Berkin elvanı Bilinçlice Katleden Polise 16 yıl 8 ay Ceza Verildi Ama Tutuklanmadı…!

Gezi Parkı direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeği ile yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişin davanın 20’inci duruşması görüldü. Dosyada sona doğru gelinmişken heyet bir kez daha değişti. Mahkeme başkanı tek amaçlarının adil karar vermek olduğunu söyledi.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti sanık polis Fatih Dalgalı’nın müebbet hapisle cezalalandırılmasına karar verdi. Cezada indirim uygulayan mahkeme heyeti sanık polisin 16 yıl 8 ay hapisle cezlandırılmasına karar verdi.

Sanık hakkında tutuklama kararı vermeyen heyet sanık polis için yurt dışına çıkış yasağı konuşmasına karar verdi.

HEYET DEĞİŞTİ, SANIK YİNE SEGBİS İLE BAĞLANDI

Gezi Parkı protestolarının sürdüğü 16 Haziran 2013 tarihinde İstanbul Okmeydanı’ndaki evinden çıkan 14 yaşındaki Berkin Elvan, bir daha evine dönemedi. Polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesiyle ağır yaralandı, yaşam mücadelesinin 269. gününde 16 kiloya düşen Berkin Elvan, 11 Mart 2014 tarihinde yaşamını yitirdi. 8 yıldır adalet için her kapıyı çalan Elvan ilesi ise bugün bir kez daha Çağlayan’da adalet arıyor. Sona doğru gelinen davanım 20. duruşması, Çağlayan 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. Adliye önünde yoğun polis ablukasının yaşandığı duruşma saat 10.35’te başladı.

Savcının ‘bilinçli taksirle öldürmek’ suçundan ceza istediği sanık Fatih Dalgalı daha önceki duruşmalarda olduğu gibi duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, babası Sami Elvan, ablaları Gamze ve Özge Elvan’ın takip ettiği duruşmayı CHP Milletvekilleri Ali Şeker, Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, Sera Kadıgil, Turan Aydoğan, HDP Milletvekili Musa Piroğlu, TİP Milletvekili Barış Atay, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, SOL Parti adına Alper Taş ile çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilci ve siyasi parti yönetici izledi.

Daha önce Berkin Elvan’a ‘terörist’ diyen paylaşımı diyen paylaşımı beğenen Mehmet Galip Perk’in atandığı duruşmada heyetin bir kez daha değişti.

MAHKEME BAŞKANI: ADİL YARGILAMA YAPMAKTAN BAŞKA İŞİMİZ YOK

Duruşmaya yeni atanan mahkeme başkanı, dosyaya yeni atandıklarını ancak dosyayı incelediklerini söyledi. Duruşmanın işleyişine dair bilgi veren mahkeme başkanı, “Adil bir yargılama yapmaktan başka bir işimiz yok. Sadece somut delillere, kanuna ve vicdana uygun karar vermeye çalışıyoruz. Kimsenin şüphesi olmasın” diyerek duruşmayı başlattı.

AKBULUT: BU DOSYADA 14 YAŞINDAKİ BERKİN ELVAN’IN CANI VAR

Ardından Avukat Çiğdem Akbulut söz aldı. Mahkeme başkanının ‘dosyayı okuduk inceledik’ sözlerine dair konuşan Akbulut, ‘dosyayı bir de bizden dinleyin’ diyerek yargılama boyunca yaşananları anlattı. Yaptıkları başvuruların reddettiğini, bu aşamaya kadar iğne ile kuyu kazarak belgelerin elde edildiğini hatırlatan Akbulut, “Bu bizim için çok önemli bir dosya. 14 yaşında bir çocuk öldürüldü. Yaşandığı tarih itibariyle bu olay ne ilk ne son oldu. Başka çocuklar da hayatını kaybetmişken Dönemin Başbakanı ‘ne var emri ben verdim’ dediği için faili bugüne kadar korundu.

Ama burada verdiğiniz kararla devletin bir çocuğun vurduğu son olay olabilir. Siz verdiğiniz kararla devletin kolluğunun bir çocuğu daha öldürmesinin önüne geçebilirsiniz” dedi. Adil karar verme çağrısı yapan Akbulut, “Bu dosyada bir çocuğun canı var, bu dosyada Berkin’in canı var” diye konuştu.

