Sanatçı Kadir İnanır törenle uğurlandı..!

Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinde yapılan törende sanatçılar ve siyasiler de yer aldı. Tören için Kadir İnanır’ın tabutu sahneye konuldu.Tatar Ramazan, Selvi Boylum Al Yazmalım, Dila Hanım gibi unutulmaz filmlere imza atan usta oyuncunun yeğeni Levent İnanır, sanatçının vasiyeti olmadığı açıklaması yaptı.Jülide Kural ise, “Herkesin abisidir, dayısıdır, sevgilisidir, oğludur, babasıdır ve aslında o halktır; Anadolu’dur ve bütün halkların dostudur. O yüzden de Rum’dur, Türk’tür, Ermeni’dir, Çerkez’dir, Boşnak’tır, Arap’tır ve tabii Kürt’tür” dedi.Törende konuşan Gül Sunal, usta sanatçının Kemal Sunal’dan sonraki vefasına “Kemal’in ardından çocuklarıma ağabeylik yaptı. Ömrüm boyunca minnetle anacağım.” sözleri ile dikkat çekti. Levent İnanır amcasının, “Ben öldüğüm zaman her evden bir cenaze çıkacak” dediğini dile getirdi.Törene katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Türkiye’nin başı sağolsun. Çok önemli bir sanatçıyı, çok önemli bir demokratı kaybettik. Bir kişi eksildik. Barışsever birisiydi. Sürekli hak ihlallerine uğrayan insanların yanındaydı. 80’lerde darbe karşıtıydı. Sonrasında işçilerin, emekçilerin hak arama mücadelesinin yanındaydı. 2013-2015 tarihlerinde Kürt meselesinin çözümü için başlayan süreçte akil insanlarda yer aldı. Sonrasında da Türkiye’de başta Kürt meselesi olmak üzere demokratikleşmeye kafa yordu, emek verdi. Büyük bir kayıp. Çok değerli bir insandı. Sadece bir sanatçı değildi, demokrattı ve bir devrimciydi. Türkiye’nin, Karadeniz halkının, devrimcilerin, demokratların başı sağolsun. Onun özlemini duyduğu barışı inşallah bir gün bu topraklara getireceğiz sözünü veriyoruz.” dedi.Soner Arıca:Olamaz böyle bir şey diye düşünüyorum. Çünkü ölüm kelimesini zaten sevmiyorum ama başka bir tarifi yok ya şimdi. Hiç kimseye de yakışmıyor evet ama Kadir dayıma hiç yakışmıyordu. Sadece benim dayım değildi. Tüm ülkenin dayısı, ağabeyi, Üzgün ve şaşkınım. Üç gün önce annem, üç gün arayla böyle tuhaf bir süreçten geçiyoruz. Gerçekten çok üzgünüm, şaşkınım. Bence burada onu seven kitlenin özeti var, buraya sığan kadarı var. Bence tüm ülke burada şu anda. Ben öyle hissediyorum. İki gündür bana gelen mesajlardan, yorumlardan anlıyorum ki gerçekten tüm ülke bence şu anda burada. Herkes çok üzgün doğal olarak. Çünkü idoldu, ikondu, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz. Bizim aile ilişkilerimiz bir yana, dayım olması bir yana çok çok önemli bir sanatçıdan bahsediyoruz. Her açıdan baktığımda çok zor, her açıdan baktığımda çok karışıkkardeşiydi. Tabii benim için de sadece dayım değil, aynı zamanda çok hayranlık duyduğum bir sanatçıydı, büyük bir aktördü.Jülide Kural:Aslında Kadir İnanır’ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında o taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını, yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısında o şahlanan vicdanını, bazen de kalbinin kırılganlığında o gözyaşlarının, nasıl da o güzelim gözlerinin dostu olduğunu, kısacası aslında onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir. Hep dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri ve en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Ben onu hep izledim bu süreçlerde ve bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Bir yandan da Kadir İnanır, şöyle bir bakışıyla o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır ve herkesin aslında abisidir, dayısıdır, sevgilisidir, oğludur, babasıdır ve aslında o halktır; Anadolu’dur ve bütün halkların dostudur. O yüzden de Rum’dur, Türk’tür, Ermeni’dir, Çerkez’dir, Boşnak’tır, Arap’tır ve tabii Kürt’tür. Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine. ‘O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız’ der. Dünyanın en güzel gülümsemesiyle… Vasiyetin sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim, mutlaka.Atilla Dorsay:Yeşilçam bir efsaneydi. Nasıl Amerika’da Hollywood varsa burada da Yeşilçam vardı ve Yeşilçam’ın yaptığı filmler insanları koştura koştura sinema salonlarına götürüyorlardı. Bu arada işte Kadir İnanır’ı tanıdık. Çok farklı bir yerdeydi. Bir sürü sanatçı vardı. Ama o çevirdiği 180 kadar filmle, bütün o filmlerle kendisini halkımıza sevdirdi. Bundan sonra artık onun yerine öyle bir adam gelebilir mi bilmiyoruMenderes Samacılar:Bundan da övgüyle bahsederdi. Sarılırdık dostça, kocaman bir incir ağacıydı benim için. Sürekli bal gibi incirler veren, bal gibi hayata bakan, barış, kardeşlik, sevgi dolu bir yürek. Kadir İnanır gibi bir değeri asla unutmayacağız.Kaftancıoğlu: Önceliği hiçbir zaman kendisi olmadıCanan Kaftancıoğlu da konuşmaısnda şunları söyledi:”Duruş demişken aklıma belki pek bilinmeyen, hastalığı döneminde bile hastalığının bile bozamadığı duruşuna dair zihnime hücum eden sayısız anekdottan birkaçını paylaşmak isterim. Hasta yatağında bile önceliği hiçbir zaman kendisi olmadı. Orada da hepimizin güvenli limanı ve sığınağı olmaya devam etmişti. Yurt dışına taşınan ortak bir arkadaşımızı arayıp ‘Nasılsın? Bir şeye ihtiyacın var mı’ demeyi hepimizden önce düşünmüştü. İlk yattığı hastanede, bir gün gittiğimde, hepimiz biliyoruz, bir gariban hastane emekçisi onu bulmuş, ‘Bana yardımcı olabilir misin’ diye. Eh be Kadirciğim, emekçi seni bulur. Sen emekçi dostusun da hangi arada o halinle o adamcağızın derdini dinledin de çözüm bulmak için bizlerle paylaşıyorsun? Hepimizin hayatın olağan koşturmacasında atladığımız onlarca detayı o hasta yatağında bile asla atlamadı.”