Anasayfa / Analiz-Polemik / DİSK’İN İşçilerin Sendikal Örgütlülüğü Raproruna Göre; “İşçiler sendikasız, sendikalı işçiler toplu sözleşmesiz”..!
sendikasizliga-sonjpg

DİSK’İN İşçilerin Sendikal Örgütlülüğü Raproruna Göre; “İşçiler sendikasız, sendikalı işçiler toplu sözleşmesiz”..!

DİSK’e bağlı DİSK-AR, işçilerin “2013-2017 Sendikalaşma ve Toplu İş Sözleşmesi Raporu”nu yayınladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sendikalaşma oranlarına ilişkin açıkladığı verilerin değerlendirildiği raporda, her ne kadar sendikalaşma artıyor görünsede işçilerin büyük bölümünün sendikasız ve örgütsüz olduğu ve sermayenin bu durumda olabildiğince yararlandığına dikkat çekiyor. Ayrıca, sendikalı işçilerin önemli bir bölümünün ise toplu sözleşme haklarının gasp edildiğinin altı çizildi.
DİSK-AR’ın raporunda ilk olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın (ÇSGB) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’ndan sonra yayınlanan istatistiklerdeki sorunlara değinildi. Bu açıdan, ÇSGB’nin yalnızca kayıtlı işçiler üzerinden istatistikler çıkardığı ifade edilerek kayıt dışı istihdamın bu oranlara yansıtılmadığına işaret edildi. Bunun yanı sıra, sendikalaşmanın e-devlet şifreleri ile yapılmaya başlanması ile, patronların genel olarak işçilerin e-devlet şifrelerini yasa dışı bir biçimde alarak işçileri sendikadan istifa ettirmesi veya kendi tercih ettiği bir sendikaya üye yaptırması gibi hak gasplarının yaşandığı ele alındı. DİSK-AR’ın raporunun, bu etkenler göz önüne alınarak hazırlandığı belirtildi.
Kayıt dışı istihdamla birlikte sendikalaşma oranı düşüyor
Raporda, ÇSGB’nin Temmuz 2017 istatistiklerine göre, sendikalı işçi sayısının 1.623.638 olduğu bilgisi verilerek sigortalı işçi sayısının ise 13.581.554 olduğu, buna denk düşen sendikalaşma oranının yüzde 11,95 olduğu belirtildi. Ancak raporda kayıt dışı çalışan 2.2 milyon işçinin bu verilere eklendiği zaman sendikalaşma oranının yüzde 10.3 olduğuna dikkat çekildi.
ÇSGB tarafından açıklanan verilere göre sendikalı işçi sayısı Ocak 2013-Temmuz 2017 döneminde yüzde 62 artışla, 1.100.000’den 1.624.000’e yaklaştı. Sigortalı işçi sayısında ise aynı dönemde yüzde 25 civarında artış yaşandı.
Yandaş Hak-İş, üye sayısını yüzde 227 oranında arttırdı
Raporda, son dört yılda 622 bin işçinin sendikalara üye olduğu bilgisi paylaşılırken, sendikalaşan işçilerin konfederasyonlara dağılımında açık bir eşitsizlik olduğunun altı çizildi. Buna göre, son dört yılda Türk-İş üyelerini yüzde 28, DİSK yüzde 46 oranında artırırken Hak-İş üyelerini yüzde 227 oranında arttırdı. Toplam işçilerin içerisinde, sendikalı işçilerin, sendikalarına göre dağılım oranlarından da eşitsizlik ortaya serildi. Buna göre toplamda işçilerin yüzde 6.7’si Türk-İş’te, yüzde 4’ü Hak-İş’te, yüzde 1.1’i DİSK’te, yüzde 0.2’si diğer sendikalarda örgütlenirken yüzde 88’i ise örgütsüz bulunuyor.
En düşük sendikalaşma oranı, inşaat iş kolunda
Raporda ayrıca iş koluna göre sendikalaşma oranları üzerinde de duruldu. Buna göre, en düşük sendikalaşma oranları inşaat, turizm ve büro iş kollarında olurken en yüksek sendikalaşma oranları ise banka-finans-sigorta, genel işler, savunma ve güvenlik iş kollarında gerçekleşti. “Kamudaki özel güvenlik (taşeron) örgütlenmesinde son yıllarda yaşanan artış, bu iş kolunda sendikalaşmayı yükseltti. Yine genel hizmetler iş kolunda taşeron şirketlerde çalışan işçilerin sendikalaşması bu iş kolunda sendikalaşma oranlarını arttırdı” değerlendirmesinin yapıldığı raporda şu veriler sunuldu: “Savunma ve güvenlik iş kolunda 2013’te yüzde 12,2 olan sendikalaşma oranı, Temmuz 2017’de yüzde 32,9’ya çıktı. Aynı şekilde genel hizmetler iş kolunda 2013’te yüzde 20,5 olan sendikalaşma oranı yüzde 34,5’e yükseldi. Benzer bir eğilim banka ve finans sektöründe de görülmektedir. 2013’te yüzde 22,3 olan sendikalaşma oranı, 2016 Temmuz ayında yüzde 35,2’ye ulaştı. Benzer biçimde sağlık ve sosyal hizmetler iş kolunda yüzde 2,5 olan sendikalaşma oranı, Temmuz 2017’de yüzde 12’ye yaklaştı.”
