Migros işçileri direnişlerinin 50.gününde Anadolu Grup önündeydi..!

52 gündür direnen Migros Depo işçileri, 23 Şubat Salı günü Anadolu Grup Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi

Kocaeli’de Migros Şekerpınar deposunda çalışan işçiler, Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası DGD-SEN’e üye oldukları için ücretsiz izne gönderilmişlerdi. Bu haksızlık karşısında işçiler boyun eğmemiş, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve sendikalı olarak işe geri dönebilmek için direniş başlatmışlardı. 52 gündür direnen Migros Depo işçileri, 23 Şubat Salı günü Anadolu Grup Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdiler. “İşçiler Açken Tuncay Özilhan’a Huzur Yok!”, “Direne Direne Kazanacağız!” sloganlarıyla Anadolu Grup önüne gelen işçiler, bundan sonra Şekerpınar depo önünde bekleyişlerine devam ederken Anadolu Grup merkez binası önünde de bekleyeceklerini duyurdular.

Migros Depo işçileri adına konuşan Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) Başkanı Murat Bostancık, “Biz burada değil 50 gün 500 gün de direniriz. Bu bizim için onurlu bir mücadele ama siz eğer holding yönetiyorsanız, buradaki işçileri göreceksiniz. Biz size dosya sunduk. Dosyayı inceleyip kısa süre içinde size dönüş yapacağız dediniz. Nerede dosya? Biz size bir hafta dedik iki hafta oldu” dedi.

Ücretsiz izne çıkartılan işçilerden Nur Kılınç, Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’a, “Biz 50 gündür direniyoruz. Bizi 50 gündür tanımadıysanız yazıklar olsun. Biz onun villasını değil, zenginliğini değil sadece işimizi istiyoruz. Bizi duy Tuncay Özilhan, biz buradayız. Hiçbir yere gitmiyoruz” diye seslendi.

Anadolu Grup merkez binası önünde direniş çadırı kurmak isteyen işçiler polis ablukasına alındılar ve çadırın kurulması engellenmeye çalışıldı. Polisin bu tutumuna ve patronun kendilerini muhatap almamasına kadın işçilerden biri şöyle isyan etti: “Bir ayda 162 saat mesai yaparken beni tanımıyordu, şimdi hakkımı isterken kötü oldum. İnecek aşağıya! Onun çocukları çocuk da benimki ne? Ben 3 çocuk okutuyorum, kitabını alamıyorum. Çocuğum dün ‘anne kitabı ne zaman sipariş vereceğim’ diye soruyor. Ağlamaktan başka bir şey yapamıyorum…”

“Biz sadece işimizi istiyoruz” diyen işçiler, ücretsiz izinlerin bir an önce son bulmasını ve sağlıklı koşullarda sendikalı olarak işbaşı yapmak istiyorlar.