| ISCILER YALANLA PARLATILMIS ANAYASA REFERANDUMA NEDEN HAYIR DEMELIDIRLER: |
ISCILER YALANLA PARLATILMIS ANAYASA REFERANDUMA NEDEN HAYIR DEMELIDIRLER: Basbakan Erdoganve tayfasi gözümüzün icine baka baka,12 eylülde yapilacak anayasa degisiklik paketinin ne kadar demokratik ne özgürlükleri gelistirdigi yalanini söyleyerek,yiginlari aldatmaya ve bilinc bulanikligi yaratmaya calisiyorlar. Bugüne kadar AKP,nin demokrasi ve özgürlüklerin düsmani olduguna binlerce örnek tartismasinca ortaya koymaktadir. Anayasanin ilk dotr maddesine,dokunmayan,mgk,yök,diyanet ve zorunlu din derslerinin kaldirilmasini gündeme bile almayan,secim barajini düsürmeyen,dokunulmazliklara dokunmayan,sendikal,örgütlenmenin önündeki engelleri kaldirmayan,kürtlerin, kimligini tanimayan,Alevilerin istemlerini yok sayan bir anayasa degisiminde demokratiklik beklemek mümkün olamazdi. Demokratik hak ve özgürlüklerin gelistirilmesi olarak görülen gösterilen AKP nin anayasa degisiklik paketi iddia edildigi gibi isci ve ezilen emekci yiginlara grevli ve toplu sözlesmeli sendika ve politik grev hakki tanimamaktadir. AKP ;ye yalakalik yapan ve oradan beslenmekten baska bir sey yapmayan liberal takimi gercekleri carpitmak ve yalana bas vurmak geri kalmiyor. Anayasa degisiklik paketinin parlatilmasi ve toz duman icinde gerceklerin gizlenmesi icin solcu gecinen ama umudu kirilmis ve AKP´nin limanina demir atmis olan Taraf,Ahmet Ünsal,M.Belge ve O.Calislar gibileri isci ve emekci düsmani AKP´den,isci ve sendikal halklari görev gelistirmekten dem vuruyorlar. Paketin,genel grev,politik grev hakki getirdigini kamu emekcilerinin sendikalasma,toplu pazarlik ve grev hakkini icerdigini iddia ediyorlar. Hükümetin cizgisinde iscileri bulusturmaya calistiran HAK-IS,MEMUR-SEN gibi sendikalarin bile savunmaya cesaret edemedikleri 12 Eylül Anayasasini cilalayarak yeniden onaylatma paketini,isci halklarini ileriye tasiyor diye liberal takimin kicini yirtarcasina yalana bezenmis olarak savunmalari,aslinda liberal gecinen ve Anayasa degisikligine AKP-SP-BBP ile birlikte "EVET" diyen cenahin nasil bir cürüme ve düskünlük icinde olduklarini ortaya koyuyor. Tipki Hümeyninin bir anda oldugu gibi dinci AKP,kendisiyle menkul "demokratiklesme" paketiyle liberal,ruhsuz takimini yanina alarak gerici politikalarini kolayca pratige sürmenin yolunu acmaya calisiyorlar. Iranda Hümeynide fasist seh diktatörlügüne karsi demokrasi kazanma adina,isci,emekci ve devrimcilerin destegini almisti. Ilk dönemler Hümeyni demokratik gecinerek iktidarini pekistirene kadar halka ve devrimcilere dokunmadi. Sonraki zamanlarda iktidar ve egemenligine karsi cikan örgütleri dagitip ve devrimci ve ilerici örgütleri tümden hedef tahtasina oturtarak yüz binlerce insani katledip,zindanlara kapatti. Iran mollalar rejimi kisa zaman icinde sehin cizmelerini giyerek devrimci muhalefeti tümden dagitti,grev ve direnisleri yasakladi,kadinlari orta cagcil bir yasama sokan mollalar rejime önemli bir örnek olarak önümüzde durmaktadir. Yine sagci solcu dönek takimi "Millet iradesinden" dem vurarak,parlamentonun her yaptiginin iyi ve güzel oldugunu tekrarlayarak halkin adinin gecmedigi ve iradesinin hice sayildigi bir göstermelik parlamento secimi halkin iradesi olamaz. Askeri fasist diktatörlük nasil bir yönetim bicimiyse,sivil fasizimde bir yönetim bicimidir. Almanyada Hitler fasizmide askeri darbe yaparak is basinda gelmemisti. Halkin destegi ve oyunu alarak parlamentoda adim adim cogunlugu saglayarak iktidari ele gecirmis ve fasist diktatörlügü ilan etmisti. Demek ki askerler-bürokrasi yaparsa kötü,göstermelik secimlerle görünüste sivil olan parlamento-hükümet yaparsa iyidir demek,demokrasi ve özgürlüklerden sinifsal bir öz tasidigi gercekligini anlamamak bu güruh liberal takimi sinifsal niteligine ve kimin demokrat kimin fasist olgusuna bakmadan,sivil olan hersey iyidir görüntüsü yaklasimini kendisine düstür almaktadir. Onun icindir ki Oral Calislar gibi pusulasini sasirmis,devlet olgusunu anlamakta zorlanan,askeri vesayet olur ama sivil vesayet seckin üzerinde olmaz diyerek AKP´nin devlet kurumlarini adim adim ele gecirmesi taktigini görmezden geliyor. YÖK´te nasil bir uygulama ve atama yasandigini,Cumhurbaskani ile AKP hükümetinin nasil bir al gülüm,ver gülüm icerisinde hareket ederek,kendi ilismi islamci cizgisine uygun bir kadrolasma icinde hareket ettigini gösteriyor. Liberal takiminin yalanlarini kazidigimizda altinda AKP´nin isci ve emekci düsmani politikalari cikmaktadir. Liberal tayfaya göre degisiklik paketinde,kamu emekcisine toplu sözlesme ve grev hakki tanidigi,12 Eylül darbe anayasasinin yasak getirmis oldugu siyasi amacli grev,lokavt,genel grel ve lokavt,is yeri isgali,is yavaslatma,verim düsürme ve diger direnislerede olanak saglayacakmis. AKP gözü kapali baglaninca paketteki degisiklerin ne getirdiginide ciddi bir bicimde irdelemek mümkün olmamaktadir. Memurlara sendikalasma,toplu sözlesme ve grev hakki tanidigi iddialari hicte dogru degildir. Zaten yillardan bu yana kamu emekcileri mücadele ederek sendika kurmak hakkini elde ettiler,kamu emekcileri yillardan bu yana grevli toplu sözlesme hakki istiyorlardi. Pakette bu istemde karsilanmiyor.Yalnizca toplu görüsme kelimesinin yerini toplu sözlesme almistir. Kamu emekcilerinin grev haklarini yine yok sayilmistir.Üstelik önceki yasaya göre daha ileri gitmeyi ifade eden "Zorunlu tahkim" yasasi getirilmistir.Haliyle liberallerin tersine anayasada ilerleme degil,geriye gidis yasanmistir.Paket grev degil tersine zorunlu tahikimi getiriyor. Görülecegi gibi kamu emekcilerinin grevli toplu sözlesme,hak istemleri yok sayilmaya devam edilmistir. Grev erteleme ve sendikal örgütlülügün önünü kesmek icin binbir yolu denerken,AKP bir gecede isci ve calisanlara envayi türden grev ve direnis hakki taniyor. Duyda inanma gibi bir durum aslinda yasananlar. AKP hükümeti anayasanin calisma,grev ve direnisleri belirleyen yasalarin hicbirine dokunulmuyor. Bu yasalar dokunulmadan grev ve direnislerin önünün acildigini söylemek kadar carpitilmis bir durum olamaz. Cünkü grevde yasak kalkti denirken 54-1´de yasaklar devam ediyor,üstelik bu nasil demokratiklesme ki grevin karsisina patronlarin lokavti yasal olarak konuyor. Ve bunada isciler lehine düzenleme deniyor. "Isciler toplu is sözlesmesinin yapilmasi sirasinda uyusmazlik cikmasi halinde,greve basvurabilirler" bu fikra aslinda eski yasadaki bütün grevlerin yolunu kapatiyor. Varolani koruyan AKP 54de yer alan grev erteleme ve yüksek hakem kurulu gibi yasaya hic dokunmuyor. Lafin ötesinde AKP zaten yeni hazirladigi yasa tasarisinda siyasi grev,genel grev ve diger grev türlerine karsi oldugunu ortaya koyuyor. AKP ve liberallerin yalanlarina aldanmadan,AKP´nin Evetinede CHP´nin,MHP´nin HAYIR inada sesimizi yükseltmeliyiz. |
