Faşist baskı, zulüm, ayrımcılık, işsizlik, yokluk ve yoksulluk toplumu hasta yapıyor; Türkiye’de her 10 kişiden biri anti-depresan kullanıyor..!

AKP faşizminin işbaşından geldiğinden bu yana 15 yıl geçti. Bu 15 yıl içinde toplum faşist dinci kuşatmayla her alanda geriye itildi ve geleceğinde kaygı duyanların sayısını katlanarak arttı. Örgütsüz ve sindirilmiş, faşist kuşatma altında tutulan toplum, tepkisini sokakta dile getirmemesi nedeniyle sorunları içe atarak, daha çok anti-deprarasan ilaçlarla yaşamaya çalışıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de iki yılda toplam 77 milyon 202 bin kutu anti-depresan tüketildi. Milliyet’ten Mert İnan’ın haberine göre Sağlık Bakanlığı’nın sağladığı veriler, Türkiye’de, 2012 yılında 37 milyon 351 bin 187 kutu, 2013 yılında 37 milyon 355 bin 35 kutu, 2014 yılında 39 milyon 246 bin 223 kutu, 2015 yılında 43 milyon 563 bin 596 kutu, 2016 yılının ilk 9 ayında ise 33 milyon 638 bin 916 kutu anti-depresan tüketildiğini ortaya koydu. Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Türkiye’de depresyon şikayetinin en çok 18-30 yaş ile 45-65 yaş aralıklarında görüldüğünü ifade etti. Dilbaz, şu bilgileri verdi: “Türkiye’de ruh sağlığı hastanelerinde doluluk oranı yüzde 100’e ulaşmış durumda. Bugünkü yatak kapasitelerinin sekiz ila 10 katı daha fazla yatak sayısına ihtiyaç var.” Genetik yatkınlık, tıbbi geçmiş, kişilik özellikleri, travmalar, yaşam olayları, sosyo-ekonomik durum gibi birçok etmenin depresyon riskini doğrudan etkilediğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi’nden uzman psikolog Selin Karabulut, sağlık bakanlığının verilerine göre her 10 kişiden birinin anti-depresan kullandığını ifade etti: “Anti-depresan kullanımında kadınlar, erkekleri ikiye katlıyor. Bir araştırmaya göre, depresyon dünyada en çok Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde görülüyor. Sonuçlara göre, dünyanın en bunalımlı ülkesi her beş kişiden birinin depresyonda olduğu Afganistan.”