Anasayfa / İnşamız / KP-HTKP Arası TKP İsmi Merkezli Sol İçi Şiddete Hayır..!
tkp-2

KP-HTKP Arası TKP İsmi Merkezli Sol İçi Şiddete Hayır..!

KP-HTKP Arası TKP İsmi Merkezli Sol İçi Şiddete Hayır..!

TKP adı Devrim ve Halkın Sorunlarından Daha Önemli Olamaz..

Aslında M.Suphi TKP’siyle hiç bir ilişkileri olmadığı halde TKP’nin adına sahip çıkan ve bunun üzerinde varlık savaşımı içinde  reformist-legalist-sosyal şovenist bir çok grubun olduğunu biliyoruz. Neki bu gruplar arasında TKP’ye sahiplenme konusunda, mülkiyetçi şiddete varan düzeyde bir mücadele yaşanıyor.  Devrim ve sosyalizmin çözüm bekleyen sorunlarını bir yana iten bazı gruplar TKP’nin adına sihirli bir misyon yüklüyorlar. Sanki TKP adını alınca işçi ve emkçiler kendilinde TKP saflarında brleşik kavgaya atılım sağlayacaklarmış . Dahası faşizm ve gericiliğe karşı bu kadar militan davranış sergilemeyen  bu kesimler yakın döneme kadar yoldaş dediklerine  her türlü kirli yöntemi kullanmaktan, taşlı, sopalı, bıçaklı saldırılara kalkışmaktan geri durmuyorlar. Peki tüm bunlar ne adına yapılıyor; elbette  demokrasi ve özgürlük.

“Keza 9 Haziran 2017 tarihinde İzmirde “Hayır Tutuklanamaz” gecesinde, Erkan Baş, “TKP Genel Başkanı” olarak anons edilince KP’li grup sloganlarla sahneye yönelmiş ve bunun sonucunda arbede yaşanmış. Yaşanan arbede esnasında “çocuklar ve kadınlar eziliyor, geceyi sabote etmeyin” uyarılarına rağmen KP’li grup gerilimi tırmandırmaya devam etmiştir. Görevli arkadaşlar, olayın büyümesini engellemeye çalışırken, KP’liler tarafından darp edilmiştir. Gerilim nedeniyle Hayır Tutuklanamaz konserine katılan İzmir halkı ise KP’nin sorumsuzluğuna karşı konsere sahip çıkmış,”Yaşasın Devrimci Dayanışma”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganlarıyla KP’nin tutumunu potesto etmiş ve gecenin sonuna kadar konser alanını terketmemiştir.”

Hayır Tutuklanamaz gecesini düzenleyenlerin açıklamasına göre  saldırıyı başlatan ve provakasyon yapan KP’lilerdir. “TKP’nin ismine ancak biz sahip çıkarız” yaklaşımı içinde hareket eden ve bunun için günler öncesinden provokasyon yapacağını ilan eden  ve nitekim 9 haziran günü İzmide etkinlikte Erkan Başa saldırmaya yöenelen KP’dir. İzmirdeki olayın ardında KP’liler  HTKP’lilere yönelik   “ TKP adını kullanmazsınız” diyerek değişik bölgelerde saldırıyı sürdürmüşlerve bu saldırılara HTKP’lilerin yanıt vermesi üzerine olaylar büyümüş ve hem TV’lerde ve hem de medyada Sol içi şiddet görüntülerini yeniden gündeme getirilmiştir. İzmir, Ankara ve İstanbulda TKPliler arasında yaşanan çatışmaların yığınlar nezdinden hoş olmadığı, mücadeleye hizmet etmediği ve bugüne kadar yaşanan olumsuzluklardan ise yeterince  ders çıkarılmadığı birkez daha gmrülmüştür. Dahası  kendi içlerinde devrimci-demokrasiyi uygulamayı başaramayanlrın , topluma sosyalist demokrasi vaatlerinden bulunmalrının samimi ve inandırıcı bir yanlarının olmadığı bir sır olmasa gerek

Unutmamak gerekir ki; kendisine devrimci ve sosyalist diyen bir örgüt daha bugünden keni iç ilşkilerinde  topluma nasıl bir demokrasi ve özgürlük  kazandıracağını uyguladığı demokrasi ve yoldaşlık ilişkileriyle ortaya koyar. . Bugünden kendi içinde devrimci ve sosyalist demokrasiyi uygulamayan,farklı fikirlere tahammül etmeyen bir örgütün topluma demokrasi ve eşitlik kazandırmasının mümkün olmayacağı bilinmelidir. Bu bakımdan Türkiye devrimci ve Kürt hareketinin ezici çoğunluğu iç mücadele ve toplumu yönetme ve yönlendirmede söz konusu olduğunda demokrat değildir despotturlar.

