Özgür Kürsü

Hayata Dönüş Dediler 30 Devrimci tutsağı katlettiler: 19 ARALIK F TİPİ ZİNDAN KATLİAMINI UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ..!

Sol köşesinde dudağının bir titreme Ve yüreğinde bir yerlerde acı hissedersen Kapa gözlerini Uzaklarda bir yerlerde Ateş etrafında halay çeken şahanları düşün Düşün ki; yüreğinin yarısı ordadır Düşün ki; yaşanan yaşanamayan ne varsa Düşün ki; düşünemedikleri, düşünemediklerimiz Boşver serin tut yüreğini Büyümenin koşulu ise sevmek Ve alabildiğince direnmek Büyüme uğruna ödediğimiz bedel Ve yüzümüzdeki ilahi tebessüm giderken ölüme Amansız olmalı …

Read More »

Emekçilerin Devrimci İktidarının Nasıl Kurulur, Nasıl Yaşatılıra ” Kızıl Partizan Tanya örneği…

1942 yılının Ocak ayıydı. Moskova buz kesmişti… Öyle soğuk bir yel esiyordu ki ölüm bile üşüyordu. Moskova yakınlarında bir cenaze töreni; gömülen 18 yaşında bir genç kız. Sessiz sedasız, gencecik bedeninin üstü buzlu toprakla örtülüyordu. Mezarın başındaki tahtada şunlar yazıyordu: Zoya Kosmodemyanskaya. Peki kimdi bu Zoya Kosmodemyanskaya, niye ölmüştü? Zoya, “yaşam” demekti. 1923 doğumluydu. Rusya’da eğitimli bir ailenin kızıydı. Babası …

Read More »

Cemiyet Hayatının Kapıları Kırılınca: İşçi Kulüpleri..!

Bugün ‘kulüp’ dediğimizde aklımızda canlanan manzarayı bir düşünelim? Şehrin kalburüstü takımının gittiği, üyelik gerektiren bir çeşit burjuva sosyalleşme alanlarından bahsediyoruz. Haliyle bu mekanlardaki sosyalleşme şekli de burjuva kültürüne göre şekilleniyor: Tenis kortları, şatafatlı yemekler, pahalı kıyafetlerle ucuz magazin dergilerine verilen pozlar, papyonlu uşaklar…Halk arasındaki tabirle ‘cemiyet hayatının’ yaşandığı bu kulüpler ayrıcalıklı sınıflara ait mekanlar. Ve kökleri de epey eskilere gidiyor.Fakat …

Read More »

Burjuva Medyanın Hızlı Tüketim Çılgınlığı ve Devrimci tutum.!

Günümüzde “iletişim toplumu” kabulü yaşamın abecesi haline gelmiştir neredeyse. Neo-liberal ideologlar, iletişimin yaygınlığına, kitleleri etkileme gücüne, toplumları ve ulusları kaynaştıran, birbirine tanıtan, kültürleri birbirine yaklaştıran özelliğine vurgu yapmaktadırlar. Ancak gelişim, daima ilerleme anlamına gelmemektedir. Medyalar aracılığı ile kültürel yakınlaşma sağlandığı doğrudur. Ama bu yakınlaşmanın egemen düşüncenin egemen kültürün yaygınlaşmasına yol açtığı da bir başka gerçektir. Kitle iletişiminin, toplumun kültür ve …

Read More »

Kaypakkaya’nın Ulusal Soruna Proletarya Enternasyonalizm Yaklaşımı : Kürtler Bir Ulus ve Kendi Kaderini Tayin Hakkı Koşulsuz Bir Haktır..!-

Kemalizm sorununda olduğu gibi, Kürt sorununda İbrahim Kaypakkaya, “Türkiye’de Milli Mesele” başlıklı çalışmasında çeşitli Kürt sorununa dair görüşlerini   kapsamlı olarak ortaya koyar. Kaypakkaya yoldaşın “Türkiye’de Milli Mesele” bağlamında Kürt sorununa dair yaklaşımlarını yeniden hatırlatmakta yarar var.   İ.Kaypakkaya,  Şafak dergisinin tezlerini sıraladıktan sonra eleştirisine şöyle giriyor: “Şafak revizyonizmine göre milli baskı, Kürt halkına uygulanmaktadır. Türkiye’de milli baskı, hakim Türk milletinin hakim …

