TKP-ML Hareketinin Kuruluşu Yenilgisi ve Yeniden Toparlanma Sürecine Dair Bir Belge. Koordinasyon Komitesin(KK)in KK’nın TARTIŞMA KAMPANYASINDA İŞLEDİĞİ HATA VE YETMEZLİĞE DAİR ÖZELEŞTİRİ..!Bir süre önce hareketimizin önderliğince açılan tartışma kampanyası ile birlikte ortaya ve bir kesimde kopma noktasına kadar gelen olumsuz gelişmelerde önderliğin hataları tayin edici olmuştur. Önderlik öncelikle son gelişmelerdeki; hatalarını. ortaya koymayı bulunduğumuz şartlar açısından zorunlu görmektedir. . Hareketimiz içindeki-özellikle son dönemde ki-olumsuz gelişmelerin doğru bir şekilde kavranabilmesi, çelişkilerin doğru ele alınıp M-L’min yol göstericiliğinin ışığı altında çözümlenebilmesi için önderlik, tartışma kampanyasının açılıp sürdürülmesine ve bir bölgedeki kadrolara karşı takındığı tavra ilişkin hatalarına öncelikle ele almayı hareketimizin ve bir bütün olarak halkımızın yararına gömüştür. Tartışma kampanyasının açılmasından sonra önderlikçe yapılan hatalar, elbette daha önceki hatalarından koparılamaz. Bu yüzden, kısaca önderliğin gelişimini ele alıp incelemek, sol hataların: kavranmasında yararlı olacaktır. Bu yazının amacı içinde bulunduğumuz somut durumla ilişkili önderliğin hatalarının ortaya konması olduğundan geçmişteki hataların daha sonraki. bir özeleştiride: ( hareketin özeleştirisinde ) derinliğine ortaya konması, gerekir. Şimdilik sadece gelişimini ve son hatalarını ele almakla yetineceğiz: a)Önderliğin TİİKP hareketine muhalefet dönemi Şanlı 15-16 Haziran hareketinden sonra TİİKP içinde belirginleşen ve hareketimizin ideolojik-politik temelini’ atan, devrimci, muhalefet esas olarak İbrahim Kaypakkaya yoldaş tarafından yürütülmüştür Bazı yoldaşlar TİİKP hareketinin. Sağ oportünist. çizgisini bazı, noktalarda eleştirerek bu muhalefete katılmışılardır. Ancak TİİKP’nin sağ oportünist çizgisini yeterince açık kavrayamadıklarından muhalefetin eleştirilerinin oluşmasına aktif olarak katılmamışlardı. Bu yüzden muhalefetin ideolojik-politik özü İbrahim Kaypakkaya yoldaşça oluşturulmuş.b)Kopma noktasına gelinmesi ve ayrılma dönemi: TİİKP revizyonist yönetici kliğinin örgüt içi demokrasiyi işletmemesi, eleştirileri “örgüt disiplini”, ” gizlilik ” kalkanları arasına sığınarak boğmaya çalışması, uzun süreden beri var olan, devrimci muhalefeti kadrolardan gizlemesi, son olarak muhalefeti yürüten iki yoldaşa komplo düzenlemesi devrimci muhalefetin ayrılığını kaçınılmaz hale getirdi. Devrimci muhalefetin TİİKP yönetici kliğince kadrolardan gizlenmesi sonucu birçok yoldaş muhalefete ve ayrılığın örgütlenmesine katılamadı. Bu yoldaşlar TİİKP’nin çıkmaz içinde olduğunu, vahim hatalar işlediğini pratikten görebiliyorlardı. Ancak o günkü siyasi tercihleriyle bu hataların ve çıkmazın sebeplerini nasıl çözebileceğini göremiyorlardı. Bu yoldaşlar devrimci muhalefetten DABK kararlarının yayınlanmasından epeyce sonra haberdar olabildiler, devrimci muhalefetin eleştirilerini kabaca öğrendikten sonra TİİKP’ten ayrılıp TKP(M-L)ye katıldılar. Bu yüzden TKP(M-L)nin oluşturulmasına temel teşkil eden eleştirileri derinliğine kavrama imkanına-o dönemde-kavuşmadılar'” c)TKP(M-L)’in çizgisinin sistemleşmesi ve kısa çalışma dönemi: . Yukarda belirttiğimiz gibi