| Yeni Haberler - Yazılar |
|
© |
| Siyasal Yazılar - Değerlendirmeler |
|
© |
ŞEHİTLERİMİZ KAVGA BAYRAĞIMIZDIR!
 Yasamlarini devrim ve sosyalizmin zaferine adamis olan sehitlerimizin tümünü ocak ayinda topluca aniyoruz.Her yilin ocak ayinda komünizm sehitlerini bir kampanya biciminde anarken hedef,onlarin mücadelesini,yasamini ve ugruna ölümü severek kucakladiklari örgütümüz insa"nin ideolojik,politik ve örgütsel cizgisinin daha genis isci-emekci kitlelere tasimak ve komünist özellik ve geleneklerimizi daha da yüceltmektir.Bu görev yerine getirilirken, güncel politik görevlerimizle birlestirmek, örgütsel yapimizi saglamlastirmak ve daha cok örgütsel atilimla taclandirmak ve bu baglamda belirlenen hedefleri yakalamak göreviyle bir arada gitmelidir.
UMUDUMUZU BÜYÜTELİM GECESİNDE BULUŞALIM!
Hayin tuzaklarda kan uykularda Vurulduk ey halkim unutma bizi iskenceler icin tahta carmiha gerildik Ey halkim unutma bizi.
Zulüm sigmaz iken köye,sehire Bize mezar oldu kan kizil dere Yavuklu yerine ciplak mavzere sarildik Ey halkim unutma bizi
Her seher vaktinde tan atisinda Kizil güller acti dag baslarinda Fasist namlularin her kursununda Dirildik ey halkim UNUTMA bizi!
PROGRAM:
ILYAS SALMAN DEVRIM SALMAN SEYFI YERLIKAYA KONUSMA SIIR
TARIH:21 OCAK 2012-CUMARTESI GÜNÜ SAAT:15
YER:POMPEY-NANCY-FRANSA

kömür tozu soluduğum gecelerinde zifiri lanetler okuyorum şimdi o amansız şehrin gri ve puslu akşamlarına
şimşekler çakıyor karanlıklar yağıyor parkama çığlık çığlığa kuş kanadı yüreğim çırpınıyor semalarında
ve hasretimi salıyorum köşe başlarına çıkmaz sokaklarını dolaşıyorum çaresizliğin kaçak bir tütünün ateşinde ciğerlerimi kör edercesine deliriyor kızgın bir nefes çekiyorum zehrini içime
KAPİTALİZMİN YOL ARKADAŞLARI KRİZ VE SAVAŞTIR
Emperyalist kapitalist sitem 1929’dan sonraki en derin krizini yaşıyor. 2008’de bu yana başta büyük emperyalist devletler olmak üzere emperyalist kapitalist dünya derin kriz içinde debeleniyor. Sıklıkla bir araya gelen emperyalist devletlerin yöneticileri ve uluslararası sermaye kuruluşları emperyalist kapitalist sistemin krizine çare bulamıyorlar. Krizler peş peşe geliyor ve dünya ekonomisini elinde bulunduran ve aha bundan bir kaç yıl öncesine kadar kapitalist dünyanın “parlayan yıldızı”, “baş döndüren” ülkesi olarak örnek gösterilen ve halklara kurtuluş olarak pazarlanana ABD, şimdi hızla çöküşe doğru ilerliyor. “Borç limitini” artırmak adına sermayenin klikler arasında, faturası emekçilere kesilerek son anda sağlanan uzlaşmanın çare değil erteleme amaçlı olduğu, dolayısıyla daha şiddetli bir krizin er ya da geç geleceği anlamına geliyor.
AKP'NİN YENİ OSMANLICI DIŞ POLİTİKASI ERKEN ÇÖKTÜ
Hatırlanacağı üzere Ortadoğu’daki sorunları barışçıl yollardan çözeceği mesajlarını veren Obama’nın ABD Başkanı olduğu dönemde Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na Davutoğlu getirilmişti. Obama, Türkiye’yi Bölge’nin “lider ülkesi” ilan etmiş; yazdığı makalelerde Türkiye’nin ‘Yeni Osmanlı’cı politikalarla Bölge’de liderlik yapmasını savunan Davutoğlu, bu politikayı uygulamak üzere göreve çağrılmıştı. Davutoğlu döneminde dış politikada özellikle “komşularla sıfır sorun” söylemi öne çıkmıştı.
Yıllar oldu sessizce gideli. Ama siluetin hep benimle her yerde dolaşıyor. Caddelerde yürürken olur olmaz zamanda bir kadının sesine dokunabiliyorum.
Yeniden seni yazma gereği duyuyorum. Ve belki de yenide çok tuhaf bir duyguyla irkiliyorum caddede yürürken. Yağmur hafif çiseliyor. Yürüyüş sonrası Saraçhanede Aksaray’a doğru yürümemiz geliyor birden aklıma; Karnımız açıktı simit alalım mı " diyen sözün geliyor. Sanki yanı başımdasın. Evet, bu tuhaf duyguyu bir kez daha yaşıyorum; yaşanmışlıkları unutmayan güzel bir duygu.
