FAŞIZME KARŞI BIRLEŞIK CEPHE… George DImitrov …. ANISINA MÜCADELESINE SONSUZ SAYGILAR…. ÖĞRENECEĞIMIZ ÇOK ŞEY VAR… Anti-Faşist Mücadelenin Mimarlarından Dimitrov Yoldaş Faşizme Ve Savaşa Karşı Kavgamızda Yaşıyor..!

Savaşa ve faşizme karşı mücadelede dünya işçi sınıfı ve emekçi halklarına önderlik eden yılmaz proletaryanın önderlerinden George Dimitrov, 18 Haziran 1882’de yaşama merhaba dedi 2 Temmuz 1949 ‘da dünyadan göç etti. O, faşizme karşı mücadelenin simgesi haline gelmiş ve hayatının her dönemini proletaryanın kurtuluş davasına adamış bir komünist önderdir. Onun savaşa ve faşizme karşı mücadelede ortaya koyduğu düşünceler ve çözümler günümüzde dünya prolertayası, emekçi yığınlar, devrimciler ve komünistlere ışık tutuyor.18 Haziran 1821de, Bulgaristan’ın Rademir bölgesi Kovatçevzi köyünde doğan Dimitrov yoksulluk nedeniyle 12 yaşında okulu terk ederek matbaa işçiliğine başladı. Matbaa işçiliği döneminde daha küçük yaşlarında devrimci çevrelerle yüz yüze geldi ve 20 yaşında Bulgar Sosyal Demokrat (Komünist) İşçi Partisine üye oldu. önder bir militan olarak kendisini gösterdi ve partinin 16. Kongresinde Merkez komitesine seçildi; 1913 yılında. ilk Bulgar işçi milletvekili olarak parlamentoya girdi. Devrimci faaliyetlerini uluslararası alanda da sürdüren Dimitrov, devrimci görevlerle Almanya’ya gittiği sırada faşistler tarafından Reyştang’ı (Meclis) yaktığı iddiasıyla tutuklandı.. Leipzig duruşması. adıyla tarihe geçen duruşmasında Alman faşistlerine en ufak bir taviz vermedi”. Hakkındaki bütün yalan ve iftirayı ortaya serdi Savunma kürsüsünde, faşistleri suçladığı ve mahkum ettiği bir iddia makamı haline getirdi. Dimitrov’un Alman zindanlarındaki bu kararlı direnişi bütün komünistlerin örnek aldığı. bir destan haline geldi. Bu direniş Komünistlerin eylemlerinde yaşatılmaktadır. Ağustos 1935 “de , Kominter’inin Vll. Dünya Kongresinde yürütme komitesi sekreterliğine seçildi. Bu kongre için hazırladığı ve kongrece kabul edilen : raporunda, faşizmin eksiksiz tanımını yaptı. Faşizme ve yaklaşan dünya savaşına karşı dünya proletaryasının görevlerini, ortaya koydu. O, burjuva gericiliğinin şu ya da bu biçimleri değil, finans kapitalin en gerici, en şoven en. emperyalist, en saldırgan kesimlerinin faşizmin, sınıfsal dayanağı olduğunu tespit etti. Faşizmin her ülkenin çeşitli özelliklerine güre farklılıklar gösterebileceğine işaret etti. Faşizme karşı mücadelede başarı kazanmak için birleşik cephenin kurulmasının zorunlu olduğunu ortaya koydu, Birleşik cephenin, ancak işçi sınıfının birliği ve önder rolünü oynamasıyla güçlü bir temele sahip olabileceğini belirtti. Birleşik cepheyi,sosyal demokrasiyle sınıf işbirliği yapmanın aracı olarak gören ya da birleşik cepheyi reddeden anlayışları. mahkum etti. Birleşik cephenin, proletaryanın mücadele araçlarından birliği olması. gerektiğini ve proletaryanın kendi bağımsızlığı korumasıyla, kendi nihai hedefini unutmadan mücadele etmesiyle kararlı bir mücadele verebileceğini belirtti. Dimitrov’un, Komintern’in 7. Kongresinde üzerinde durduğu en önemli konulardan birisi, emperyalist savaşa kartı. dünya birleşik cephesinin oluşturulması sorunu idi. Çünkü, Avrupa da ortaya çıkan faşizm doğrudan doğruya dünyanın yeniden paylaşımı ve bütün ülkeler proletaryası ve halklarının esir alınması yönün de ilerliyordu. Faşist savaş kundakçılarına karşı, barışın unsurlarını belirtti ve barıştan yana olanların birleştirilmesi gerektiğini savundu. O dönemde, 1914’den farklı olarak, proletarya devleti barışı isteyen çeşitli ülkeler ve halklar, kurtuluş mücadeleleri ilerleyen sömürge ve yarı-sömürgeler ve dünya proletaryasının ortak hareketi vardı.. Bunları.o barış unsurları olarak faşist saldırganlara karşı Dünya Birleşik Cephesini oluşturabileceğini ve yaklaşın savaşın önlenebileceğini yada ertelenebileceğini belirtti. O, burjuvaziyle