Emekçilere ve Devrimcilere Yılgınlıkta İnanç ve Umut Olan Devrimci Şair Adnan Yücel..!

Temmuz sıcağının doğayı kavurduğu bir günde Çukurova’da toprak çatlarken yitirdik Adnan Yücel’i.Bir deprem çağının birden biresinde göçüp giderken birdenbire dağ gibi mısraları kaldı acılı yüreklere.

şair, yazar, araştırmacı ve öğretmendi.

Kah Cudi’nin gözleriyle Cizre ye bakar

kah bir kavalın inceliğinde bir çiçeği okşardı enternasyonalce. Soframda kaval sesinde peyniri zeytini ve biberi okşamıştı.

Dünyaya biraz da mor bakmıştık onun gözlerinden. Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek te koca bir tarihe tanıklık etmişti.

Toprağın ilk kez nasıl çitlerle çevrildiğini topraklıların tanrılaşırken topraksızların nasıl köleleştiğini öğrenmiştik mısralarında. Yaşamı boyunca yüreği işçi sınıfı ve ezilen halklardan yana atan devrimci şair Adnan Yücel’in aramızdan ayrılışının üzerinden 20.yıl geçti.

Adnan Yücel 1953 yılında Elazığ’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. 1976’da Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans, 1980’de Ankara Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimlerini tamamladı. Elazığ ve Ankara’da edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yaptı. 1987’de Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğretim görevlisi oldu ve 2002 yılında emekli oluncaya kadar bu görevini sürdürdü. Yücel, 24 Temmuz 2002’de yaşamını yitirerek kavga da ölümsüzleşenler arasındaki yerini aldı.

Şair Adnan Yücel yalnızca devrimcilere değil, aynı zamanda tüm işçi ve emekçilere mal olmuş bir şairdi. Şiirlerinde mücadeleyi ve devrimi, toplumsal sorunları ve toplumun devrimci dönüşümünü yansıttı. “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” isimli şiir kitabında 12 Eylül’le birlikte yaşanan ihanetlere, yenilgi ruh haline, topluma yayılan umutsuzluğa saldırdı. Bunu yaparken de inatla davaya ve devrime bağlılığı savundu, mücadeleyi ve direnişi yüceltti. “Ateşin ve güneşin çocukları” adlı şiir kitabında ise Kürt halkının özgürlük mücadelesini ve direnişini anlattı.

Sonra umudu hep sıcak tuttu sobanın üzerindeki çay gibi.

Ateşin ve güneşin çocuklarında bin yılın ağıtını yaktı.

Adem’den öncede akan o iki nehrin köpüklerine bindirip okuyucuyu koca bir tarihe tanıklık ettirdi.

Adnan Yücel şiirlerinde yüzeysellikten ve kuru anlatımdan uzak, derin araştırmalardan süzülerek ortaya çıkan devrimci bir tarz kullandı.

1970’li yıllarda Cumhuriyet, Yeni Halkçı ve Demokrat gazeteleri ile bazı sanat dergilerinde yazan Yücel; “Acıya Kurşun İşlemez”, “Ateşin ve Güneşin Çocukları”, “Bir Özlem, Bir Tutku”, “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”, “Karacaoğlan’ın Yaşamı, Çağı, Kişiliği, Sanatı, Seçme Şiirleri”, “Çukurova Çeşitlemeleri”, “Sular Tanıktır Aşkımıza”, “Soframda Kaval Sesi” ve “Kavgalara Sözlenen Sevda” isimli yapıtlarını kavga mirası olarak bizlere bıraktı.

Ölümünün 20. yılında devrimci şair Adnan Yücel’in anısı önünde saygıyla eğilirken, sözü bir kez daha onun devrimci dizelerine bırakıyoruz:

SEN YÜRÜRSÜN RÜZGÂR YÜRÜR

Sen yürürsün rüzgâr yürür
Sabahlar sığmaz olur gözlerine
Her adımda çözülür bir karanlık
Şafaklar çiçek sunar ellerine
Gün tutuşur
Dağlar aydınlanır
Yeniden canlanan bu yaşam
Türküler dizer saçının tellerine.

Sen yürürsün rüzgâr yürür
Alıp savurur beni saçların
En kalabalık alanlara götürür
Bir cellat çıkar apansız
Bir fidan yeşermeden çürür
Ve kana bulanan ırmaklar
Baştan başa geçer kentleri
Kan temizlenir cellat ölür.

Sen yürürsün rüzgâr yürür
Mahpuslar soluğunla umutlanır
Toprak çatlar
Gökyüzü bıçak bıçak şimşeklenir
Görkemli bir yürüyüş başlar içimde
Ve bir tan vakti
Kırılır bütün güzellik yasakları
Ağaçlar aşk açar bahçelerimde.

Sen yürürsün rüzgâr yürür
Dallar eğilir
Yapraklar secde eder yürüyüşüne
Sular kabarıp dalgalanır
Köpüklü başlarıyla selamlar seni
Ne tanrılar kalır önünde
Ne beyler ne krallar
Seninle yazılır en büyük destan
En güzel tarih seninle başlar.

Sen yürürsün rüzgâr yürür
Bir sevinç boylanır dünyada
Çocuklar korkusuz büyür
Kan boğulur susar
Dokunup geçtiğin her kuraklık
Yemyeşil bir vadiye dönüşür
Sen yürürsün rüzgâr yürür
Bizi bu deprem günlerinde
İnan ki bir şiirsiz yaşamak
Bir de sensiz savaşmak öldürür.
Adnan Yücel