Read More »

DEVRİMCİ SANATIN USTASI NAZIM HİKMET’İ ANLAMAK

Nazım Hikmet gibi büyük sanatçıyı işçi sınıfının kurtuluşu davasından ayrı ele almak olanaksızdır. Onu, genellikle üstün körü kabul edildiği şekilde salt bir ”büyük şair” diye tanımlamaktan daha anlamsız bir şey olamaz. Ne ki Nazımı tek yanlı bir yaklaşımla anmanın ona her bakımdan zarar verdiği de bir olgudur. Nazımı kendi koşularında koparmadan ama yanlışları, hataları ve zaaflarıyla birlikte anmak ve onun …

Read More »

88.Yılında Zoraki Türkleştirme ve İslamlaştırmanın Adı Dersim Katliamı ?

Katliamların normal karşılandığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Tarihi katliamlarla dolu olan Osmanlı imparatorluğu ve onun devamcısı olmakla övünen Türk devleti, tek ulus tek bayrak , tek din , tek devlet yaratmak için onlarca katilima başvurmuş. Başta Ermeniler olmak üzere Kürtler, Aleviler, Sol ve Sosyalistler devlet tarafında kırım ve zulümden geçirilmiştir. Bu katliamlarından en önemlilerinde biride 4 Mayıs 1937 yılında uygulamaya koyulmuş …

Read More »

1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasında neden ısrarlı olunmalıdır!

Devrimci-demokrat ve ilerici saflarda 1 Mayıs işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele gününün hangi alanda kutlanması gerektiği tartışması öne çıktı. Bazı sendikalar ve meslek odaları başta olmak üzere birçok legalist demokratik ilerici parti ve kurumlar 1 Mayıs’ın Saray rejimi tarafından yasaklanarak engellendiğinden dolayı yeniden 1 Mayıs’ı, 1 Mayıs alanı Taksim’de kutlanmasının gereksiz solcu bir tutum olduğunu öne sürerek, Taksim’de 1 …

Read More »

şçi ve Emekçilerin Eşitliğini Özgürlüğünü Kazanmak, Faşist Saray Rejimini Yenmek İçin, 1 Mayısta Alanları Çıkalım, Taksim Yasağını Parçalayalım..!

1 Mayıs sermaye sınıfı ve faşizmin en çok korktuğu kavga günlerden birisi olmuştur. T.C. devleti kuruluşunda itibaren 1 Mayısı hedef almış ve işçi ve emekçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak yaşatılmasını yasaklamış, 1 Mayısın 1 Mayıs alanı Taksimdekutlanmasını yasaklayarak ve “bahar bayramı “ olarak işçi ve emekçilerin beyninde ve yüreğinde unutturmaya çalışmıştırDünden bugüne önemli gelişmeler yaşansa da ,mücadele sonucu …

Read More »

Değiştirmek ve Dönüştürmek İçin İşçi Sınıfı 1 Mayısta Sınıf Bilincini Kuşanıp Kavgaya Katılmakla Yükümlüdür..!

İşçi Sınıfının Birlik Mücadele ve Dayanışma Günüdür..!1 Mayıs, dünya genelinde işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü olarak kabul edilmekte; çalışan işçi ve emekçilerin ekonomik sosyal ve politik hakları için verilen mücadeleleri, kazanımları ve emeklerinin değerini simgelemektedir. Bu özel gün, işçilerin tarihi mücadelesini ve toplumsal adalet arayışını yakıcı olarak yansıtmaktadır.Tarihsel Gelişim İçinde İşçi Haklarının Gelişim SeyriSanayi Devrimi’nin başlamasıyla birlikte işçi …

Read More »