dhb - Ağustos 26 2010 02:05:05 ·
|

|
| ISTEN ATMA VE KÜCÜLMEYE RAGMEN SERMAYENIN KARI BÜYÜDÜ: |
Her yil istanbul sanayi odasi(ISO)tarafindan yapilan Türkiyenin 500 büyük sanayi kurulusu artirma sonuclari yayinlandi. Arastirma ekonominin kriz nedeniyle kücülme ve daralmasina,binlerce iscinin sokaga atilmasina ragmen sermayenin toplumda yüzde 10-8 kar ettigini gösteriyor. Yine türkiyenin ilk 500 sirketi icine bu yil islam sermayesindeki sirketlerin sayisinin daha fazla girdigi ve AKP hükümetinin destegi ile"yesil sermayenin"yesillenmeye devam ettigi görülüyor. AKP hükümeti krizi emekci yiginlarin sirtina bindirirken,sermayenin imdadina kosmus ve bir dizi paketler yayinlayarak krizi sermayenin kar etmesi ve büyümeyi sürdürmesi icin firsat olarak kullanmasinin önünü acmisti. Nitekim ISO 500 raporu basbakan Erdogan,nin"krizi bizi teget gecti"görüslerinin sermaye icin yerinde ve ne kadar dogru bir degerlendirme oldugunu ortaya koymaktadir. Patronlar krizden dolayi aglayip sizlar ve iscileri sokaga birakirken aslinda karlarini yükseltmeye devam ettikleri ve krizi yaratanlar olarak,krizin yikimini emekci yiginlarin sirtina yiktiklari,görülüyor. Ekonominin önemli ölcüde kücülmesi ve satislarda ciddi oranda düsme olmasina ragmen daha önceki krizlerden farkli olarak karlilik ve katma degerin iyilastigini gösteriyor. Rapora göre,2009,da 500 büyük sirketin üretimden satislari yüzde 13-1 düserken karlilik ise yüzde 10-8 düzeyinde artmis. Yani 2009 yili sermaye icin karini büyütme yili olmustur. Elbette iscilerin yoksullasmasi adina ISO 5oo listesinde,satis vergileri haric net üretimde satislarda 15 milyar 495 milyon 595 bin TL ile Tüpras ilk sirayi alirken bunu 6 milyar 527 milyon 417 bin TL ile Elektrik üretim Anonim sirketi(EUAS )ve milyar 473 milyon 800 bin TL ile oyak-renault geliyor. Tüpras,siralamada yine ilk sirada yer alirken,petrol ve emtiatti gerilemeye ragmen,yinede kar orani olarak en önde gelen sirketler arasinda ise kamu sirketi olarak yalnizca EÜAS yer aliyor-2008 de 7:sirada bulunan Arcelik 2009 yilinda 4.ci siraya yükselirken, besinci sirada ise TOFASyer aliyor. 2008 yilinda 3.üncü sirada bulunan fark 6,ci siraya gerilerken,7,ci siradaki Eregli demircelik,8,ci sirada,Aygaz,9,cu sirada,Vestel elektronik ve 10,cu sirada bulundugu belirtiliyor. Bu verilere göre,2009 yilinda ilk 15 sanayi kurulusu icinde iki kamu ve 13 özel kurulus yer aldigi görülüyor. Yine arastirma sonuclarina göre,2008 yilinda 652-4 milyon lira zarar eden EÜAS gecen dönemde 500,cü sirada yer alirken,2009 daEÜAS 423 milyon 726 bin lirayla en fazla kar eden sanayi kurulusu oldu. En fazla kar eden ilk üc kurulustan ikincisi 776 milyon 931 bin TL ile Tüpras olurken,ücüncü sirayida 673 milyon 936 bin lirayla önceki yilin ilyarisi philza philip mars aldi. 2009 yilinda en fazla kar eden ilk 10 icinde yedi özel,üc kamu sirketi yer aldi. Özel sektör patronlari krizden dolayi aglar,iscileri isten atip,ücretlerini asagiya cekip yada dondururlarken, aslinda karlarinin katlanarak sürdügünü gizlemeye calismislardir. Bunu arastirma sonuclari netce aciga seriyor. Özel tekellerin karlilik siralamasinda,2008 yilinda,25,ci sirada yer alan Arcelik,2009,da dördüncülüge yükselmis. 2008 siralamasinda 34,ci sirada bulunan petrol ofisi,altinciliga,30,uncu sirada yer alan BSH ev aletleride yedincilige yükseldi. Siralamada 8 ve 10,cu sirada yer alan isimlerinin aciklanmasini istememistirler. En fazla ihracaat yapan ilk üc kurulus ise 3 milyar 12 milyon 429 bin dolarla oyak. Renault,2 milyar 38 miyar 704 bin dolarla fort,Otomotiv,2 milyar 4 milyon 257 bin dolarla tofas olarak siralandi. Ihracaatta son yillarda da oldugu gibi ilk 10,un tamami yine özel sektör kuruluslarindan olusuyor. 2008 yilinda ihracaattan ilk sirada yer alan Tüpras ise,2009,da dördüncü siraya geriledi. 2009,da ISO 500;ün ihracaatinda ilk sirada yüzde 27-5lik payla metal esya,makina techizat ve mesleki aletler sanayi, ücüncü sirada ise yüzde 17,8,lik payla ana metal sanayi bulunuyor. ISO500 kuruluslarinin ihracaat 2009 yilinda 2008,e göre yüzde 31-7 azaldi . 2009 yilinda ISO 500,de alt sektörler itibariyla ihracaat degisim oranlarin incelendiginde bir tek gida,icki,tütün sanayinde yüzde 1-1 artis oldugu,diger tüm alt sektörde degisen oranlarda artislar gerceklestigi görüldü. 2009 yili ilk ISO 500 toplam ihracaati icinde en yüksek paya sahip olan alt sektör. yüzde 27-5 ile tasit araclari sanayi olurken,bu sektörün 2009 yilindaki ihracaat düsüs orani yüzde 29-2 seviyesinde gerceklesti. ISO 500 kapsaminda yer alan yabanci sermaye payi kurulus sayisinin 2007 yilinda 143,2008,de 148,den 2009,da 153,e yükseldigi dile getirilen rapora göre,yabanci sermayeli kuruluslarin ISO 500,de üretimden satislar icimdeki payi ise yüzde 33-4 oldu. Öte yandan gecen yil olmayip da bu yil yer alan 88 sirket var. Bu sirketlerin cogunlugu ismini aciklamasi yer ISO 500,de 2005 yilinda 136,yabanci sermaye payli kurulus yer alirken,2009 yilinda bu sayi 153,e cikti. 2008 krizi ic ve dis talebi durma noktasina getirdigi söylenmesine,ihracatta yüzde 22 düsüs yasanmasina bir önceki yila göre ISO 500,de calisanlarin sayisinda yüzde 5-1 azalarak,311 kisi isten atilmasina ragmen,sirketlerin karlarini ortalama yüzde 10-8 düzeyinde artirmalari,krizde sermayenin büyüyerek ciktigini gösteriyor. ilk 500,de 50 sanayi kurulusunun üretimde satis icindeki payi yüzde yüz büyüyor. Buda aslinda türkiye ekonominin yarisini ilk 50 sirketin elinde tuttugunu, krizin büyük sirketleri etkilemedigi,aksine gelir dagilimini dahada bozarak servetin merkezilesme yönünde bir gelismenin kendi yolunda ilerledigini gösteriyor. Emekcilerin issizlik, yokluk ve yoksullukla bogustugu bir ortamda,Türkiye sermayenin en büyüklerinin karlarini katlamalari,krizin emekcinin sirtina yüklendigini gösteriyor. Bu servetin gittikce belli ellerde toplanmasi,emekcilerin gelir adaletsizliginde paylarina daha cok yoksulluk düstügünü gösteriyor.Kapitalist sistem ayakta kaldikca bir yandan servet birikirken ötesinden yoksullugun derinlesecegini unutmayalim. Yillik