Beynimi zorluyorum… Hatırlayabildiğim ilk şey, sesindeki rahatsız etmeyen tını ve o güzel göz kırpışın, gülüşün. Oldum olası insanların gözlerine bakamadım uzun uzun… "Keşke sana baksaydım" diye defalarca düşündüm bir an…
Avrupa'da gençlik isyanda
Bir yandan işsizlik yoksulluk öte yandan geleceksizlik, sosyal hakların tırpanlanması ve geleceksizlik Avrupa’da gençli emekçilere kurtarıcı olarak gösterilen Avrupa kapitalizmine ve göstermelik burjuva demokrasisine karşı isyan etmeye itti. İlk önce İspanya’da başlayan, sonra küçük çaplı da olsa diğer Avrupa ülkelerine yayılan kent merkezlerindeki meydanlarda kamp kurarak Mısırda halkın “Tahrir usulü” terk etmeme eylemlerine esas olarak neo-liberalizmin yıkım politikalarından etkilenen gençler katılıyor.
AKPNİN EKONOMİK POLİTİKASI ZENGİNİ DAHA ZENGİN EDERKEN YOKSULU DAHADA YOKSULLAŞTIRDI
 
Yeni bir seçim süreci yaşanıyor. 9 Yıldır hükümeti tek başına elinde bulunduran AKP hükümeti Türkiye ekonominsin son 9 yılda atılım yaptığını ve kişi başına ulusal gelirin 10 dolara çıktığını ve bolluk-bereketin memlekete egemen olduğunu iddia ederek bir dört yıl daha emekçilerin kendilerini desteklemeleri çağrısında bulunuyorlar.
AKPNİN KÜRT ÖZGÜRLÜK HAREKETİNE KARŞI DİN SİLAHIDA SÖKMEYECEKTİR
 Hatırlanacağı üzere Kürt Sorununun din kullanılarak bir çözüme kavuşturulabileceği görüşü sıklıkla tartışma gündemindeki yerini korumuştu. Önce dini politik amaçlar için kullanan Generaller ve AKP gibi partilerin, cemaatlerin bu konuda çözücü bir rol üstlenebileceği ileri sürüldü. Daha sonra AKPnin hükümete iyice yerleşmesi ve statükonun gerçek temsilcisi haline gelmesiyle, bu konu son MGK toplantısından sonra açıklanan biçimiyle bir devlet politikası haline getirildi. AKPnin ve onun uzlaşma içinde yönettiği devletin daha genel olarak ifade edilecek olursa, dinci faşist gerici çevrelerin bu türden hesaplarının, Kürt halkı arasında dini düşüncenin etkili ve yaygın olması üzerine kurulmuş olduğu çok iyi bilinmektedir.
AKP hükümeti generallerle aynı kulvarda buluşarak � Kürt sorunu çözülmüştür, Kürt sorunu yok Kürt halkının bazı sorunlar var� diyerek Kürtlerin varlığının inkarının değişik bir konsept içinde sürdürmesi Kürt halkının direnişiyle boşa düşürüldü. Ne ki AKP hükümeti bir yandan askeri kuşatma ve operasyonlar, tutuklama terörünü artırırken öte yandan Kürt direnişini ezip dağıtmak ve etkisiz hale getirmek için din silahını devreye sokuyor. Kürt emekçileri arasında dinin etkisini kendi inkarcı ve imhacı politikalarına dayanak yapmaya çalışan generaller-AKP hükümeti, iflas etmiş olan resmi inkarcı ve imhacı Kürt politikasına din aşısı yapmayı hedefliyorlar.
Kırbaç değil o general asası
 12 Eylül’ün Kahramanmaraş Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı emekli Tümgeneral Yusuf Haznedaroğlu, 23 yıllık suskunluğunu Radikal’e bozdu. Haznedaroğlu, öğretmen Ali Ekber Yürek’in 12 Eylül’de işkenceyle öldürüldüğü iddiasıyla ilgili soruştarmada ‘şüpheli’. Ali Ekber Yürek aynı zamanda, akıbeti tam 30 yıl sonra mezarı açılarak araştırılacak ilk 12 Eylül kurbanı. Hakkında 11 bin 500 şikâyet dilekçesi bulunan Haznedaroğlu, Ali Ekber Yürek’in adını anımsamadığını, böyle bir gözaltı işleminin olmadığını, ancak öğretmenin bir dönem Kahramanmaraş’ta operasyonlar yapan Kayseri Hava İndirme Tugayı’nca gözaltına alınmış olabileceğini ileri sürdü.
AVRUPADA FAŞİZMİN NORMALLEŞMESİ
Avrupa son birkaç aydır Macaristan ve Finlandiya’daki faşist sağcı ve ırkçı partilerin uygulamaları ve seçim zaferleri nedeniyle “demokrasi”yi tartışır. Hale geldi. Komünizme karşı faşist gerici güçleri öne sürüp destekleyen emperyalist burjuva klikler bir zamanlar adlarında dahi bahsetmeyi yasakladıkları faşist parti ve örgütlerin önünü açarak geline durumda hükümet ortağı partiler konumuna geldiler. Bu durumda Avrupa da burjuva demokrasisinin ne kadar demokratlığını tartışma gündemine getirdi.
|