“FATİH DALGALI BERKİN ELVAN’I KASTEN ÖLDÜRMÜŞTÜR”

Ardından Avukat Deniz Özen söz aldı. Tanık anlatımlarıyla polislerin nişan alarak atış yaptığını anlatan Özen, “Sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyeyim. Fatih Dalgalı Berkin Elvan’ın katilidir. Görüntüler ve raporlar öyle söylüyor” diye konuştu.

Avukat Akçay Taşçı, Berkin Elvan’ın ölğmüne neden olan ZET silahının kullanımı konusuna değindi. Taşçı, “Dava kapsamında tartıştığımız bir diğer konu ZET silahının öldürmeye elverişli olup olmadığıydı. Bizim için önemsiz bir konu ancak mahkeme bunu araştırdı.

Berkin’i vuran kapsül hiç bulunamadı. Jandarma kriminal ‘bu silahın atışa uygun değildir’ dedi. Sanık Fatih Dalgalı ZET’çi bir polistir ve bu konuda eğitim almıştır. Eğer yüzbinlerce atıştan herhangi birini bile isabet ettirdiyse tartışma bitmiştir” diye konuştu.

Olay anına dair görüntüleri izlettiren Taşçı, “Orada bir olay yok, burada sanık polisin atışı bir tıplumsal olaya müdahale atışı değildir. Burada 14 yaşında bir çocuk nişan alarak öldürmek istemiştir. Kastı budur” ifadelerini kullandı.

Taşçı sözlerine şöyle devam etti: “Burada bir husumet vardır. Bu husumet ‘Bunlar teröristlerdir, dış güçlerin maşasıdır’ denilerek bu husumet yüklendi. Burada sanığın bir husumeti vardır ve sanık Fatih Dalgalı Berkin Elvan’ı kasten öldürmüştür.”

ATALAY: BERKİN ELVAN OKMEYDANI’NDA YAŞADIĞI İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ

Daha sonra Avukat Can Atalay söz aldı. “Bir çocuğun Ramallah’ta veya Diyarbakır’da doğması suç mudur?” diye soran Atalay, “O saatte bir toplantı ya da gösteri yok. O çocuk Okmeydanı’nda yaşayan bir çocuk olduğu için vuruldu. Bir çocuk Okmeydanı’nda yaşadığı ve Alevi olduğu için şüpheli kabul edilemez. Ancak ırk ayrımcılığı rejiminde olabilir. O çocuğun annesi inancı nedeniyle, Alevi olduğu için miting meydanlarında yuhalatıldı. Bu utanç vericidir” dedi.

Keşif günü yaşananları anlatan Atalay özel hareket polislerinin jandarmaya müdahale ettiğini anlatarak şunları söyledi: “Mahkeme heyeti özel silahlarla donatılmış bir ekip tarafından getirildi. Etrafta yüzlerce polis vardı. Sami Elvan, ‘Berkin ekmek almaya gitti, fırın şurada. Bir de evi göstermek istiyoruz’ dedi. Mahkeme heyeti cevap vermeden özel harekatçı ‘hayır’ dedi. Keşif bitmiş keşfi yapan kolluk tehdit etti, o itirazın sonunda bütün ekibi toplayıp gittiler. Sonra mahkeme başkanı kabul etti ve gitti.”

POLİS HEDEF GÖZETEREK BİR ÇOCUĞU VURDU, KOSKOCA DEVLET ‘KIZ KAÇIRAN’A SIĞINIYOR

Atalay, “Taş atan çocuklara taş attıkları için ceza veriliyor. Ancak bu konuda eğitimli bir polisin hedef gözeterek yaptığı atışı elverişsiz buluyorsunuz. 5 binden fazla kişinin vücut bütünlüğüne zarar veren bir silah elverişsiz olabilir mi?” diye sordu.Berkin Elvan’ın hedef gözetilerek vurulduğunu söyleyen Atalay, “Belki Berkin değil, o gün o köşeden çıkacak Okmeydanlıyı vuracaktı. Buna karar vermişti. Eylem olmamasına rağmen hedef aldı, Berkin çıktı ve onu vurdu. Koskoca bakanlık, emniyet bir çocuğun cebinden çıkan ‘kız kaçıran’a sığınıyor” ifadelerini kullandı.Atalay “Dönemin içişleri bakanı hakkında suç duyurusunda bulunmalısınız, bulunmayacaksanız bunu gerekçeli olarak yazmalısınız. Çünkü o bakan Okmeydanlı bir çocuğun ayrımcı bir şekilde öldürülmesinde sorumludur. ‘Emri ben verdim diyen’ öldürülen Alevi bir çocuğun annesini meydanlardan yuhalatan dönemin Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulununuz, bulunmayacaksanız neden bulunmayacağını yazın. Dönemin İstanbul Vali Hüseyin Avni Mutlu hakkında suç duyurusunda bulununuz, bulunmayacaksanız gerekçenizi yazınız” ifadelerini kullandı.Türkiye’de adalet krizi yaşandığını söyleyen Atalay, “Adaletsizlik hiç bu kadar derin yaşanmamıştı. Ama biz sizin başlarken söylediğiniz sözlerinizi çok önemli buluyoruz. Tam da bu nedenle sanık kasten öldürmeden ceza almalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