toplamda enflasyon yüzde 10-9,a yükseldi. Tarim fiyatlarinda artis ise yüzde 9,u buldu. Aslinda bunlar devletin verileri. Her zaman farkli unsurlari isin icine katarak,enflasyonu oldugundan daha düsük gösterildigini biliyor. Öylede olsa enflasyon yeniden sahlanisa gecmis bulunuyor. Bir yandan zamlar va yeni vergiler,öte yandan issizlik emekci yiginlarin belini kiriyor. Merkez bankasinin enflasyon raporuna göre Türkiye,de gida fiyatlari baska ülkelereden cok hizli artiyor. Mart ayinda Türkiyede gida fiyatlarinda artis yüzde 12 dolayindaydi. Dünyada fiyat artislarinda türkiyenin önünde giden Hindistan vardi. Bu gercek durum Nisan ayindada degismedi.Türkiyede ücretlerin 100 TL,lik harcama icinde,gida harcamalarinin payi 43 TL oldugu düsünüldügünde özellikle gidadaki enflasyon özellikle emekcileri dahada yoksulluga itiyor. Subatta cift hane olan Mart ayinda tek haneye düsen enflasyon Nisan ayinda yeniden cift haneye cikti. TÜIK verilerine göre enflasyon Nisan ayinda TÜFE,de yüzde 0-60,ÜFE,de yüzde 2-35 artti. Böylece yillik enflasyon TÜFE,de yüzde 10-9,ÜFE;de yüzde 10-42 düzeyine cikti. Enflasyon ÜFE,de 2008 kasim ayindan sonra cifthaneli enflasyon rakamina geri dönülmüs oldu. Merkez Bankasi gecen hafta yil sonu enflasyon beklentisini yüzde 8,4,e yükselmisti. Her ne kadar yillik tüketici enflasyonu yüzde 10-2,ye cikmakla beraber, bir cok mutfak ürününde bu oran yüzde 25,lerin yüzde 50,lerin üstünde.Bunun yaninda haberlesme,otomobil fiyatlarinda da yillikartisla ortalamanin cok üstünde gerceklesti. Konutlarda kullanilan akaryakit fiyatlarinda artislarda ortalamanin cok üstünde cikti. Mutfagin demirbaslarinda sogandaki yillik artis yüzde 214,ü bularak rekor kirdi,sebzeler icinde sarimsak fiyatlari yillik yüzde 54,patates yüzde 48 artis gösterdi. Son 12 ayda fiyat artisi dana etinde ise yüzde 55,i koyun etide yüzde 44,ü,tavuk etinde ise yüzde 18,i buldu. Et ürünlerinden sakatatta artis yüzde 67,ye ulasirken sucukta yüzde 25,e yaklasti. Yillik bazda enflasyon tiryakileride vurdu. Sigarada yillik artis yüzde 60,gecerken bira fiyatlari yüzde 17,raki fiyatlari yüzde 12,yeyakin bir artis olmustur. Tüm bunlar aslinda isci ve emekcilerin yasam kosullarinin gittikce dahada agirlasacagini gösteriyor. Bilinmesi gerekir,ki,tarim ve hayvancilik ülkesi olan türkiye,de tarimi bitiren,emekcileri yoksulluk ve sefalete mahkum edenler,merkez Bankasindan bir gecede milyarlarca dolari,devlet bütcesinden her yil faiz adi altinda on milyarlarca dolari hortumlayanlar ne isciler, emekciler ,nede devrimci ve sosyalistlerdi. Kendi bankalarinin icini bosaltip,sonra faturayi emekcilere ödetenler,yolsuzluklta en basta gelmekle övünenlerin egemenligi altindaki bir ülkede,olumlu gelismelerin olmasini beklemek kadar sacma bir durum olamaz. Ve elbetteki,Türkiyeyi yabanci tekellerin kapisinda kul yapanlar,ABD;AB nin kapisinda emireri yapanlar,egemen siniflar ve onlarin politik askeri yeni usak yöneticileridir. Akp hükümeti kücük üreticileri enflasyona ezdirmedikleri ve tarima gereken destegi verdikleri aciklamalariniin ne kadar palavra oldugunu son olarak bugday fiyatlarinin 55 kurus olarak aciklamasinda gördük. Bugday hasati aylar öncesinden baslamasina ragmen,AKP hükümeti 2 Haziranda taban fiyatini acikladi. Kücük üreticiler borclarindan dolayi,ellerindeki hasati tüccara yok pahasina satmak zorunda kalarak,,daha fazla zarar zarar etti "Bugday cok alici yok"gibi söylemlerle kücük üreticiler korkutularak,ellerindeki hasati erkence cikartmak zorunda kaldi. Yani hükümetin taban fiyatini gec aciklamasinda vurguncu tüccarlar yararlandi. Gecen yil 50 kurus olarak aciklanan bugday taban fiyati bu yil 55 kurus olarak aciklandi. Bu her ne kadar yüzde 10,luk bir artis olsada,aciklanan taban fiyati,üretici köylüyü menmun etmedi. ! kg bugdayin maliyetinin gecen yil 61 kurus bu yil 75 kurus oldugunu gözönüne aldigimizda aciklanan fiyatin maliyetin altinda kaldigini söylemek hicte yanlis olmayacaktir. Sulama güpre,mazot,ilac vb,girdi giderlerinin 55 kurus oldugu bir yerde,kücük üreticilerin ürünlerinin karsiligini alabilmek icin en azindan 90 kurrus olmasi gerekiyordu. Tarima petrol ve altin kadar önem verdigini söyleyen Erdoganin hükümetinin hicte söylemlerine uygun davranmadigini ve tarimi bitirmede AKP hükümetinin yikim politikalarina devam ettigini gösteriyor.
Bilinmesi gerekir,ki,tarim ve hayvancilik ülkesi olan türkiye,de tarimi bitiren,emekcileri yoksulluk ve sefalete mahkum edenler,merkez Bankasindan bir gecede milyarlarca dolari,devlet bütcesinden her yil faiz adi altinda on milyarlarca dolari hortumlayanlar ne isciler, emekciler ,nede devrimci ve sosyalistlerdi. Kendi bankalarinin icini bosaltip,sonra faturayi emekcilere ödetenler,yolsuzluklta en basta gelmekle övünenlerin egemenligi altindaki bir ülkede,olumlu gelismelerin olmasini beklemek kadar sacma bir durum olamaz. Ve elbetteki,Türkiyeyi yabanci tekellerin kapisinda kul yapanlar,ABD;AB nin kapisinda emireri yapanlar,egemen siniflar ve onlarin politik askeri yeni usak yöneticileridir. Akp hükümeti kücük üreticileri enflasyona ezdirmedikleri ve tarima gereken destegi verdikleri aciklamalariniin ne kadar palavra oldugunu son olarak bugday fiyatlarinin 55 kurus olarak aciklamasinda gördük. Bugday hasati aylar öncesinden baslamasina ragmen,AKP hükümeti 2 Haziranda taban fiyatini acikladi. Kücük üreticiler borclarindan dolayi,ellerindeki hasati tüccara yok pahasina satmak zorunda kalarak,,daha fazla zarar zarar etti "Bugday cok alici yok"gibi söylemlerle kücük üreticiler korkutularak,ellerindeki hasati erkence cikartmak zorunda kaldi. Yani hükümetin taban fiyatini gec aciklamasinda vurguncu tüccarlar yararlandi. Gecen yil 50 kurus olarak aciklanan bugday taban fiyati bu yil 55 kurus olarak aciklandi. Bu her ne kadar yüzde 10,luk bir artis olsada,aciklanan taban fiyati,üretici köylüyü menmun etmedi. ! kg bugdayin maliyetinin gecen yil 61 kurus bu yil 75 kurus oldugunu gözönüne aldigimizda aciklanan fiyatin maliyetin altinda kaldigini söylemek hicte yanlis olmayacaktir. Sulama güpre,mazot,ilac vb,girdi giderlerinin 55 kurus oldugu bir yerde,kücük üreticilerin ürünlerinin karsiligini alabilmek icin en azindan 90 kurrus olmasi gerekiyordu. Tarima petrol ve altin kadar önem verdigini söyleyen Erdoganin hükümetinin hicte söylemlerine uygun davranmadigini ve tarimi bitirmede AKP hükümetinin yikim politikalarina devam ettigini gösteriyor.
