2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’ndaki
Şartlı Eğitim Yardımları verileri, milyonlarca öğrencininin sosyal yardım
desteği ile eğitime ulaşabildiğini ortaya koydu. Şartlı yardım ile okula
gidebilen çocukların sayısı Eylül 2022 itibarıyla 2 milyon 438 bin 865 oldu.
BirGün gazetesinden Mustafa Bildircin’in haberine göre 2023 Yılı
Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı yoksulluğun geldiği boyutu ortaya koydu.
Programın, “Çocuk” başlıklı bölümünde Şartlı Eğitim Yardımı’na yönelik veriler
paylaşıldı. Programda, maddi imkânları kısıtlı ailelerin çocuklarına yönelik,
“Fırsat eşitliğini artırmaya, yaşam kalitelerini yükseltmeye ve potansiyel
riskleri azaltmaya” yönelik yardımlar yapıldığı belirtildi. Bu kapsamda Eylül
2022 itibarıyla 2 milyon 438 bin 865 çocuğun Şartlı Eğitim Yardımı’ndan
yararlandırıldığı kaydedildi.
Eğitim yaşamını sürdürebilmek için sosyal yardıma muhtaç çocuk sayısının hemen
her yıl iki buçuk milyonun üzerinde olması da dikkati çekti. Buna göre, 2018
yılında 2 milyon 517 bin 680 çocuk şartlı eğitim yardımı alırken 2019, 2020 ve
2021 yıllarında bu sayı sırasıyla 2 milyon 603 bin 680, 2 milyon 607 bin 26 ve
2 milyon 128 bin 750 olarak gerçekleşti.
Aile ve Sosyal Bakanlığı’nın 2021 yılına yönelik verilerine göre, ailesinin
yanında temel ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısı 150 bine dayandı. 2020
yılında 129 bin 422 olan ailesinin yanında bakımı sağlanamayan çocuk sayısı
2021 yılında 141 bin 275’e yükseldi.
ŞARTLI EĞİTİM YARDIMI NEDİR?
Şartlı Eğitim Yardımı, ekonomik güçlükler nedeniyle temel eğitim hizmetlerinden
yararlanamayan, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayan ve 3294
sayılı kanun kapsamında muhtaçlığı onaylanmış hanelere yapılıyor. Şartlı eğitim
yardımı, bu grup içerisinde yer alanlar arasında örgün eğitime katılan
çocuklara eğitimin başlangıcından, lise öğrenimini bitirene kadar, öncelikli
olarak çocuğun annesi olmak üzere, çocuğun babası veya çocukla aynı hanede
yaşayan ve çocuğun bakımını üstlenen reşit bireylere veriliyor.
101
MEB ucuz işçi sağlama kurumuna dönüştü: Öğrenciler 4
gün 101 Gibi Marketlerde Ucuz İş Gücü olarak Çalıştırlacaklar..!
Faşist dinci AKP-MHP iktidarı işçileri daha ucuza çalıştırmak ve
kapitalistlerin çıkarlarını korumak için bir dizi saldırıyı hayata geçiriyor.
Kapitalistlerin çıkarlarını korumak için her yöntemi ve aracı kullanıyor.
Eğitim alanında da kapitalist şirketlerle yapılan protokollerle meslek liseli
öğrencileri ucuza çalıştırılıyor. Ayrıca öğrencilere emeğinin karşılığı olarak
sadece asgari ücretin %30’u oranında ücret kamu kaynakları kullanılarak
veriliyor. Böylelikle kapitalistlerin yararına uygulamalar hayata geçirilmiş
oluyor.
Son iki yıl içinde meslek liselilerin ucuz iş gücü olarak kullanıldığına dair
birçok veri gün yüzüne çıkmış durumda. Pandemi döneminin başından sonuna kadar
meslek liseli öğrencilerin, okullar kapalıyken dahi atölyelerde maske ve
dezenfektan üretimi gerçekleştirmesi bunun en göze çarpan örneğidir. Ayrıca son
dönemde ekmek fabrikalarında ve okullara yapılacak kütüphanelerin
malzemelerinin (masa, dolap, sandalye vb.) yapımında öğrencilerin
çalıştırılması çocuk işçiliğin getirildiği noktayı gözler önüne sermektedir.
6 Ekim 2022 tarihinde MEB ve A101 kapitalisti arasında imzalanan protokol bu
açıdan yeni bir gelişmedir ve bu örneklerin en güncel halidir. MEB ve A101
kapitalisti arasında imzalanan protokole göre: “Mesleki Eğitim Merkezi’ne
(MESEM) kayıtlı öğrenciler, okulda olmaları gereken gün ve saatlerde A101
marketlerinde gidip çalışacak. Ayrıca öğrenciler hafatnın dört günü marketlerde
çalıştırılırken sadece bir gün okulda eğitim alacaklar. MEB tarafından çırak
öğrencilere asgari ücretin yüzde 30’u, kalfa öğrencilere ise asgari ücretin
yüzde 50’si oranında ödeme yapılacak. Ayrıca A101 marketlerinde çalışan
yetişkinlerin bir kısmı da MESEM’de gösterilecek ve asgari ücretin yarısı
tutarında bir para bu çalışanlara MEB tarafından ödenecek.”
İmzalanan protokol faşist dinci AKP-MHP iktidarının ve bakanlıkların kapitalist
şirketleri korumak ve ucuz işçiliği yaygınlaştırmak için attığı yeni adımlardan
yalnızca biridir. Ekonomik krizin derinleşen etkisinde altında kapitalist
şirketlerin üzerindeki yükler hafifletilirken, krizin ağır faturası işçi,
emekçi ve gençlerin omuzlarına bindirilmektedir. Bu protokol de krizin
faturasının emekçilere ödetilmesinin yeni bir örneğidir sadece. Bu kapsamda
MESEM aracılığıyla çalışan yetişkinler asgari ücretin yarı ücretine, MESEM’e
kayıtlı öğrenciler de asgari ücretin %30’u oranında ücrete çocuk işçi olarak
çalıştırılacaktır.
Yapılan bu protokoller ve anlaşmalar, her 12 Haziran’da “Çocuk İşçiliği ile
Mücadele Günü”nde çocuk işçiliği yasaklayacaklarını dillendiren kapitalist
düzenin temsilcilerinin açıklamalarının birer yalan ibaret olduğunu ve
emekçileri kandırmak amaçlı olduğu açıktır.
Zira kapitalist şirketlerin kârını düşenenler, şirketlerin mali yükünü kamu
kaynakları aracılığıyla hafifletenler, yapılan protokollerle hem kendi
iktidarlarını hem de kapitalist düzenin devamlılığını sağlamak istemektedirler.
Kendi iktidarının devamlılığını düşünenler öğrencilerin geleceğini düşünmezler.
Hatta yaptıkları protokollerle geleceklerini ve emeklerini gasp ederler.
Öğrencileri çocuk işçi olarak çalıştıran, işçileri ise sefalet ücretine mahkum
edenlerin bu saldırılarına sessiz kalınamaz.
Çocuk işçiliği yaygınlaştıran ve milyonlarca işçinin emeğinin karşılığını
vermeyen kapitalist düzene ve onların efendilerine karşı örgütlü mücadeleyi
yükseltmek dışında bir yol yoktur
Halkın Birliği Devrimci Halkın Birliği