ürt direnişinin kırılması için kirli savaşın baş sorumlarından olan ve Kürt Halkına Teslimiyeti Dayatan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin Eteğine Bazı Kürt Politikacılarının Sıklıkla Yüzlerini Sürmeleri Yaşanmış Faşist Zulmün Ne Çabuk Unutulduğunu Gösterir Başka Birşeyi Değil..!

Faşist AKP-MHP iktidarı tarafından Kayyum atanarak görevden alınıp, zindana atılan ardında tahliye edilenn ama hala esenyurt belediye başkanlığı görevine dönmeyen Ahmet Özer, Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti ve imdi kucaklaşma zamanı” diyerek Saray rejimini güçlendirme “Terörsüz Türkiye ” sürecine destek olduğunu belirtti.
Yakın zamana kadar Öcalanın idam edilmesi ip atıp DEM Parti kapatılsın en iyi Kürt ölü Kürt diyen ana dilde eğitim hakkını bile bölücülük olarak değerlendirip karşı çıkan Faşist Bahçeli, PKK tasfiye edilsin ve Öcalan devlete hizmet etsin dediği için Dem ve PKK çizgisindeki politikacılarda Bahçeli hayranlığı gelişti. Yaşananlar unutan ve süreçte Kürtlerle pazarlık yok diyen Bahçeli Kürt emekçiler için kurtarıcı olarak pazarlandı. Nitekim Buldanda Demirtaş’a hemen tüm DEM Parti yöneticileri Bahçeliye güzellemede yarış içine girdiler. Ahmet Özer’de bu aynı çizgide hareket ederek Bahçeliye olmadık sifatlar takmaktan geri kalmadı. Özer Bahçeliyi ziyaret ederek
‘BAHÇELİ’YE KATKILARI İÇİN TEŞEKKÜRLERİMİ SUNDUM’ dedi.
Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Özer, “MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettim ve Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in selamlarını ilettim. Einstein, ‘Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz’ der. Yıllar içinde ön yargı, ezberler ve korkularla beslenen süreç ancak samimi, kararlı ve özverili bir tutumla aşılabilir. Bu anlamda Sn Bahçeliye barış sürecine özverili ve samimi katkıları için teşekkürlerimi sundum. Daha bir çok zorluğun üstesinden gelmek ve umutları boşa çıkarmamak için herkese ve her kesime büyük görevler düşüyor. Bizlerin de bu tarihi süreçte üzerimize düşeni yapacağımızı belirttim. Barış sürecine doğrudan ve dolaylı katkı sağlayacak hususlar ve çelişkiler üzerine derin bir sohbetimiz oldu” dedi.
TUTUKSUZ YARGILAMA TALEBİ, KAYYIMLAR, AYM VE AİHM KARARLARI…
“Toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için kimsenin dışlanmaması ve özellikle bu süreçte CHP’ye yapılan kuşatmanın son bulmasının önemine değindim” diyen Özer, şu ifadeleri kullandı:
“Yargıya olan güvenin artırılmasının işin mihenk noktası olduğu, bunun barış sürecinin güven bulması için gerekli olduğu, güven artırıcı adımlara ihtiyaç olduğuna değindim. Yargılamaların cezalandırmaya dönüşmemesi gerektiği, tutuksuz yargılama ile bir yumuşamaya ihtiyaç olduğunu, kayyım rejimine son verilmesi, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasının sürece olacak katkısını vurguladım. Zira günümüzde yargıya olan güvenin azalması ülkemiz demokrasisine ve barış sürecine zarar verdiği aşikardır.”
‘ŞİMDİ KUTUPLAŞMAYI GERİDE BIRAKIP KUCAKLAŞMA ZAMANI’
Özer, “Şimdi kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanıdır. Bunu mutlaka başarmalı ve yakaladığımız bu fırsat hiçbir koşulda heba edilmemelidir. Zira bu fırsat sadece Türkiye’nin iç barışı için değil aynı zamanda bölge barışı içinde büyük bir öneme sahiptir. Türkiye bu sorunu demokrasi içinde çözmeli, eşit temelde barış içinde bir arada yaşamayı perçinlemelidir. Kadirşinas ve nazik ağırlamaları için Sn. Bahçeli’ye teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Hergün bir tutsağın naaşının çıktığı zindanlarda hasta tutsakları bile tahliye etmeyen Kayyumlara son vermeyen, ana dilde eğitim hakkını bölücülük olarak göre, süreç komisyonunda Kürtçe konuşmayı yasaklayan bir süreçte BahçliErdoğan faşizminde eşitlik ve özgürlük dilenmek olmaz duaya amin demektir.