Yillik toplamda enflasyon yüzde 10-9,a yükseldi. Tarim fiyatlarinda artis ise yüzde 9,u buldu. Aslinda bunlar devletin verileri. Her zaman farkli unsurlari isin icine katarak,enflasyonu oldugundan daha düsük gösterildigini biliyor. Öylede olsa enflasyon yeniden sahlanisa gecmis bulunuyor. Bir yandan zamlar va yeni vergiler,öte yandan issizlik emekci yiginlarin belini kiriyor. Merkez bankasinin enflasyon raporuna göre Türkiye,de gida fiyatlari baska ülkelereden cok hizli artiyor. Mart ayinda Türkiyede gida fiyatlarinda artis yüzde 12 dolayindaydi. Dünyada fiyat artislarinda türkiyenin önünde giden Hindistan vardi. Bu gercek durum Nisan ayindada degismedi.Türkiyede ücretlerin 100 TL,lik harcama icinde,gida harcamalarinin payi 43 TL oldugu düsünüldügünde özellikle gidadaki enflasyon özellikle emekcileri dahada yoksulluga itiyor. Subatta cift hane olan Mart ayinda tek haneye düsen enflasyon Nisan ayinda yeniden cift haneye cikti. TÜIK verilerine göre enflasyon Nisan ayinda TÜFE,de yüzde 0-60,ÜFE,de yüzde 2-35 artti. Böylece yillik enflasyon TÜFE,de yüzde 10-9,ÜFE;de yüzde 10-42 düzeyine cikti. Enflasyon ÜFE,de 2008 kasim ayindan sonra cifthaneli enflasyon rakamina geri dönülmüs oldu. Merkez Bankasi gecen hafta yil sonu enflasyon beklentisini yüzde 8,4,e yükselmisti. Her ne kadar yillik tüketici enflasyonu yüzde 10-2,ye cikmakla beraber, bir cok mutfak ürününde bu oran yüzde 25,lerin yüzde 50,lerin üstünde.Bunun yaninda haberlesme,otomobil fiyatlarinda da yillikartisla ortalamanin cok üstünde gerceklesti. Konutlarda kullanilan akaryakit fiyatlarinda artislarda ortalamanin cok üstünde cikti. Mutfagin demirbaslarinda sogandaki yillik artis yüzde 214,ü bularak rekor kirdi,sebzeler icinde sarimsak fiyatlari yillik yüzde 54,patates yüzde 48 artis gösterdi. Son 12 ayda fiyat artisi dana etinde ise yüzde 55,i koyun etide yüzde 44,ü,tavuk etinde ise yüzde 18,i buldu. Et ürünlerinden sakatatta artis yüzde 67,ye ulasirken sucukta yüzde 25,e yaklasti. Yillik bazda enflasyon tiryakileride vurdu. Sigarada yillik artis yüzde 60,gecerken bira fiyatlari yüzde 17,raki fiyatlari yüzde 12,yeyakin bir artis olmustur. Tüm bunlar aslinda isci ve emekcilerin yasam kosullarinin gittikce dahada agirlasacagini gösteriyor. |
dhb - Ağustos 26 2010 02:09:03 ·
|

| ANAYASA DEGISIKLIGI MI? NEOLIBERALIZMIN PEKISTIRILMESI MI? |
Anayasa degisiklik tartismalari bir cok gercegin gizlenmesinde silah olarak kullaniliyor. AKP ve yandasi liberal takimi özal,in izinde yürüdügünü ilan eden AKP,yi temize cikarmak icin devrimci ve sosyalistlere uygunca saldirarak,anayasa degisikligini 82 anayasasinin ortadan kaldirilmasi olarak göstermeye calisiyor. Gözümüzün icine bakarak tek bacak üzerinde kirk yalan söyleyen liberal tayfa,AKP yi demokrasi havarisi olarak gösteriyor. Herkesi laikci-ulusalci tayfaya karsi ilimli-islamci AKP,Gülen,SP ve BBP;nin safinda yer almaya calisiyorlar. Biliyoruzki anayasal ekonomik ve politik sistemin hukuki ifadesinden baska birsey degildir. Dolaysiyla her anayasa toplumsal ve politik güclerin bir birlerine karsi nasil konumlandigini gösterdigi gibi,egemen sinif iliskilerinde buna göre düzenleyici ve mesrulastirici bir özellige sahiptir. !12 eylül 1982 fasist anayasasi ekonomik ve politik kosullarin ürünüydü. Hem dünyada ve hemde türküyede egemen siniflar neoliberal rüzgarin anaforuna kapilmis ve 24 ocak 1980 ekonomik kararlarinin acimasizca uygulanmasi icin gerekli toplumsal ve politik kosullari hazirlamak ve uygun hale getirmek amaciyla yapilmistir. 12 eylül fasist 1980.darbesinin amaci bu neoliberal yikim sürecine karsi gelisebilecek bütün örgütlü devrimci-demokrat gücleri etkisiz hale getirmekten ve devrimci yükselisi ezmek baskasey degildir ve cuntada bundada kisa zamanda basarili oldu. Haliyle,1982 darbe anayasasi isci ve emekcilerin her alanda örgütlülügünün dagitildigi, egemen siniflarin politik durumlarin yeniden dizayn edilerek generallerin disiplinleri altinda hizaya cekildigi,ekonomik,siyasal ve toplumsal kosullarin darbeyle yeniden düzenlenmesinin, esas olarakta devrimci ve devrimci halk hareketlinin sindirip denetim altinda tutulmasinin ürünüydü ve bütünüyle fasist sövenist militarist bir karakter tasiyordu. Yigin mücadelesinin yeniden gelisimi ve egemen sinif klikleri arasindaki celiski ve calismalarin yogunlasmasi 82 anayasasinin saginin-solunun delinmesi kacinilmaz kilindi. 17 kez degisen 82 anayasasinin tüm bu degisikliklere ragmen, temelinin sürüp gittigini ve burjuva düzen partilerinin varligi 82 fasist anayasasi üzerinde sekillendi. Secim döneminde öz anayasasini kaldiracaklarini söyleyen burjuva düzen partileri hükümet olunca verdikleri sözleri unutarak,82 anayasasini sikicasarilarak,hükümet olmanin rahatligini yasadilar ve halkin devrim ve sosyalizm mücadelesinin ve kürt direnisinin ezilmesi icin 82 fasist cunta anayasasina dayanildi. 12 eylülün darbesinin temel amaclarindan birisi olan ekonomik krizi yiginlarin sirtina yükleme ve IMF nin ipine sarilarak her alanda emperyalist tekellerin denetimine ekonomnin acilmasi özalin önderliginde ANAP;la uygulamaya sokuldu.Küresel sermayenin tc devletini kendi ihtiyaclarina göre yeniden dizayn etme ve bölgede trava ati olarak kullanma durumu AKP, yi öne cikardi. Özalin yeni versiyonu oldugunu ilan eden Erdoganve AKP hükümeti,emperyalizmin ve isbirlikci tekelleri sermayenin ihtiyaclari dogrultusunda bir dizi gerici halk düsmani yasal düzenlemeler yapti. Bu yasaldüzenlemelerde,isci ve emekciler,kürtlerin disindaki egemen siniflar ve onlarin uluslararasi destekcileri yararlaniyordu. 2002,den bu yana fasizmi tahküm eden yasalarin yaninda AKP özellestirmede sinir tanimadi,tasoranlastirma ve güvencesiz calismayi yasallastirdi ve yaydi,calisanlar icin sosyal güvenceyi ortadan kaldirdi,esnek ve performasyona dayali calismayi yayginlastirdi.kimi liberal cevrelerin sürekli olarak degisim,dönüsüm ve reform dedikleri ve kendisini sözüm ona"demokrat"diyen herkesi icine katilmaya davet ettiklerini sey tamda budur.Tekel iscilerinin maruz birakildiklari 4c uygulamasi aslinda AKP ninisci düsmani yüzünü tartismasizca ortaya koyuyordu ilginc yani ise,yapilan anayasal sözlesme ve grev hakki verildigi yalaninin propaganda disinda kamu calisanlarina grev hakki taninmamisti.külliyen yalan söyleniyor ve oral calislar gibi liberal tayfada budegisikligicarpitarak aktarip,AKP,ye"evet"oyu toplamaya calisiyordu.oysa degisim dönüsüm diye,emekcilere yutturulmaya calisilan yeni kamu rejimi yasa tasarisina göre kamucalisanlarinin sözlesmeli olarak calistirilip,performansa göre degerlendirme yapilmasiydi.Bununda aslinda kamu calisanlarinin örgütlenmesinin engellenmesinden ve grev ve toplu sözlesme hakkindan tamamen mahrum edilmesinden baska bir sey degil.