İstanbul sendikalaşma oranında 76. sırada
İllere göre sendikalaşma oranlarının da paylaşıldığı raporda, İstanbul, Antalya, Antep, Denizli gibi imalat ve hizmet sektörünün yoğun olduğu iller son 10’a girdi. İstanbul’un 76. sırada yer aldığı sıralamada, Rize ve Zonguldak başta yer aldı.
İstanbul ve Antalya’da sendikalaşma oranının düşüklüğünün hizmet ve turizm sektörlerindeki sendikalaşma oranlarının düşüklüğüne paralel olduğuna dikkat çekildi.
Zonguldak ve Rize’nin listede ilk sıralara yerleşmelerinde belediyeler dahil kamu işçiliğinin yoğun olmasının ve kamu kömür ve çay işletmelerindeki yüksek sendikalaşma oranlarının önemli etkenler olduğu belirtildi.
Kadın işçiler daha az sendikalı
Sendikalaşma oranları cinsiyetlere göre de değişti. Erkek işçilerin sendikalaşma oranı yüzde 13 iken kadın işçilerde bu oran yüzde 8 civarında kaldı. Ayrıca kadın işçiler toplam işçi sayısının yüzde 27’sini oluştururken sendikalı kadın işçi sayısı, toplam sendikalı işçi sayısının yüzde 19’u oldu.
İşçilerin yüzde 93’ü toplu sözleşmeden yararlanamıyor
Raporda, kayıt dışı istihdam ile birlikte “fiili sendikalaşma oranı” olan yüzde 10 esas alındığında işçilerin sadece yüzde 7,3’ünün toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğunun altı çizildi. “Bir diğer ifadeyle işçilerin yüzde 93’ü toplu iş sözleşmelerinden yararlanamıyor” vurgusu yapılırken, özel sektörde bu oranın daha düşük olduğu şu ifadelerle dile getirildi:
“Özel sektörde ise toplu iş sözleşmesi kapsamı yüzde 5,5 civarındadır. Özel sektörde her yüz işçiden yaklaşık 95’i toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındadır. Diğer bir ifadeyle toplu iş sözleşmesi yoluyla fiilen sendikal hakları kullanabilen işçilerin oranı genel olarak yüzde 7,3, özel sektörde ise yüzde 5,5’tir.”
Ocak 2017 istatistik verilerine göre 457 bin işçinin sendika üyesi olduğu halde toplu iş sözleşmesinden yararlanamadığına da dikkat çekilen raporda, bu oranın sendikalı işçilerin yüzde 30’una tekabül ettiği belirtildi.
Toplu sözleşme kapsamının en düşük olduğu iş kolu inşaat
Toplu iş sözleşmesi kapsamının en düşük olduğu iş kolu, yüzde 1,6 ile inşaat olurken en yüksek olduğu iş kolları ise iletişim, genel işler, enerji ve bankacılık oldu.
Ayrıca toplu iş sözleşmesi kapsamında kamu sektörünün ağırlığının belirgin biçimde düştüğüne, özel sektörün ağırlığının arttığına dair şu ifadeler kullanıldı: “2013 yılında toplu iş sözleşmesi kapsamının yüzde 41’i kamuda iken, 2016 yılı sonunda bu oran yüzde 26’ya geriledi. Bunun sonucu olarak özel sektörün payı da yüzde 59’dan yüzde 74’e yükseldi.”
2016’da 1596 grev oylaması
Son olarak, sendikalaşma oranındaki artışın taşeron işçilerin sendikalaşmalarından kaynaklandığının belirtildiği raporda, sendikalaşan taşeron işçilerin ise toplu sözleşme haklarını kullanamadıkları üzerinde duruldu. 2012 yılında 9 iş yerinde grev oylaması yapılırken bu sayının 2014’te 116, 2015’te 249, 2016’da ise 1596 olduğu vurgulanarak 2012’de grev oylaması kapsamındaki işçi sayısının 715 olduğu, 2016 ise bu sayının 95 bine yaklaştığı belirtildi.
“YHK ile toplu sözleşmeyi bağıtlamak için oylama yapılıyor”
“Bu tırmanışın en önemli nedeni toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanamaması üzerine sendikanın greve çıkmak yerine, grev oylamasına gidip ‘greve hayır’ sonucunu çıkartarak, toplu sözleşmenin YHK’ya intikalini sağlamaktır. Böylece sendikanın örgütlendiği işyerinde toplu iş sözleşmesi bağıtlanmış olacak” yorumuna yer verilen raporda 2014 yılında YHK’ya yapılan başvuruların 23 bin civarında olduğu, 2016’da ise bu sayının 193 bini aştığı belirtiliyor.

HALKIN BİRLİĞİ

ibo-ben-devrimciyimpg

ÖRGÜT İÇİ MÜCADELEDE İŞKENCE YAPIP ŞİDDET KULLANMAK UYUŞTURUCU TİCARETİ YAPMAK, DEVRİMCİ KOMÜNİSTLİKLE VE KAYPAKKAYACILIKLA NE KADAR UYUMLUMLUDUR..!

İbrahimin Kaypakkaya’nın Komünist Çizgisi Her türlü Yoz ve Çürümüş Burjuva Dünya Görüşünün Alternatifidir…! Bir akımın …