GÜLSÜM ELVAN HAYKIRDI: SİZ ADALETİ SAĞLAMADIĞINIZ İÇİN BAŞKA ANNELER AĞLIYOR

Daha sonra Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan söz aldı. Sesi titreyerek konuştu Gülsüm Elvan. Bir önceki duruşmada sunulan esas hakkındaki mütalaayı acıyla öfkeyle, isyanla kabul etmediklerini söyledi. Evladını kaybetmiş, yasını tutamamış bir anne. Kürsüden yeni mahkeme başkanına seslendi: “Çocuğumu vurdular, 14’ündeydi. Vurulduğu gün yolu açmadılar, önce vurdular sonra da hastaneye götürmeye müsaade etmediler. Belki çocuğum yaşayacaktı, sakat da olsa yaşayacaktı. ‘Kız kaçıran’ diye tutturmuşlar. Benim çocuğum o sene mezun olacaktı, gittik kıyafet aldık. Sonra anne ben ‘kız kaçıran’ alacağım dedi. 5 lira verdim. Bir ayran bir tavuk döner aldı, kalan para ile ‘kız kaçıran’ alacaktı. Al dedim bayramlarda, yılbaşlarında çocukların oyunudur o. Sonra ‘taş attı’ dediler. Hadi diyelim taş attı, ya çocuğumu öldürmeyecekti devlet. Ben de Gezi’ye gittim, eyleme de gittim. Biz yoksul bir aileyiz, o park bizim, bizim başka gidecek, dinlenecek, nefes alacak yerimiz yok. O yüzden gittim. Benim çocuğum öldü, ben başka çocuklar ölmesin diye buradayım. Ama bize her gün yeni bir anne katılıyor. Yeter artık”

Berkin Elvan’ın adı kısaltmadan yazdıkları için gazetecilerin yargılandığını söyleyen Anne Elvan, “Çocuğumun adını açık yazan gazetecilere ceza verdiler, tazminat. Katili değil gazetecileri yargıladılar. Bu devlet benim çocuğumu önce öldürdü sonra da üzerinden para kazandı.”

Anne Elvan son olarak şöyle haykırdı: “Çocuğumu verin, Recep Tayyip Erdoğan ‘emri ben verdim’ demişti. Hadi emir versin, benim çocuğumu getirsin. Size, mahkemenize de sesleniyorum. Siz ceza vermediğiniz için başka annelerin çocukları ölmeye devam ediyor. Dün Deniz’i de öldürdüler. Siz ceza vermediğiniz için suçlusu sizsiniz.”

Gülsüm Elvan gözyaşları ile salondan çıkarıldı.

“BİZ BU ACIYI YILLARDIR YAŞIYORUZ, VERECEĞİNİZ KARAR BELKİ BİR NEBZE ACIMIZI HAFİFLETTİR”

Daha sonra Berkin Elvan’ın ablası Özge Elvan söz almak istedi. Konuşamadı, sözcükler boğazına düğümlendi. Sustu, oturdu. Sonra tekrar başladı: “Bu acıyı biz yıllardır yaşıyoruz. Yetmiyor, sanki biz yargılanıyoruz, biz yıllardır. Berkin’in ekmek almaya gittiğini, masumiyetini kanıtlamaya çalışıyoruz. Yeter artık. Fatih Dalgalı’nın alacağı en ağır ceza belki bir nebze içimizi soğutabileceğini, annemin içini soğutabileceğini düşünüyoruz.”

Diğer abla Gamze Elvan ağlayarak anlattı: “Çok özlüyorum, bu hiç geçmeyecek biliyorum. Fatih Dalgalı sana sesleniyorum, ölme vicdanınla boğuş. Ne olursa olsun adaletin peşini bırakmayacağım. Sizin vicdanınıza sesleniyorum, lütfen adil bir ceza verin.”

Ardından duruşmaya yarım saat ara verildi.

