Komünist Olmayı Yerinde Anlamak Ama Doğru Anlamak .!

Komünist olmak, aynı ideali paylaşanların birliğinde çalışmak özellikle ve öncelikle sınıfa yönelik sistemli ve sürekli devrimci çalışmayı örgütlemek demektir. Bu, her bir komünistin kişiliğinin gelişmesi ve yaşamının zenginleşmesi için en iyi koşulları sağlar. Dayanışma içinde elbirliği, yeni bilgiler, bilimsel bir dünya görüşü, her kişinin ortak davaya katabileceği bütün yeteneklerin gelişimi, görev ve sorunlar üzerine yoldaşça tartışma, bunları ortaklaşa çözme çabası, ortak amaç için ortak eylemin gücü- komünist tüm bunları örgüt içinde çalışarak, deneyimleriyle kazanır. Böylece örgüt, kapitalist toplum düzeninden taşan tüm karşı eğilimlere rağmen, ileride sosyalizm ve komünizmde genel kural haline gelecek olan yeni türden insancıl birlikte yaşam biçimlerinin filizlerini yaratır.
Aynı zamanda biz komünistler kendimizden yüksek nitelikler istiyoruz. Zaten bu başka türlü de olamaz. Çünkü kapitalizm kendiliğinden yıkılmayacaktır. İnsanlar, işçiler ve emekçiler kapitalizmi yıkacaktırlar, bunun için komünistlerin çalışan emekçi yığınların içinde yorulmak bilmez, çetin, cesaretli ve nesnel bilgilerle donanmış bir şekilde çalışmaları gerekmektedir. Bunun anlamı şudur: Biz komünistler sınıfın bir parçası olarak çalışmalıyız ve kendimizi özel bir şey olarak görmemeli, özel bir şey gibi davranmamalıyız.
Daima Marks ve Engels tarafından dile getirilen şu kurala uymalıyız: “Komünistler proletaryanın diğer bölümlerinden ancak şu noktada ayrılırlar: 1. Değişik ülkelerin proleterlerinin kendi ulusları içinde yürüttükleri savaşımlarda bütün proletaryanın her türlü milliyetten bağımsız, ortak çıkarlarını gösterir, onları öne sürerler; 2. Proletaryanın, burjuvaziye karşı verdiği savaşımın geçmek zorunda olduğu çeşitli gelişme aşamalarında, her zaman, her yerde, hareketin tümünün çıkarlarını temsil ederler. Onun için komünistler hem pratikte her ülkenin işçi sınıfı partilerinin en ileri ve kararlı kesimi, bütün diğerlerinin başını çeken kesimidirler, hem de teoride proletaryanın büyük çoğunluğu karşısında, proletarya hareketinin izlediği çizgiyi, hareketin koşullarını ve en sonunda varacağı genel sonuçları açıkça anlamalarından ileri gelen bir üstünlüğe sahiptirler.” (K.Marks, F.Engels; Komünist Partisi Manifestosu, S. 52.)
b) Biz kendimizde hangi nitelikleri arıyoruz? Komünist program şöyle diyor: İşçi sınıfının davasına hizmet etmek ve onun başarıya ulaşmasını sağlamak için gönüllü birleşmiş biz komünistler,
kendimizden yüksek siyasal ve ahlaki nitelikler istiyoruz. Komünist olmak demek: İş arkadaşlarının ve komşularının dertlerine ve çıkarlarına sahip çıkmak demektir. Çalışan insanları harekete geçiren herşey komünistlerin ilgi alanında olmalıdır. Güncel çıkarları savunmamız biz komünistlerin bizzat işçi sınıfının parçası olmamızdan, onların sıkıntı ve dertlerini paylaşmamızdan ileri gelir. Aynı zamanda biz Marks ve Engels’in Komünist Manifesto’da vurguladıkları gibi güncel somut çıkarlar için savaşımda hareketin geleceğini de temsil ederiz.
Lenin diyor ki: Komünistler işçilerin fabrikadaki günlük savaşımını, sözgelimi çay suyu için verilen savaşımı, örgütlemeyi bilemezlerse, işçiler de sosyalizm için verilen kavgada komünistlerin ardından yürümezler- Çalışan emekçi  halkın somut, maddi ve sosyal çıkarlarının tehlikede olduğu yerlerde meydanda olmazsak, sosyalist amacımızla onların çıkarlarını temsil ettiğimizi söylediğimiz diğer insanlar biz komünistlerin ciddiyetine nasıl inansınlar?
İşçi ve emekçilerin, onların sendikalarının işyerinden işletmeye, firmadan devlet ekonomi ve sosyal politikasına kadar söz sahibi olma istekleri, işyerleri, işten çıkartma, iş süresi, ücretler, sosyal hizmetler, izin, yatırımlar, kâr dağıtımı ya da mülkiyet ilişkilerinin değiştirilmesinde karara katılma isteği mi, okula giden küçük çocuklara en az tehlikeli bir okul yolunun sağlanması mı, yoksa sokak ışıklandırmasının güvence altına alınması, düzenli çöp kaldırma sorunları, trafik gürültüsünün sağlığa zarar veren etkilerimi söz konusu; bir komünist her zaman ve her yerde çalışan emekçi halkların bu tür istekleri için verilen savaşımın en ön saflarında yer almaya çaba harcamalıdır.
Yani komünist olmak, fabrikalarda ve semtlerde, okul ve üniversitelerde, parlamentolarda ve parlamento dışı eylemlerde işçilerin, emekçilerin, aydınların, çalışan ve okuyan gençliğin, yaşlıların, kadınların, tüm emekçilerin çıkarlarını kararlıca savunmak demektir. Programda diyoruz ki: Komünist olmak, çalışan emekçilerin  siyasal, toplumsal ve kültürel isteklerini savundukları her yerde faaliyet yürütmek demektir. Bu somut olarak ne anlama gelir? Komünist olmak demek: Sendikalarda üye ve aktif savaşçı olmak, meslek örgütlerinde, köylü kooperatifinde çalışmak, öğrenci olarak öğrenci sorunlarıyla uğraşmak, öğrenci velisi olarak okul aile birliğinde çalışmak, yüksek öğrenim öğrencisi olarak öğrenci temsil organlarında etkin savaşım vermek demektir. Komünist olmak şu anlama da gelir: Kendi çevresinde çalışan emekçi halk için hangi sorunların ortaya çıkabileceğini araştırmak, diğer güçlerin bu sorunları ele almalarını beklemeden, ilgili halk örgütlenmelerinin kurulmasında etkin rol üstlenmek, hareketin gerisinde kalmamak ve önderlik rolünü oynamayı başarmak demektir.