“Testereci Prens”e Demokrasi Havarisi ABD yönetiminden “dokunulmazlık zırhı”.!

Suudi asıllı eski Washington Post gazetesi yazarı Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da vahşi bir şekilde öldürülmesi pek çok tartışmaya vesile olmuştu. 2017’de Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluğunda işlenen cinayet konusunda “en keskin” açıklamaları yapan AKP şefi Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden olmuştu. Biden-Erdoğan ikilisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın suçlu olduğunu dünyaya ilan etmişlerdi. AKP şefi ise, tüm delillerin ellerinde olduğunu söylemişti. Yani bin Selman’ın suçu delillerle de kanıtlanmıştı.
Kaşıkçı’nın cesedini parçalattırıp Suudi Arabistan’a taşıtan bin Selman, Arap medyasında “Ebu Minşer/Testereci” diye anılmaya başladı. Yani esas failin bin Selman olduğu konusunda bir tartışma bulunmuyor. Buna karşın en ağır ithamları gündeme getiren Tayyip Erdoğan, adeta bin Selman’ın ayaklarına kapanarak arayı düzeltmişti. Kaşıkçı dosyasını ise olduğu gibi bin Selman’a, yani esas faile iade etmişti. Zira Saray rejimi iflasa doğru yol aldıkça, bin Selman’dan bir miktar dolar alabilmek adına Riyad’ın kapılarını aşındırmaya başlamıştı. Uzun süren çabalar sonunda Suudi Arabistan’ın kapıları AKP şefine açılmıştı.
Tayyip Erdoğan’dan geri kalmayan Biden, bir süre önce Suudi Arabistan’ı ziyaret edip bin Selman’la görüşmüştü. Kameralar önünde kucaklaşmaktan kaçınsa da ABD Başkanı da utanç verici bir şekilde bin Selman’ın ayağına gitmişti.
Hem petrol hem petro-dolar zengini olan Testereci Prens son günlerde Biden yönetimi için daha bir kıymete binmiş görünüyor. Petrol üretimini arttırması talep edilirken düşüren bin Selman, Biden yönetimine bir “rest” çekmiş oldu. Son OPEC toplantısında Rusya ile aynı yönde tutum alması ise, Beyaz Saray’ın huzurunu iyice kaçırmıştı.
CIA tarafından Kaşıkçı cinayetinin sorumlusu olarak tarif edilen bin Selman’ın, “Demokrasi, insan hakları, basın özgürlüğü” gibi konularda “hassas” olan Amerikan yönetiminin yaptırımlarına maruz kalması bekleniyordu. Oysa tam tersi oldu. ABD yönetimi, Cemal Kaşıkçı cinayeti davasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a dokunulmazlık verilmesini istedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Muhammed bin Selman’ın Suudi Arabistan başbakanı olarak görev yapmaya başlaması nedeniyle dokunulmazlığa sahip olduğu yönünde mahkemeye görüş bildirdi. Bin Selman’a “dokunulmazlık” hediye eden Biden yönetimi, “demokrasi” konusundaki söylemlerde ne kadar sahtekar olduğunu bir kez daha gösterdi.
Vahşi bir cinayetin sorumlusu olan bin Selman’a “dokunulmazlık zırhı” örmenin nasıl bir kepazelik olduğunu idrak eden Beyaz Saray, ortaya çıkan utanç verici görüntüyü kısmen de olsa kurtarma telaşına düştü.
“Bu, Dışişleri Bakanlığı tarafından uluslararası teamül hukukunun uzun süredir devam eden ve köklü ilkeleri uyarınca yapılan yasal bir tespittir. Davanın esasıyla hiçbir ilgisi yoktur” açıklamasını yapan Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü, güya Biden yönetiminin imza attığı bu kepazeliğe kılıf uydurmaya çalıştı. Oysa her şey ortada:
ABD’nin çıkarlarına uygun olduğu sürece vahşi cinayet işleyenler dahil bütün katiller Beyaz Saray için makbuldür…