Erdoğan, AB ve ESAD Konusunda Çark etmeye devam ediyor ..!

Bir dizi açıdan sıkışmış bulunan Erdoğan ve avenesi, dün söylediğini bugün inkar etmeye devam ediyor. Zira, ekonomide yaşanan kötü gidişat, Suriye’de saplanılan bataklık, çözülemeyen rejim krizi ve siyasal belirsizlikler içerisinde kıvranan AKP iktidarı; bir yandan baskı ve zorbalığı tırmandırarak öte yandan emperyalist burjuvaziye çok yönlü tavizler vererek ayakta durmaya çalışıyor.

Son AB ve Rusya krizi üzerinden yaşananlar ise, AKP iktidarının siyaset konusunda ne denli pespayeleştiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. AP’nin müzakereleri durdurma kararının ardından sağa sola efelenen, “Size ihtiyacımız yok, kimsiniz?” minvalinde açıklamalar yapan AKP şefleri, gelinen yerde bu sözler kendilerine ait değilmiş gibi Avrupa Birliği üyelik sürecini önemsediklerini vurgulamaya başladılar. Tayyip Erdoğan’ın 1 Aralık’ta muhtarlarla yaptığı toplantıda AB üzerinden sarf ettiği şu sözler ise, AKP iktidarının ne denli ikiyüzlü olduğunu yoruma gerek bırakmadan ortaya koydu: “Ülkemize karşı anlamsız husumeti bir tarafa bırakırlarsa AB’ye tam üye olmaya hazırız. Vize serbestisi, mülteci yardımı, fasılların açılması konusunda adımlar atılırsa biz de iyi niyetimizi göstereceğiz”

Erdoğan’ın Rusya ile gerilime yol açan Suriye değerlendirmesinden de çark ettiği görüldü. Hatırlanacağı üzere Erdoğan, Esad rejimini devirmek için TSK’nın Suriye topraklarına girdiğini belirtmiş, “Fırat Kalkanı” harekatının amacının da bu olduğunu ifade etmişti. Erdoğan’ın bu açıklamaları Rusya ile ilişkilerin hızla gerilmesine yol açtı. Yaşanan baş döndürücü diplomasi trafiği, Putin’le yapılan telefon görüşmeleri ve son olarak Lavrov’un Türkiye’ye gelmesinin ardından Tayyip Erdoğan bir anda dün dediğini bugün inkar ederek “Fırat Kalkanı harekatının hedefi herhangi bir ülke veya kişi değil, terör örgütleridir” demek zorunda kaldı.

Gelişmeler göstermektedir ki, bir dizi açıdan sıkışmış bulunan AKP iktidarı önümüzdeki süreçte emperyalist güçler ve sermaye çevreleri karşısında “çark etmeye” ve tükürdüğünü yalamaya son hız devam edecektir. Bu durum, ayakta kalmak için zorbalığa sıkı sıkı sarılan bir iktidarın gerçekte ne denli acz içerisinde olduğunun da en çıplak göstergesidir