Emeğin Sermayeye Karşı Başkaldırının Sesi 8 Mart Yaklaşırken..!

165. yıldönümünde, Amerikalı tekstil işçisi kadınların kanlarını dökerek armağan ettikleri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, daha şimdiden bütün kadın ve erkek emekçilere kutlu olsun!

2022 yılını, faşist diktatörlüğün baskılarını ve siyasal engellerini hiçe sayarak sömürüye ve devlete karşı mücadele içinde geçiren işçi kadınlar; sendikal haklar için devletle, yasalarla çatışmayı göze alan memur kadınlar; ulusal boyunduruğu vahşi katliamlarla yaşamamak için başkaldıran Kürt kadınları, 8 Mart emeğin sermayeye karşı mücadele günü hepinize kutlu olsun! Vahşi emperyalist savaşa karşı çıkarak, halkların barış ve özgürlüğe ulaşması için mücadele eden kadınlar, 8 Mart başkaldırı gününüz kutlu olsun! Demokratik üniversite kavgası veren öğrenci kadın; özgürlük tutsağı kadınlar 8 Mart hepinize kutlu olsun!

Emperyalist/gerici savaşın yıkıntıları altında kalan Suriyeli, Ukraynalı, Filistinli ve Kürdistanlı kadınlar, 8 Mart başkaldırı gününüz kutlu olsun. Dünyanın ezilen ve sömürülen, 2. sınıf insanı olarak görülen Avrupa da, Afrika’da, Asya’da, Amerika’da mücadele eden işçi ve emekçi kadınlar, 8 Mart gününüz kutlu olsun!

Bugün emperyalist savaş ve paylaşım masasının yeniden kurulduğuna tanıklık oluyoruz. Rus emperyalizmi arka bahçesi sağlamlaştırmak için Ukrayna’ya işgal savaşı açarken, bütün dünya halklarının baş düşmanı ABD emperyalizmin önderliğinde önderliğinde kan emici emperyalistler ve işbirlikçi devletler, aç kurtlar gibi Ukrayna’yı savunma adına egemenlik için Rusya’yı kuşatıyor ve kara propagandayla dünya halklarını aldatarak etrafında toparlayarak bölgede egemenliğine meşruiyet sağlamaya çalışıyor. Kuşku yok ki Ukrayna somutunda yaşanan savaşın acısını en çok yoksullar, çocuklar ve kadınlar yaşıyor ve yaşayacaktır.

Katliamların ve tecavüzlerin ilk hedefi, gene kadınlar oluyor. Ücretli kölelik sistemi kapitalizm en çok dünya proleter kadınlarını ezip sömürmeye devam ediyor. Ezilen dünyanın en ezileni yarı sömürgelerin kadınları, kapitalist köleliğin yanında, feodal-dini gericiliğin boyunduruğu altında inlemeye devam ediyor.

Dünyanın bütününde kadın cinselliği en büyük sömürü kaynaklarından biri olmaya devam ediyor: kadın vücudu reklam ve fuhuş sektörünün ana sermayesi olmayı sürdürüyor. Bütün dünyada, erkek egemen toplumların ikinci sınıf vatandaşları kadınlar, çifte sömürü ve baskının muhatabı olmayı dünyanın dört bir yanında açlığın, yoksulluğun, sefaletin, baskı ve terörün en büyük payı kadınlara düşmeye devam ediyor. “Uygar dünyanın uygar efendileri” dünyayı kan ve ateşe boğarken, ikinci sınıf kadın statüsünü sürdürmek için de canla başla çalışıyorlar.Öte yanda, sınıfsal ve ulusal savaşımların yükseldiği her yerde emperyalizme, faşizme ve sermayeye karşı; kadının cins olarak ezilişinin olduğu her yerde, kadının ezilmişliğine karşı savaşımlar sürüyor.

Ezilen işçi ve emekçi kadınlar, emperyalizme, işbirlikçi rejimlere, kapitalist sömürüye, faşizme ve sömürgeciliğe karşı savaşım saflarını her geçen gün genişletiyorlar. Böylece hem ikinci sınıf konumunun esas temellerine saldırıyorlar ve hem de taştıkları “kutsal eşiğe” bir daha esir olmamanın bilincine varıyorlar. Böylece her geçen gün kadının ezilmişliğinin değişik türlerine karşı savaşım güçlerini arttırıyorlar; örgütlenmelerini ilerletiyorlar. Kadınlar gerçek kurtuluşun yolunu zorlarken, bugünkü durumlarında iyileştirme tedbirlerini de erkek egemen toplumlara, bağımlı oldukları erkeklere ve iktidarlara dayatıyorlar. Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da ezilen kadınlar, tüm faşist baskı ve engellere rağmen sınıfsal ve ulusal savaşımın kitle gücünü sürdürdüler. Aynı zamanda, faşist diktatörlüğün “Milli aile” dediği faşist-ırkçı aile ve kadın tipi planlarını bozguna uğratmak için mücadele ettiler. İstanbul Sözleşmesinin gasp edilmesine karşı cepheden savaşım yürüttüler. Bu bir yılda demokratik kadın dernekleri ve devrimci kadın mücadele güçleri, önemli etkinlikle gösterdiler; kadın mücadelesinin önündeki engellere karşı önemli mücadeleler verdiler. Özel kadın çalışması ve özel kadın çalışmasının gerekliliği açısından belli bir mesafe kat ettiler, 2022 yılı için güç biriktirerek giren işçi ve emek kadınlar, kadın dernekleri, komünist ve devrimci kadınlar, yeni dönemde daha yaygın kadın örgütlenmeleri, daha zengin kadın eylemliliği yaratabilecek durumdalar. 2021. yılının birikimlerinden yararlanarak, 2022 yılında, “kadın kitlesini devrim ordusunun yarısı “ “kadınları partinin eşit üyeleri yapma” temel anlayışına göre, çalışmalara hız vermek, komünist kadınların başat görevleri arasında durduğunu unutmadan 8 Martta her yerde alanlarda olmalıyız.

Yaşasın emekçi Kadınların Eşitlik ve Özgürlük Mücadelesi..!

Bir Gün Değil Her Günü 8 Mart ..!

Kadınlar devrim İçin Ayağa Kalkıp Örgütlenip Kavgayı Her Alanda Harlayalım..!

Kadınlar Katılmadan Devrim Olmaz Devrim Olmadan Kadınlar Kurtulmaz..!