Erdoğanın AKP İktidarı Herşeye Müktedir Değildir..!

Dış görüngüye bakarak, Erdoğan’ın önderliğindeki AKP iktidarının güçlü olduğunu ve yıkılmasının güç olduğunu ve herşeye muktedir olduğun inanmayalım ve umutsuz olmayalım.

AKP’nin ilk günden bugüne kadar gelen süreci, onu önceleyen 20 küsur yıllık neo-liberalleştirmenin taçlandırılması, bölgede aktif taşeronluğun veya sermaye birikimi dahil emperyalizmle sıkıca bağlanmanın 21. yüzyılın ihtiyaçlarına göre güncellenmesi sürecidir.

16 Temmuz ile başlayan darbe girişimini karşı darbeyele karşılayan süreç ise hedeflenen yıkımın acil durum halidir. OHAL-KHK rejimi ise dinci faşist AKP iktidarı için kendi güvenliklerini sağlayan emniyet freni olarak kullanılmaktadır.

Bu bağlamda Erdoğan ise MHPyi yedekleyip CHPyi köşeye sıkıştırıp HDPyi polis-mahkeme terörüyle etkisiz hale getirerek, saldırgan politikalara devam eden açıklamalar yapmaktan sgeri durmuyor. Geçen günlerde yaptığı “Bana diktatör demişler.Hiç umurumda değil. Bir kulağımdan girer, ötekinden çıkar” açıklaması aslında korkuyu saldırganlıkla ötelemek dışında hiçbir anlama gelmiyor.

Korku ve kaygı bağlamında ele alınacak olursa “Allah’ın lütfu” olarak değerlendirilen darbe girişimi tarihsel fırsat olarak değerlendirilerek sermaye güçleri tarafından sonuna kadar kullanılacak gibi görünüyor.

Ancak tam da bu noktada Muktedir’in deyimiyle sormak gerekiyor:

“Sen kimsin ya!”Peki ne zannediyorsun?

Dünya emperyalist kapitalizmi büyük bir kriz içerisindeyken krizi fırsata çevirerek çevreni dikensiz gül bahçesine çevireceğini mi zannediyorsun?

Ağa baban ABD Irak’ta, Suriye’de başarabildi mi ki sen onun çırağı olarak mı Orta-doğuda neo-Osmanlı hayalleriyle mi bunu başarabileceksin ?

Erdoğan ve avenesi o kadar korkuyorlar ki sonunun başlangıcını gördükleri için, “Koşmazsam düşerim” mantığıyla tüm bu zulmü kendileri için bir kaldıraç olarak görüyorlar.

Zira korkuları artık arşa varmış durumda. İttifak güçlerin dağılmış, çatlaklar büyümüş. Vurarak güçleneceğini düşünüyorlar ama yanılıyorsunuz. Yaptıklarınız ve yapacaklarınızla ancak sonunuzu ötelemiş oluyorsunuz. Sadece kısa bir süre daha istediğinizi yapacaksınız.

Ya da o kadar korkuyorsunuz ki MHP çizgine sarılarak iç savaş tehditleriyle yine Erdoğan’ın deyiminle birkaç “çapulcu”, bizim için ise kiralık katiller sürüsünü silahlandırarak devrimci ve emekçileri, korkutacağını sanıyorsunuz.

Ama yine yanılıyorsun.

Dağıttığınız silahlarla güvenliğinizi sağlayacağını mı düşünüyorsun?

Peki bilmiyor musunuz ki böylesi bir vahşet ortamı yaratmayı sadece sizin akıl etmediğinizi? Örnek aldığınız Hitler, Mussolini, Evren, Vietnam’a gönderdiğiniz omzunda galaksileri andıran yıldızlar donatılmış ABD’li komutanlar nasıl başaramamışsa siz de başaramayacaksınız.

Peki bilmiyor musun sizin o paramiliter güçlerinizin ekonomik kaynakları sınırlandığında namlularını sizi de çevirebileceklerini?

Akıl edemiyor musun güvendiğin dağlara karlar yağacağını?

Evet. Öyle görünüyor ki bilmiyorsunuz.

Ve yanılıyorsunuz Erdoğan ve şürekası, çünkü  herşeye muktedir değilsiniz!

Ve asla faşist baskı ve zulümle kazanamayacaksın.

Bizim gibi ülkelerde son sözü direnenlerin söylediğini çok iyi biliriz.

1917 Ekim’i ve ardından gerçekleşen devrimler bize bunu kanıtlamıştır.

Bu ülkenin emekçileri, ezilen halkları sizin celladınız olacak. Döktüğünüz her damla kanın hesabı sorulacak. Üzerine basarak yükselmeye çalıştığınız her damla alın terinin hesabı mutlaka sorulacak. Bileklerimize taktığın kelepçeler sizin prangalarınız olacak.

Madem ki devrimci ve emekçilere topyekün bir savaş ilanında bulundunuz, davetin kabulümüzdür diyoruz bizde. Bu kavga özgürlük, eşitlik ve demokrasi kavgasıdır. O halde safları sıkılaştırarak öne atılalım ve AKP faşizminin zulmünü yerle bir edelim.