Bindirilmiş Şeriatçı Kıtalar Sokakları Allah Adına Terörize ediyor..!

Erdoğan intikam almak için darbeyi fırsat bilerek kendi gerici şeriatçı kafa-kol kesen çetelerin önderliğinde Allah adına IŞİD zihniyeti içinde ‘Gezi’sini yaşıyor. Devlet olanakları Erdoğan’ın Saray iktidarı için telefon şirketleri boş durmuyor.Halkın vergileri Erdoğan’ın adıyla 80 milyona telefona kısa mesajlar atılıyor. Meydanlara çağrıldı. Bedavacılar gelebilsin diye tüm ulaşım araçları bedava yapıldı. Meydanlara gidenlere kumanyalar, yemekler dağıtıldı. Peki ne mi oldu?

Allah bilir hangi ödenekten yapılan dev pankart Erdoğan’ın yıkmak istediği Atatürk Kültür Merkezi’ne asılmış, onun etrafında promosyonlu bir Erdoğan’ın ayini düzenlenmişti ama yeterli kalabalık toplanamıyordu. Camilerden okunan selalar, “Haydi çıkın, arada ölürseniz falan şehit sayılacaksınız” mesajları bir türlü yeterli olmuyordu. Polisin üstüne üstüne yürüyerek, gazlara, TOMA’lara direnerek Taksim’e giren 1 milyon kişiyle kıyaslandığında, 10*yada 20 bini bile bulmayan o acayip topluluk hayal kırıklığı yaratıyordu. Valilik iyi çalışmıyor muydu ne? Vali de görevden alındı, yine olmadı.

İzmir’de demokrasi nöbetinde tarihi Saat Kulesi’nin tarihi saatini çalacak kadar paçavralaşmış bedavacılar topluluğu ve AKP militanları baş başaydı. Yaratmak istedikleri kahraman, darbenin sonucu ne olacak belli olmayan o saatlerde sine sine konuşmuştu, iltica talepleri havada uçuşmuştu ya, değil AKM’ye pankart olmak, Anıtkabir’e yatmak bile onu bir ‘şey’ haline getiremeyecekti.

Bu şeriatçı güruhun bunu anlaması ise biraz -sadece biraz- zaman alacak. Emekçilere ve demokrasi için savaşanlara ne kadar zarar verebileceğini ise kestirmek tam olarak mümkün değil.

Ama şimdiden tarihe geçtiği müjdesini verebiliriz kendisine. Darağacında tasmayla demokrasi sancağı sallandırma arzusu duyan ilk kişidir. Hayırlı olsun. Gelecek kuşaklara bir ibret vesikası bırakmıştır…