devrimci muhalefeti, ideolojik-politik özünün İbrahim Kaypakkaya yoldaş tarafından oluşturulması bir kısım yoldaşların buna aktif olarak katılmamaları diğer bir kısmının-büyük çoğunluğunun-sonradan haberdar olarak iki çizgi arasındaki mücadeleyi kavrama imkanına sahip olmamaları, hareketin çizgisinin sistemleştirilmesini sadece İbrahim Kaypakkaya yoldaşa yükledi. İbrahim Kaypakkaya yoldaş hareketin görüşlerini sistemleştirdi. Geçmişte devrimci muhalefete aktif bir şekildekatılmayan diğer yoldaşlar, sıkıyönetimin ağır baskı şartlarında zaten siyasi meselelerle ilgilenme imkanı bulamadılar ve bu dönemin yüklü pratiğinde boğulup gittiler. Bu dönemde bu yoldaşlara sadece hareketin yazılarını okuyup tasdik etmekten başka yapılacak bir şey kalmadı. O zaman ki KK’dan bazı yoldaşlar yazıları uzunca bir süre sonra okuyabildiler. KK toplanamadığından yazılar tartışılarak onaylanmış değillerdir. c-Yenilgi dönemi: Kısa bir çalışma döneminden sonra döneminden (1 seneden az) hareketimizin önderleri ve kadroları kısa aralıklarla- yakalandılar. Başta, önderimiz İbrahim Kaypakkaya yoldaş olmak üzere, K.K’nın büyük çoğunluğu düşmanın pençesine düştü.( KK 7 kişide oluşuyordu. Bunlar İbrahim Kaypakkaya, Muzaffer Oruçoğlu, Aslan Kılıç, Ali Taşyapan, Cem Somel, Almanyalı Kadir ve Ali Mercandı.1973 yenilgisinde kaypakkaya yoldaş işkencede katledildi, Muzaffer Oruçoğlu, Aslan Kılıç, Cem Somel ve Ali Taşyapan operasyonlarda değişik dönemlerde yakalanıp tutuklandılar. Dışarıda kalan KK üyelerinden Almanyalı Kadir ve Ali Mercan örgüte olanak yaratma adına Kürecik’in bir köyünde Amcanın da katılımıyla bir toplantı düzenlenir. Bu toplantıda dağılan örgütü yeniden toparlama kararı yerine geride kalan kadroların değişik alanlara yayılarak gizlenmeli yolu tutulur. Olanak yaratma adına Almanyalı Kadir yurtdışına gönderilir. Amca iyi bildiği İstanbul’a ve Ali Mercanda Antep-İskenderun hattında gizlenmeye çalışır. Amcada Ali Mercanda bulundukları alanda yeni ilişkiler yaratırlar. Yurtdışına gönderilen Almanyalı devrimci mücadelenin dışına düşer. İstanbul’un hızla toparlanmasında Amcanın-Aziz Vatan- önemli rolü olur. Zindanlarda yeniden oluşturulan KK’nın- örgütün merkezi olarak çökertildiği 73-74 yılı sürecinde örgüt önderliksiz kalır. Değişik zindanlarda bulunan yoldaşların bir yerde toparlanmasının akabinde örgütün yeniden inşası için öncelikle yeni bir KK’nın oluşumu için kişilerle görüşüp durumu rapor haline getirip yoldaşlara sunulacak ve aynı zamanda yeni bir KK’nın oluşumuna karar verilecek. Bu değerlendirme komisyonunda polis tutumları olumlu, nesnel davranışlarıyla yoldaşların güvenini kazanmış,İrfan Çelik, Güner Alakoç ve Hikmet Şenses’te oluşmuştur. Bu yoldaşlar zindanlardaki tüm yoldaşlarla tek tek görüşüp değerlendirmelerini alarak rapor haline getirip yoldaşların değerlendirmesine sunmuşlardır. Polis tutumu olumsuz olan C.S. bundan sonrası devrimci savaşımı omuzlayacak durumda olmadığını söyleyerek mücadeleden çekildiğini açıklamışlardır. Yeniden inşa dönemine önderlik edecek yeni KK’ya, eski KK üyelerin de Aslan Kılıç, Muzaffer Oruçoğlu ve Ali Taşyapan uygun görülürken yeni KK üyeliğine İrfan Çelik, Hikmet Şenses ve dışarıda Amca (Aziz Vatan) atanır. Bir yerde Aziz