Demokratik kitle örgütlerinden Sivas Katliamı duruşmasına çağrı..!

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), 10 Ekim Derneği, Suruç Aileleri İnisiyatifi, Ankara Dersimliler Derneği ve Ankara Vartolular Derneği, yarın görülecek Madımak Katliam davasına ilişkin basın toplantısı düzenledi.

DAD Ankara Şube binasında yapılan basın toplantısında, Madımak Katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankart asıldı. Toplantıya Hakların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, HDP Ankara İl Örgütü ve Kürdistan Komünist Partisi (KKP) yöneticileri katıldı.

Hazırlanan ortak basın metnini okuyan DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabulut, Madımak Katliamı davasının 28 yıldır sürmesine rağmen gerçeklerin ortaya çıkmadığını, katliamın gerçek suçlularının yargılanmadığını söyledi.

KARABULUT: KATLİAMLARIN ÜZERİ KAPATILAMAZ Maraş, Çorum, Malatya katliam davalarının zamana yayıldığına dikkat çeken Karabulut, “Davalar karartıldı ve unutturuldu. Tarihin tozlu sayfalarında Madımak Katliamının da üzerini örtmesini istemiyoruz. Sadece Madımak katliamı değil, Roboski, Suruç, 10 Ekim Gar Katliamı, Hrant Dink ve diğer katliamlarla da yüzleşilsin istiyoruz. Yüzleşmek, hak ve hakikatin ortaya çıkmasıdır. Devlet, yaptığı tüm katliamlarla yüzleşmelidir. Gerçek suçlular yakalanıp adalet önünde hesap vermelidir. Bu Katliamlar insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. Bu suçlarda zaman aşımı olmaz. Üzeri kapatılamaz” diye konuştu.

DAVAYA KATILIM ÇAĞRISI Tüm kamuoyunu duyarlılığa davet eden Karabulut, “Hak ve hakikat için, na-hak zihniyete karşı birlik olalım, zalime karşı duralım” dedi. Karabulut, yarın Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmaya katılım çağrısında bulundu.

TİRYAKİ: MAHŞERE BIRAKILMAMALI HDP Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, Türkiye’de yargının adalet sağlamadığını, her yargılanma sürecinde yeni bir adaletsizlikle karşı karşıya kalındığını söyledi. Tiryaki, toplumsal bir barış için, farklı inançtan insanların aynı gök kubbe altında yaşayabilmesi için bu tür davalara ayrıca özel anlam atfetmek gerektiğini belirtti.

COŞGUN: ATEŞİ HALA YAKIYOR 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakine Coşgun, dayanışmanın önemine vurgu yaparak, “Bu davanın gidebildiği yere kadar gitmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız. Muradımız 90’larda işlenen suçlar gibi üzerinin örtülmemesi” dedi.

Hrant

Hrant Dink 14. yılında anılıyor: Buradasın Ahparig..!

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 14. yıldönümünde anılıyor. Bu yıl anma töreni pandemi nedeniyle online olarak yapılsa da Hrant Dink’in katledildiği Sebat Apartmanı önünde sembolik bir anma töreni de düzenlendi.

RAKEL DİNK: ÖLDÜRMEKTEN KİM KAZANMIŞTIR?

Hrant’ın Arkadaşları, anmada sembolik olarak “Buradasın Ahparig” yazan pankartlarını Dink’in katledildiği yere bıraktı. Hrant’ın Dink’in eşi Rakel Dink, öldürüldüğü yere karanfil bıraktı, ardındansa bir konuşma yaptı.

Rakel Dink şunları söyledi:

“154 yıldır buradayız bugün pandemi şartlarıyla acıları ve bilinmezlikleriyle buradayız. Biliyorum ki yürekleri burada çarpanlar çok çoktur. Burası unutturulmak istenen konuların hatırlatıldığı bir yer oldu. Burası acılarda kardeş olmayı öğrendiğimiz yer. Adalet ve doğruluk arayanların bir yer oldu. Bu alan devletin işlediği göz yumduğu sonuçsuz bırakılan cinayetlerin davaların dile getirildiği yer oldu.

“Bir kılıç artığı torunu olarak yüzyıldır yaşadığımız acıları inkar etmek yetmedi sözde soykırım diyerek yalanlarına tüy diktiler. Birilerini acıtıyoruz diye düşündünüz mü? Ermenilere kininiz gerçekten artık yoruyor. Siz hiç yorulmadınız mı, susmak utanç verici. Rab yardımcımız olsun.

“Tekrarlanmaması için sorumluluk, duyarlılık, adalet, doğruluk gerekiyor. İtiraf özür ve tövbe gerekiyor. O kadar çok yaslar, davalar var ki acımızı dile getirmekten utanır olduk. Vatandaşıyla sorunları bitmeyen bir devlet var maalesef. Halbuki öldürmekten kim kazanmıştır? Barış, esenlik, sevgi, iyilik, sevinç varken neden kötülük, neden düşmanlık, neden zulüm, neden savaşlar? Bunlar tanrıya da düşmanlıktır. Temiz eller böyle mi olur? Bu virüs hangi sabunla temizlenir? İnsan onuru böyle mi korunur?

