Ce livre d'or en français
DHB Ziyaretçi Defteri
This Guestbook in English



Yeni mesaj yaz Yeni mesaj yaz

Protégé contre la collecte des adéls par les robots de Spam - Protected against Email collection by spamming robots


Ziyaretçilerin verdiği ortlama not: 9.4/10


Sadece şu kelimeleri içeren mesajlari göster :


Mesajlar : 1 / 10

sayfa : 1

Mesaj sayısı : 92

<< geri

1-2-3-4-5-6-7-8-9-10

ileri >>

 
Tarih 10/10/2009 to 03:06
Not : -/10
 
merhabalar:
Faşist diktatörlük kapitalist emperyalizmin mali ekonomik krizini bahane ederek işçi ve emekçilere azgınca saldırısını her geçen gün artırarak sürdürmekte. İşçi ve emekçiler bu saldırılar karşısında her ne kadar suskun davransalarda içten içe kabaran büyük bir öfke brikimi var. Taksim direnişinde görüldüğü gibi bir çok işçi ve emekçi herhangi bir örgütlülükle gitmekten ziyade kendi başına bağımsız gitmişlerdir. Kendi başına gitmesinin temel nedeni faşit diktatörlüğün azgın saldırılarına karşı tepkidir. Küçümsenmeyecek bu sayının kendi başına gitmesinin temel nedenlerinden diğeri ise örgütlülüğünün işçi ve emekçilere yeterli ulaşamamasındandır.
Gün faşit diktatörlüğe karşı daha bir kararlı mücadele etme günüdür. Kapitalist emperyalizme karşı her alanda ve her yerde sosyalizm bayrağını yükseltme günüdür. Sosyalim mücadelesini daha bir kararlı vermek ve ayağa kalkma zamanıdır.
devrim ve sosyalizm bayrağını daha yükseklere çıkarmak için ileri!!!!!
 
Tarih 18/08/2009 to 18:21
Not : 5/10
 
halkin birligi yerine halklarin birligi daha toparlayici ve devrimci bir cizgiye uygun olurdu kanisindayim.yalan ve oyunlarla kurulan bir ülkenin mutlaka erezyona ugrayacagini cok iyi biliyordu bu oyunu oynayanlar.sessiz adimlarla zaza yurtsever ve aydinlari ilerlemekte.zazalarin sorunlari ülkede yasiyan bütün halklardan daha fazla ve cözümü zor bir olaydir.
simdi kürt zazalarda kürt türklerde zazalar türk söylemiyle cevaplamaya hazirlaniyorlardir okur okumaz.fakat gercek demokrasi ve bir halkin kendi gelecegini kurma ve kurtarma hakkinin oldugunu ve gercek demokrasiye inanalarinda buna saygi duymasi gerektigine inaniyorum.bütün halklarin kurtulus ve özgürce yasamasi dilegiyle saygilar
 
Tarih 19/07/2009 to 18:59
Not : -/10
 
komünist önder kaypakkayanın yoldaşı sıra neferi tkp/ml hareketinin yiğit militanı şehremini baskının kahramanca savaşçısı kutsiye bozoklar mücadelemizde yaşayacak
 
Tarih 20/04/2009 to 17:10
Not : -/10
 
selam hepinize kucak dokusu selam birlikte başarabilir..
 
Tarih 24/03/2009 to 08:38
Not : 10/10
 
selam yoldaşlar ben eski dhb li olarak hepinizi öpüyorum siteniz bir harika inanın çok duygulandım sizleri çok seviyorum en yakın zamaanda sizlerle bag kuracagım geçbile kaldım
 