|
dhb - Ağustos 26 2010 02:04:00 ·
|

| Emperyalistlerin batakliga gömüldügü Afganistan Savasi |
ABD´nin öncülügünde 2000´li yillarin basinda Afganistani isgal ederek halka demokrasi ve özgürlük getirecegi vaadinde bulunmustu.Kendisinin besleyip büyüttügü seriatci Taliban rejimini isgalle yikan ve yerine SIA Ajani Hamit Korzaiyi´i atayan ABD Emperyalizmi ve ittifak gücleri NATO,yillardan bu yana binlerce insani katletmesine,Afganistani yoksulluk ve sefalet icerisine itmesine ragmen batakligi kurutmus degil. Afganistan sorununa cözüm bulmak icin 20 Temmuzda yetmise yakin Devlet,sorumlu ve yetkilileri Afganistanda konferansta bir araya geldiler. ABD ve batili Emperyalist müttefikleri ve isbirlikcileri,Afganistan bataginda cikmanin yolunu ariyorlar. Yillar öncesinde isgalle yiktiklari Taliban rejimini bir bicimde Korzaiyi ile anlastirarak isin icinden cikmaya calisiyorlar. Binlerce askere,tanka,topa ve gelismis teknolojiye ragmen,isgalciler Afganistanda istedikleri bicimde altedemediler. Emperyalist isgale karsi direnis dur durak bilmeden sürüyor. ABD Emperyalizmi,Afganistan isgalinden sonuc almak icin yeni Asker-Silah vb,destegine ragmen,bataklikta gittikce daha cok batiyor. Yetmis Ülke Yönetici ve Sorumlulari,Afganistan sorununu Tatlibanin yönetime katilmasiyla mümkün oldugunu ileri sürerek ABD ve NATO´nun yürüttügü isgalin halkin direnisi karsisinda bosa ciktigini tescil etmek anlamina geliyordur. Nitekim yillardir süren isgale iliskin Afganistan halklarinin degerlendirmesi gercekleri yakici olarak ortaya koyuyor. Afganistan halkinin 70%´i Askeri operasyonun yerel halk icin kötü oldugunu düsünüyor,68%´i NATO´nun kendilerini koruyamadigina inaniyor,59%´u yeni bir büyük saldiri istemiyor,61.5%´i bir yil öncesine göre Taliban´a katilimlarin arttigi kanaatinde,74%´ü Uluslararasi güclerle catismayi yanlis buluyor,65%´i ise Taliban lideri Molla Ömer´in hükümete girmesi gerektigine inaniyor. Aslinda bu tablo bile on yila yakin bir zamandir devam eden ve binlerse askerin en geliskin silahlarla müdahele ettigi Afganistan isgalinde,ABD ve müttefiki Emperyalist güclerin basarili olmadigini ve Afganistanda,Talibanin devrilmesinden bu yana olumsuzluklarin artmasi disinda degisen bir seyin olmadigini gösteriyor. Buna Emperyalist isgalin,halklarin karsi durusu ve direnisi karsisinda asla uzun vadede dayanamayacagini gösteriyor. Bataklikta nafile bir savas yürüten ABD ve NATO gücleri,bu durumdan cikmanin yollarini ariyorlar. Bulunan yol Talibanin bir bicimde Afganistan yönetimine katilmasinin önünü aralamaktir. ABD Emperyalizmi,Irakta ki hezimetine simdide Afganistani katmistir. Yiktigi Taliban rejimini yeniden is basina getirerek aslinda önemli olanin kendi emperyalist cikarlari oldugunu bir kez daha tescil etmis olmaktadir. Daha önce Viyetnamda yasanan agir yenilgi ve arkasina bakmadan kacis olayi,simdide Afganistanda yasanmaktadir. Hatirlanacagi üzere Sovyet Sosyal Emperyalizmi "Devrimi ihrac" etme adina 1979 yilinda Afganistani isgal etmis kukla bir yönetim is basina getirmisti. ABD Emperyalizminin,Sovyetlerin önünü kesmek icin Pakistanda egitip,silahlandirdigi Taliban,yillarca Sovyet isgaline karsi savasmisti. Sovyetler Birliginin,Afganistandan cekilmesinin ardindan ABD Emperyalizminin kucaginda büyüttügü Taliban yönetimine el koydu. Ve seriat rejimini ilan etti. Nitekim 11 Eylül saldirilarinin faili El Kaide´yi yok etmek adina,Afganistan isgal edildiginden beri iktidari kaybetsede,Taliban isgale karsi mücadele yürüttü ve bir cok alani denetimi altinda tutmayi basardi. 11 Eylül saldirilarininda etkisiyle,Afganistani BM karari ile isgal eden ABD´ye neredeyse tüm ülkelerden para ve asker destegi gelmisti. Daha Afganistanda,Taliban karsiti "Kuzey ittifaki" denilen kimi yerel güclerde isgalcilere yardimci olmuslardi. Afganistanda kullanilan is birlikci gücler daha sonra zaman icerisinde tasfiye edilirken,ülkenin basinada SIA Ajani olan Hamit Korzaiyi,Devlet Baskani olarak atandi. Bu atama ilk dönemlerde Mecliste onaylanirken,daha sonra ise,göstermelik secim yolu ile mesru hale getirilmeye calisildi. Ne ki Korzaiyinin son Devlet Baskani secildigi Secimlerde bile hile yapildigini Uluslararasi Secim Komisyonu kabul etti. Secim ABD´nin baskisi ile ikinci tura götürülmek istendi. Ancak secimde ikinci olan,ikinci turda da ayni sey olacagini bildiginden dolayi ikinci tura katilmayi rededince Korzaiyi´nin yönetimde kalmasi istenmedigi halde,Devlet Baskani olarak ilan edildi. "Afganistana ciddi mali yardim yapilirsa,batinin istedigi tarzda bir devlet olur" anlayisiyla bir kac kez Uluslararasi toplanti yapildi ve büyük mali yardimlar toplandi. Afganistana toplanan bu yardimlarin ezici cogunlugu BM ve NATO eliyle dagitilmaktadir veya harcanmaktadir. Yaptigi yolsuzluklar,yanlisliklar herkesce malum oldugu icin,yardim parasinin hepsi Devlet Baskani Hamit Korzaiyi´nin eline,emrine verilmiyor. Toplanan yardim paralarinin 20%´sinin kendisine verilmesinden yakinan,Afganistan kukla devlet baskani Korzaiyi ülkede cözüm isteniyorsa,kendi yönetimine daha fazla para verilmesini istiyor. Ülkede islerin iyiye gittigi,güvenligin saglanabildigini gösterebilmek icin,Afganistanin gelecegiyle ilgili Afganistan topraklarindaki Ülke Uluslararasi Konferans 20 Temmuzda toplandi. 70 Ülke ve Uluslararasi Örgütün Temsilcilerinin katildigi Konferansta,Afganistan Hükümetine,Ülkenin güvenligi ile ilgili daha cok söz hakki verilmeside ele alindi. 40 civarinda Ülkenin Disisleri Bakanlari arasinda Türkiye Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu da vardi, Afganistana daha cok yardim sözü verildi. Yolsuzlukta tescilli olan usak Devlet Baskani Korzaiyi,bundan sonrasi gelen yardimlarin 50%´sini alabilecek. Yani daha cok parayi cebine indirecek olan Korzaiyi,Isgalcilerin dedigini yapmaya devam edecek. Aslinda Afganistanda savasin kazanilacagini hem ABD,hem de batili Emperyalistler hem de NATO anlamis durumdalar. Bu batakliktan cikmak icin bir yandan Asker sayisini arttirip,sivil operasyona devam ediyorlar. Öte yandan el altinda anlasarak,yönetime katmanin yollarini ariyorlar. Afganistana büyük umutlarla giren Isgalciler gelinen durumda batakliktan "nasil kurtuluruz"un yolunu aramaya calisiyorlar. Demek ki Savasin sonucunu Silahlar degil,Insanlar belirliyormus. Viyetnamda yeterince ders almadigi görülen ABD Emperyalizmi ve müttefikleri isgalle sonuc almayi denedi. Ne ki bu saldirgan tutumda tutmadi.Afgan halklari emperyalist isgale ve onlarin kukla yönetimlerine karsi direnerek,Emperyalistlere agir darbeler indirdiler. Isgal sona ermeden Afganistanda sularin durulmasi mümkün olmayacaktir. |
