Dinci faşist diktatörlüğe Yeni Şal : ‘İnsan Hakları Eylem Planı’ ..!

Hemen hergün muhalif güçlere, HDP ve demokrasi için dövüşenlere hakaret yağdıran ve güvenlik güçlerine ” bu vatan hainleri katledin” olmadı “zindanlara kapatın ” talimatını veren Saray faşizmi, yalanda sınır tanımayarak faşist baskı ve önlemlere, insan haklarını şalı örterek işin içinde çıkmaya çalışıyor.

Hitlerin kara propaganda bakanı ünlü yalancı Goebbels’i aratmayan Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı, pek çok açıdan bir itiraf olduğu gibi, bu plan açıklamasının ardının hangi saldırılarla geleceği soruları dışında bir etki yaratmadı

Binlerce insanın sadece sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmaya uğradığı dahası tutuklandığı, gösteri ve yürüyüş hakkı denilen sözümona Anayasa’da güvence altına alınmış haklarını kullanan onlarca kişi daha yakın dönemde tutuklama ya da onun yeni moda biçimi olan ev hapsiyle cezalandırıldığı, AİHM ya da Anayasa Mahkemesi kararlarının hiçe sayıldığı, muhalif kesimlere yönelik kaçırma-kaybetmelerin sistematik bir politikaya dönüştürüldüğü, çıplak aramanın-sokak ortasında polis işkencesinin-sistematik işkencenin giderek sıradanlaştığı gibi bunu dile getirenlerin cezalandırıldığı-tehdit edildiği, on binlerce insanın KHK’larla işinden edilip, düzmece ifadelerle yargılandığı, HDP’nin kapatılmasının gündemde olduğu, milletvekilleri hakkında hazırlanan fezlekelerin Meclis’e gönderildiği, kayyum politikasının HDP’li belediyelerden üniversitelere, derneklere ve aslında yaşamın tüm alanlarına yayılmaya çalışıldığı ve saymakla bitiremeyeceğimiz sayısız saldırının rejim açısından sıradanlaştığı bu koşullarda AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde İnsan Hakları Eylem Planı’nın detaylarını paylaştı!

Dokuz amaç, 50 hedef, 393 faaliyet içerdiğini söylediği projenin iki yıl içinde hayata geçirileceğini kaydeden Erdoğan, “Eylem Planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır.” dedi.

Her “reform” ya da “insan hakları” dedikleri noktada işçi ve emekçilere, devrimci demokrat kesimlere, Kürt halkı ve toplumsal örgütlenmelerine dönük yeni bir saldırı hazırlığı içinde olunduğunu bildiğimiz için şaşaalı bir sunumla tanıtılan bu planın yarın karşımıza hangi sonuçlarla çıkacağını kestirmekse güç değil.

Faşizmin führerci biçimi olduğunu her adımıyla bizzat kendisi tanımlayan mevcut rejimin yargıyı tamamen kontrol altına aldığı; Anayasa Mahkemesi’nin çıkardığı küçük pürüzlere bile tahammül edemeyerek kadroları ve başkanıyla tümden denetim ve kontrol altına almak için usulsüz atamalar yaptığı; devletin hemen her alanında yaygın bir kadrolaşmaya gittiği; yasama gücü denilen Meclis’in kenar süsü dışında bir anlamının kalmadığı; patronlardan, kontrgerilla şeflerinin gölgesinden, akrabalardan, neoliberal fırıldaklıkta ustalaşmış isimlerden oluşan yürütme gücünün namı diğer hükümetin sallabaşlık ve saldırganlıkta kendini kanıtlama dışında bir niteliğinin olmadığı bu koşullarda “İnsan Hakları Eylem Planı”nın da bu mantığa göre ruh kazandığı açıktır: Sadece yandaşların “insan hakları” vardır, gerisi onların insan hakları için tehlikedir!

Terörle Mücadele Yasası yerli yerinde dururken Erdoğan’ın büyük bir müjde havasıyla duyurduğu bu plan tüm bunların yanı sıra çarpıcı bir itiraftır da. Keza “demokrasimiz” diye övünüle övünüle bitirilemeyen o “demokrasi”de gösteri ve yürüyüş hakkı gibi temel bir hakkın bile olmadığını ve şimdi olması için plan yapıldığını bizzat Plan’ın kendisi ifşa ediyor. Diğer tüm maddelerinde olduğu gibi…

Belirli aralıklarla dem vurulan “insan hakları,” “hak”, “hukuk”tan ne anlaşıldığı ve bu aralıkların neye göre belirlendiğini artık çocuklar bile biliyor. Saldırı dışında seçenekleri olmayacak kadar derin bir krizle debelenen, ırkçılık ve şovenizmin kışkırtılmasıyla gerçeğin üstünü perdelemek için didinen, o gerçeği savaş ve yayılmacı politikalarla değiştirebileceklerini sananların bu halka sunacakları adalet de, insan hakları da, hukuk da yoktur. Erdoğan’ın tanıttığı Plan da bunun fotoğrafı dışında bir şey değildir.

