LİSELİ GENÇLİK FAŞİST ŞOVENİST DİNCİ DAYATMAYA KARŞI “ ARTIK YETER” DİYEREK MÜCADELE BAYRAĞINI AÇTI..!-

1980 12 eylül faşist darbesi tüm emekçi yığınların olduğu gibi, liseli gençliğin üzerinde silindir gibi geçmiş ve öğrenci gençli faşist baskı ve korku ile uzun yıllar politika dışına etmişti. Özel ve ardından gelene hükümetler gençliği örgütsüz ve duyarsız bir konuma itmişti. Uzun yıllar liseli gençlik eğitim sorunlarından toplumsal sorunlara seyirci kalın konuma itilmişti. Küçük bir azınlık eğitimin faşist dinci şovenist gerici karakterine karşı savaşım yürütmüş ve bilimse demokratik, laik eğitim istemini dillendirmişti. 14 yıllık AKP iktidarı liseleri “dindar ve kindar gençliğin” yetiştirildiği eğitim kurumları haline getirmeye çalışmış ve bu alanda önemli mesafeli elde etmiştir. Sisteme biat eden ve toplumsal sorunlara duyarsız-ilgisiz kindar ve dindar bir gençlik yaratmayı amaçlayan AKP faşizmi, yıllardan bu yana eğitimi her alanda dincileştirirken bilimse-laik ve demokratik kazanımları da yok etmeye yöneldi.

Nitekim bu her alanda liselerde geriye gidişi teşvik eden ve tüm liseleri İmam Hatip’e çevirmeye çalışan AKP’nin dayatmalarına karşı liseli gençlik artık yeter diye tepkisini eylemlerle dillendirmeye başladı. Liseli gençlerde ilk kıvılcım, en yüksek puanla girilebilen İstanbul Erkek Lisesi’nde geldi ve peşi sıra diğer liselerde tepki vermeye başladılar. Kim ne kadar “dindar ve kindar bir gençlik” yetiştirme peşinde olursa olsun gençliğin alttan alta mücadele ateşini yakmaya hazır olduklarını gösterdi.

Kuşku yok ki liseli gençliğin bu çıkışı sadece geleceğimizin emin ellerde olduğu değil, ama bugünümüzün de kendi katkılarıyla toparlanabileceğini ortaya koydular. Gençlik yoksa ne gelecek vardır ne yaşanan an!

“Proje okulu” ilan edilerek “topun ağzı”na konan, tümüne İmam Hatip’ten müdürler atanarak, “balık baştan kokar” düşüncesiyle en gelişkin eğitim vermekte olan liselerden başlanarak “başı” koparılmaya çalışılan liseliler çoktandır isyana teşvik ediliyordu. İstanbul Erkek.. Galatasaray.. Cağaloğlu Anadolu.. Kadıköy Anadolu.. Beşiktaş Atatürk Anadolu.. Ankara’dan Gazi Anadolu, İzmir’den Bornova ve Çiğli Anadolu…Tümü birbirlerinin peşi sıra tepkilerini dile getirdiler.

Hatırlanacağı üzere, dönem başında Cağaloğlu Anadolu’da ayağının tozuyla giriştiği baskılarla uygulamaya koyduğu yasaklar dolayısıyla müdür oturarak ve alkışlanarak protesto edildi. Ardında İstanbul Erkek’li öğrenciler, Cağaloğlununkine pek benzeyen ve aynı amaçla göreve getirilmiş müdürlerini, mezuniyet töreninde sırtlarını dönerek protesto ettiler. Galatasaray’lılar nasıl bir müdür istediklerini afişle dile getirdiler. Sonra peş peşe bildiriler ve açıklamalar geldi. Eğitimin ve şüphesiz eğitim yoluyla gençliğin Orta-çağ karanlığına sürüklenmek üzere dini gericilik içine çekilerek muhafazakarlaştırılması operasyonu kapsamında olağan liselerin yerine orta-öğretimin başlıca alternatifi haline getirilmek istenerek öğrenci sayısı 1 milyon 200 bine ulaştırılan ve çoğunluk öğrenciye zorla dayatılan İmam Hatip liseleri de katıldılar. Onlar da bildiriler yayınladılar.

