Hatırla Sevgili dizisinde Mahir Çayanı canlandıran Kanpolat Görkem Arslan 45 Yaşında Yaşama Veda Etti..!

Mahir Çayan rolü için bir röportajında şöyle demişti. “Meslektaş dostlarımdan biriyle ‘hatırla sevgili’ üzerine muhabbet ederken, Mahir Çayan arandığından bahsetti. duyduğum an Mahir’i canlandırabilme ihtimali beni müthiş heyecanlandırdı. Çünkü herhangi bir dizide yazılan hayali bir karakter için değildi bekleme hali. Mahir Çayan’dı söz konusu olan, yani bambaşka ve büyük bir sorumluluk, bir oyuncunun ender yaşayabileceği bir tecrübe.@Beni en çok çarpan şey ‘inanç’ tanımlamalarımızın ne kadar sığ olduğunu görmek oldu, gerçek anlamda inanmışlığın ve adanmışlığın ne olduğunu, on’ların yaşadıkları üzerinden yeniden öğrendim ve defalarca tekrar ettim kendime…Yüzleşemediğimiz sürece Kızıldere yarası kanamaya devam edecek, yüzleşsek bile izi kalacak, bize hep acı ve utanç verecek… Çekimler boyunca en zorlandığım sahneler Kızıldere sahneleriydi. Olup bitenler karşısında seyirci kalma halini ise bir türlü anlayamadım. bu yarayı iyileştirmemiz gerek yoksa yeni yaralara gebeyiz. Bunun sorumluluğu bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin çünkü…” anpolat Görkem Arslan hayatını kaybeti.Mahir Çayan rolü için bir röportajında şöyle demişti. “Meslektaş dostlarımdan biriyle ‘hatırla sevgili’ üzerine muhabbet ederken, Mahir Çayan arandığından bahsetti. duyduğum an Mahir’i canlandırabilme ihtimali beni müthiş heyecanlandırdı. Çünkü herhangi bir dizide yazılan hayali bir karakter için değildi bekleme hali. Mahir Çayan’dı söz konusu olan, yani bambaşka ve büyük bir sorumluluk, bir oyuncunun ender yaşayabileceği bir tecrübe.Beni en çok çarpan şey ‘inanç’ tanımlamalarımızın ne kadar sığ olduğunu görmek oldu, gerçek anlamda inanmışlığın ve adanmışlığın ne olduğunu, on’ların yaşadıkları üzerinden yeniden öğrendim ve defalarca tekrar ettim kendime…Yüzleşemediğimiz sürece Kızıldere yarası kanamaya devam edecek, yüzleşsek bile izi kalacak, bize hep acı ve utanç verecek… Çekimler boyunca en zorlandığım sahneler Kızıldere sahneleriydi. Olup bitenler karşısında seyirci kalma halini ise bir türlü anlayamadım. bu yarayı iyileştirmemiz gerek yoksa yeni yaralara gebeyiz. Bunun sorumluluğu bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin çünkü…”