Erdoğani faşist rejimin tahkimi için atıldığı, arkasının da bu mantığa göre geleceği apaçık ortada olan Plan’ın 9 amacını şöyle ifade etti:

1- Daha güçlü bir insan hakları koruma sistemi.

2- Yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi.

3- Hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık.

4- İfade, örgütlenme ve din özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi.

5- Kişi özgürlüğü ve güvenliğinin güçlendirilmesi.

6- Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü ile özel hayatının güvence altına alınması.

7- Mülkiyet hakkının daha etkin korunması.

8- Kırılgan kesimlerin korunması ve toplumsal refahın güçlendirilmesi.

9- İnsan hakları konusunda üst düzey idari ve toplumsal farkındalık

Planda yer alan 11 temel ilke ise şöyle:

1- İnsan, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar. Devletin temel amaç ve görevi, bu hakları korumak ve geliştirmektir.

2- İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır.

3- Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu olmaksızın herkes hukuk önünde eşittir.

4- Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün yönetsel faaliyetlerin temel özelliğidir.

5- Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir kurallar içerir, kamu otoriteleri bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.

6- Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.

7- Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini rekabete dayalı serbest piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir.

8- Adli ve idari işleyiş; masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır.

9- Hiç kimse, eleştirisi veya düşünce açıklaması nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

10- Bağımsız ve tarafsız yargı ile korunan hukuk devleti, hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.

11- Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilmelidir. Adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının merkezindedir.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“İnsan Hakları Eylem Planı, değişim ve reform irademizin devam ettiğinin ve devam edeceğinin bir örneğidir. İnsan Hakları Eylem Planı’nın hazırlığında asıl belirleyici, milletimizin ihtiyaç ve talepleri olmuştur. Her reform, daha özgürlükçü, daha katılımcı, daha çoğulcu demokrasiye ulaşma konusunda milletimizle aramızdaki duygu ve düşünce birliğinin eseriydi, İnsan Hakları Eylem Planı da böyledir.

Milletimizin beklentileri doğrultusunda oluşturulan Eylem Planı’ndaki her bir faaliyetin arkasında geniş tabanlı bir istişare süreci vardır. İnsan Hakları Eylem Planı, 2 yıllık bir zaman diliminde uygulanmak üzere hazırlanmıştır.• Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sisteminin etkinliğini artırmayı hedefliyoruz.

• Demokratik katılımı güçlendirmek için, siyasi partiler ve seçim mevzuatında değişiklik yapmak üzere kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz.

• KDK ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun kararlarını, kişisel verilerin korunması suretiyle kamuoyunun erişimine açıyoruz.

• İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, Anayasa Mahkemesine başvuruya gerek kalmaksızın, uzun yargılama zararlarını karşılayacak.

• Barolar, STK’ler ve üniversitelerden temsilcilerin katılımıyla bağımsız bir Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu kuruyoruz.

• Çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılar başta olmak üzere suç mağdurlarına yönelik psiko-sosyal destek ve bilgilendirme hizmetlerinin etkinliğini artırıyoruz.

• Hakim ve savcılara coğrafi teminat sağlayarak, hem yargı teminatını güçlendiriyor, hem de kararların hızlanmasını temin ediyoruz.

• Gerekçelerin sağlam, tutarlı ve tartışmaları bitiren mahiyette olması için HSK’nin denetim alanını genişletiyor, istinaf dairelerine de bu sebepten dolayı bozma yetkisi veriyoruz.

• İdari yargıda gerekçeli kararın 30 gün içinde yazılmasını zorunlu kılıyoruz.

• Elektronik tebligat uygulamasına, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı da dahil ediyoruz.

• İş davalarının daha hızlı sonuçlanmasını temin için, hakimlerin, SGK kayıtlarına bilişim sistemi üzerinden erişebilmesini sağlıyoruz.

• İddianamelerin mağdur ve müştekilere de tebliği uygulamasını başlatıyoruz.

• İdari davalarda dosyaya sonradan giren bilgi ve belgelerin taraflara tebliğini de zorunlu hale getiriyoruz.