Vatan örgütün dışarıdaki KK temsilcisi rolünü üstelenir ) Bazı yoldaşlarda faşistlerce katledildi. (Ahmet Muharrrem Çiçek, Ali Haydar Yıldız ve Meral Yakar) Daha sonra önderimiz İbrahim Kaypakkaya yoldaş faşistlerce işkence tezgahında hunharca katledildi. Önder yoldaşlarımız uzun süreli işkence ve hücre, safhasından sonra cezaevinde de diğer kadrolardan tecrit edildiler. Yukarıda anlattığımız gelişme sürecinden de anlaşılacağı İbrahim Kaypakkaya yoldaşın kaybı önderlik içinde kısa sürede doldurulması imkansız büyük bir boşluk yaratmıştır. Önder yoldaşlar ilk fırsatta yenilginin nedenlerini tartışmaya ve geçmişi değerlendirmeye çalıştılar. Tespit edilen hataların özeleştirisinin hazırlanması kararlaştırıldı. Ancak bu çok uzun bir süre geçmesine rağmen, gerçekleştirilemedi. Özeleştirinin şimdiye dek çıkarılmamasın da tayin edici etken özeleştirinin öneminin ve hazırlanış metotlarının kavranmamasıdır. Önder yoldaşlar ilk dönemde bazı tespitlerin yapıldığı ileri kadrolara, bildirildiği gerekçesiyle özeleştirinin acil olmadığı kanaatindeydiler. Daha sonra bütün kadrolardan bu konuda talep gelmesi diğer devrimci grupların özeleştiri konusunda hareketimizi eleştirmesi meselenin aciliyetinin kavranmasında önemli etken oldu. Özeleştirinin aciliyetine rağmen bir türü hazırlanamamasındaki önemli etken, mükemmeliyetçi anlayıştı. Her yönüyle mükemmel bir özeleştiri olması isteniyordu. Bu konuda küçümsenmeyecek hazırlıklara girişildi, kadroların görüşleri alında diğer komünist partilerin ve devrimci ustaların görüşleri ve pratikleri hakkında araştırmalar yapıldı ve derlendi. Bütün bu çalışmalara mükemmeliyetçi anlayıştan dolayı hala yetersiz görülüyordu. Özeleştiri konusunda araştırmalar sürdükçe yeni -yeni meseleler ortaya çıkıyor, yeni meseleler ortaya çıktıkça da, yeni araştırmalara, ihtiyaç duyuluyordu. Ve bu böyle devam edip gidiliyordu. Böyle bir anlayışla araştırmalar bir türlü sonuçlanmadığı için özeleştiri taslağının sistemli hale gelmesi de gerçekleşemiyordu. Özeleştirinin gecikmesinde rol oynayan ikinci ve tali etken önderliğin dışındaki etkenlerdir. Bu önderliğin bu konudaki hatasını hiçbir zaman,azaltmaz, Önderlik yeniden inşa döneminde kavranması gereken temel halkayı, esas olarak ideolojik,-politik düzeyde yol gösterme görevini ve “bunu hangi metotlarla ele almak gerektiğini kavrayamadı. Esas olarak pratik sorunlara eğildi. Geçmişte olan dar pratikçilik ve kendiliğinden gelmeci anlayış devam ediyordu. Bu yüzden önderlikte görev alan yoldaşlar dar pratiğin ayrıntıları içinde boğulup gittiler. Önderlerin pratik içinde yetişme anlayışı dar pratiğin ayrıntıları ile uğraşma şeklinde anlaşıldı. Önderlik görevinin siyasi ve ideolojik düzeyde alt organlara, kadro ve sempatizanlara ve kitlelere yol gösterme, yön verme, ideolojik ve siyasetin ışığında pratik çalışmayı denetleme, tecrübe ve hatalardan çıkan dersleri sistemleştirip pratiğe ışık tutacak şekilde kadrolara sunma, ülke ve dünya düzeyinde gelişen siyasi gelişmeleri tahlil ve bunlara uygun politik tavırları tespit etme olduğunu görmedi. . . Bu dönemde, (yeniden inşa dönemine damgasını vuran, belirsizlik ve siyasetsizlik olmuştur.) dünyayı ve ülkemizi yakından ilgilendiren bir dizi gelişmeye