MLKP Tarafından Katledilen Kemal Yazar Yoldaşı Mezarı Başında Andık ..!

Faşist Saray rejiminin işçi, emekçi ve devrimci-demokratlara yönelik saldırılarını sistemli hale getirildiği,  muhalif olanların susturulmaya ve sokakların faşist çetelerce zapt edilmeye çalışıldığı koşullarda 27 Ağustos 1996 yılında KP-İÖ’nün  öncü kadrolarından olması nedeniyle, Almanya’nın Duisburg kentinde bir dönemler yoldaş dedikleri MLKP önderliğinin talimatıyla hain bir pusuda katledilen Kemal yoldaşı andık. Hem yoldaşın mezarını temizledik ve hem de kısa bir saygı duruşunun ardında bir yoldaş Kemal Yazar yoldaşa dair kısa bir konuşma yaptı. Yoldaş konuşmasında daha çok Kemal yoldaşın öncü duruşu ve zorluklara karşı  inatçı ve ısrarcı olmanın yanında , engel tanımazlığına, sorunları çözmede kadro ve  taraftarlara güvenmeye dikkat çekerek  devrimci savaşımda öncü olmanın  bir yerde mücadelenin önünü aydınlatmak  en olmadık zamanda imkansızı başarmanın ve bilinmeyenlere atılmanın ve başladığı işi sonuna kadar götürmek anlamına geldiğine dikkat çekti. Yine yoldaş konuşmasında önder olmanın  bütün umut ışıklarının söndürüldüğü yerde umut ışığını yeniden yakabilmeye cesaretli olmaktır.  Kuşatılmışlık zırhını adeta kendi kaynağından fışkırırcasına delme gücü ve iradesidir. Yani çelik gibi olmayı başarabilmektir. İbrahim, İrfan ve Münir olmaktır kavganın en önünde işte Kemal yoldaş İbo’dan, İrfan’a, Münir’e uzanan komünist militan önderliğin devamcısıydı. Çünkü tarih her dönemi mücadelede anlamları olan önder ve militan kişiliklerin çıkışlarına tanıklık etmiştir. Baskının zulmün haksızlığın, adaletsizliğin en üst düzeye çıktığı süreçlerde ortaya çıkan önderler ve militanlar, tarihin yönünü de etkilemiş  kişiliklerdir. Mevcut yazılı tarih, sistemlerin kendi kanlı elleriyle ördükleri yaşamın izlerini taşıyan bir tarih olurken, özünde zulmü, baskıyı, adaletsizliği, ayrımcılığı ve haksızlığı içeren bir tarihtir.

Bu tarih ezilen ve sömürülen emekçi halkların tarihi değildir. Emekçi halkların gerçek tarihi özünde sömürü ve zulme karşı, önderlerin ve militanların gerçekleştirdiği eylemlerle başlamaktadır. Bu eylemler ezilen ve sömürülen emekçi halkların tüm kesimlerin belleklerinde kaybolmayan özgür adil, eşit yaşam özlemlerini eyleme dökmenin ilk kıvılcımı olmuşlardır. Hiç bir haksızlığı emekçi halklar adına kabul etmeyen bu öncü ve militan kişilikler, bulundukları dönemlerde kurulu sistemleri en güçlü sorgulayanlar olarak ortaya çıkmışlardır.

Sevgili Kemal yoldaş; her şeye rağmen hain bir pusuda katledildiğinin 25.yılında yine seninle birlikteyiz. Biliyoruz ki,  seni anmak seni yaşamaktır. Seni hatırlamak, seni ölümsüz kılmaktır. Sana verdiğimiz yarım bıraktığın devrimci görevleri tamamlama sözü bunu gerektiriyor. Varoluşun özüyle somut en güzel yaşamı, kısa ömrüne rağmen şiir ve türkü tadında yaşadın. Ve evrenin ruhuna daldın. Artık bir kelebeğin uçuşunda, bir kuşun ötüşünde, rüzgarın esintisinde, yaprakların hışırtısında, şafağın doğuşunda yaşamın kutsallığında ve kavganın vuran yüreğinde hep sen varsın. Seni kendi iktidarlarını devamı için katledilenler birbirine düştüler ve  mücadelenin zorluklarına göğüs geremeyerek  düzene döndüler. Kalanlar ise oportünizmin tasfiyecilik çukurunda debelenip duruyorlar. Kemal yoldaş ise tüm çarpıtma  yalanlarla, kara çalmalara rağmen devrim ve sosyalizm kavgamıza ışık olmaya devam ediyor. Kemal Yazar Yoldaş Ölümsüzdür..!

İstanbulda KP-İÖ Taraftarları