Burjuvazinin despot ve faşist anti-demokratik zorba devletini yıkmak için savaştığını iddia eden bir çok örgüt, ne yazıkki kendi saflarında farklı düşüncelere tahammül etmiyor ve iç sorunlarının çözümünde eleştiri-özeleştiri ve ikna yöntemini uygulamıyor yada göstermelik süs olarak kullanıyor. Kendi politikalarının doğruluğuna inanmayanların örgüt içi sorunları çözmede sıklıkla yasak ve şiddete başvurdukları bilinenbir olgudur. Türkiye Kuzey Kürdistan devrimci hareketi, bölünmeyi engelleme ve zoraki birliği sürdürme adına örgüt içi mücadelede şiddeti geçer akçe kılmış ve yüzlerce devrimci katledilmiş yada sakat kalmıştır.  TDKP”den Dev-Sol’a, PKK’den MLKP’ye, MKP’den TKP-ML’ye kadar hemen bir çok kendisne devrimci ve sosyalist diyen örgüt iç sorunlaırnın çözümünde karşı devrimci bir yöntem olan şiddet devereye sokularak kan dökülmüştür.

KP-HTKP çatışmasıda bu olumsuz geleneğin devam ettiğinin bir göstergesidir. Peki buraya nereden gelindi?

Kendilerine önce Gelenek ve ardından Sosyalist İktidar Partisi-SİP- adını veren başını Aydemir Güler-Kemal Okuya!nın çektiği legalist reformist kesim TKP’nin dağılmasını fırsat bilerek SİP yerine adlarını TKP olarak değiştirdiler. Böylece TKP’nin adını gasp ettiler.

Ardından eski TKP geleneğinde politik faaliyet içinde olan Savaş yolu-10 Eylül vb. grupları bir araya gelerek, TKP adına sahip çıkmaya çalıştılar. Ama Aydemir Güler-Kemal Okuyanın önderliğindeki  legalist-reformist sosyal şoven  TKP, TKP adını kullanmaya çalışan eski TKP geleneğinden gelen gruba şiddet kullanarak, “TKP adını kendilerinin dışında başkalrının kullanmasına izin vemeyeceklerini” ilan ettiler. Keza Eski TKP geleneğinden gelen bir grubun TKP adının yanına 1920’yi ekleyerek, TKP’nin saldırılarında kurtulabildiler. Böylece SİP-Gelenek grubu, TKP adının üzerine oturmuş oldu ve mülkiyetçi bir zihniyete içinde harekete ederek, başka grupların TKP adını kullanmasına yasak koydu.

TKP adına burjuva mülkiyetçi bir tutum içinde yaklaşan, Kemal Okuyan-Aydemir Güler önderliğindeki TKP 2014 yılında merkezi olarak ikiye bölündü ve her iki grupta TKP adını kullanmama konusunda anlaştıklarını kamuoyuna deklare ettiler. Kemal Okuyan-Aydemir Güler kliği Komünist Parti-KP- adına yola devam ederken Metin Çulha ve Erkan Başın başını çektiği grup ise Halkın Türkiye Komünist Partisi-HTKP- adıyla yoluna devam edeceğini ilan ettiler. Kısa bir dönem sonra HTKP’de bölünme yaşandı ve onlarda kendilerine Türkiye Komünist Hareket-TKH- i diyerek TKP geleneğini sürdüreceklerini açıkladılar.