sınıf işbirliğini, savunanların aksine, savaşa karşı mücadele adına iktidar mücadelesinin savunulmasından vazgeçmedi. Proletaryanın ve onun önderliğindeki bir iktidarın, faşizm ve savaşa karşı sağlam bir kale olacağını belirtti. ” Komünistler ülkenin güvenilir savunmasını ve bağımsızlığın ancak proletarya iktidarının teminat altına alınalabileceğini önemle belirtirler. Sovyetler Birliği örneğinin açıkça gösterdiği gibi faşist saldırganlardan gelen doğrudan bir savaş tehlikesi durumunda bir halk cepheli hükümetinin yaratılması için. çaba harcarlar: Böyle bir hükümet, faşizme ve ülkedeki gerici unsurlara karşı barış düşmanlarının ajanlarına ve yardakçılarına kartı. kararlı tedbirler alarak ve örgütlü kitlelerin yurt savunması üzerinde denetimini sağlayarak faşist saldırganlar karşısın da halkın. savunma yeteneğinin yükselmesine katkıda bulunacaktır. ” ( Dimitrov ) Dimitrov, emperyalistler arasında ayrım yapmadığını bilmeyen devrimcileri , sözde solcular olarak amansızca eleştirdi. 2. Dünya Savaşı öncesinde, Alman, İtalyan ve Japon Faşist mihraklarından meydana gelen kamp savaşın esas kaynağı ve başsaldırgan güçtüler. İngiltere ve Fransa gibi “demokratik” denen ülkelerde saldırı. tehdidi altındaydı. Çünkü faşist kampın savaşa yönelmesi, İngiltere, Fransa , Amerikan kapitalistlerini çıkarlarını da hedef alıyordu. böyle bir durumda yapılması gerekenin esas saldırganları hedef almak, onları teşhir ve tecrit etmek ve esas darbeyi onlara vurmak olduğunu belirtti. o, tek tek ülkelerdeki faşistlerin, savaş kışkırtıcı ülkelerin doğrudan destekçisi olduklarını, onları da savaşa karşı mücadelede hedef almak gerçekliğini vurguladı.. Çünkü bunlara vurulan darbe saldırgan emperyalistleri zayıflatmakta ve geriletmektedir, O, bütün proleter devrimcilere şöyle seslendi; Faşizme ve savaşa karşı mücadelede her ülkenin özellikleri araştırılıp bulunmalıdır ve devrim reçeteleri aranmamalıdır. Faşistlerin her ülkeye göre çıkardığı demagoji ve şartlandırılmaları açığa çıkarılmalıdır. Dimitrov faşistlerin yönetimindeki kitle hareketlerinde ve sendikalarda faaliyet göstermek gerektiği üzerinde ısrarla durdu. Bu. kitle örgütlerinde gizli çalışarak kitleleri kazanmak gerektiğini belirtti. Günümüzde faşizme ve savaş tehlikesini yaratan büyük emperyalist devletlere karşı mücadelede Dimitrov’un gösterdiği yolu doğru kavramalıyız, Bugün gericiler arasında ayrım yapmada yetersiz kalan anlayışlar vardır. Oysa günümüzde en saldırgan emperyalist devlet ABD ve müttefikleridir. Bunlara ve bunların her ülkedeki destekçi işbirlikçi faşist gerici güçlerine karşı, dünya birleşik cephesinin oluşturulması, enternasyonal proletaryanın önündeki görevidir. Dünya proletaryasının önderliğinde, bütün halkların ve ezilen ulusların bir birliği temelinde bütün gerici paylaşım savaşın karşı güçlerin, barış için ortak eylemini yaratmak zorunludur. Bu şekilde emperyalist devlet ve onun her ülkedeki destekçisi güçIerini güçlü bir çember içinde kuşatıp her alanda darbe indirilmesi sağlanabilir. Dimitrov’un, faşist canilere dokunmamak, ve onları kışkırtmamak gerektiğini söyleyenlere verdiği cevabı kafamıza yazmalıyız. “Hayır, ‘canavarı kışkırtmamak’ siyaseti işe yaramaz bir siyasettir. Bu siyaset işçi sınıfı için, demokrasi ve barış için her şart altında felakettir. Tam tersine, Faşist canavar bağlanmalıdır. Ona teşkilatlı halk cephesinin güçlü yumruğu ile karşı konulmalıdır. Isırmaması için ağzına çelikten tasma vurulmalıdır. Halkların demokratik. kazançlarını kurtarmak ve barış, korumak için yere çalınmalı,, tamamen yok edilmelidir.Faşizme ve savaşa karşı mücadelenin yılmaz savaşçısı ve önderi Dimitrov bugün bütün can havliyle emperyalizme , faşizme ve her türden gericiliğe karşı dünya halklarının, mücadelesi saflarında yaşamaktadır. Dimitrov yoldaş, Faşizme ve savaşa karşı eşitlik ve özgürlük mücadelemizde yaşıyor