da yaşatanlarız Galatasaray’ı mekansız bırakılan sevdiklerimize mezar yeri yapanlarız. İşte bu yüzden Galatasaray bizimdir!”

Gözaltına alınanlara için İnsan Hakları Derneği açıklamalar yaptı. Akşam saatlerine doğru gözaltına alınanlar serbest bırakıldı.

Devletin gözaltında kaybettiği sevdiklerimizi arıyoruz, Galatasaray bizim arayışımızın mekanıdır. Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizin başına geleden herkes bilsin ve bir daha asla yaşanmasın istiyoruz; Galatasaray bizim hakikat mekanımızdır Kaybedilen sevdiklerimiz ve onlara yaşatılanlar unutulmasın, tarihe not düşülsün istiyoruz; Galatasaray bizim hafıza mekanımızdır. İşte bu yüzden Galatasaray bizimdir!

Sevdiklerimizi bizden alan zihniyetin devamcısı kendi yasalarını bile yok sayarak Galatasaray’ı da bizden almak istiyor. ‘Sevdiklerimiz nerede?’ çığlığımıza hukukla, adaletle cevap vermek yerine dört yıldır karşımıza copla, kalkanlar dikiliyor. Ama yanılıyorlar, evladını arayan bir anneyi, serdi arayan bir eşi, anne babasını arayan bir evladı, ablasını-ağabeyini arayan bir kardeşi, delesini-ninesini arayan birini kimse korkutamaz. Çünkü onların maruz kaldıklarından daha korkunç bir uygulama henüz icat edilmedi. 900. haftamız nedeniyle bir kez daha hatırlatıyoruz: Ne yaparsanız yapın, ‘Evlatlarımız nerede’ diye haykırmaktan asla ama asla vazgeçmeyeceğiz. Ne yaparsanız yapın, ‘Evlatlarımızı kaybedenler cezasızlık zırhıyla korunman, bağımsız bir yargı önünde hesap versin!’ Ne yaparsanız yapın Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz. Ne yaparsanız yapın, insanlığın vicdanında Galatasaray bizimdir.”‘Kürt müsünüz!’ deyip işkence yaptılar..!
Derik’ten Türkiye’ye geçmeye çalışan 2’si çocuk 3 sivile, asker ‘Kürt müsünüz’ sorusundan sonra ağır işkence yaptı
Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırı sinyali veren Türkiye, sınır hattında yine sivilleri hedef aldı. Hesekê’ye yakın Amude kentinden Türkiye’ye geçmeye çalışan 2’si 16 yaşında, biri 18 yaşında üç sivil, sınırda askerlerce yakalanarak ağır işkenceye uğradı. Yaşadıklarını anlatan 16 yaşındaki Dilyar Mecid Süleyman, “Bayıltana kadar dövüyorlardı. 2 defa bayıldım. Yaklaşık 1 saat kadar sürdü. Odunla, demir boruyla bizi dövdüler” dedi.
6 ayda 12 ölüm
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), askerlerin Amuda kırsalından Türkiye’ye girmeye çalışan üç genci yakalayarak ağır işkence yaptığını duyurdu. Askerler, işkence sonrası gençleri Suriye topraklarına geri gönderdi. SOHR, 2022’nin başından bu yana, Suriye’nin Türkiye sınırına yakın bölgelerinde askerlerin üçü çocuk olmak üzere 12 kişiyi öldürdüğünü ve üçü çocuk 20 sivili de yaraladığını kaydetti.
‘Demir boruyla dövmüşler’
Rûdaw’a konuşan 18 yaşındaki Dildar Mecid Süleyman ve kardeşi 16 yaşındaki Dilyar Mecid Süleyman ile 16 yaşındaki Malek Hetman, Türkiye’ye geçmek istediklerini ve oradan Avrupa’ya gitmek istedilerini, ancak Türkiye tarafında askerlerin kendilerini yakaladıklarını belirtti. Amude’ye bağlı Sincak Sadun köyünden olan 3 genç ardından elbiselerinin çıkarttırıldığını, çıplak soyulduklarını, dövüldüklerini ve arkasından da işkenceye maruz kaldıklarını aktardı.
İşkenceye uğrayanlardan Dilyar Mecid Süleyman, “Ben, ağabeyim ve bir arkadaşım buradan sınıra gittik, duvarı geçtik. Kurşun attılar ve bizi bir köprünün olduğu yere götürdüler. Ardından bizi dövmeye başladılar. Akşam saatleriydi. Bizi fark etmişlerdi. ‘Kürt müsünüz, Suriyeli misiniz’ diye sordular. Ardından Müslüman mısınız diye sordular, sevindik. Herhalde bizi bırakacaklar diye düşündük. 2 defa bayıldım. Bayıltana kadar dövüyorlardı. Yaklaşık 1 saat kadar sürdü. Odunla, demir boruyla bizi dövdüler. Sonra bizi oraya attılar, kendimize geldik. Bir çadır vardı, Amude yolunu sorduk ve sonrasında da hastaneye gittik. Şu anda ayağım kırık, başımın arka tarafında dikişler var” dedi.
‘Güvenli bölge’de 3 kişi kaçırıldı
Türkiye’nin “güvenli bölge” dediği yerlerde de insan kaçırma, işkence, yağma devam etti. ANHA’nın haberine göre Türkiye ve ona bağlı paramiliter güçlerin ele geçirdiği Efrîn’in Bilbilê ilçesine bağlı Zivingê köyünde, Ceyş El İslam paramilter grubun Mesûd İsmail Mendo (Azad) adlı yurttaşı kaçırdı. 43 yaşındaki Mendo’nun nereye götürüldüğü öğrenilemezken, Mendo’nun karıştığı bir trafik kazası gerekçe gösterilerek kaçırıldığı belirtildi. Trafik kazasında kimseye zarar gelmediğini belirten görgü tanıkları, paramiliter grupların buna rağmen kazayı bahane ederek Mendo’yu kaçırdığını söyledi. Yine MİT’in Efrîn’de kendi oluşturduğu yerel meclis üyesini kaçırdığı kaydedildi. Efrîn İnsan Hakları Örgütü’nün açıklamasına göre, Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlileri, Bilbil yerel meclis üyesi Muhammed Esad Kasım’ı kaçırdı. Bilbil’e bağlı Qurne köyünde yaşayan Muhammed Esad Kasım, bir aydan fazla bir süredir MİT’in kurduğu Bilbil Yerel Meclisi için çalışıyordu. MİT’in alıkoymasının ardından Kasım’dan haber alınamıyor. Girê Spî’de de kente 3 yıl sonra geri dönen Hesan Ehmed Necim El Şewaz (30) adlı yurttaş, paramiliter gruplarca kaçırıldı. Kaçırılan yurttaşın El bû Cabir aşiretinden olduğu öğrenildi. Kaynaklar, Hesan’ın üç yıldır Türkiye’de çalıştığını söyledi. Evine dönen Hesan’ın paramiliter gruplar tarafından kaçırıldığı ve serbest bırakılması karşılığında fidye istendiği belirtildi. Türkiye’nin “güvenli bölge” dediği yerlerde sık-sık insan kaçırma, tehdit, işkence, fidye ve öldürme gibi birçok suç yaşanıyor.