dhb - Ağustos 26 2010 02:02:43 ·
|

| BASBAKANIN GÖZYASI SOVU |
Basbakan Erdogan AKP,nin istemleri disinda hic bir soruna yanit vermeyen ve 12 eylül fasist darbe anayasasini yamayla onaylatarak yoluna devam edecek olan anayasa referandumuna"evet"oyu verin cagrilarinda,iyi bir tiyatrocu olarak,yalan yüklü ve sahte gözyasili konusmalara devam ediyor. Erdogan 20 Temmuz 2010 tarihinde mecliste yaptigi grup toplantisinda degme sanatcilara tas cikaracak bicimde 12 eylul fasist darbesince idam edilen bir devrimci bir fasistin son mektuplarindan pasajlar okuyarak Nevzat celikin safak siirinde neler düsündügünü ortaya koyan siirinden misralar okuyarak,fasist baski,zulim,iskence ve idamlara nekadar karsi oldugunu ifade ederek"12 eylülcülerden hesap sormak icin anayasaya evet oyu verin"cagrisi yaparken, kürsüde agladi. AKP nin dinci bir parti olarak hem gecmisten ve hemde bu gün yiginlari etkilemek icin nasil bir kirli propaganda icinde olduklari bilinmez bir durum degildir. Yiginlarin en zayif noktalarina oynayan AKP,nin yöneticileri siklikla aglama transina girerek hem yiginlara ne kadar insancil özellikleri oldugunu göstermeye calistilar ve hemde bu yoldan kendi yaptiklari zulümleri ve cinayetleri gizlemeye -kapatmaya calistilar. AKP ve basi Erdogan politikalarini takiye ve yalan üzerine bina etmistir.8 yillik hükümetleri döneminde halka bir cok sözler verilmis ama bunlarin tam tersi yapilmistir. Demokratiklesiyoruz derken TMY,özel yetkili mahkemeler polise verilen öldürme yetkili yasalari vb ile tam tersi bir durum yasanmistir. Polise taninan öldürme yasasiyla onlara insan sokak ortasinda katledilmis ve yeni cinayetler islemeleri üzere sokaga birakilmistir. AKP hükümeti birikmis sorunlari cözmek yerine,yiginlari oyalayarak aldatmaya ve kendi bildigini okumaya calismistir.AKP hükümetinin isci,emekci ve kürtlerin gündemde olan demokrasi, özgürlük,is,ekmek sorunlarini cözmek degil,devlet kurumlarinda etkinligini artirarak cumhuriyeti ilimli islamci bir hatta cekmektir. 12 eylül fasist darbe anayasasinin temellerini koruyarak,kendi konumunu güclendirecek anayasa degisiklik paketini gündeme getirip,halka cuntacilar gibiya kirk katir yada kirk satir dayatmasiyla onaylatmaya calismasi AKP nin demokrasiyi halk icin degil,kendi konumunu güclendirmek amaci güttügünü gösteriyor. AKP hükümeti yaklasan genel secimler öncesi,anayasa degisiklik paketiyle,yipranmis durumunu düzeltmeyi ve tabanin istemlerini kamcilamayi düslüyor. 12 eylül darbe anayasasina karsiymis görüntüsü vererek,ne kadar demokrat oldugunu onaylatmaya calisiyor. Her yani dökülen ve kendi dinci varliginda 12 eylül fasist anayasasina bagli oldugu gercegini gizlemeye calisan AKP; yiginlari adeta sürü gibi görüyor."12 eylül fasist darbecilerini yargilayacagiz yalani söyleyen Erdogan,12.ci maddenin gecmise yönelik yargilanmasini saglayacak bir düzenle bile yapmayanlarin ve 12 eylül anayasasinin özünü olusturan ilk dört maddesine dokunmayan,secim ve partiler yasasini degistirmeyenlerin, yani demokratik halk ve özgürlük istemlerini hice sayanlarin 12 eylül fasist darbesiyle hesaplasmasi beklemek kadar gercek disi bir sey olamaz. AKP hükümeti 8 yildir is basinda ve parlemetoda istedigi yasaklari kaldirabilir ve yillari beklemeden 12 eylül darbecilerinin yargilanmasi ve hesap sorulmasi mümkün olabilirdi. Peki AKP hükümeti,CHPve BDP;nin 15.madde kaldirilarak 12 eylül darbecilerinden hesap sorulmsi ve yargilanmasi önergelerini neden neden desteklemedi? madem 12 eylül darbecileriyle hesaplasip,demokrasi ve özgürlüklerin genisletilmesi konusunda AKP kararliydi, nicin fasist darbe anayasasinin tümden cöpe atilmasi icin caba göstermedi. Isci ,emekci ve kürtlerin basinda bir kara basana dönüsen,politik özgürlüklerin önüne barikat ören,yalnizca sisteme hizmet eden parti ve örgütlere yasam hakki taniyan,yiginlarin sesini ve solugunu örgütlenme özgürlügünü elinde alan 12 eylül darbe anayasasina,iskence ve idamlara karsiymis havasi yaratarak, yiginlarin 12 eylül fasist darbesine olan tepkilerini yedeklemek ve buradan ortada lökgibi duran 12 eylül anayasasini bir kez daha onaylatmak istiyor. 12 Eylül fasist darbesinin devrimci kitle hareketini ve devrimci örgütlenmeyi ezip,dagitmayi hedefledigi bilinmeyen bir durum degildir. Fasist darbe emekciler ve devrimci hareketin üzerine bir kuzgun gibi cökerken AKP ,nin dinci geleneginin önünü acti.Darbeci basi Evren,her gittigi yerde konusurken"simdi biz burada konusmasayd, komunistler konusacakti"derken,12 eylül fasist darbesinin amacini netce ortaya koyuyordu. Yiginlari aldatmak ve darbeye mesruiyet kazandirmak icin basta generallere artik gereksinim duymadigi sivil fasistleride gözden cikararak sagada,solada karsiyiz görüntüsü vermeye calisti. ama fasist darbenin esas hedefi sistemi sarsan devrimci kitle hareketi ve devrimci örgütlerin ezilip,dagitilmasi, egemen siniflarin korkularinin asilmasiydi. Bir sagdan , bir soldan demogojisiyle, toplum aldatildi ve iceride disarida devrimciler ve komunistler bir daha bellerini dogrultamamalari hedefiyle sistemli fasist teröre maruz kaldi. Fasist darbeciler devrim ve sosyalizme karsi türk-islam sentezini devletin temel politikasi olarak belirleyip,pratige sürdüler. Fasist seriatcilarin önü acildi ve yürü kulum denerek devletin kucaginda devrimci harekete karsi koc basi olarak örgütlendi.Alan fasist ve gericilere acildi. Toplum dipten doruga dinci gericiligin etkisi altina cekildi. Dinciligiyle bilinen özel cuntanin en güvendigi kisi oldu.Böylece dini gericiligin devlet eliyle gelisip,güclenmesinin yolu acildi. Iste AKP,de bu 12 eylül fasist türkesinin Türk- Islam idolojisinin bir sonucu olarak ortaya cikti ve hükümet olacak bir konuma geldi. Basbakan Erdogan bunu unutmuscasina,12 eylül darbesiyle hesaplasma icinde oldugunu söyleyerek,yiginlari aldatma ve yedeklemeye devam ediyor. Erdal Erenin,Nejat Adalinin asilmalari haksiz ve yanlis oldugunu,mamakta Diyarbakirda,metriste,bayrampasa Cezaevlerinde insanlik disi uygulamalarin oldugunu söyleyerek,sahte göz yasi döküp duygulara oynayarak,bu gun kendi yaptirdigi cinayetleri,baski ve zulmü gizlemeye calisiyor. Dün metris-mamak,diyarbakir,bugün F tiplerinde bu ayni baski,zulim,iskence ve tecrit uygulanmiyormu? Dün Evren 17-20 yasinda gencler ipe cekerek katlederken,bugün Erdogan kürt genclerini daglarda-sehirlerde hunharca katlettirmiyormu. Evrende,Erdoganda ayni hamurdan yogrulmus halk düsmanlaridir. Erdoganin sahte timsah göz yaslari onun katliamci ve zulimkar yüzünü asla gizleyememektedir.
