DR HAYDAR KAYA’YI KAYBETTİK.

YAŞADIM DİYEBİLMEK….
Yukarıya baktığımız zaman,
Güneş gizlemiyorsa gökyüzünü sizden,
Ve kıyılarımızda çekilip gitmiyorsa deniz,
Terk eden sevgililer gibi
Islak ve kanatlarını çatıya bırakıp
kaçmıyorsa kuşlar,
Ve apak karınlarındaki dinamit
Yaralarınızı sofranızdan saklıyorsa balıklar
Ve korku sarısı yüzlerinize,
Birer tokat gibi inmiyorsa şafaklar,
Birileri evet birileri yaşadığımız bugünlerin
diyetini ödediği içindir…
Uzun yıllar Devrimci Halkın Birliği’nin mücadelesine omuz vermiş ve uzun yıllardan bu yana hala devrim ve sosyalizm olan inancını koruyan Dr. Haydar Kaya’yı 08.07.2011 tarihinde kahrolası kanser hastalığında İstanbulda kaybettik. Güzel insanlar atlarına binerek el sallayarak gidiyorlar, birer birer. En son Haydar yoldaşıi Cerrahpaşann ilaç kokan hastane odasında gördüm. tam 32 yıl sonra yeniden merhabalaştık. Artık hatsalığın son aşaması olduğunu bildiği halde yekinip kalkmak istedi, heyacandan gözleri parladı. Kavga günlerinde bahsettik, hastalığın ilerlemiş olmasına rağmen, yoldaşları sordu, mücadelenin gelişimini irdeledi ve eski günlerde umutla bahsetti. 5 dakika izin verilmişti ama sen ve ben bu sınırı kaldırıp yoldaşça 20 dakikakaya yakın sohbet ettik, dün den bugünden ve gelecekten.
Alnında sıkıca sarılıp öpemedim son kez ama mücadele yüklü yüreğinden öptüm, kavgamızın mutlaka zafere ulaşacağı ve bizler görmesekte, bizden sonraki kuşağın bunu mutlaka göreceğini dillendirdik. Çok mutluydun yılların ardından en çok birlikte kavgayı ördüğün yoldaşını görmen senidaha bir mutlu kılmıştı.
Vedalaşırken ilaçların etkisinden kurtulmuş, diri ve canlanmış bir Haydar yoldaş duruyordu karşımda. Ayrılmanın acısı ve üzüntüsüyle son kez baktık bir birimizin gözünün içine , bizim kuşak kavganın zorluğunu omuzlayan kuşak dedin. ortak tanıdıklarımızdan ve bizleri erkence bırakıp gidenlerden bahsettik.
Sen bu hastalığıda yenip halka hizmet etmeye devam edeceğini söyledin. Ama kahrolası kanser hastalığı görüşmemizden iki hafta sonra seni koparıp alı bizde. Daha fazla yararlı olacağın bir zamanda kaybettik seni, tıpkı diğer yoldaşlar gibi.
Sen rahat uyu kavgamıızn her daimi omuzdaşı Haydar yoldaş. Umutların ve ideallerin elimizde kavgamızda ışık ve elimizde bayrak olmaya devam edecektir. Düşenlerin kavga yüklerini omuzlayarak devrim ve sosyalzimin zaferei için yüryeceğiz zafere.
1955 yılında Malatyanın Kürecik kazasında yoksul bir aile çocuğu olarak dünyaya gelen ve daha küçük yaşlarında İbrahim Kaypakkaya yoldaşın yenilmeyenlerin bolşevik ordusu saflarında kavgaya atılan ve gençlik döneminde aktif sorumluluklar üstlenen, devrime ve sosyalizme olan inancını her daimi tazelemiş, ölürken bile sosyalizme olan inancını ayakta tutmasını bilen Haydar Yoldaşı saygıyla anıyor ve mücadelesini zafere dek sürdüreceğimize söz veriyoruz.
DHB’den Bir Yoldaş