(17-20 Nisan 1978)Yükselen devrim ve sosyalizm mücadelesini önlemek için ABD emperyalizminin denetimindeki faşist MC İktidarları , hemen yer terde Ülkücü faşist ve şeriatçı çeteleri devrimci demokrat ve Alevilerin, Kürtlerin üzerine saldırttı. Devletin kontgerilla örgütlenmesi ve aparat olarak kullandığı faşist şeriatçı çeteler yönetime ordunun el koyması için özellikle AleviSünni çelişkidinin derin olduğu kentlerde faşist katliamlar örgütledi. Faşist cuntaya zemin hazırlama ve devrimci ve sosyalist hareketi ezip dağıtma, emekçileri korku duvarına hapsetmek için sıklıkla faşist katliamlarla tertiplendi. Bunlardan biriside 17-20 Nisan 1978 yılında gerçekleştirilen Faşist Malatya katliamıydı.Mücadelenin gelişip yayıldığı, direniş, boykot ve grevlerin politik cinayet, suikast ve infazların yaşandığı günlerde, Adalet Partisi’nden istifa edip Malatya Bağımsız Belediye Başkanı olarak seçilen faşist Hamit Fendoğlu’nun kontrgerillaca evine gönderilen paketteki bombanın patlaması, kendisi, gelini ve iki torununun ölmesiyle başladı.17 Nisan 1978’de Hamido lakaplı Hamit Fendoğlu’na Ankara’dan posta yoluyla gönderilen bomba dışında benzer üç adet bomba da K.Maraş Pazarcık CHP İlçe Başkanı Memiş Özdal’a, Adıyaman Emniyet Müdür Yardımcısı Abdülkadir Oltu’ya ve Adanalı iş insanı Ahmet Akalın’a da gönderilmiştir. Memiş Özdal, bölgede ve ülkede yaşanan saldırıları dikkate aldığından paketi teslim almamış, paketin açılmasıyla bir posta görevlisi yaşamını yitirmiştir.Hamit Fendoğlu’nun ölümünden sonra evinin önünde toplanan ve hızla sayıları artan İslamcı ve ülkücü sivil faşistler çetele Fendoğlu’nun bağlı olduğu Bulgurlu/İzollu aşireti ve çevre köylerden katılımlarla on bin kişiye ulaşır. Kalabalıklar, “Kahrolsun komünizm, katil Ecevit, Müslüman Türkiye, Dan Dan Hamido’ya intikam” sloganlarıyla saldırıya geçip CHP, TÖB-DER, TÜM-DER ve Tütüncüler Derneği, siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri binalarının çoğunu ateşe verirler.20 Nisan’a kadar devam eden faşist saldırılarda, sekiz kişi katledirlerken yirmisi ağır bine yakın kişi yaralanır, dokuz yüz altmış işyerinin tahrip edilir , üç yüz Alevi esnaf ve küçük işletme sahibiyle yaklaşık kırk bin Alevinin şehri terk etmesiyle sonuçlanır.Aslında Malatya Katliamı; aynı yılın Aralık ayında gerçekleşen ve yüzlerce yurttaşın katledildiği Maraş Katliamının da provası olur.Malatya’da yaşananlar farklı çeşitli ulusul ve ulusal azınlıklardan halkların, inançların, kültürlerin beşiği olan Türkiye Kuzey Kürdistan topraklarında görülen ve dinmeyen acılardan sadece biridir. Ermeni soykırımı,Pontus Kırımı, Koçgiri, Dersim, Ortaca, Malatya, 1Mayı 77, Sivas, Maraş, Çorum, Madımak ve Gazi katliamları da aynı zihniyetin sonuçlarıdır. Bu katliamlar, devletin Kürt halkına ve Alevi toplumuna geleneksel bakışından, inkâr ve asimilasyon politikalarından ayrı düşünülemez.Bütün bu devlet denetiminde faşist katliamlar için hiçbir zaman Alevi toplumundan özür dilenmedi, devletin katliamdaki rolü ve tutumu mahkûm edilmedi. Biliyoruz ki; bu katliamlarla yüzleşme gerçekleşmedikçe, yüzyıllar geçse de açılmış olan yaralar kapanmayacaktır. Geçmişlerindeki acı olaylarla yüzleşemeyen toplumların, demokratik ve ortak bir geleceği inşa edemeyeceklerini düşünüyor ve bu nedenle de nefret suçlarının ülkemizde devam ettiğini biliyoruz.48 yıl önce Malatya’da faşist çetelerce katledilen 8 emekçiyi saygıyla anıyor, faşist Malatya Katliamı’nı bir kez daha lanetliyoruz
Halkın Birliği Devrimci Halkın Birliği