Gençliği karşınıza almayacaksınız! Gençliği hedef alan, gençliklerine, özgürlük tutkularına, damarlarında dolaşan ateşe ve gelecek özlemlerine karşı politikalar kurgulayıp izlemeyeceksiniz! Kendinizi, geçmişe saplanıp kalmış faşist dinci şovenist hülyalarınızı, tarih bilinci adına çürüyerek çöküp gitmiş Osmanlı’yı ve ümmetçiliğini, disiplin adına bilim ve düşüncede yaratıcılığı, sosyal pratikte bilimsel, laik ve demokratik yaşam tarzını yok etmeyi amaçlayan yasakçılığınızı, güzellikleri, özgünlükleri, gençliğin heyecanı, ilerletici tartışmaları ve ama barışçıllığıyla akıp giden yaşamı zapturapt altına alma zorbalığını, çatışma ve kavgayı ve.ölümü dayatmayacaksınız!

Erdoğan’ın başında bulunduğu AKP faşizmi, en başta gençliğe “yeter artık” dedirten gençliğe dayattığınız faşist dinci gerici projenizdir. “Darbe” dediğiniz, lanetler okuduğunuz, “faiz lobisi”ne, “üst akıl”a bağladığınız Gezi de böyle bir “ artık yeter” demenin somut ifadesi değimliydi. .

Gezi gibi, tepkilerini ortaya koyan liseliler de örgütsüzler. Ve şüphesiz ki geleceksizliğe karşı sokağa çıktılar. Ya da geleceklerinin ellerinden alınması girişimine, insan yerine konmamaya, her şeylerine müdahale edilip, faşist dinci gerici dayatmacılıkla iyi ne varsa yok edilerek, dert üstüne dert sahibi kılınmalarına karşı kendilerini ve geleceklerini sahiplenme “politikası” yapmaya mecbur kılındılar. Yakında muhtemelen egemenliğin üst katlarından iddia edileceği gibi oradan buradan emir almadan kendiliğinden ayağa kalktılar.

Çoktan yaşlanmış çürümüş,faşist dinci gericiliğin gençliği, dolayısıyla geleceği hedef almış, politik olduğu kadar ideolojik içeriği de tartışmasız saldırganlığına karşı tutum aldılar. Şimdi kesindir ki, çok sayıda politika erbabı başlarına üşüşecek, akıllar verecek, kendi siyasal yörüngelerine çekmeye çalışacaktır. Başladılar bile.

Gençlik heyecanı , eskiye vurup yeni kurma çabası iyidir ve olmazsa olmazdır, ama tecrübe eksikliğinden gelen gerici tehlikelere de açıktır. Eksiklikler mücadele içinde giderilir.Burada devrimci ve sosyalistlere büyük görev düşüyor Biliyoruz ki, bedel ödenmeden deneyimin kazanılması ve olumsuzlukların aşılması mümkün olmaz. Gençliğin kavgasının sağlam bir zemin zerinde kurulu sisteme karşı yönelmesi için hem örgüt hem de doğru politik duruş gereklidir; başka türlü yol doğrultulamaz ve başarıya gençliğin mücadelesi başarıya da taşınmaz Gençliğin, mücadele içinde tecrübe sahibi olacakları gibi, yollarını doğrulturken öncelikle örgütlü birleşik bir savaşım içinde kendileri söz söylemeyi başaracak ama en çok da toplumsal gelişmenin bilimi olan bilimsel sosyalizmin öğretilerinden yararlanmayı bilecek ve yeniden ayağa kalkmayı başaracaktır.