Devrimci Önderliğin Olmazsa Olmazı Güvendir ..!

Güven, bir şeyden umulan, beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmanın ifadesidir. Yani birine yaşanmış pratiklere bakarak kendin gibi bakabilmektir ve ikircimsizlik duymadan sırtını yaslayabilmektir. Aslında devrim iddiasıyla yola çıkmış bir örgütte yada yaşamın değişik boyutlarında aynı kulvarda beraber olabilmenin temel şartlarındandır. Güvenin olduğu yerde huzur vardır, inanç vardır, vefa vardır, bağlılık vardır, özveri vardır, dahası aynı idealler için birlik, dayanışma ve paylaşma vardır. Tüm bunların toplamı olarak burjuvaziye ve faşizme karşı güç ve güçlü olmak ve özgürlük vardır.Devrimci faaliyette duygusal zeka ve önderlik ilişkisinde de en önemli alanlardan biridir güven. Biraz daha açacak olursak güvenilir bir insanın, bana güvenebilirsiniz mesajını verme şekli ne kadar güveni algılandığınızla bağlıdır. Yani teori ile pratik , sözüyle özün birliği , en zor işlerin altına eline sokmaktan çekinmeyen, fedakarlıkta sınır tanımayan yemede içmede ,uyumada en geride ama kavgada en önde, hesapsız arkaya bakmadan görev aşkıyla dolu olan bir önderlik tarzı ancak kitlelere ve devrimci kadrolara güven verebilir ve buradan gelecek topluma dair veriler sunar.Güvene davet “biraz zor olsa da başlangıçta biraz tuhaf gelse de kavrandığı anda yüzü ışıldatan bir alandır. Önderlik çalışmaları söz konusu olduğunda bu alanın doğru anlaşılması oldukça önem taşır.. Çünkü devrimci önderin yaptığı ve yapmadığı her şeyin onun çevresindeki güven halesini oluşturduğunu idrak etmesi gerekir. Bunu fark etmesi ve bunun sorumluluğunu alması hem kendi başarısının devamlılığı hem de onu takip edenlerle kurduğu devrimci ilişki ve örgütü geliştirmek bakımından önemlidir.Güvene davetiyeyi 4 ayaklı bir tabureye benzetmek mümkündür.Önderlik örgütte kendi rolünü oynayabilmesi için temel ihtiyaçlarından biri olay ve olguları önceden görebilmektir. Önceden görmek ve hazırlık yapmak ister. Öngörünün olmadığı yerde konunun önemine göre beyin için birincil derecede tehdit çanları çalmaya başlar. Yani tehdit fiziksel olmasa da beyinde yaşam tehlikedeymiş gibi sinyaller oluşur. Önder yoldaş kendisi gibi takipçilerinin de bu ihtiyacını gidermesi gereken kişidir. Bu anlamda önder için güvenilir olmak öngörülebilir olmaktır.Yani lider ne kadar anlaşılır, öngörülebilir olursa güven davetiyesi o kadar güçlü olur. Bunun diğer bir uzantısı da tutarlılıktır. Söylenenler ve yapılanlar arasındaki tutarlılık güven duygusunu pekiştirir ya da zayıflatır.Güven taburesinin diğer bir bacağı istikrardır. Yani liderin koşullar ne olursa olsun ön görülebilir olmasının, tutarlılığının devamlılığı, istikrarı davetiyesinin geçerliliği açısından önemlidir. Bunlar olmazsa taburenin ayakları kırılır ve üstündeki de düşer gider.Liderliğin insanların duygularını, düşüncelerini ve bunlar aracılığı ile davranışlarını harekete geçirmek olduğunu çok yakın zamanda ülkemizdeki genel seçimlerde deneyimledik. Seçim gecesi pek çok açıdan liderlik dersleri ile doluydu. İpi geriden göğüsleyen liderlerin seçim sonuçlarının takip edildiği gece kendi kitlelerinde yarattığı hayal kırıklıklarının etkisini önümüzdeki dönemde de yaşamaya devam edeceğiz.Ama devrimci hareket o kadar çapsız ve ilkesiz kendisi önderliğe muhtaç önder müsvetteleriyle karşılaştık ki her yıl gömlek değiştirir gibi politik değişiklik yapmaktan geri durmayanlardan, dün ak dediğini birkaç yıl sonra kara diyenler, devrimci iddialarından dem vurup hızla bu iddialarından dümen kıranlar, vazgeçip reformizm arabasına binenler, illegal örgüt ve devrimci şiddeti örüyoruz deyip başkalarının iradesine teslim olup, bağımsız devrimci iddialarında vazgeçen önderlerin etkin olduğu bir devrimci harekette istenen devrimci gelişmelerin olacağını beklemek, havanda su dövmekten bir anlam ifade etmeyecektir. Hata ve yetmezliklerin özeleştirisini yaparak bunun gereklerine uygun davranma yerine önderlik koltuğuna sıkıca sarılıp, tüm olumsuzluk ve başarısızlıklara rağmen başkalarına önderlik alanı açma yerine, her dönemin önderi olarak koltuğa çakılıp kalmak ve çürümeye yol döşemek gerçekten devrim ve sosyalizm adanmış kişilerin yapabileceği bir olay olmaz. Bu tipten kendinden menkul önder müsveddelerinden ve bireysel kahramanlardan devrimci hareket hızla kurtulması gerekir ki, devrimci hareketin başını yukarıya kaldırıp ileriye doğru yürümeyi başarabilsin.Devrimci bir önder hata ve zaaflarını görüp-gösterildiğinde bunları aşmaktan geri durmalıdır. Ancak her hata önce onun kabulü ve yüzleşmesi ile düzelme yoluna girer. Mış gibi yapılan düzeltme ve özürler beyinleri ve kalpleri etkilemeye yetmeyecektir.Güven taburesine davet ettiğiniz insanların altından tabureyi çekip onları düşürdükten sonra düştüklerini görmemiş gibi yapıp tamam tamam bir şey olmadı hadi özür dilerim diyerek güven davetisi geçerli kılınamazBuradan olarak devrimci savaşımda güven davetiyeniz güçlü, güven tabureniz sağlam olsun.