Operasyon, katliam, göç: Etiyopya’da neler oluyor?

Etiyopya’da hükümet özerk Tigre eyaletine karşı başlattığı askeri saldırıda zafer ilan etti. Ancak çatışmalar sürecek görünüyor.

Etiyopya ordusu uçakları Tigre eyaletini bombalıyor. Genç, yaşlı, kadın, erkek ayrılmaksızın sivil halk öldürülüyor. Üstelik, Tigre halkını katleden kendine geçen yıl Nobel Barış Ödülü verilmiş olan Abiy Ahmed. Ahmed, dün Tigre’nin başkenti Mekelle’nin ordu tarafından ele geçirildiği duyuruldu. Sivil Tigreliler ise kitleler halinde komşu Sudan’a kaçıyor.

1974’TEN BU YANA

Beş, on yıllık barış dönemleri olsa da 1974’den bu yana Etiyopya’da savaşlar ve çatışmalar eksik olmadı. 1974’de Etiyopya (Habeşistan) İmparatoru Haile Selassie; bir askeri darbe ile Mengistu Haile Mariam liderliğindeki Derg (Konsey) tarafından devrildi. SSCB tarafından desteklenen Derg iktidarı, SSCB’nin dağılması ile gücünü yitirdi. Çok etnisiteli ülkede oluşan kargaşada devrimci bir yönelime sahip Tigre Halk Kurtuluş Cephesi (TLPF), Etiyopya Halkının Devrimci Demokratik Cephesi (EPRDF) etrafında birleştirdiği bütün etnisitelerden halka dayanarak yürüttüğü silahlı mücadele sonucu iktidara geldi.

“HERKES ÜÇ ÖĞÜN YİYEBİLECEK”

Demokratik Federal Cumhuriyet ilan edildi. EPRDF’nin vaadi basitti: “Herkes üç öğün yiyebilecek”!

Ancak bu zordu ve başarılamayınca açlığın yanı sıra ülkenin geriliği ve Tigreli devrimci örgütün dayanaklarının zayıflığı ve oturmamışlığı Batılı emperyalistlerin müdahale ve yozlaştırıcı etkinliklerinin zemini oldu. 5 milyonluk Tigre’nin 100 milyonluk Etiyopya’daki asıl sürükleyici güç olmasının getirdiği zorluklar da eklenince, emperyalistlerin TLPF ve başındaki Meles Zenawi’yi baştan çıkarması ve devrimin karşı devrime dönüşmesi kısa sürede gerçekleşti.

Bunda 1998’de patlak veren Eritre Savaşı da etkili oldu.

ÇİN ETKİSİNİN YAYILIŞI

Öte yandan Etiyopya’ya müdahale eden sadece Batılılar değildi. SSCB çökmüştü, ama o zamanlar hızlı bir gelişme içinde olan Çin, Afrika’da yayılmasına uygun ülke arayışındaydı ve Tigrelilerin devrimci geçmişleri bu ülkeyle ilişkilerinin gelişmesine temel sağladı. Çin ülkede hızla yayılarak köprü başlarını tuttu.

Zenawi, 2012’de muhtemelen zehirlenerek öldürüldü, yerini alan Haile Desaleng benzer politikalar izleyerek Çin’le ilişkileri geliştirdi.

Ancak ülkenin etnik parçalanmışlığı sorundu ve Amerikalı emperyalistler sonunda Çin’in tarım yatırımları için topraklarına el koyduğu büyük bir etnisite durumundaki Oromo bölgesindeki verimli topraklarda patlayan halk ayaklanmasına yaslanarak bu etnisiteden Abiy’i 2018 nisanında iktidara taşıdılar. Abiy, ABD’de eğitim görmüş Müslüman bir istihbarat subayı.

ABİY AHMED DÖNEMİ

Abiy Ahmed, Başbakan olur olmaz Tigrelileri ve TLPF’yi karşısına alarak ve onlar dışındaki etnisitelerden akımları birleştirerek Refah Partisini kurdu. Amerikalıların koşullarını hazırladığı Eritre Savaşı’na son veren barış anlaşmasını imzaladı. Bu nedenle kendisine Nobel Barış Ödülü verildi.

Ancak Ahmed, pandemi gerekçesi ile 2020 ağustos ayında yapılması gereken seçimleri de erteleyerek, Tigrelilerin karşı tutum almalarını kışkırttı. Tigre Özerk Bölgesi’nde seçimler yapıldı. Abiy Ahmed bu seçimleri tanımadı ve Tigre Yönetimini cuntacılıkla suçladı. Ve OHAL ilan etti. Tigreliler ise Ahmed’in başbakanlığının meşru bir dayanağının olmadığını ve seçimlerden de kaçtığını ilan ettiler.

Abiy Ahmedi liberal ve Batı yanlısı biri olarak ABD ve AB’li emperyalistlece destekleniyor. “Eski rejimi tasfiye ediyor ve Etiyopya’yı özgürleştiriyor” diye alkışlanıyor. Fakat, Ahmed’in yaptığı özgürleştirme değil; Etiyopya’da Eritrelilerin ve TLPF’nin devlet ve ordu içindeki kadrolarını tasfiye etmek. Ülkenin doğusundaki petrol kaynakları ve yapılacak büyük baraj projesi ABD emperyalistlerinin ağzını sulandırıyor. Onlar da bir an önce TLPF’nin tasfiyesini istiyor.