• Avukatların, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruları elektronik ortamda yapabilmelerine imkan sağlıyoruz.

• Dava, icra ve noter harç ve masraflarını sadeleştiriyoruz.

• e-Duruşma uygulamasını tüm hukuk mahkemelerine yaygınlaştırıyoruz.

• İdareye yapılan başvurularda idarenin cevap verme süresini 60 günden 30 güne indiriyoruz.

• İstinaf ve temyize başvurma süreleri, gerekçeli kararın tebliğiyle başlayacak.

• Tüm ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarını, kişisel verileri koruma ilkesine uygun şekilde, kamuoyunun erişimine açıyoruz.

• Yargıdaki unvanlı görevler için kıdem şartı aranacak. Hakim ve savcı yardımcılığını sisteme kazandırıyoruz.

• İdare ile yatırımcılar arasındaki uyuşmazlıkları gidermek için, bağımsızlık ve tarafsızlık esasıyla çalışacak, hızlı karar alabilecek ‘Yatırım Ombudsmanlığı’ kuruyoruz.

• Mevzuatı ve uygulamayı, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının en geniş şekilde teminat altına alınması doğrultusunda gözden geçiriyoruz.

• İfade ve basın özgürlüğüne ilişkin standartları yükseltmek için gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler geliştiriyoruz.

• Hangi dine mensup olursa olsun, kamu ve özel sektör çalışanları ile öğrencilerin, kendi dini bayramlarında izinli sayılmalarını sağlıyoruz.

• Gayrimüslim cemaat vakıfları yönetim kurullarının oluşturulması ve seçimine ilişkin Vakıflar Yönetmeliği’ni yeniden düzenliyoruz.

• Katalog suçlarda ‘somut delile dayanma şartı’ getirerek, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğuna ilişkin ilkeyi tahkim ediyoruz.

• Adli kontrol tedbirlerini de, tutuklamada olduğu gibi üst süreye bağlıyoruz.

• İfade vermek için mesai saati dışında gözaltına alma, otelde gecenin bir yarısı gözaltına alma gibi uygulamalara son veriyoruz.

• Eylem Planı ile ifade alma işlemleri artık 7 gün 24 saat yapılabilecek.

• Şikayete bağlı suçlarda açıklamalı davetiye tebliğine rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelinmemesi halinde, davanın düşürülmesine ilişkin değişiklik yapıyoruz. Böylece yıllarca açık duran dosyaları, sürüncemede kalan yargılamaları ortadan kaldırıyoruz.

• İşkence iddialarıyla ilgili disiplin soruşturmalarında zaman aşımını kaldırıyoruz.

• Görevin gereklerine aykırı olarak hak ihlaline sebebiyet veren kamu görevlileri için rücu ve disiplin işlemlerinin etkinliğini artırıyoruz.

• Tek bir kadının dahi şiddet mağduru olmadığı güne kavuşana kadar kurumların, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın ve toplumun tüm kesimlerinin iş birliğiyle bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

• Kadına karşı şiddet suçlarını etkin şekilde soruşturmak amacıyla kurulan özel soruşturma bürolarını ülke genelinde yaygınlaştırıyoruz.

• Eşe karşı işlenen suçlarla ilgili öngörülen ağırlaştırıcı sebebi, boşanmış eşi de kapsayacak şekilde genişletiyoruz.

• Tek taraflı ısrarlı takip fiillerini ayrı bir suç olarak düzenliyoruz. Şiddet mağduru kadınlara avukat görevlendirilmesini sağlıyoruz.

• İletişimin tespiti ve dinlenmesi şeklindeki koruma tedbiriyle elde edilen kayıtların, beraat kararı halinde yok edilmesini sağlıyoruz.

• Ceza infaz kurumlarında dijital dönüşümü tamamlıyoruz. Bu çerçevede, hükümlü ve tutukluların yakınlarıyla görüntülü görüşebilmeleri yanında, mektup alıp gönderme, dilekçe verme ve sağlık durumunu takip gibi işlemlerde de teknolojiden yararlanılacak.

• Kişisel verilerin işlenmesinde özel hayatın korunmasını sağlamak için KVK Kanunu’nu AB standartlarıyla uyumlu hale getiriyoruz.

• Kamulaştırmayla ilgili tüm mevzuatı yeniden ele alıyor, kamulaştırmasız el atmaya karşı valilikler nezdinde idari başvuru yolu getiriyoruz.

• İcra ve İflas Kanunu ile ilgili yönetmeliği, mülkiyet hakkının en geniş şekilde korunmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenliyoruz.