Tarih 13/03/2009 to 15:06
Not : 10/10
 
" Özgür Kadın Özgür toplumda olur " şiyarıyla
"Eşit işe eşit ücret" 8 Saatlik iş gücü talebiyle kötü çalışma koşullarına karşı Amerıkanın Nezyork kentinde binlerce tekstil işçisi kadının sermayeye karşı karldırmış olduğu ve onlarca kadının yaşamıma ve yüzlercesinin sakatlanmasına neden olan direnişin 152. yıl dönümü dolasıyla 8 Mart dünya emekçi kadınlar gününü Fransanın Sekonta kentinde bir etkinlikle kutladık.
Newyorklu kadınalrın başlatmış olduğu direniş bayrağını daha yukarı kaldırmak kadınların yıllardan beri yaşadığı acıları çifte sömürüye, cinsiyet ayırmcılığına, baskıya, cinsel taciz ve tecavüzlere karşı kadınların örgütlü mücadeleden başka seçenekleri olmadığı kendi kaderleri kendi ellerinde olduğu bilinciyle 8 Mart'a birkez daha bilince çıkarıldı.
8 Martı yaşamları pahasına bize armağan eden kadın şehitlerimiz sahsında tüm emek şehitlerimizi anmak için bir dakilalık saygı duruşuyla başlayan etkinliğimiz günün anlam ve önemini anlatan yaşadığımız süreçte üzerimize düşen sorumlulukları dile getiren ve yüz yılların eğemen anlayışını yerle bir etmek kadın ve erkeklerin omuz omuza devrimci kavgayı yükseltmek özgürlüğe el uzatmak ,ç,n örgütlülük olmasa olmazın önemini bize anlatan bir yoldaşımız ardında sorular eşliğinde katılanlarında fikirleri alınırken şiir, çekiliş müzik eşliğinde etkinliğimiz son buldu.

Çifte sömürüye son
Kadın olmadan Devrim olmaz
Devrim olmadan kadın kurtulmaz
Cinsel sınıfsal, ulusal sömürüye son

Fransa Sekonta ( DHB ) Tar
 
Tarih 10/03/2009 to 13:54
Not : 10/10
 
Acılarımızda, sevincimizde hep onlar vardı.

8. Mart dünya emekçi kadınlar gününün 152. yıl dönümünü Fransa Nancy şehrinde coşkuyla kutladık.
Onlarki yer olmuş efsanelere mal olmuş yer olmuş acıların en büyüklerine tanıklık etmiş, yer olmuş bedeni pazarda satılarakonuru inciltilmiş, en aşağlık yöntemlere maruz kalarak ikinci sınıf bir cins olarak görülüp horlanmış, yer olmuş sacı uzun aklı kıt diyilerek aşağlanmiş, yer olmuş baştan cıkarıcı diyerekten ev içine kapatılarak insan yüzüne çıkarılmaya bile korkulacak kadar lanetlenmiş yer olmuş erkeğin zevk aracı olarak görülüp soframızda öküzümüzden sonra yeri olmuş kadınlarımız.
Onlar sevgilerin, mutlulukların en güzeline sahip emekçi kadınlarımız.
Onlar emek ordusunun baş kahramanları, direnişlerin, barikatların, zaferlerin eksik olmayan yılmaz savaşçıları elde bayraklaşan kadınlarımız. Onlarki savaşların, işkencelerin, katliyamların, yoksulluğun, baskının, sömürünün, cinsel taciz ve tecavüzlerin en mağdurudurlar.
Onlar emek ordusunun sermayeye karşı başlatmış olduğu başkaldırısının ana güçlerindeler.
Onlar sermayeye gericiliğe karşı başkaldırılarda erkek yandaşlarıyla omuz omuza kavgayı sürdürmenin şerefini taşıyanlardır.
Onlar 8 martları direnerek bize armağan eden Newyorklu kadınlar onlar Claralar, Rozalar, Kapruskayalar, Jeniler, Meraller, Cennetler, Neclalar, Beritanlar, Zilanlar, Dilanlar, Sebahatler vb adını sayamadığımız daha niceleridirler.