|
dhb - Ağustos 26 2010 02:01:53 ·
|

| ANAYASA DEGISIKLIGI MI NEOLIBERALIZMIN PEKISTIRILMESI MI |
Anayasa degisiklik tartismalari bir cok gercegin gizlenmesinde silah olarak kullaniliyor. AKP ve yandasi liberal takimi özal,in izinde yürüdügünü ilan eden AKP,yi temize cikarmak icin devrimci ve sosyalistlere uygunca saldirarak,anayasa degisikligini 82 anayasasinin ortadan kaldirilmasi olarak göstermeye calisiyor. Gözümüzün icine bakarak tek bacak üzerinde kirk yalan söyleyen liberal tayfa,AKP yi demokrasi havarisi olarak gösteriyor. Herkesi laikci-ulusalci tayfaya karsi ilimli-islamci AKP,Gülen,SP ve BBP;nin safinda yer almaya calisiyorlar. Biliyoruzki anayasal ekonomik ve politik sistemin hukuki ifadesinden baska birsey degildir. Dolaysiyla her anayasa toplumsal ve politik güclerin bir birlerine karsi nasil konumlandigini gösterdigi gibi,egemen sinif iliskilerinde buna göre düzenleyici ve mesrulastirici bir özellige sahiptir. !12 eylül 1982 fasist anayasasi ekonomik ve politik kosullarin ürünüydü. Hem dünyada ve hemde türküyede egemen siniflar neoliberal rüzgarin anaforuna kapilmis ve 24 ocak 1980 ekonomik kararlarinin acimasizca uygulanmasi icin gerekli toplumsal ve politik kosullari hazirlamak ve uygun hale getirmek amaciyla yapilmistir. 12 eylül fasist 1980.darbesinin amaci bu neoliberal yikim sürecine karsi gelisebilecek bütün örgütlü devrimci-demokrat gücleri etkisiz hale getirmekten ve devrimci yükselisi ezmek baskasey degildir ve cuntada bundada kisa zamanda basarili oldu. Haliyle,1982 darbe anayasasi isci ve emekcilerin her alanda örgütlülügünün dagitildigi, egemen siniflarin politik durumlarin yeniden dizayn edilerek generallerin disiplinleri altinda hizaya cekildigi,ekonomik,siyasal ve toplumsal kosullarin darbeyle yeniden düzenlenmesinin, esas olarakta devrimci ve devrimci halk hareketlinin sindirip denetim altinda tutulmasinin ürünüydü ve bütünüyle fasist sövenist militarist bir karakter tasiyordu. Yigin mücadelesinin yeniden gelisimi ve egemen sinif klikleri arasindaki celiski ve calismalarin yogunlasmasi 82 anayasasinin saginin-solunun delinmesi kacinilmaz kilindi. 17 kez degisen 82 anayasasinin tüm bu degisikliklere ragmen, temelinin sürüp gittigini ve burjuva düzen partilerinin varligi 82 fasist anayasasi üzerinde sekillendi. Secim döneminde öz anayasasini kaldiracaklarini söyleyen burjuva düzen partileri hükümet olunca verdikleri sözleri unutarak,82 anayasasini sikicasarilarak,hükümet olmanin rahatligini yasadilar ve halkin devrim ve sosyalizm mücadelesinin ve kürt direnisinin ezilmesi icin 82 fasist cunta anayasasina dayanildi. 12 eylülün darbesinin temel amaclarindan birisi olan ekonomik krizi yiginlarin sirtina yükleme ve IMF nin ipine sarilarak her alanda emperyalist tekellerin denetimine ekonomnin acilmasi özalin önderliginde ANAP;la uygulamaya sokuldu.Küresel sermayenin tc devletini kendi ihtiyaclarina göre yeniden dizayn etme ve bölgede trava ati olarak kullanma durumu AKP, yi öne cikardi. Özalin yeni versiyonu oldugunu ilan eden Erdoganve AKP hükümeti,emperyalizmin ve isbirlikci tekelleri sermayenin ihtiyaclari dogrultusunda bir dizi gerici halk düsmani yasal düzenlemeler yapti. Bu yasaldüzenlemelerde,isci ve emekciler,kürtlerin disindaki egemen siniflar ve onlarin uluslararasi destekcileri yararlaniyordu. 2002,den bu yana fasizmi tahküm eden yasalarin yaninda AKP özellestirmede sinir tanimadi,tasoranlastirma ve güvencesiz calismayi yasallastirdi ve yaydi,calisanlar icin sosyal güvenceyi ortadan kaldirdi,esnek ve performasyona dayali calismayi yayginlastirdi.kimi liberal cevrelerin sürekli olarak degisim,dönüsüm ve reform dedikleri ve kendisini sözüm ona"demokrat"diyen herkesi icine katilmaya davet ettiklerini sey tamda budur.Tekel iscilerinin maruz birakildiklari 4c uygulamasi aslinda AKP ninisci düsmani yüzünü tartismasizca ortaya koyuyordu ilginc yani ise,yapilan anayasal sözlesme ve grev hakki verildigi yalaninin propaganda disinda kamu calisanlarina grev hakki taninmamisti.külliyen yalan söyleniyor ve oral calislar gibi liberal tayfada budegisikligicarpitarak aktarip,AKP,ye"evet"oyu toplamaya calisiyordu.oysa degisim dönüsüm diye,emekcilere yutturulmaya calisilan yeni kamu rejimi yasa tasarisina göre kamucalisanlarinin sözlesmeli olarak calistirilip,performansa göre degerlendirme yapilmasiydi.Bununda aslinda kamu calisanlarinin örgütlenmesinin engellenmesinden ve grev ve toplu sözlesme hakkindan tamamen mahrum edilmesinden baska bir sey degil. Buradan hareket edildiginde AKP,nin anayasa degisiklik paketinden tamda bu nedenle kamu calisanlari icin yapilacak degisiklik hic bir önem tasimamaktadir. Yeni AKP bu güne kadarki yönetimiyle 12 eylül fasist darbesinin temel amaci ve varliginin o dönemin susturulmus ve boyun egdirilmis toplumsal iliskilerin ürünü olan 1982 anayasasinin iyi uygulayicisi olan AKP,en büyük darbe icin,demokrat olarak pazarlamaya calisiyor. Bir kere AKP anayasa degisiklik paketini hazirlamada izledigi yol bile AKP,nin nasil anti demokratik bir parti oldugunu tartismasizca ortaya koymaktadir Ben yaptim oldu diyen bir partide demokrasi ve özgürlüklerin ileriye tasinmasini beklemek kadar kör politik bir tutum olamaz. Ancak daha önemlisi,anayasa degisikliklerine kadarki ekonomik ve sosyal iliskilerin nasil bir düzenlemeye tabi tutulmak istendigi anlasilabilir.Öncelikle yapilacak degisikliklerde emekcilerin ve kürtlerin cikarina hic bir degisim getirmemektedir. !1982 anayasasinin neoliberal fasist gerici özü degismemektedir. Hatta tersine,sözlesmeli personel,taseronlasma,güvencesiz ve esnek calisma,yok,MGK;zorunlu din dersleri,kürt sorununda inkar ve imhaya devam etme,eylül darbe anayasasi korunarak statiko devam ediyor ve gercege bakilirsa en büyük statikocu AKP oluyor. Kürt sorununda kirli savasin tirmandirilmasi ve özel savas bölüklerinin kurulmasi vb. Fasist baskinin,zulmin yeniden üretilmesi anlamina geliyor. 12 eylülde emekcilerin ve kürtlerin yasamindan bir degisiklik olmayacaktir. Ama egemen sinif klikleri arasindaki gerilmenin derinlestirilmesi ve devrimci alternatifin yükseltilmesi gerekiyor. |
dhb - Ağustos 25 2010 02:36:19 ·
|
|
 |
| SENDIKALAR EVRENINDE ERDOGANINDA ANAYASASINA HAYIR DEMELIDIRLER |
