Saray iktidarı : Çocuk istismarcısı, Kadın Kırımcısı, Tacizci ve Tecavüzcüleri Koruyanların İktidardır.!

Çocuk istismarcıları ve kadın, LGBTİ+ katilleri, taciz ve tecavüzcüleri adliyelerin ön kapılarından alınıp, arka kapılarından sokağa salınıyor. Saray yargısı, devrimci, ilerici, yurtseverleri tutuklamak, ceza vermek için aramadığı somut delili; taciz, tecavüz, istismar failleri söz konusu olduğunda arıyor.

Kimi verileri somutlamak tabloyu görmek açısından aydınlatıcı olacaktır. 2020 yılında LGBTİ+’lara dönük saldırılar yüzde 110 artış gösterdi. Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı adli istatistiklere göre, Türkiye’de 2019’da “cinsel dokunulmazlığa karşı suç” kapsamında 49 bin 57 dava açıldı. Bunların 22 bin 689’unu çocuklara yönelik cinsel istismar suçları oluşturdu. Yine Adalet Bakanlığı’nın istatistiklerine göre, 2012’de çocuğun cinsel istismarı davalarındaki suç sayısı 17 bin 589 iken, 2019’da bu sayı 22 bin 689’a çıktı, açılan davalardan 15 bin 651’i ‘mahkumiyetle’ sonuçlandı. Kadına yönelik şiddet saldırılarının abartıldığını söyleyen saray rejiminin Adalet Bakanlığı’nın sunduğu verilerin tüm gerçekliği yansıtmadığını söyleyerek devam edelim.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu’nun 2018 raporuna göre; 2002’den bu yana 18 yaş altı 440 bin çocuk doğum yaptı. Aynı rapora göre, 15 yaş altı cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı 15 bin 937. Rapora göre; Türkiye’deki cinsel suçların yüzde 46’sı çocuklara karşı işlendi. Türkiye, çocuğun cinsel istismarında dünya listesinde 3. sırada yer aldı.

Çocuk İstismarı ve İhmali ile Mücadele Derneği’nin, “Rakamlarla Çocuk Cinsel İstismarı” raporunda, istismara uğrayan çocuk sayısı 2014 yılında 11 bin 95 iken, bu sayı 2017 yılında 18 bin 623’e çıktı. Yani üç yıl içinde çocuklara yönelik cinsel istismar saldırılarında yüzde 67.9 artış yaşandı. 2014-2017 yılları arasında 7 bin 466’sı erkek, 51 bin 818’i kız çocuğu olmak üzere toplam 59 bin 284 çocuk cinsel istismara uğradı. Derneğin bu verileri açıklayacağını duyurmasının ardından, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilere erişimi kapatarak, gerçeğin üzerini örtmeye çalıştı. 2019 yılı itibariyle Adalet Bakanlığı’nın çocuğa yönelik istismar vakalarına ilişkin verilerine ulaşılamıyor.

Çocuk istismarı verilerini gizleyen Bakanlık, buna kapı aralayan açıklama ya da tartışmalara da müdahil olmadı. Bunun en tipik örneklerinden biri Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesindeki Dini Kavramlar Sözlüğü’nde yer alan “İslam hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı, erkekler için 12, kızlar için 9 yaş olarak belirlenmiştir” ifadeleri oldu. Böylece kız çocuklarının evlendirilmesi ve çocuklara yönelik cinsel istismar saldırı fiili meşrulaştırılmaya çalışıldı.

Kadın katliamları bakımından da oranlarda sürekli bir yükseliş söz konusu. Resmi olmayan verilere göre; 2016 yılında 289, 2017’de 351, 2018’de 404, 2019’da 422, 2020’de 410 kadın katledilirken 2021’in ilk sekiz ayında katledilen kadın sayısı 225 oldu. Her gün sosyal medya ağlarına, ağırlığını genç kadınların oluşturduğu sayısız kadının kayıp olduğu haber ve ilanları yansıyor. Ve yazık ki bu kadınların bir kısmının günler sonra cinsel saldırıya uğramış cansız bedenlerine ulaşılıyor.

Veriler Saray faşizmin her bakımından kadın, çocuk düşmanı olduğunu ve bunu dinin gerekçeleri arkasına sığınarak sürdürdüğünü gösteriyor. Nitekim kadınları koruyan İstanbul sözleşmesini bir gece de tasfiye eden Saray rejimi şimdide 2012 yılında yürürlüğe konulan Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 sayılı kanunun iptali ya da içinin boşaltılarak özünün ortadan kaldırılması olarak planlanmaktadır. Buda Saray rejiminin kadın kırımına, taciz ve tecavüze, çocuk istismarına daha fazla yol açmak anlamına geleceğini bilerek AKP-MHP faşizmin yıkılması ve emekçilerin devrimci iktidarının kurulması için birleşik mücadeleyi örüp geliştirmenin ne kadar acil bir önem taşıdığını gösteriyor.