• İdari yargıda mülkiyet hakkını etkileyen hususların ivedi yargılama usulüyle hızlı biçimde çözümüne imkan sağlıyoruz.

• Kamu idarelerinin taraf olduğu aynı nitelikteki uyuşmazlıklarda ‘pilot dava’ usulü getiriyoruz.

• İdarenin, haklı olduğu belli olan vatandaşa ‘git davanı aç, kazan öyle gel’ şeklinde özetleyebileceğimiz tavrına son veriyoruz.

• Yerleşik yargı içtihatlarının idare tarafından düzenli olarak takip edilmesini sağlayarak, başvuruları kabul etme ve davadan vazgeçme gibi konularda kurumların yetkilerini artırıyoruz.

• Tapu siciline idareler tarafından konulan kamusal kısıtlamaları da elektronik ortamda malik ve ilgililerin erişimine açıyoruz.

• Çocukların dijital riskler, siber zorbalık ve internet bağımlılığından korunmasına yönelik çalışmaları en üst seviyeye çıkarıyoruz.

• Uluslararası koruma ve geçici koruma kapsamındaki kimsesiz çocukların bakım ve gözetiminin daha etkin sağlanabilmesi için tüzel kişi vesayet sistemini hayata geçiriyoruz.

• Çocuk mahkemelerini çocuk dostu olacak şekilde tasarlıyor, duruşmalara hakim, savcı ve avukatların cübbesiz katılımına imkan sağlıyoruz.

• Aile mahremiyeti ve çocuğun üstün yararının daha iyi korunabilmesi amacıyla aile ve çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içinde bulunacağı yeni bir adliye mimarisi modeli geliştiriyoruz.

• Denetimli serbestlik müdürlüklerinde çocuk büroları kuruyoruz. Suça sürüklenen çocukların adli süreçlerinin her aşamasını, bu bürolar vasıtasıyla takip ediyoruz.

• Gençlerin toplumsal ve demokratik hayata katılımını artırmak için ortaöğretim müfredatına ‘gönüllülük çalışmaları’ koyuyor ve bunu üniversitelerde de yaygınlaştırıyoruz.

• Gençleri aile kurmaları yönünde teşvik için evlilik yardımının kapsamını genişletiyoruz. İş gücü piyasasına aktif katılımları için Genç İstihdamı Ulusal Strateji Belgesi hazırlayarak staj imkanlarını geliştiriyoruz.

• İstanbul’da BM Gençlik Merkezi kurulmasına yönelik çalışmalara hız veriyoruz. Böylece BM 2030 Gençlik Stratejisi’nin etkin bir şekilde uygulanması hedefine katkıda bulunmak istiyoruz.

• Engelli bireylerin üst kademe kamu yöneticiliği ile mesleklerine uygun görevlerde istihdamını zorlaştıran hükümleri tespit edip kaldırıyoruz.

• Ağır hasta, yaşlı veya engelli hükümlülerin cezalarının konutlarında infazının imkanlarını artırıyoruz.

• Yaş veya sağlık sebebiyle ceza infaz kurumunda hayatını tek başına idame ettiremeyen hükümlüler için denetimli serbestlik uygulamasının alanını genişletiyoruz.

• Tabiatı ve çevreyi beraber paylaştığımız hayvanları ‘mal’ olarak değil ‘can’ olarak gören bir anlayışla mevzuat değişikliği yapıyoruz.

• Uyuşturucu kullanımından ilk kez denetimli serbestlik kararı alanların rehabilitasyon ve tedavilerinin ara kontrollerle izleneceği, 5 yıl süreli Bağımlılık Takip Modeli kuruyoruz.

• İnsan haklarına duyarlı çalışmalarıyla, emsallerine göre öne çıkan kamu görevlilerini ödüllendiriyoruz.

• Hakim, savcı ve avukat adaylarına Anayasa Mahkemesi’nde staj imkanı getiriyoruz.

• Hakim ve savcılar ile kamu görevlileri için ‘sosyal medya etik ilkeleri’ni, ‘tarafsızlık’ anlayışını esas alarak belirliyoruz.

• Hukuk fakültelerinde öğrenim süresini 5 yıla çıkarıyoruz. Kontenjanlarını da daha nitelikli eğitim verilecek şekilde gözden geçiriyoruz.

Eylem Planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır. Milli iradenin üstünlüğü esasına göre hazırlanacak yeni bir toplumsal sözleşme metnini, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını karşılamaya hazırlandığımız şu dönemde ülkemize kazandırmanın, tarihi sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Ülkemizin geleceği konusunda sözü olan herkesi, yeni anayasa yapım sürecine katılmaya davet ediyoruz.”