TFF
2’nci Lig’de mücadele eden Somaspor, önceki gün kendi saha ve seyircisi
önünde Bursaspor’u konuk etti. Karşılaşma sırasında bir grup Bursaspor
taraftarı, Kürt siyasetinin simge isimlerinden Leyla Zana’yı hedef alan
küfürlü sloganlar attı.
Sosyal medyada paylaşılan
görüntülerde, taraftarların dakikalarca küfürlü tezahüratlarını
sürdürdüğü görüldü. Görüntüler, sosyal medyada büyük tepki çekti
Olayın ardından çok sayıda kişi, Leyla Zana’ya yönelik küfürlü ve ırkçı tezahüratları kınadı.
PERVİN BULDAN: BU DİLİ REDDEDİYORUZ
Meclis Başkan Vekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, konuya ilişkin açıklama yaparak, şu ifadeleri kullandı:
“Küfürle,
hakaretle ne futbol savunulur ne de değerler. Leyla Zana’ya yönelik bu
dili reddediyoruz. Spor, düşmanlık değil saygı üretmelidir. İnsan onuru
her şeyden önce gelir.”
Özgür Kadın Hareketi (Tevgere
Jinên Azad- TJA) da yazılı bir açıklama yaparak, Leyla Zana’ya yönelik
tribünlerden yükselen çirkin, aşağılayıcı ve ırkçı sloganların kabul
edilemez olduğu belirtti.
TJA: BİLİNÇLİ BİR SALDIRI
Söylemlerin
münferit’ olmadığını ve ‘bilinçli, organize ve örgütlendirilmiş bir
saldırının ürünü’ olduğunu vurgulayan TJA, “Söz konusu saldırı, faşist
zihniyetin Kürt halkının varlığına, iradesine ve onurlu mücadelesine
yönelik tarihsel inkâr ve imha politikalarının tribünler üzerinden
yeniden üretilmesidir” ifadelerini kullandı.
‘FAŞİST REFLEKS TRİBÜNLERDE SAHNEYE SÜRÜLDÜ’
Leyla
Zana şahsında hedef alınanın Kürt halkının kolektif hafızası ve
özellikle ‘kadınların direniş geleneği’ olduğunu belirten TJA
açıklamasında devamla şu ifadelere yer verdi:
“Binlerce
evladını kaybeden, köyleri yakılan, zorla yerinden edilen, faili
meçhullerle yok edilmeye çalışılan, cezaevlerinde sistematik işkenceye
maruz bırakılan Kürt halkına karşı yürütülen devlet aklının ve faşist
reflekslerin bugün tribünlerde örgütlü biçimde sahneye sürüldüğünü
görmekteyiz. Tribünlerde atılan bu sloganlar, ‘taraftar tepkisi’ olarak
geçiştirilemez. Bu söylemler; belirli odaklar tarafından bilinçli
biçimde yönlendirilmiş, kışkırtılmış ve planlanmış bir linç
politikasının parçasıdır. Spor alanları, halklar arası düşmanlığı
körüklemenin, ırkçılığı meşrulaştırmanın ve Kürt halkına yönelik nefret
suçlarını yeniden üretmenin mekânı hâline getirilmektedir. Bu durum
futbol ahlakı ve spor etiğiyle bağdaşmadığı gibi, doğrudan politik bir
saldırı niteliği taşımaktadır.
KURUMLARA ÇAĞRI
Biliyoruz
ki, Leyla Zana’ya yönelen bu saldırı aynı zamanda Özgür Kadın
Mücadelesine yöneliktir. Kürt kadınlarının siyasette, yaşamın her
alanında ve barış mücadelesinde üstlendiği öncü rol, faşist zihniyetin
en büyük korkusudur. Bu nedenle hedef alınan yalnızca bir kadın
siyasetçi değil; kadın özgürlük mücadelesinin kendisidir.
Barış
ve Demokratik Toplum tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemde, faşist
grupların yeniden sahaya sürülmesi tesadüf değildir. Bu saldırılar;
toplumsal barışı sabote etmeyi, halklar arasındaki demokratik birlik
umudunu zayıflatmayı ve korku iklimini yeniden hâkim kılmayı
amaçlamaktadır. Ancak bilinmelidir ki, bu karanlık zihniyete boyun
eğmeyecek; onurlu barış, eşitlik ve özgürlük mücadelesinden
vazgeçmeyeceğiz. Bu saldırıyı gerçekleştirenleri, buna zemin
hazırlayanları ve sessiz kalan tüm kurumları açıkça sorumluluk almaya
çağırıyoruz. Irkçılığa, faşizme ve örgütlü nefret saldırılarına karşı
mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha duyuruyoruz.”
NAHİT EREN: NEFRET DİLİ STATLARA BİLİNÇLİ TAŞINIYOR
Amedspor
Kulübü Başkanı Nahit Eren de Leyla Zana’ya yönelik yapılan küfürlü
tezahüratları kınayarak, nefret ve ayrımcı dilin bilinçli bir şekilde
yeniden statlara taşındığını belirtti.
Sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yapan Eren’in paylaşımı şöyle:
“Somaspor–Bursaspor
karşılaşmasında Kürt siyasetinin ve toplumunun önemli bir değeri olan
sevgili Leyla Zana’ya yönelik küfürlerin hangi saikle yapıldığının
farkındayız.
Nefret ve ayrımcı dil, son zamanlarda
yeniden statlara bilinçli şekilde taşınmaktadır. Yaşananları ülke
gündemimden bağımsız düşünmemek gerekir.
Bu tehlikeye
daha önce de dikkat çektiğimiz halde hiçbir engelleyici tutum maalesef
alınmadı. Yetkilileri bir kez daha bu tehlikeye karşı uyarıyor ve
gerekli önlemleri almaya davet ediyoruz.
Birlikte yaşam kültürünü hedefleyen bu çirkin saldırıyı gerçekleştirenleri kınıyorum
Halkın Birliği Devrimci Halkın Birliği