TLPF VE ÇİN ETKİSİNİ ZAYIFLATMAK

Abiy’in sürdürdüğü çatışmanın hedefi Tigreli TLPF’yi tamamen yok edemese bile iktidarda hak iddia edemeyecek denli güçten düşürmek. ‘90’ların başından bu yana Etiyopya devlet bürokrasisi ve özellikle ordusu içinde TLPF’nin elde ettiği önemli mevzileri geri almak. Bu hesap, aslında Abiy’den çok arkasını yasladığı Amerikalı patronların. Ve hesap yalnızca TLPF’den değil ama desteğini aldığı Çin’den kurtulmak. Bu ülkenin Etiyopya’dan tümüyle söküp çıkarılması başarılamasa bile önünün kesilip geriletilmesi.

Tigre güçlerinin ordu birliklerine saldırdığını ileri süren Abiy’in emriyle 4 Kasım’da başlayan Etiyopya saldırıları geçtiğimiz günlerde tırmandı. Etiyopya birlikleri, tank ve toplarla kuşatmaya çalıştıkları başkent Mekelle başta olmak üzere Tigre topraklarında ilerledi. Uçaklarla bombalanan özellikle Mekelle’den on binlerce sivil, bir kısmının geçmeyi başardığı Sudan sınırına yığılmış durumda. Çünkü koronavirüs ve açlıkla boğuşan Sudan da sınırları kapattı.

DİYALOĞU REDDETTİ

Abiy, 22 Kasım Pazar günü, Tigre güçlerine teslim olmaları için 72 saatlik süre tanımış, aksi halde saldırının nihai aşamasına geçileceğini duyurmuştu. Bu ültimatom, “Bölgelerini yönetme hakkını savunurken ölmeye hazır oldukları”nı deklare eden Tigre tarafınca reddedildi. Aynı pazar günü, Etiyopya ordusunun üst rütbeli subayları, Mekelle kuşatıldığında sakinlerine merhamet göstermeyeceklerini açıkladı.

Mozambik, Liberya ve Güney Afrika’nın üç eski devlet başkanından oluşan bir Afrika Birliği heyeti, taraflar arasında görüşmeler yoluyla barışa ulaşılmasını sağlama misyonuyla başkent Adis Ababa’ya geldi. Ancak Abiy “uluslararası toplum”a bu soruna “Karışmaktan kaçınma” çağrısı yaptı.

BM’nin Abiy Ahmed’in yaptığı katliama karşı pek oralı olduğu da yok. Sadece birkaç söz!.. Çatışma sürerken sorunu görüşmek üzere toplanan BM Güvenlik Konseyi bir karar alıp açıklama yapamadan dağıldı. Muhtemelen iki daimi üye ABD ve Çin Konseyde karşı karşıya geldiler ve toplantı sonuçsuz kaldı.

OPERASYON BİTTİ Mİ?

Ahmed, önceki gün Twitter’dan yaptığı paylaşımda “Tigre bölgesindeki askeri operasyonları tamamladığımızı ve durdurduğumuzu paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Federal hükümet artık Mekelle şehrinin kontrolünü tamamen elinde tutuyor” dedi.

Ancak Euronews’ün haberine göre, TPLF Lideri Debretsion Gebremichael, “Pes etmedikleri”ni söyledi. Gebremichael, Reuters haber ajansına, “Onların vahşeti bu işgalcilerle savaşma kararlılığımıza yalnızca katkıda bulunabilir” dedi. Bunun, kuvvetlerinin savaşmaya devam edeceği anlamına gelip gelmediği sorusuna ise, “Elbette. Bu, kendi kaderimizi tayin hakkımızı savunmakla ilgili” yanıtını verdi.

Çatışmaların kısa sürede son bulmasını beklemek pek gerçekçi değil. 250 bin kişilik orduya sahip olan TLPF kolay lokma değil. TLPF’nin uzun yıllar iktidarda olmasının da bir tezahürü olarak Etiyopya ordusunun yarısı Tigre’de. Genel olarak Etiyopya ordusunda da Tigreliler ve TLPF kadroları güçlü.

İKİ BUÇUK YILDIR HAZIRLANIYORDU

Aslında 2018 nisanında işbaşına gelen Ahmed Abiy, yaklaşık iki buçuk yıldır bu savaşa hazırlanıyordu.TLPF kadrolarını devlet ve ordu içinden tasfiyeye çalışıyordu.

Bu fırsatı, ağustosta yapılacağı ilan edilmiş Etiyopya seçimlerinin 2021’e ertelenmesini yasaya aykırı bularak eylülde Tigre’de seçimlerin yapılmış olmasını tanımayarak yakaladı. Seçimi tanımadı ve Tigre’nin merkezi bütçeden aldığı fonları kesti.

Tigre’deki seçimler, saldırının bahanesi oldu, ancak gerçek daha derinde.

Çatışmaların asıl nedeni, emperyalistler ve iş birlikçileri arasında bir hegemonya ve güç mücadelesi. Ancak her defasında olduğu gibi filler tepişirken çimenler eziliyor.

Arkasına Amerikan emperyalizmini alan Abiy Ahmed, Çin’in destek vermiş olduğu TLPF’yle savaşıyor. Bedelini, şimdiden Etiyopya halkları ve özellikle Sudan’a doğru kaçmakta olan Tigre halkı ödüyor.