Gelenek-SİP TKP’sinin bir kaç gruba ayrılması ve değişik adlarla yollarına devam etmeleri yakın döneme kadar sürdü. Her üç grubunun TKP adı altında bir araya gelme girişimleri boşa çıkınca HTKP bundan sonrası TKP adına faaliyet yürüteceğini ilan edince işler değişti. KP ise gerçek TKP’nin kendilerini olduğunu ve bu adı ancak kendilerinin kullanacağını öne sürerek, HTKP’lilere yönelik önce sert eleştirilere ve ardından İzmir başta olmak değişik yerlerde fiziki saldırılara yöneldiler. Zaten sicilleri temiz olmayan ve daha önceden TKP 1920 adlı gruba şiddet ve politika yasağı uygulamaya çalışan Kemal Okuyan-Aydemir Güler kariyerist kliği yakın zamana kadar omuz omuza mücadele yürüttüğü HTKPlilere yani kendilerinden olmayan ve yada kendileri gibi düşünmeyenlere yönelik; “polis işbirlikçisi, ajan provokatörler vb. karamalarla fiziki saldırı örgütlediler.

Nitekim, Ankara ve İstanbulda KP-HTKP arasında yaşanan taşlı-sopalı-bıçaklı saldırılarda onlarca kişi yaralandı. Faşizmin devrimci ve demokrat hareketi ezip dağıtma ve toplum nezdinde prestijini darbeleyerek etkisiz kılma  amaçlı sistemli faşist baskı ve zulmün sınır tanımdan sürdüğü koşullarda, TKP’nin adı üzerinde fırtına kopararak KP’nin şiddete yönelmesi bu grubun halka ve devrime karşı yeterli sorumluluk içinde hareket etmediklerini ve politikayı kendi küçük grup -kesim çıkarları için yaptıklarını gösterir.

Aslında TKP üzerinde sol içi şiddeti kışkırtan ve burada nemalanmaya çalışan KP’nin başına çöreklenmiş olan Kemal Okuyan-Aydemir Güler kliğidir. Kariyerist ve ben merkezci bir hatta yürüyen  KP fırsat buldukça ortamı gererek ve küçük burjuva mülkiyetçiliği hatta hareket ederek  kariyerist amaçları için şiddet dahil her burjuvazinin kullandığı her yolu denemeyi mubah görmektedirler.

Biliyoruz ki bugüne kadar sıklıkla kullanılan Sol içi şiddet, tüm devrimci ve sosyalist harekete büyük  zarar vermiş ve halkın-devrimci kadroların güvenini sarsmıştır. Bugüne kadar Türkiye ve Kuzey Kürdistan da sol içi şiddetten dolayı yüzlerce devrimci katledilip, binlercesi yaralandı. Halk içi çelişkileri eleştir-özeleştiri ve ikna yöntemiyle çözme yerine faşizmin ve burjuvazinin kullandığı kirli şiddet yöntemi bir çizgi olarak, devrimci hareketin iç sorunlarını çözmede devreye sokuldu.  Ne yazık k, bunda yararlanan hep faşizm ve gericilik olmuştur. Sol içi sorunların çözümünde, başta itibarsızlaştırma, demagoji- şiddet vb.  gerici yöntemlerden dolayı binlerce emekçi- aile devrimden soğudu ve mücadeleden uzaklaştı. Ama hala bu konuda gereken ders çıkarılmaması nedeniyle hala sol içi şiddet Partizan ve KP-HTKP ayrışmalarında sürüyor.

KP-HTKP arasında yaşanan şiddet olayları da sol ve emek mücadelesine değil, burjuva kapitalist sistem hizmet ettiğini unutmayalım. KP-HTKP, halka ve devrimcilere karşı sorumlu davranmanın gereği olarak saldırıları derhal durdurarak, sorunları devrimci platforma taşıyarak, eleştiri-özleştiri ve ikna yöntemiyle çözmeli ve sol içi şiddete dur demelidirler.

HALKIN BİRLİĞİ

1-mayi-fasist-kusatma

Faşist Baskıya, Sömürüye, Yasaklara, Gözaltı Terörüne Hayır Diyerek; FAŞİST KUŞATMAYI YARMAK İÇİN 1 MAYISTA ALANLARA ÇIKALIM..!

  Faşist Baskıya, Sömürüye, Yasaklara, Gözaltı Terörüne Hayır Diyerek;  FAŞİST KUŞATMAYI YARMAK İÇİN 1 MAYISTA …