seyirci kalmıştır. Siyasetin tespitine çalışılan birkaç konuda da (seçimler, siyasi yönergeler, Aydınlık’a, verilen cevaplar vb konularda) hem getiriliş biçimi olarak hatalı hareket edildi hem de muhteva olarak yanlışlara düşüldü. Özeleştirinin yapılmaması ve ortak siyasi hattın belirginleştirilememesi. a)Kadroların geçmişti ders çıkarma olanağını geniş, ölçüde ortadan kaldırdı. b)Yeni çalışma döneminde geçmişin hatalı anlayışlarının atılması bir yana hu anlayışların kökleşmesini ve kemikleşmesini sağladı. c) Hareket içinde ademi merkeziyetçiliğin doğması için uygun ortam hazırladı. Her alandaki yoldaşların anlayışlarına göre meseleler ele alınmak zorunda kalındı. Aynı konularda değişik anlayışlar ortaya çıktı, Bu durum hizip çalışmalar için uygun. ortam hazırladı. d)Hareketin önderliğine karşı kadrolarda güvensizlik yarattı. e)Hareketin derinlemesine gelişmesini ve birliğin pekişmesini aksattı. Disiplin ve irade birliğini zayıflattı. İdeolojik ile siyasetteki bu belirsizlik, demokratik-merkeziyetçiliğin sıhhatli işlerliğini önledi. g) Birlik ve ittifaklar konusundaki siyasetin netleşmesini saflarımızdaki sekter tavır ve grupçu anlayışın yok edi1mesini önledi. h)Kolektif siyasi eğitim çok cılız, kaldı. Bu da kadro ve sempatizanlara ideolojik-politik, bakımdan gelişmelerini. önledi (engelleyici) ve genel siyasi gerilik alt edilemedi, ” Politik çalışma bütün çalışmanın can damarıdır.” Marksist ilkesi hayata geçti. İ) Kolektif çalışma ve kolektif önderliğinin önemi kavranamadı. En başta önderlik olmak üzere hareketin tüm kademelerinde kolektif çalışma ilkesi uygulanamadı. Hareketimizin önderliği uzunca bir süreden beri siyasi önderlik konusundaki yetersizliğini görmektedir. Ancak bu eksikliğin giderek nelere yol açacağını, örgütümüze, halkın davasına ne ölçülerde zarar vereceğini ve şimdiden yol açtığı sonuçlar; kısa süre önce görmeye başladı.Uzun bir süreden beri dünyadaki ve ülkemizdeki siyasi gelişmeler karşısında sessiz kalan kadroların ideolojik, politik ve örgütsel düzeydeki isteklerine cevap vermeyen önderlik, yakın zamana kadar’ önünde yığılı duran bu çelişmeleri çözümünü hareketin çizgisinin taktik düzeydeki hatalardan arınıp saflaşmasında görüyordu. Ancak gelişen sosyal pratik önderliği daha köklü çözüm yolları aramaya, geçmişteki hataların sıhhatli tespiti için mevcut çizgimizi bir bütün olarak gözden geçirmeye zorlamamıştır. Bu amaçla bir süre önce bir araya gelen önderlik hareketimizin mevcut çizgisini bir bütün olarak gözden geçirdi önderlik, hareketimizin ağır yanılgısına yol açan hataların taktik düzeyi aşabileceği, devrim yolu konusunda –devrimin karakteri konusunda değil- stratejik düzeydeki hatalara kadara uzayabileceği kanaatine vardı. Bundan dolayı bir bütün olarak siyasi çizgimizin dolayısıyla devrimimizin bir dizi temel meseleleri bütün kadroların tartışmasına sunmak üzere gündeme getirdi. Ancak önderliğin siyasi geriliği ve tecrübesizliği onu bu alanda da’ hataya düşmekte alıkoyamadı. Tartışmaya sunduğu konularla ilgili görüşlerini kadrolara karar şeklinde getirdi ve metot hatasına düştü.Yeni hatalar işte bu ortamda ve bu şartlar altında yapıldı. Hareketimizce yapılan bazı genel tespitler konusundaki tereddütler, yeniden inşa dönemine girildiğinden bir süre sonra önderlikteki yoldaşların ve bazı kadroların kafasında belirmişti. Bu yüzden çizgimizdeki hatalı tespitlerin ortaya çıkarılabilmesi için 14 maddelik araştırma konuları her bölgeye gönderilmiştir. Ancak bu konuların tartışılmasın da da yeterli ete önderlik edilemedi. Haliyle de yararlı sonuçlar çıkarılamadı.