Not: Devami DHB forumda orda bakabilirsiniz SANDO
 
Mustafa supi (Almanya)
Tarih 04/03/2009 to 16:37
Not : -/10
 
NEJAT ETEMİN TORUNLARI
1920’de Mustafa Supi ve 14 arkadaşı Karadeniz’de katledildikten sonra Avrupa burjuvazisinin emir uşağı olarak yeniden örgütlenmek için Nejat Etemin komutasına verilen TKP, yeniden örgütlenmeye başladı. Böylece, Komünizmin neferi TKP, Avrupalı konturgerila emperyalizmin kendisine yeni uşaklarla sovyetlere gönderebileceği uşaklar yaratmış oldu.Aynı zamanda, yeni kurulan ve kendisine fazla yakın olmayan bir ülkeyi denetim altına almak için her tarafından kuşatma altına almak gerekliliği ve Türkiyenin, Avrupa eksenli cercevede gelişim sağlaması için sadece Türk devletini kendine bağımlı kılmak yetmeyecektir.Aynı zamanda, halkını kendisini ve örgütlerinide teslim alarak gerekiyor.Bundan kaynaklı, Avrupalı emperyalistler ve Kemalistler birlikte, Komünist önder Mistafa SUPİ ve 14 yaldaşını karadeniz sularında vahşice katlettiler..

15 komünist katledikten sonra, Avrupalı emperyalistler, Kemalistler ve Nejat ETEMİN TKP’si birlikte aynı kulvarda koşmaya başladı.60’lara geldiğinde, gençlik önderleri, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ve yoldaşları, Avrupalı konturgerilla emperyalistler ve Kemalistlerden kopuşu simgeleyen volkan oldu.Volkan patladıktan sonra lavlari, Türkiyenin dört bir tarafına ulaşti.Devrimçi örgütleri ve halkı saran Tam Bağımsız Türkiye çığlıkları her yerde yankılanıyordu.Gençlik önderleri katledilden sonra, 70’lerin ortalarında, yeniden konturgerilla emperyalizmine bağımlı hale gelen 
 
Tarih 01/03/2009 to 17:25
Not : -/10
 
1 Mart 2009
Hulusi TURGUT
’Muz’u alma rotası
5 Şubat 1999 Cuma günü, Başbakanlık, eski bakanlardan işadamı Cavit Çağlar’a ait Falcon 900B tipi uzun menzilli küçük yolcu uçağını kiralıyor, ekip Afrika’ya hareket etmek üzere emir bekliyordu.

İşadamı pasaportlu altı kişilik operasyon ekibi, seyahat sırasında kendi aralarında şakalaşırken, "Bizler, muz tüccarıyız. Muz cumhuriyetinden, Türkiye’ye muz ithal etmeye geldik" diyorlardı.

1999 yılında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zirvesinde bulunan üç şahsiyet; Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Bülent Ecevit ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, 4 Şubat Perşembe gününün son dakikalarında sınırlarımız dışında gerçekleşmesi planlanan çok önemli bir operasyon kararına imza atıyorlardı. Bu karar, PKK terör örgütünün yöneticisi Abdullah Öcalan’ı, bulunduğu bir Afrika ülkesinden Türkiye’ye getirmekti. Şimdi, Türkiye’yi bu karara sevk eden olayın dört ay öncesine dönelim... Öcalan, 9 Ekim 1998 Cuma günü, yaklaşık 20 yıldan beri yaşadığı Suriye’den sınırdışı edilmiş; Atina, Moskova, Roma, St. Petersburg, Minsk ve Korfu Adası arasında dolaşırken 1999 yılının şubat başında izini kaybettirmişti. Bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye tüm siyasi, güvenlik ve diplomasi birimleriyle alarma geçmiş; ABD, İsrail ve pek çok Avrupa ülkesi gizli servisleri de terör örgütü yöneticisini izlemeye almıştı.

CIA’nın şefi: Teslim ederiz

Cumhurbaşkanı Demire
 
Durmuş (Kayseri, Türkiye)
Tarih 24/02/2009 to 11:39
Not : 10/10
 
selam yoldaşlar bu siteyi tesadüf buldum emeğinize sağlık çokgüzel olmuş buradn ğazete vedergiye ulaşırım tekrar selamlar
   
<< geri

1-2-3-4-5-6-7-8-9-10

ileri >>

Mesajlar : 1 / 10

sayfa : 1

Mesaj sayısı : 92




__________________________________________
Powered by : @lex Livre D'or © - Spamcilara bilgi
Skin design by : Un prof belge en vadrouille