SAMİ ELVAN: 8 YILDIR EVİMDE BİR CENAZE DURUYOR

Verilen aranın ardından bu kez Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan söz aldı. Sami Elvan, “Bir gerçek var 8 yıldır benim ailem acı çekiyor. Biz burada duygu sömürü yapmıyoruz. Biz kendi acımızı yaşarken başka acılar yaşanınca acımız katlanıyor. Dün İzmir’de hayatını kaybeden Deniz kızımızı anıyorum, ailesine sabır diliyorum” diye başladı sözlerine.

16 Haziran 2013’te çocuğunun ekmek almaya giderken hedef gözetilerek öldürüldüğü söyleyen Sami Elvan, “Berkin ne zaman ekmek almaya gitse o ekmek benim evime uçları kırık gelirdi. Berkin koparırdı uçlarını. 8 yıldır evime o ekmek öyle gelmiyor. Berkin her sabah 2 tane haşlanmış yumurta yerdi, hastalığım nedeniyle her sabah yumarta yemek zorundayım, ama her sabah o yumurta beni yiyor ben onu yiyorum. O masanın dili olsa da anlatsa…” dedi.

Sami Elvan şunları söyledi son olarak: “Ekranda duran katil benim oğlumu öldürdü. Şimdi her şeyi inkar ediyorlar. Devlet bunun arkasında, o dönemin başbakanı, bugünün cumhurbaşkanı arkasında. Benim arkamda kimse yok, silahım yok. Hiçbir şeyim yok. Ama siz varsınız, sizler her şeyi yapabilirsiniz, siz Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil ediyorsunuz. Artık bunu durdurun, bir güçlü bir fakiri, bir garibanı ezmesin.

Emir verenler, ‘polisimiz destan yazdı’ diyen benim çocuğumun katilidir. Ekranda duran kişi de tetikçidir. 8 yıldır benim evimde cenaze var, hala orada duruyor. Adaletli karar verin ki biz o cenazeyi kaldıralım. Öyle bir karar verin ki başka çocukları öldüremezsinler, dün yaşanan vahşet yaşanmasın. Sizler adaleti tesis edecek kararı verirseniz başka polisler 10 kere, 20 kere düşünecek o tetiği çekerken. Adaletli karar verin, benim tek talebim budur.”

SANIKTAN BİLDİK SAVUNMA: DEVLETİME HİZMET ETTİM

Elvan ailesinin ardından Sanık Fatih Dalgalı, söz aldı. Dalgalı şu iddiaları sıraladı: “Karşı tarafın iddialarını ispatlaması gerekiyordu. Hala ıspatlanmış değil, Yüzde 30 bu kişi vurdu denildi. Şimdi yüzde 75 benzetiliyor. Beni benzetmek için elinden geleni yaptılar. Bu dava siyasi bir davadır sözünü kabul etmiyorum. Bu dava için makamında şehit edildi, bunun da unutulması gerekiyor.

Baştan beri değinilmeyen konu ateşlenen gaz fişeklerinin çok sıcak olması. Adli Tıp raporuna bakarsan Berkin Elvan’ın kafasında da elinde de yanık yok. Bunun da göz önünde bulundurulması gerekiyor.”

Dalgalı kamu görevlilerinin sanık olduğu her davada tekrar edilen savunmayı tekrar etti: “11 yıl devletime hizmet ettim, devletime hizmet etmeye devam ediyorum.”

Duruşmada söz alan sanık avukatlarına göre dosyada her şey belirsiz. Öyle ki avukatlardan biri ‘yere düşen kişinin Berkin Elvan olup olmadığı’ tespit edilememiştir diyebildi. Dosyada ‘somut delil’ bulunmadığını iddia eden sanık avukatları ise sanığın beraatını talep etti. Sanık Fatih Dalgalı ise “Üstüme atılan suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum” dedi.

Ardından duruşmaya ara verildi.

KARAR: KASTEN ÖLDÜRMEDEN 16 YIL 8 AY

Verilen aranın ardından ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti sanık polis Fatih Dalgalı’nın müebbet hapisle cezalalandırılmasına karar verdi. Cezada indirim uygulayan mahkeme heyeti sanık polisin 16 yıl 8 ay hapisle cezlandırılmasına karar verdi. Sanık hakkında tutuklama kararı vermeyen heyet sanık polis için yurt dışına çıkış yasağı konuşmasına karar verdi.

DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA: FAİLLERİN KORUNMASINI KABUL ETMİYORUZ

Duruşma öncesi Berkin Elvan’ın ailesi adliye önünde açıklama yaptı. Taksim Dayanışması adına Şehit Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Akif Burak Atlar tarafından paylaşılan açıklamada, katillerin hesap vermesini bekleyerek 8 yıl geçtiğini belirtti. Faillerin korunduğunu belirten Atlar, “8 senedir Berkin’imiz için adalet talebimizi, Berkin’in koşup oynadığı sokaklarda, maydanlarda, adalet saraylarında haykırırken Berkin’imizi vuran polis görevine devam etti. 5 senedir adaletin peşinden koştuğumuz dava sürüncemede bırakıldı. Yeni bit heyet atansa da bu davanın tarafsızlığı şüphelidir. Sanık Fatih Dalgalı’nın 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar hapsi talep edildi. Artık Berkin için adalet istiyoruz” dedi.

“BERKİN İÇİN, DENİZ İÇİN VE TÜM ÇOCUKLAR İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

Faillerin korunmasını kabul etmediklerini söyleyen Atlar sözlerini şöyle tamamladı: “Berkin için adalet istiyoruz! Katillerin, illerin ödül gibi cezalarla korunmasını, gerçeklerin karartılmasını kabul etmiyoruz, hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, katillerin, faillerin yargı tarafından korunduğu bir ülkede üstümüze çeken karanlık her gün daha çok büyüyor. Bu karanlık bizden Ali İsmail’i aldı, Ethem’i aldı, Mehmet’i, Abdocan’ı aldı! Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ahmet’in katillerini korudu! Aynı karanlık, daha dün, Deniz Poyraz’ın da geleceğini çaldı. Bizler, aydınlık bir gelecek umudu ile barışı, dayanışmayı, kardeşliği savunurken, geleceğimizi çalınıyor. Yeter! Biz Adalet istiyoruz! Düşleri ve gülüşleri ile geleceğimizi aydınlatacak tüm çocuklarımız için, Gezi’de yitirdiğimiz tüm arkadaşlarımız ve aileleri için, bu ülkede yaşayan ve yaşayacak olan tüm yurttaşlar için adalet istiyoruz!”

DAVA SÜRECİ BOYUNCA NELER YAŞANDI?

Berkin Elvan, Gezi Parkı eylemleri devam ederken 16 Haziran 2013’te İstanbul Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. 269 gün komada kalan Berkin Elvan 11 Mart 2014’te yaşamını yitirdiğinde 15 yaşında ve 16 kiloydu.Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin davada 2924 gündür adalet aranıyor. Önce kamera kayıtları bulunamadı, ‘arşivlerinde yoktu’. Sonra oradaki polisler. Berkin Elvan ailesi ve avukatları didik didik görüntü aradı, yılmadan yazı yazdı, talep etti. Değişen 6 savcıdan sonra nihayet soruşturma tamamlandı ve dava Berkin’in ölümünden ancak 3,5 yıl sonra, 6 Nisan 2017’de, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayabildi. Dosyada tek sanık vardı: Fatih Dalgalı. Tanık olarak dinlenen onlarca polisten tüm duruşmalarda istisnasız benzer ifadeler duyuldu: ‘Üzerinden çok zaman geçti, hatırlamıyorum’. Duruşmalara hiç gelmedi sanık, hiç tutuklanmadı. Hatta görevden bile alınmadı. Yetmedi dosyayı inceleyen Adli Tıp Kurumu skandal bir karar gönderdi mahkeme Buna göre olayda sanık polis asli, Berkin Elvan tali kusurlu sayıldı. Yani Berkin kendini koruyamadığı için ….Dosyanın üstünde hep bir yumruk vardı, sona doğru gelindikçe iyice belirginleşti. Yargılama sırasında sanık avukatlarının İçişleri Bakanlığı tarafından atandığı bizzat sanık tarafından dile getirildi.Davanın 18. Duruşması öncesi, dosya tam karara gidiyorken bu kez mahkeme başkanı Canel Rüzgar HSK kararıyla Yargıtay’a atandı. Rüzgar’ın yerine mahkeme başkanlığına Berkin’e ‘terörist’ denen bir tweeti beğenen Galip Mehmet Perk atandı. Ancak Perk, davanın 29 Ocak’ta görülen son duruşmasına göreve başlamadığı gerekçesi ile katılmadı. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı sanık polisin ‘bilinçli taksirle öldürme’ suçundan cezalandırılması talep etti. Bu suçlama sanığın en fazla dokuz yıla kadar hapis cezası alabileceği anlamına geliyor.