Önderlik, içinde bulunduğumuz sorunların çözümü için geniş bir tartışma kampanyasının açılmasına, bu tartışmalarda çıkan sonuçları esas alarak özeleştirinin hazırlanmasını ve yayın organının çıkarılmasını doğru bir metot olarak tespit etmişti. Önderlik, bu doğru metodun uygulanmasında hatalı davrandı. Çalışma alanlarının çoğunluğunda bazı meselelerin tartışılmış oluşunun ve kendi içinde de bazı konularda ikna olmasını esas alarak bu konularla ilgili görüşlerini karar olarak bildirdi.Elbette bu kararlar ikna ve ispat edici verilerle ortaya konup, hareketin kadrolarınca da tartışılmaya açılması benimsendikten sonra, resmi hale gelecekti. Ama bu, karar1arın tartışmaya açılması gibi çelişkili durumu ortadan kaldıramaz.Bu hatalı an1ayışın sınıfsal kaynağı küçük burjuva aceleciliğidir, örgütsel bakımda tecrübesizlik ise ikinci ve önemli etkenlerden biridir. Önderliğin tartışmaya açtığı temel meseleler hakkındaki görüşlerine karşı, ilk tepkinin önderliği ve hareketin disiplinini tanımama, önderliği kavga kaçakları, halka güvenmeme, devrime inanmama ile suçlama. noktasına kadar getirilmesi vahim bir hatadır. …Özetlersek: Hareketimizin önderliği Aydınlık dönemindeki muhalefetten bu yana kolektif öze sahip sağlıklı bir önderlik olamamıştır. İbrahim Kaypakkaya yoldaşın kaybı, önderlikte kısa sürede telafisi imkansız bir boşluk yaratmıştır. . Önderlik görevini yüklenen yoldaşlar geçmişten beri kolektif bir önderlik içinde yer alamadıkların dolayı, bu konuda oldukça tecrübesizdiler (önderliğin yapması gereken görevleri kavrayıp” çözme yolunda doğru adımlar atamadılar.) Bu yüzden Yeniden inşa çalışması dönemindeki hatalı görüş ve uygulamalar eleştiri, özeleştiri ve ikna metoduyla çözümlenemedi. Hataların birikimi acelecilik hatasına düşülmesini getirdi. Önderliğin tartışmanın açılmasındaki hatalı davranış, geçmişten beri önderliğe karşı oluşan tepkiyle birleştiğinde bir bölgeden kadroları. hatalı davranışlara itmiştir. Kadroların hatalı hareketi, önderliği ve hareketin disiplinini tanınama, örgütsel birliği zaafa uğratma noktasına kadar gelmiştir. Biz kadroları bu hatalı, davranışa iten asıl etkenin geçmişten beri önderlikçe yapılan hatalar olduğu kanaatindeyiz. Ama yoldaşların hareketin birliğini bozmaya kadar varan davranışları önderliğin hatalarıyla izah edilemez. Bu noktada’ yoldaşların hatalarının önemini görmeleri, özeleştirilerini yapmaları ve hatalarını tespite çalışmaları hareketin birliğinin pekişmesi ve sağlıklı gelişmesi açışından zorunludur. Yoldaşlar, önderlik yaptığı hataların bilincine varmıştı ve düzeltme yolunda çaba sarfetmektedir. Diğer yoldaşların da aynı şekilde hatalarını tespit etmelerini ve kendilerini düzeltmeye çalışmalarını istemektedir. Önderlik yukarda belirtildiği gibi geçmişin gözden geçirilmesi, hatalardan dersler çıkarılması kısaca geçmişin değerlendirilmesi ve özeleştirinin yapılması için bir kampanya açmıştır. Tartışmanın getiriliş biçimi hatalar taşısa bile bu tartışmanın açılmasa olumlu bir şeydir Bütün yoldaşlar hem hareketin hem de tek tek yoldaşların işledikleri hatalar üzerinde durmalı acımasızca bütün önyargılardan uzaklaşarak bunları tespit etmelidir. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Hatalarımıza karşı tavrımız- bizim hem de tek tek yoldaşlar olarak devrimci olup olmadığımızın ölçüsüdür. Lenin yoldaş bu konuda şunları söylüyor Bir siyasi partinin kendi hataları karşısında durumu bu partinin ciddi olup olmadığı konusunda, sınıfına ve emekçi kitlelerine karşı görevini gerçekten yerine getirip getirmediği konusunda hüküm vermek için en önemli ve en inanılır ölçüttür. Hatasını açıkça tanımak, hatanın sebeplerini keşfetmek, hatayı doğuran durumu tahlil etmek, bu hatayı düzeltme imkanını dikkatle araştırmak, işte ciddi ‘bir partinin belirtileri bunlardır- gereklerini yerine getirmek, kendi sınıfına ve ondan sonra kitleleri yetiştirmek böyle olur” ( Leninizm’in İlkeleri,s.23,Stalin’in Lenin den yaptığı alıntı.”) Önderlik bunları yaparken görmediği hataları, yanlış tespitleri, olabilir. Bütün yoldaşlar önderliğe ve birbirlerine karşılıklı yardımcı olarak bunların üstesinden gelebiliriz. Buna inancımız tamdır. Açılan tartışma kampanyasının demokratik merkeziyetçilik ilkesinin ışığı altında yürümesi gerekir. Bütün yoldaşlar ” Kızıl Kitaptan ve diğer eserlerden disiplin, birlik, eleştiri-özeleştiri parti içindeki ideolojik mücadeleleri tekrar gözden geçirmelidirler. Hareket zor günler geçirmektedir. Böyle, durumlarda bireyci-kariyeristler, fırsatçılar hareketi parçalamayı amaçlayabilirlar. Bunlara karşı uyanık olmalı, bunları her fırsatta teşhir etmeliyiz. Bu günler. Aynı zamanda kimin ne olduğunu ortaya çıkaracaktır. Tartışma kampanyasının bütün kadro ve ileri unsurlara ulaşabilmesi için çıkarılmalıdır. Eleştiri-özeleştiri ve tartışmalarda devrimci ilkelere sımsıkı sarılalım. Demokratik merkeziyetçilik ilkesine bağlı olarak kendi düşüncemizi özgürce savunalım. Hareketin disiplinine tabi olalım. Yoldaşlarımıza karşı açık yürekli ve dürüst olalım..! Ayrılığa. değil birliğe, yönelelim..!Yaşasın Marksizm-Leninizm- Mao Zedung Düşüncesi..!”Bu Değerlendirme Yazısı Koordinasyon Komitesi (KK) 1976 Tarafından YaızılmışVe Proleter Birlikte Yayınlanmıştır Yukarıdaki KK’nın özeleştirisinde de görüleceği gibi KK tartışmanın açılışında hatalı bir metot izlediğinin kapsamlı özeleştirisini yaparken, asla kendi görüşlerini dayatmacı tutum içinde olmadığı gibi tartışmanın sağlıklı yürütülmesi için örgüt içi tartışma yayın organın çıkarılmasını öneriyor ve nitekim Proleter Birlik adlı örgüt içi tartışma yayın organın çıkarılmasına karar veriliyor. Tartışma kampanyasının kadrolara ve hatta ileri sempatizanlara kadar taşınması eleştir-özeleştiri mekanizmasına bağlı kalarak örgüt içi mücadelede sekter ve ayrılıkçı tutumlardan mümkün olduğunca uzak durulması çağrısı yapılıyor. Demek ki KK sorunların örgüt platformundan tartışılarak örgüt iradesiyle çözülmesi gerektiğini salık veriyor. Elbette örgüt içi mücadele ilkelerine uyulması ve disiplinin gereklerine bağlı kalınmasıyla. Daha Azını Gör
Halkın Birliği Devrimci Halkın Birliği