‘DAVAYI NASIL KAPATABİLİRİZ DİYE ÇABALIYORLAR?’

“Eşimin davası 14 yıldır devam ediyor. Bu 14 yılda bir cinayet davasını çözemediler. Çünkü maksat çözmek değil, nasıl kapatırız diye çabalıyorlar. Ama o kadar yere bulaşmış ki hartık paketleyemiyorlar. Yakında davada bitti demeye çalışacaklar. Bittiğinden eminseniz avukatlarımız taleplerinden neden kaçıyorsunuz?

14 yıldır bu ülkede nice ittifaklar kuruldu, bozuldu ona göre bizim dava da renk değiştirdi durdu. İnsan düşünmeden edemiyor acaba bu sefer hangi ittifak kimlere dokunuyor? Basitçe Hrant’ı FETÖ öldürdü demek ‘Ben yapmadım elim yaptı’ demektir. Hrant’ı Ergenekon öldürdü demek ‘Ben yapmadım ayağım yaptı’ demektir. Hangi duvar hangi bina yıkılırsa yıkılsın bu halk bundan iyisini inşa edecektir, inşa edemeyecekse zaten harabedir.”

DEMİRTAŞ: HRANT İÇİN BURADAYIZ

Ardından yine online devam eden açıklamada Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş konuştu. Demirtaş’ın konuşmasının satır başları şu şekilde: “Yıllar geçse de alışmadığımız, alışmayacağımız derin yaramız dostumuz, ağabeyimiz, öz kardeşimiz Hrant için işte yine buradayız. Siz her yıl Hrant için toplananlar, dünyanın dört bir yanında yüreği bizimle atanlar, sadece yitirdiğimiz bir değeri anmıyoruz. Adaleti arıyoruz. Gülüşümüzü kaybettik, yaşam neşemizi kaybettik. Yaslıyız. Arıyoruz işte.

CENAZEMİZ HALA YERDE

“Bitmiyor matemimiz bitmiyor çünkü cenazemiz halen yerde. Bunca omuz yan yana geldik de kaldıramadık cenazemizi. Çünkü ağır, vebali, mirası, vasiyeti ağır. Bulmadan durmayacağız, düştüğü yerden kaldıracağız cenazemizi. Gömmek için değil. Kardeşlik çınarı niyetine toprağa ekmek için. Bütün mesele uzanıp tutmakta buna cüret etmekte. Hrant’a verdiğimiz sözler hala yerini bulmadı. Bunlar bizim suçumuz değil, tüm her şey ortadayken uzanıp tutmaya cesaret edemeyen toplumun öncülerinde. Bütün mesele uzanıp tutmakta. Yılmak yok biz de Hrant’ın yaptığı gibi intikam duyularına teslim olmadan akılla, barışla ve umuda sarılacağız yarına. Bunca kutuplaşmanın içinden sağduyu ile çıkışın yolunu bulmak zorundayız.

YARINLARI EL ELE VEREREK KURALIM

“Bu durumdan kurtulmak aslında basit. Yapmamız gereken şey bir araya gelmektir. Biz kadınlar bu cesaretteyiz. Önce biz kadınlar büyük bir demokrasi ittifakı kuralım. Nefessiz kalmış topluma yol açalım. Yarınlarımızı el ele vererek kuralım. Aksi takdirde Hrant’a verdiğimiz sözleri nasıl tutacağız. Karayı kaldıralım maviyi koyalım, sevgiyi koyalım. Emeğin hakkı için direniyoruz. Bu ülke ve bu topraklar hepimizin. Adilce yaşamak mümkün ve yakındır. İnsan olmaktan nasıl bu kadar uzaklaştık herkesi bir dakika düşünmeye davet ediyorum. Nasıl bıraktık cenazemizi yerde. Gelin ele ele verelim yerde yatanı kaldıralım. Yerde yatanın tek bir kimliği var insan. Ama adı Tahir, Berkin, Ali İsmail, Eren, Ceylan, Yasin, Medeni, Ethem, Uğur, Taybet, Aybüke. Korkmayın, ele verelim omuz omuza verelim. Başarabiliriz, nem gibi vücudumuza bulaşmış bu kötülüğü yara yara aydınlık geleceği kurabiliriz. Umudumuz zulümden büyük, çünkü biz özgürlüğe ant içmiş milyonlarız. Hep birlikte kazanacağız, mutlaka kazanacağız.”

Demirtaş konuşmasının arıdan eşi Selehattin Demirtaş’ın Hrant’ın ölüm yıl dönümüne ithafen yolladığı şiiri okudu.