Garbis Altınoğlu’nun Faşizmi Yargılayan Sorgu Savunmasını Okuyalım..!

TKP-ML Hareketinin önder kadroları arasında yer alan Garbis Altınoğlu 1981 yılında bir kış gününde İstanbul operasyonunda polisle cebelleşirken silahın patlaması sonucu kurşun gözünü sıyırıp geçmişti. Aylar süren işkenceleri sorguların ardında tutuklanarak işkence ve zulmün en yoğun olduğu zindanlara sürgün edildi. M.Suphi ve Sabahattin Ali’nin yatmış olduğu farelerin cirit attığı soğuk nemli Sinop hücrelerinde düşmana inat devrim ve sosyalizm kararlı savunucusu oldu.
Bilindiği üzere komünistler, devrimciler, demokratlar mahkemelerdeki militan tutumları, devrim ve sosyalizmi savunmaları; zulmü ve sömürüyü teşhir etmeleri karşılığında, mahkemeden atılma, dayak, 6 yıldan başlayan mahkumiyetler yediler. Ama asla yılmadılar; halka ve devrime bağlılıklarının davaya karşı sorumluluklarının gereğini yerine getirdiler. İşte bunlardan biri de Hareketimizin üyesi Garbis Altınoğlu yoldaştı. Burjuvazi onu ele geçirdiğinde büyük bir sevince kapıldı. “Azılı”bir komünisti ele geçirmenin başarısıyla sarhoş oldular.
Garbis yoldaş, yakalandığında İstanbul Emniyet 1. şubede iki aya yakın ağır işkence altında tutuldu gene 1981 yılı Mayıs ayından itibaren Maraş emniyetinde yetmiş gün boyunca çok ağır işkence gördü. Komünist bir kararlılıkla direndi; düşmanın moral bozma hedefli her türlü iğrenç saldırılarını boşa çıkardı. İşkenceci cellatlar Garbis yoldaşın direnişi karşısında çaresizleştiler ve ortaya çıkmış bazı şeyleri kabul etmesi için O’na yalvarmaya durdular. Garbis yoldaş’ın militan tavrı, işkence de yüzlerce komüniste, devrimciye ilham ve moral kaynağı olmuştur. İşkence faşist baskı, dayak yaşadığı zindanlarda da sürdü. Selimiye, Davutpaşa-Metris, Adana. Gaziantep, Mersin, Sinop, tekrar Adana zindanları O’nun için hep dayak, yasak ve hücre ile geçti. Bulunduğu her zindanda mücadelesi en önünde oldu. Faşist diktatörlük Onu her yerde hedef aldı. Hatta tutuklu yakınlarına bile, “çocuklarınız bir Ermeni’yi izliyorlar” diyerek, hedef gösterdi.
Davanın faşist kafatasçı savcısı diğer şeylerin yanı sıra O’na ·yığınların geri bilincine seslenerek, ırkçı-şoven ağızla “ermeni oğlu ermeni” diye saldırmaya çalıştı. Garbis Altınoğlu, kararlı mücadelesi ve ilkeli tutumunu, faşist diktatörlüğün mahkemesinde de sürdürdü. Mahkeme kendisine duruşmalarda sorgu ve savunma yapma hakkı tanımadı. O, elinizdeki, sorguyu ancak yazılı olarak mahkemeye gönderebildi. Karşılığında 6 yıl ceza aldı. Sorgusunda, dava savcısı Sefahattin Karagöz’den başlayarak, faşist devleti faşist-gerici kurumların ve görevlilerinin gerçek yüzünü sergiledi. Ülkemiz gerçeklerini, emperyalizme bağımlılığı, İşbirlikçi-feodal burjuva düzeni; egemenlerin sömürü ve zulmünü, kokuşmuş burjuva toplumsal yaşamı sergiledi. Siyasal mücadele yaşamı boyunca sorumluluğu gereği, eylemlerini, çalışmalarını, komünist TKP-ML hareketimizi savundu. Faşist diktatörlüğün demagojilerini açığa çıkardı. Ermeni milliyetinden bir komünist olarak, O, ulusal sorunda ve Ermeni sorununda proleter enternasyonalist bir tutum takındı. Burjuvazinin tüm demagojilerinin aksine, çeşitli ulus ve ulusal azınlıklardan proletaryanın ve ezilen emekçilerinin devrim ve sosyalizm kavgasında birliğini savundu.
Sonuç olarak, Garbis yoldaş, bir komünistin işkencede, zindanda, mahkemede militan tavrını n seçkin bir temsilcisi olarak devrime ve sosyalizme Komünist hareketimize karşı görevlerini yerine getirdi. Hareketimiz ise, faşist darbeden sonra yuvarlandığı tasfiyeci süreçte, başka şeylerde olduğu gibi, işkencede, zindanda mahkemede direnen yoldaşlarımıza da gereği gibi sahip çıkamadı. Yoldaşlarımızın direniş destanlarını proletarya ve yığınlara taşıyamadı.
Garbis, 1946’da Amasya’da doğdu. 1960’lı yıllarda sol düşünceyle tanıştı. Proleter Devrimci Aydınlık grubundan ayrılarak İbrahim 1974 yılından itibaren TKP-ML Hareketinin gelişip güçlenmesi için çalıştı. Ardında, MLKP örgütünün kurucuları arasında yer aldı. Ama MLKP’de umduğunu bulamayarak bu akımın “çürüdüğünü ve küçük burjuva savrulma içinde olduğunu öne sürerek ayrıldı. Uzun yıllar tek başına devrimci saflarda tutunmaya çalıştı.
14 Ekim 2019 tarihinde yaşamış olduğu Belçika da kalp krizden yaşama veda etti. Faşizmi yargılayan sorgu savunma broşürünün yayınlıyor anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.