FETÖ’cü asker: Alevilerin İhraç Edilmesi Ya da İstifa Etmesi İçin Her Şeyi Yaptılar..!

15 Temmuz odu güdümlü darbe girişimin ardından gözaltına alınan askerlerin ifadesi alındıkça, İslamcı faşistlerin TSK içindeki Aleviler’i nasıl ihraç edip, istifaya zorladıkları da bir bir açığa çıkıyor.

Darbe girişimiyle ilgili ifadesine başvurulan 135. MAK ve İHK Filo Komutanlığında görevli Astsubay K.L, oldukça önemli bulundu ifadelerde bulundu.

Fethullahçıların TSK birimleri içerisinde en etkin bulunduğu yerlerin Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile MAK timleri olduğuna değinen K.L, 42. MAK Tim Komutanı Hava Piyade Kıdemli Başçavuş Aydoğan Dirik’in darbe kalkışması sonrası üzülerek, “Bundan sonra Aleviler güçlenir artık.” diye tepki gösterdiğini bildirdi. Yine Hava Piyade Kıdemli Başçavuş Erdoğan Durgun’un birlik içerisinde sürekli mezhep ayrımcılığı yapıp personeli birbirine düşürdüğünü söyleyerek, “Bir keresinde şahit olduğum olayda, bu kişinin filo komutanı Kurmay Yarbay İrfan Alkan’ı bağırarak azarladığını duydum. Bu olay da gösteriyor ki FETÖ/PDY yapılanması içerisinde önemli bir yere sahip. İnternet sitelerine düşen videoda Ankara Akıncılar 4. Ana Jet Üs Komutanlığı önünde toplanan sivil halka ateş ederek 12 sivilin öldürülmesi olayına karışan kişilerden birisidir.” diye konuştu.

K.L. ordu içindeki İslamcı faşistlerin nasıl Alevi düşmanlığı yaptığını şöyle anlatmaya devam ediyor:

Alevilerin ihraç edilmesi ya da istifa etmesi için her şeyi yaptılar

“2002 yılından MAK timlerinin birleştirildiği 2014’e kadar söz konusu kişiler sürekli toplantılar ve sohbetler yaparak bizleri ikna etmeye çalıştı. Hatta 2008’de İzmir çiğli 2. Ana Jet Komutanlığındaki kursta bulunurken benim gibi kursiyerleri ve birlik personelini bir kahvehanede topladılar. Birlik ve beraberlik üzerine biraz nutuk atmışlardı. Zekeriya Kuzu, ‘Hepimiz bir arada olmalıyız. İçimizde bulunan Alevi kökenli personel, sisteme ve ahlakımıza zarar vermektedir. En kısa zamanda Aleviler ve diğer ahlaksız kişiler aramızdan atılarak, 9 bölgede faaliyet gösteren timlerimizin iki bölgede toplanması gerekiyor‘ gibi cümleleri uzun uzadıya söylemişti. Bu tür toplantıları da 2014’e kadar sık sık yaptıklarını biliyorum.

Bu süreçte Alevi, gitar çalan, kız arkadaşı olan ve Alkol alan personeli Facebook hesaplarından takip ederek, yaşam tarzları kendilerinden farklı olan bütün personeli gerek idari, gerek adli soruşturmalara konu olan uydurma bahanelerle meslekten ihraç ettirmişler veya istifaya zorlamışlardır. Bu iki uzaklaştırma yolunu yapamadılarsa pasif görevlere atayarak, sadece FETÖ/PDY mensubu olmaları şartıyla çok sayıda vasıfsız, elinden bir iş gelmeyen kişileri TSK’nın en gözde timleri olan MAK timlerine alıp kendilerine mutlak itaati sağlamışlardır.”

Hatırlanacağı üzere, 12 Eylül darbecisi faşist Kenan Evren’in, döneminin Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki’nin imzasını taşıyan bir mektup TBMMM darbe komisyonunda yayınlanmıştı hatırlarsanız. Mektupta Küçüktiryaki “Türkiye’de Alevi-Kızılbaş soykırımını devlet adına başlatan benim” diye övünüyordu.

Darbeci Kenan Evren’in resmi arşivinde tutulan mektupta, 12 Eylül döneminin Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki’nin, “Yavuz Sultan Selim’den sonra en büyük Alevi Kızılbaş düşmanıyım”,“Malatya il merkezindeki 40 bin Alevi’ye kan kusturdum”, “Türkiye’de ilk defa resmi olarak Alevi soykırımını devlet adına başlatan benim” ifadeleri yer almıştı.

Tıpkı Kenan Evren gibi İslamcı faşist Fethullah Gülen’de, gerçekleştirmek istedikleri tüm planlarında Alevileri bir tehdit olarak görmüştür.

Alevilerin, Fethullah Gülen’in ve AKP iktidarının Aleviler üzerinde uygulamak istedikleri tüm projelere karşı çıkmaları boşuna değildir. Aleviler inançları gereği nerede bir devrimci isyan varsa, nerede haksızlığa ve zulme karşı başkaldırı varsa orada mazlumun safında yer almışlardır. Bu nedenle hep faşist dinci gerici egemen güçlerin hedefinde olmuşlardır.

Özellikle 12 Eylül darbesiyle başlayan, AKP iktidarında açıkça yapılan, bütün kamu kurumlarında, TSK’da Alevilerin tasfiye edilmesinin nedeni de bu olsa gerek.