Dünya Çocuklar Gününde : Çocuklar İçin Kara Tablo..!

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, 32 yıl önce bugün kabul edildi. 1989’dan beri her 20 Kasım günü, dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak kutlanıyor. Türkiye, sözleşmeyi 1995’te imzalasa da çocuk işçiliği, çocuk evliliği, eğitime erişim konularındaki veriler, çocukların en temel haklarından dahi yoksun olduğunu gösteriyor.
emperyalist ve uşaklarının bitmeyen yalanlarına , hamasi açıklamalara karşın, rakamlara göre, 600 milyon çocuk yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Her gün 30.000 çocuk önlenebilir hastalıklardan ölüyor. Gelişmekte olan ülkelerde 174 milyon çocuk yetersiz besleniyor. Yüzde 30’u temiz su içemiyor. Her 1 dakikada 15 çocuk açlıktan ölüyor.
TÜİK’in yayımladığı son verilerine göre Türkiye’de 720 bin çocuk işçi bulunurken, İSİG Meclisi ise çocuk işçiliğin gerçek boyutlarının gizlendiğini söylüyor. İSİG Meclisi, Türkiye’de en az 2 milyon çocuk işçinin olduğunu açıklarken DİSK-AR’a göre ise bu sayı yaz aylarında 5 milyona yaklaşıyor. İSİG Meclisi, çocuk işçilerinin yüzde 34.3’ünün eğitim sürecine dahil olamadığını tespit ettiğini açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı ise 440 bin çocuğun okulda olması gerekirken çalıştığını kaydetti.
1347 ÇOCUK CEZAEVİNDE
İHD’ye göre 31 Ekim 2021 itibarıyla cezaevlerinde 1347 tutuklu çocuk bulunuyor. 566 hükümlü çocuk ise Covid-19 izniyle hapishane dışında cezalarını infaz ediyor. Adalet Bakanlığı’nın 2021 verilerine göre ise 345 çocuk, 780 de bebek anneleri ile birlikte cezaevinde.
ÇOCUKLAR ÖLÜYOR
CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun hazırladığı raporda da çarpıcı veriler yer aldı. Rapora göre, 2021 yılının ilk on ayında, güvenlik güçlerinin silah kullandığı olaylarda en az iki, polis ve asker araçlarının neden olduğu olaylarda en az dört, cezaevlerinde en az bir, mayın, bomba ve patlayıcılar nedeniyle en az iki çocuk yaşamını yitirdi. Rapora göre yılın ilk on ayında, gözaltında ya da toplumsal olaylarda en az 23 çocuk güvenlik güçlerinin kötü muamelesine maruz kaldı. Raporda 2021’in ilk on ayında en az 53 çocuğun ise çalışırken hayatını kaybettiğini belirtildi.
İSTİSMAR, DOĞUM..
Raporda ilk on ayda en az 160 çocuk erkeklerin cinsel istismarına uğradı, yine erkekler tarafından en az 27 çocuk öldürüldü. Raporda son 16 yılda 440 bin çocuğun doğum yaptığı, cinsel suçların yüzde 46’sının çocuklara karşı işlendiği kaydedildi. Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı son verilerine göre de çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarından 22 bin 689 dava açıldı.
‘İNSANLIK SUÇUDUR’
“Çocuk işçiliğine hayır” diyen Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Vakfı’da TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, “Çocuklar yaşamak için çalışmak zorunda olması insanlık suçudur. Çocuk işçilik sınıfsaldır, yapısal eşitsizliklerden beslenmektedir. Çocuk işçilik, çocukların sağlığını bozduğu gibi, toplumsal olarak da, var olan eşitsizliklerin yeniden üretilmesine yol açmaktadır. Ekonomik ve sosyal politikalar ile çocuk emeğinin ekonomik ve sosyal temeli yok edilmeden de bu insanlık suçunun önüne geçemeyiz” dedi.
‘BİR GÜN DEĞİL HER ZAMAN’
Çocuk haklarının bir gün değil her zaman öncelik ve gündem olması gerektiğini vurgulayan İHD Çocuk Hakları Komisyonu, “Yoğun bir şekilde yaşanan çocuk hakları ihlalleri nedeniyle, Türkiye’nin zaten zayıf olan çocuk hakları karnesi daha da düşüyor. Uygulanabilir bütüncül bir çocuk koruma politikası oluşturulmasını ve başta Çocuk Haklarına Dair Sözleşme olmak üzere İstanbul Sözleşmesi’ne tekrar taraf olunmasını acilen talep ediyoruz” açıklamasında bulundu.
Çocukların Kurtuluşu Sosyalizmde
Biliyoruz ki çocukların özgür ortamda yoksulluk ,kimsesizlik ortamında uzak, zoraki çalıştırılmadan büyüdüğü tek sistem işçilerin iktidarı insana insanca yaklaşan ve bunun gereklerini yerine getiren sosyalizmdir. Çocukların şeker yiyebildiği ve üç kuruşa çalıştırılmadığı, istismara uğramadı, yatağına aç girmediği, yarın ne olacağı kaygısı içinde büyümediği, eğitimin ve korunma hakkının olduğu sosyalizm emekçilerin olduğu gibi çocukları da kurtuluşunu sağlayacaktır. Onun içindir ki devrim ve sosyalizm savaşımına daha sıkı sarılarak çocuklara daha bugünden kurtuluş yolunu göstermeli ve onları bu bilinçle örgütleyip yetiştirmeliyiz.