 Hemen her sinif ve kesim 12 eylülde yapilacak olan AKP;nin anayasa degisikligi referandumunda nasil bir tutum icinde olacagini parti ve örgütleri araciligiyla ortaya koymaktadir. Politik ortamin canlandigi ve politikaya ilginin arttigi ortamda isci ve emekcilerin örgütlerinin bagimsiz tavirlari oldukca önem tasimaktadir. Anayasa degisikliginin isci ve emekci yiginlarin toplumsal mücadele ve örgütlü güclerinin zayif oldugu bir dönemde gündeme geldi. Haliyle egemen sinif klikleri ve burjuva düzen partileri arasinda sinifsal cikarlari ve konumlarini güclendirmek amaciyla anayasaya tadilata yaklastilar. Iki kampa ayrilmis olan fasist dinci gerici klikler arasinda temelde bir birlerinden farkli bir konumda durmuyorlar. Halkin demokrasi ve özgürlük istemlerini temel alan yeni bir anayasa yapmalarini. Nitekim 12 eylül anayasasinda tüm lagvederekte yeni bir anayasa yapilmasi tartismalariyla ise baslandi, Sonuc burjuva kliklerin kendi konumlarindan taviz vermeme ve yiginlarin güclü bir demokratik baski yapacak konumda olmamasi,12 eylül fasit darbe anayasasinin özünün korunup kullanilmasinda karar kilindi. AKP konumunu güclendirme hedefiyle tek basina anayasa degisiklik paketini gündeme getirdi. CHP;MHP ise bu degisikliklere AKP, nin yargiyida ele gecirecegi gerekcesiyle karsi cikti. Iscilerin,emekcilerin ve kürtlerin ekonomik,sosyal vepolitik, iddia edildigi gibi demokrasi ve özgürlük mücadelesinin önündeki engelleri kaldirma bir yana pekistirmeyi ve statükoyu halkin degil,AKP,nin lehine dönüstürmeyi amacliyor. Onun icindirki,Anayasayi referandum kampanyasi,emekcilerin ve kürtlerin demokrasi ve özgürlük istemlerinin ne oldugunu ortaya konmasi ve AKP, ve yandaslari ile CHP-MHP ve yandaslari arasinda süren mücadelenin,emekcilerin istemlerine yanit vermekten uzak oldugu bir gercektir. Bu bakimdan 12 eylül fasist darbe anayasasinin temellerini korumada ayni kulvarda bulusan AKP-SP-BBP ve liberaller ve diger güclerin kopardiklari gürültü,isci ve emekci yiginlari aldatma,yedekleme ve sisteme söylemiyle baglidir.Refandumda AKP-SP-BBP ve liberal tasfiyenin 12 Eylül Darbe Anayasini rötüsleyerek ayet cagrisinda,12 Eylül Darbesinin yola Statükonun konmasiyla,savunma icin hayir diyen CHP,MHP´nin de,Emekcilerin ve Kürtlerin özgürlük taleplerine yanit vermemektedir.Tamda burada iscilerin,emekcilerin ve kürtlerin "Evreninde,Erdoganinda Anayasasina HAYIR,Kurtulus Devrimde" sloganiyla artik bir paydada bulusarak,güclü bir kampanya yürütülmesi gerekiyor. Mevcut durumda hükümette olmasi ve gerici reform paketiyle yiginlarin demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin önüne engel dikmekte,hükümette olmanin rahatligi icinde,pervasizca davranmakta.Toplumu her alanda egemenligi altina alarak boyun egdirmeye calismaktadir. Haliyle hükümette olmasi,cakma demokratiklesme yalaniyla yiginlari aldatarak ve 12 Eylül Darbe Anayasasini mesrulastirmaya calismasini dikkate alarak,AKP´nin Anayasa degisiklik paketinin bosa düsürülmesi,darbelenmesi ve Genel Secimlere sersemletilerek girilmesi icin HAYIR denmesi gerekiyor. CHP-MHP-DP´nin Hayir tutumlarinin,demokrasi ve özgürlükleri gelistirme ve emekci insiyatifi ileriye tasima amaci tasimadigi,statükoyu koruma amaci güttügü icinde,devrimci HAYIR tutarliligiyla hicbir ortak yani yoktur. Birisi yiginlarin irade ve insiyatifini,talebini ortaya koyarak HAYIR diyor,ötekisi ise Parlamentoyu kutsallastirarak ve yiginlarin istem ve iradelerini hice sayarak Hayir diyor. Ortaklasma görüngüde,ama özünde ayrisildigi bir gercekliktir. AKP´nin degisiklik paketinde,isci ve emekci yiginlarin cözüm bekleyen ekonomik,sosyal ve politik özgürlükler sorunlarin hicbirisi yoktur.Hatirlanacagi üzere AKP,Emekcilerin calisma ve özgürlesme önündeki engelleri kaldirip,kürt sorununu cözmek yalani ve "yolsuzluga son verecegiz" söylemleriyle hükümete gelmistir. AKP hükümeti verilen bu sözlerin hicbirisinin yerine getirilmedigini,aksine emekcilerin lehine tüm kazanimlari yok edip,kürtlere yönelik inkar ve imha politikasina devam ettigini,yokluk ve yoksullugu artirdigini,fasizmi pekistirdigini gösteriyor. Egitim,saglik,sosyal karli alanlar olarak sunulurken,kriz emekcilere yikim getirirken sermayenin karlarini rekor düzeye tasimistir. Haliyle isci,emekci ve kürtleri cözüm bekleyen ekomonik,sosyal ve siyasal sorunlarina hicbir cözüm bulamayan AKP´nin anayasa degisiklik paketi,yalnizca AKP´nin taakümünü pekistirme ve dincilerin devlette agirikliklarini güclendirmesi anlamina gelecektir. AKP hem sistemi kendi lehine dönüstürerek ayakta tutunmak ve hem de secimlere yatirim yapmak icin yeni makyaja ihtiyac duyuyor.Bunun icin bir kac maddeyi cesni olarak paketin icine katarak,bilinc bulandirmaya calisiyor. Sanki 12 Eylül hukukuyla tümden hesaplasacakmis,kamu calisanlarina sendika hakki verecekmis gibi bir tutum sergiliyor.Oysa AKP ne 12 Eylül darbe anayasasinin özüne dokunuyor,ne kamu emekcilerine toplu pazarlik ve sözlesme hakki taniyor ve ne de politik özgürlüklerin önündeki fasist,gerici yasalari ortadan kaldiriyor. Kisacasi Anayasa degisiklik paketinde AKP yargida durumu kendi lehine dönüstürmek ve sistemi göstermelik yama yapma disinda baska bir amac gütmüyor.Bu durumda isciler,emekciler,kürtler,burjuva fasist gerici kilikler arasindaki mücadelesine engoje olmadan her iki fasist,gerici kilige karsida kendi devrimci,demokrasi gücleriyle ortak bir zeminde bulusarak,sürece müdahele ederek,demokrasi ve özgürlüklerin,emekcilerin devrimci mücadelesiyle kazanilip,korunacagi propogandasini yaparak,yiginlarin temel sorunlarinin parlamentoda cözülebilecegi propogandasini bosa cikarmasi gerekiyor.Mevcut saflasmada BDP´nin boykot taktiginin,isci ve emekci yiginlarin fasist,gerici kliklere karsi,devrimci ve demokratik güclerini ortak paydada birleserek kurulu düzene ve burjuva düzen partilerine karsi,devrimci ve ilerici bir alternatifin yükseltilmesini zayiflatmaktadir.AKP´nin kirli savas yaratan hükümet oldugunu unutmadan 12 Eylül Anayasasinin bir kez daha Evet ile onaylanmasi icin "Evreninde,Erdoganinda Anayasasina HAYIR.Kurtulusumuz DEVRIMDEDIR!" siari etrafinda birlesemek ve sendikalari bu cizgide birlestirmek gerekiyor.
|
dhb - Ağustos 25 2010 02:33:52 ·
|

| Yeni Osmanlilar Batida kosuyormu? |
AKP hükümetinin disisleri bakanligina gelmesinden buyana Ahmet Davutoglu Türkiyeyi batidan daguya dogru eksenini döndürmeye calistigi ve Erdogan hükümetininde son gelismeler isiginda bu politikayi onayladigini idda ediyorlar.
|
dhb - Temmuz 11 2010 20:48:19
Devamı ·
79 Okunma ·
|
| YARGITAY KIMDEN YANA? |
Haziran ayi icinde yargitay 5. Dairesi tecavüz olayiyla ilgili olarak ilginc bir olaya imza atti. |
dhb - Temmuz 11 2010 20:42:41
Devamı ·
101 Okunma ·
|
| Zaman devrimci akiyor ama biz ne yapiyoruz? |
Lenin yoldas bir politik akimin ciddiyeti ve devrime bagliliginin önemli unsurlarindan birileri olarak,örgüt yada partinin kendi hata ve zaaflara karsi göstermis oldugu tutumla iliskilendiriyordu |
dhb - Haziran 14 2010 21:32:53
Devamı ·
183 Okunma ·
|
| Son sözü Sinif mücadelesi söyleyecektir ! |
Küresel sermayenin ihtiyaclari ve egemen siniflarin devlette daha fazla pay alma gereksiniminin, ürünü olarak gündeme gelen 12 Eylül Anayasasinin temellerini koruyarak,göstermelik degisiklik yapma tartismalari kiran kirana bir tartisma sürecini gündeme getirdi. |
dhb - Haziran 14 2010 21:29:50
Devamı ·
122 Okunma ·
|
|
|